bugün
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- askerde sahip olunan en büyük lüks5
- habire1214
- sözlükteki arap döven kızlar5
- sözlükteki sinsi köpekler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi12
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması9
- era7capone4
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- habire'nin fendi kadını yendi4
- sıfır atık vakfı11
- bilerek ponziye dahil olmak7
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- 0 0 716
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- evrene enerji gönderen müslüman9
- aleksey batrakov5
- cop318
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- samed ağırbaş7
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- fusya semsiyeli yabanci25
- 1000 mbps internet3
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- katlanılabilir telefon2
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- illüminati filmleri3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- saddam hüseyin12
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- galatasaray'ın osimhen başvurusunun reddedilmesi2
- ismail kartal8
istanbul en büyük kavgalarımı,buhranlarımı,kederlerimi içerisinde barındıran,kimi zaman da sevinçlerime ortaklık etmiş güzide şehir, sırdaşım,hayat yoldaşım herşeyim...
Nice vakittir, senle ilgili birşeyler karalayabilmek hevesiyle,sürekli olarak başlığını açıyordum da,kimi zaman üşengeçlikten,kimi zaman da ''Seni kelimelere dökmeye çalışsam, acaba nasıl anlatabilirim'' korkusundan, hep başka bir zamana ertelemiştim senin hakkında benim tarafımdan yazılması farz olan bir yazıyı...Ama vakit bu vakitmiş, bugüne kısmetmiş...Başlayalım gayri...
Seni sevmeye ne zaman başladım, ne zaman kaptırdım kendimi tam anımsayamasam da, okul sebebiyle dört bir tarafın gezmek zorunda kalmam ve seni bu süre zarfında yavaş yavaş tanımamla sana olan bağlılığımın beni sardığını herhalde söyleyebilirim.
Nasıl anlatsam ki, her bir tarafını nasıl sevdiğimi...En buhranlı zamanlarımda, Salacak sahilinde yürürken bana kız kulesi ve deniz eşliğinde gülücükler saçmanı anlatıp, ayağa kalkmama yardımcı olmanı mı anlatayım, Samatya sahilinde alkolün dibine vurup, tekrar o dipten,bir çırpınışla ayağa kalkmama vesile olmamı sağladığını mı anlatayım, ya da Büyükada'da bana tattırdığın eşsiz bahar gezintilerini mi anlatayım ve daha nicelerini mi karar veremiyorum.
Sen iyi bir dost oldun bana,yaren oldun,kardeş oldun,eş oldun, herşeyim oldun...Karşılıksız sevdin sen beni, ben her ne kadar bazen sana sövsem de, kızsam da sen aldırmadın bana pek, sen hep beni sevmeye,bana destek olmaya devam ettin.Ve açıkçası seni bu kadar sevdiğimi, en çok gurbetteyken anladım be istanbul.işte o zaman çok ayrı koydu bana hasretin,* her gün yandım eridim kavruldum,bir an önce sana tekrar kavuşabilmek hasretiyle.
Ben hergün seninle,vapur seyahati yapabilmeyi,akşam kızıllığını Kadıköy sahilinden izleyebilmeyi,Moda'da beraber yürüyebilmeyi, Taksim'de içip gezmeyi, Ortaköy'de güneşin doğuşunu izlemeyi sevdim.içinde en sevdiğim dostlarımı barındırmanı sevdim, bunların ötesinde, hiç kavuşamayacak olsam da sevdiceğimle aynı havayı soluma fırsatını bana sunmanı sevdim, aynı şehirde yaşama heyecanını bana tattırmanı sevdim.* Bunlardan daha da ötesi, ben senin bana her şartta gösterdiğin karşılıksız sevgiyi sevdim istanbul... Seni çok seviyorum be istanbul, hem de çok..
** **
Nice vakittir, senle ilgili birşeyler karalayabilmek hevesiyle,sürekli olarak başlığını açıyordum da,kimi zaman üşengeçlikten,kimi zaman da ''Seni kelimelere dökmeye çalışsam, acaba nasıl anlatabilirim'' korkusundan, hep başka bir zamana ertelemiştim senin hakkında benim tarafımdan yazılması farz olan bir yazıyı...Ama vakit bu vakitmiş, bugüne kısmetmiş...Başlayalım gayri...
Seni sevmeye ne zaman başladım, ne zaman kaptırdım kendimi tam anımsayamasam da, okul sebebiyle dört bir tarafın gezmek zorunda kalmam ve seni bu süre zarfında yavaş yavaş tanımamla sana olan bağlılığımın beni sardığını herhalde söyleyebilirim.
Nasıl anlatsam ki, her bir tarafını nasıl sevdiğimi...En buhranlı zamanlarımda, Salacak sahilinde yürürken bana kız kulesi ve deniz eşliğinde gülücükler saçmanı anlatıp, ayağa kalkmama yardımcı olmanı mı anlatayım, Samatya sahilinde alkolün dibine vurup, tekrar o dipten,bir çırpınışla ayağa kalkmama vesile olmamı sağladığını mı anlatayım, ya da Büyükada'da bana tattırdığın eşsiz bahar gezintilerini mi anlatayım ve daha nicelerini mi karar veremiyorum.
Sen iyi bir dost oldun bana,yaren oldun,kardeş oldun,eş oldun, herşeyim oldun...Karşılıksız sevdin sen beni, ben her ne kadar bazen sana sövsem de, kızsam da sen aldırmadın bana pek, sen hep beni sevmeye,bana destek olmaya devam ettin.Ve açıkçası seni bu kadar sevdiğimi, en çok gurbetteyken anladım be istanbul.işte o zaman çok ayrı koydu bana hasretin,* her gün yandım eridim kavruldum,bir an önce sana tekrar kavuşabilmek hasretiyle.
Ben hergün seninle,vapur seyahati yapabilmeyi,akşam kızıllığını Kadıköy sahilinden izleyebilmeyi,Moda'da beraber yürüyebilmeyi, Taksim'de içip gezmeyi, Ortaköy'de güneşin doğuşunu izlemeyi sevdim.içinde en sevdiğim dostlarımı barındırmanı sevdim, bunların ötesinde, hiç kavuşamayacak olsam da sevdiceğimle aynı havayı soluma fırsatını bana sunmanı sevdim, aynı şehirde yaşama heyecanını bana tattırmanı sevdim.* Bunlardan daha da ötesi, ben senin bana her şartta gösterdiğin karşılıksız sevgiyi sevdim istanbul... Seni çok seviyorum be istanbul, hem de çok..
** **
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar