bugün
- özelden gelen saçma mesajlar10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- fon vurgunu34
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kim bu erzincanlı8
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- clemence baptista17
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- saraca'ya uzaylı soruları4
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- mercimek makarnası3
- birbirini tanıdıkça sevmemek4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- platon un mağara alegorisi9
- buz mavisi gözler2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- ktç3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- palmiye2
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- platonun mağarası2
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- s'i l v'e r m'i s t15
- günü geçmiş buz gibi süt2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- ben hariç herkes salak3
- fenerbahçe maçı2
- kahvaltım güzel mi8
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- kolye140
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- kale3112 ifşa9
- kylie jenner2
Galatasaray'ın penaltılar ile kupaya uzandığı maçtır ancak esas önemli olan kupaya giden süreçtir. Çünkü bu kupa, tek sezonluk bir Avrupa macerasının sonunda elde edilmiş bir başarı ürünü değil, yıllar boyu devam eden Avrupa mücadelesinin sonucudur.
Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın sunumunu yaptığı, 100. yılda çıkan Unutulmaz Maçlar serisinde Avrupa serüveni Neuchatel Xamax ile başlar. O yıllarda mottosu "Yenildik ama ezilmedik" olan bir ülke takımının ilk maçı 3-0 kaybedip rövanşında 5 atması ile başlayan süreçte o yıl* Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynama başarısı göstermiştir. Tribünlerdeki "Avrupa duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri" tezahüratı taraftarların kendinden daha güçlü olan Avrupa takımlarına olan başkaldırısıdır. Türk takımları artık şerefli mağlubiyetlerle değil, aldığı galibiyetlerle anılacaktır.
1993-94 sezonu Şampiyonlar Ligi elemelerinde Cantonalı Manchester United ile eşleşen Galatasaray, underdog olarak rakibini eleyerek yeni Şampiyonlar Ligi formatında gruplara kalmayı başaran ilk Türk takımı olmuştur. O sezon gruplarda ilk maçında Barcelona ile 0-0 berabere kalarak ilk puanını almış, ilk golünü ise ancak son maçında içerde 2-1 yenildiği Spartak Moskova karşısında bulabilmiştir. Ertesi sezon* yine eleme oynayarak katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde ilk galibiyetini Ali Sami Yen Stadı'nda Barcelona'ya karşı almıştır. Zaten Unutulmaz Maçlar serisinde de ilk gol, ilk puan, ilk galibiyet şeklinde bahsedilir bu maçlardan.
1995-96 sezonunda Uefa Kupası'nda Sparta Prag'a, 1996-97 sezonunda Kupa Galipleri Kupası'nda PSG'ye elenmiştir. 1996-97'den itibaren başlayan Türkiye şampiyonlukları serisinde sürekli Şampiyonlar Ligi elemeleri oynamış ve gruplara kalmıştır. 1998-99 sezonunda Juventus, Athletic Bilbao ve Rosenborg'un bulunduğu grubu averajla 2. sırada bitirmiş olmasına karşın, o dönemki statü gereği üst tura çıkamamıştır.
Başarının geldiği 1999-00 sezonunda ise Hertha Berlin, Chelsea ve Milan'ın bulunduğu grupta, 4. maçta Ali Sami Yen Stadı'nda Chelsea'den 5-0'lık ağır bir mağlubiyet almış, 1 puanla son sırada bulunmaktaydı. Gruptan çıkma şansı kalmamış, 3. olup Uefa'ya kalması bile mümkün görünmüyordu:
1. Hertha 8
2. Chelsea 7
3. Milan 5
4. Galatasaray 1
Gruptaki 5. maçında, Hagi'den yoksun çıktığı Hertha Berlin deplasmanında ilk yarısı 1-0 geride kapadığı maçı ikinci yarıda bulduğu gollerle 4-1 kazandı. https://www.youtube.com/watch?v=xvzIDVrQ_a8
Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda galip gelmek her zaman zor olmuştur, ancak bir önceki maçta farklı bir skorla mağlup olup grubun dibine demir atmışken deplasmanda 4 gollü galibiyet almak hiç kolay bir iş değildir. O sezon içinde bir kırılma noktası varsa bu, Ümit Davala'nın son dakika Milan'a attığı penaltı değil, Berlin Olimpiyat Stadı'ndaki Hertha Berlin maçıdır. Gruptaki diğer maçta Milan ile Chelsea 1-1 berabere kalmış ve son maçlar öncesi şu puan durumu oluşmuştur:
1. Chelsea 8
2. Hertha 8
3. Milan 6
4. Galatasaray 4
Son maçta Milan kazanırsa Chelsea-Hertha maçının sonucuna göre 2. olarak gruptan çıkma şansına sahip. Galatasaray'ın karşısında iddiasız ya da grup 3.lüğünü hedefleyen bir Milan yok, gruptan çıkma iddiasında olan bir Milan var. O maçın 87. dakikasına kadar da 2-1 önde. Ve Galatasaray bu maçı da buradan çevirerek 3-2 kazanıyor ve Uefa biletini alıyor, Milan'ı evine yolluyor. Diğer maçta Chelsea evinde Hertha Berlin'i 2-0 mağlup ederek grup 1.si olarak üst tura çıkarken Galatasaray Milan'ı yenerek bir yandan da Hertha Berlin'e üst turun kapısını açıyor: https://www.youtube.com/watch?v=70hd5V3btqI
1. Chelsea 11
2. Hertha 8
3. Galatasaray 7
4. Milan 6
Galatasaray buradan Uefa finaline yürüyecek mi bilmiyoruz o zaman, ama son dakikaya kadar mücadele eden bir takım var. Hem de yaptıklarıyla rakiplerini turnuva dışında bırakıyor, can yakıyor.
Sonrası Bologna, Borussia Dortmund, Real Mallorca, Leeds United ve Arsenal. Hikayenin geri kalanına insanlar daha hakim, sadece Leeds eşleşmesine değinmek istiyorum. Aradan geçen 16 yıl boyunca şu Leeds deplasmanından çıkabilecek başka bir Türk takımı görmedim. 2012-13'te Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynayan Galatasaray bile o atmosferden çıkamayabilirdi. O sezon her oyuncunun ayrı ayrı maçlarda muazzam performanslarını izledik ancak zorluk katsayısı bu kadar yüksek olan bir deplasmanda Hagi'nin performansına bir bakın: https://www.youtube.com/watch?v=2pX56kq1nBs
Galatasaray ilk gol, ilk puan, ilk galibiyet diye diye bu noktalara geldi. Yenile yenile yenmeyi, savaşmayı öğrendi. 17 Mayıs 2000 günü o zamanlarda futbolda şimdikine kıyasla küçük olan bir ülkeden büyük bir takım çıktı sonunda. Hayal olan Avrupa Kupalarından birini bir Türk takımı kazanmıştı ve ulaşılamaz olarak görülen o kupa artık ulaşılabilir olmuş, diğer takımların da hedefleri arasına girecekti.
Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın sunumunu yaptığı, 100. yılda çıkan Unutulmaz Maçlar serisinde Avrupa serüveni Neuchatel Xamax ile başlar. O yıllarda mottosu "Yenildik ama ezilmedik" olan bir ülke takımının ilk maçı 3-0 kaybedip rövanşında 5 atması ile başlayan süreçte o yıl* Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynama başarısı göstermiştir. Tribünlerdeki "Avrupa duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri" tezahüratı taraftarların kendinden daha güçlü olan Avrupa takımlarına olan başkaldırısıdır. Türk takımları artık şerefli mağlubiyetlerle değil, aldığı galibiyetlerle anılacaktır.
1993-94 sezonu Şampiyonlar Ligi elemelerinde Cantonalı Manchester United ile eşleşen Galatasaray, underdog olarak rakibini eleyerek yeni Şampiyonlar Ligi formatında gruplara kalmayı başaran ilk Türk takımı olmuştur. O sezon gruplarda ilk maçında Barcelona ile 0-0 berabere kalarak ilk puanını almış, ilk golünü ise ancak son maçında içerde 2-1 yenildiği Spartak Moskova karşısında bulabilmiştir. Ertesi sezon* yine eleme oynayarak katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde ilk galibiyetini Ali Sami Yen Stadı'nda Barcelona'ya karşı almıştır. Zaten Unutulmaz Maçlar serisinde de ilk gol, ilk puan, ilk galibiyet şeklinde bahsedilir bu maçlardan.
1995-96 sezonunda Uefa Kupası'nda Sparta Prag'a, 1996-97 sezonunda Kupa Galipleri Kupası'nda PSG'ye elenmiştir. 1996-97'den itibaren başlayan Türkiye şampiyonlukları serisinde sürekli Şampiyonlar Ligi elemeleri oynamış ve gruplara kalmıştır. 1998-99 sezonunda Juventus, Athletic Bilbao ve Rosenborg'un bulunduğu grubu averajla 2. sırada bitirmiş olmasına karşın, o dönemki statü gereği üst tura çıkamamıştır.
Başarının geldiği 1999-00 sezonunda ise Hertha Berlin, Chelsea ve Milan'ın bulunduğu grupta, 4. maçta Ali Sami Yen Stadı'nda Chelsea'den 5-0'lık ağır bir mağlubiyet almış, 1 puanla son sırada bulunmaktaydı. Gruptan çıkma şansı kalmamış, 3. olup Uefa'ya kalması bile mümkün görünmüyordu:
1. Hertha 8
2. Chelsea 7
3. Milan 5
4. Galatasaray 1
Gruptaki 5. maçında, Hagi'den yoksun çıktığı Hertha Berlin deplasmanında ilk yarısı 1-0 geride kapadığı maçı ikinci yarıda bulduğu gollerle 4-1 kazandı. https://www.youtube.com/watch?v=xvzIDVrQ_a8
Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda galip gelmek her zaman zor olmuştur, ancak bir önceki maçta farklı bir skorla mağlup olup grubun dibine demir atmışken deplasmanda 4 gollü galibiyet almak hiç kolay bir iş değildir. O sezon içinde bir kırılma noktası varsa bu, Ümit Davala'nın son dakika Milan'a attığı penaltı değil, Berlin Olimpiyat Stadı'ndaki Hertha Berlin maçıdır. Gruptaki diğer maçta Milan ile Chelsea 1-1 berabere kalmış ve son maçlar öncesi şu puan durumu oluşmuştur:
1. Chelsea 8
2. Hertha 8
3. Milan 6
4. Galatasaray 4
Son maçta Milan kazanırsa Chelsea-Hertha maçının sonucuna göre 2. olarak gruptan çıkma şansına sahip. Galatasaray'ın karşısında iddiasız ya da grup 3.lüğünü hedefleyen bir Milan yok, gruptan çıkma iddiasında olan bir Milan var. O maçın 87. dakikasına kadar da 2-1 önde. Ve Galatasaray bu maçı da buradan çevirerek 3-2 kazanıyor ve Uefa biletini alıyor, Milan'ı evine yolluyor. Diğer maçta Chelsea evinde Hertha Berlin'i 2-0 mağlup ederek grup 1.si olarak üst tura çıkarken Galatasaray Milan'ı yenerek bir yandan da Hertha Berlin'e üst turun kapısını açıyor: https://www.youtube.com/watch?v=70hd5V3btqI
1. Chelsea 11
2. Hertha 8
3. Galatasaray 7
4. Milan 6
Galatasaray buradan Uefa finaline yürüyecek mi bilmiyoruz o zaman, ama son dakikaya kadar mücadele eden bir takım var. Hem de yaptıklarıyla rakiplerini turnuva dışında bırakıyor, can yakıyor.
Sonrası Bologna, Borussia Dortmund, Real Mallorca, Leeds United ve Arsenal. Hikayenin geri kalanına insanlar daha hakim, sadece Leeds eşleşmesine değinmek istiyorum. Aradan geçen 16 yıl boyunca şu Leeds deplasmanından çıkabilecek başka bir Türk takımı görmedim. 2012-13'te Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynayan Galatasaray bile o atmosferden çıkamayabilirdi. O sezon her oyuncunun ayrı ayrı maçlarda muazzam performanslarını izledik ancak zorluk katsayısı bu kadar yüksek olan bir deplasmanda Hagi'nin performansına bir bakın: https://www.youtube.com/watch?v=2pX56kq1nBs
Galatasaray ilk gol, ilk puan, ilk galibiyet diye diye bu noktalara geldi. Yenile yenile yenmeyi, savaşmayı öğrendi. 17 Mayıs 2000 günü o zamanlarda futbolda şimdikine kıyasla küçük olan bir ülkeden büyük bir takım çıktı sonunda. Hayal olan Avrupa Kupalarından birini bir Türk takımı kazanmıştı ve ulaşılamaz olarak görülen o kupa artık ulaşılabilir olmuş, diğer takımların da hedefleri arasına girecekti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar