bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- teslimiyet4
- asrın soygunu5
- true nickli yazar18
- sözlükte kavga olacak hissi4
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- bu ne soğuk amk5
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- et döner dürüm9
- manisada okul saldırısı17
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- krt tv4
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- ecevit döneminin kepazeliği5
- sarı poşet kudurtması13
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- 22 eylül istanbul gecesi2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- botswana2
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- kendinden bile sakladığın şey5
- gocu'nun çaylak olması3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- ikizler burcu kadını olmak7
- varlık sebebimiz3
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- türkiye de muhalefet var mı9
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- çorap kokusu2
- götünden tanırım seni7
- şanlıurfa2
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
ahmet taner kışlalı'dan alıntı.
75. yılın anlamı!
75. yıl niçin önemli?
birincisi, uzunca bir süre olduğu için...
20. yüzyılda devrimlerin ürünü olan rejimlerin hiçbirisi bu kadar yaşayamadı. çağa damgasını vurduğu sanılan sovyet devrimi bile, en büyük devrimcisinin adının kentlerden silinmesini önleyemeden tarihe karıştı.
ikincisi, devrimin özüne yeniden dönüşü simgeleştirdiği için...
son yarım yüzyılın tüm yanlışlıkları, sapmaları, aymazlıkları ve hatta hıyanetleri, atatürk'ün cumhuriyeti'nin temellerini yıkamadı. ve yaşanan acı gerçekler, cumhuriyet bilincinin yeniden doğmasına neden oldu.
kolay elde edilen şeylerin yitirilme tehlikesi somutlaştı. sivil toplum ve asker, karanlığa karşı birleşti.
* * *
cumhuriyetimizin 75 yılında, birbirinden farklı beş dönem var.
birinci dönem, atatürk'ün ölümü ile noktalanmıştı. kemalist dönem sadece on beş yıl sürdü.
ikinci dönem ismet inönü'nün damgasını taşıdı. bu, bir anlamda atatürk döneminin bekçiliğinin üstlenildiği, ama devrimci atılımların durudğu bir dönemdi. köy enstitüleri dahil, devrimin temel doğrultusundan ilk ödünler bu dönemde verildi.
üçüncü dönem en uzunuydu.
bir iki kısa ara dışında ( 27 mayıs ve chp hükümetleri gibi ), "atatürk'e evet, kemalizme hayır" çizgisi devlete egemen oldu. laiklikler ödünler hızlandı. atatürk ulusçuluğunun yerini "ırkçı milliyetçilik" alma yoluna girdi. devletçilik yozlaştırıldı. halkçılık, yerini "mutlu azınlıkçılığa" terk etti. demokrasi, "çoğunluk diktatörlüğü"ne dönüştürülmek istendi.
karşı - devrimci birikim büyüdü...
ve dördüncü dönem, 12 eylül'le birlikte başladı.
"türk - islam sentezi" resmi ideoloji oldu. atatürk putlaştırılırken kemalist devrimin kuyusu kazıldı. atatürk'ün kurumları birer birer kapatıldı. dünyada ilk ve tek örnek olarak, "zorunlu din dersleri" anayasaya girdi. sokaktaki adamın miras hakkına dokunulmazken, atatürk'ün vasiyeti çiğnendi; mirasına devlet zoru ile el kondu.
cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkanlar ezildi.
devlet dincilere ve ırkçılara peşkeş çekildi.
ve adım adım...
cumhuriyet, tarihinin en büyük bunalımı ile karşı karşıya geldi.
28 şubat kararları ve onun arkasındaki inanılmaz "sivil toplum" desteği ile karşı - devrimci tırmanışa "dur" denildi. beşinci dönemle birlikte, kemalizme "yeniden dönüş" başlamış oldu...
* * *
75. yıl, devrimin karşı - devrimle hesaplaşmasının dönüm noktasıdır.
75. yıl, "sessiz" çoğunluğun "sesli" azınlığa başkaldırışıdır.
75. yılda milyonlar anıtkabir'de... yüz binler sokakta... ama fazilet partili belediye başkanları gizlenmişler... urfa'da 50 bin kişi yürüyor, ama harran üniversitesi'ni yönetenler ortalarda yok.
asker - sivil, cumhuriyet'ten yana ağırlığını koydukça cumhuriyet'e karşı olanların da tavırları da netleşiyor. ezici çoğunluğun sesi, arap isimli istanbul belediye başkanı ve benzerlerini öfkelendiriyor.
"dayatm var... sevsinler böyle cumhuriyeti" hırıltıları duyuluyor.
meydanı boş bulanlar, şimdi meydanların dolamsından rahatsızlar.
ve onların rahatsızlığı, yapılmaya başlananların doğruluğunu kanıtlıyor!
laik - demokratik kemalist modeli boğmak isteyen düşman bir coğrafyada... ve karşı - devrimcilerin damgalarını vurdukları bir yarım yüzyılın sonunda...
75. yıl elbette ki önemli!
ve eğer - karşı yöndeki - tüm iç ve dış çabalara karşın cumhuriyet hâlâ ayaktaysa... ülke toprak bütünlüğünü hâlâ koruyorsa... türkiye çağdaşlaşma yolundaki uzun yürüyüşünü hâlâ sürdürüyorsa...
75. yılında, milyonlar sokaklara dökülmüşse...
bu, cumhuriyet'in temellerinin ne ölçüde sağlam atılmış olduğunun çok somut bir göstergesidir!.. ve de kemalist devrimin başarıya ulaştığının, yadsınamaz bir kanıtıdır!
kaynak : ahmet taner kışlalı - cumhuriyet, 28 ekim 1998 ( ben demokrat değilim )
http://alkislarlayasiyoru...riyeti-75yil-filmi-2-1998
http://alkislarlayasiyoru...uriyeti-75-yil-filmi-1998
75. yılın anlamı!
75. yıl niçin önemli?
birincisi, uzunca bir süre olduğu için...
20. yüzyılda devrimlerin ürünü olan rejimlerin hiçbirisi bu kadar yaşayamadı. çağa damgasını vurduğu sanılan sovyet devrimi bile, en büyük devrimcisinin adının kentlerden silinmesini önleyemeden tarihe karıştı.
ikincisi, devrimin özüne yeniden dönüşü simgeleştirdiği için...
son yarım yüzyılın tüm yanlışlıkları, sapmaları, aymazlıkları ve hatta hıyanetleri, atatürk'ün cumhuriyeti'nin temellerini yıkamadı. ve yaşanan acı gerçekler, cumhuriyet bilincinin yeniden doğmasına neden oldu.
kolay elde edilen şeylerin yitirilme tehlikesi somutlaştı. sivil toplum ve asker, karanlığa karşı birleşti.
* * *
cumhuriyetimizin 75 yılında, birbirinden farklı beş dönem var.
birinci dönem, atatürk'ün ölümü ile noktalanmıştı. kemalist dönem sadece on beş yıl sürdü.
ikinci dönem ismet inönü'nün damgasını taşıdı. bu, bir anlamda atatürk döneminin bekçiliğinin üstlenildiği, ama devrimci atılımların durudğu bir dönemdi. köy enstitüleri dahil, devrimin temel doğrultusundan ilk ödünler bu dönemde verildi.
üçüncü dönem en uzunuydu.
bir iki kısa ara dışında ( 27 mayıs ve chp hükümetleri gibi ), "atatürk'e evet, kemalizme hayır" çizgisi devlete egemen oldu. laiklikler ödünler hızlandı. atatürk ulusçuluğunun yerini "ırkçı milliyetçilik" alma yoluna girdi. devletçilik yozlaştırıldı. halkçılık, yerini "mutlu azınlıkçılığa" terk etti. demokrasi, "çoğunluk diktatörlüğü"ne dönüştürülmek istendi.
karşı - devrimci birikim büyüdü...
ve dördüncü dönem, 12 eylül'le birlikte başladı.
"türk - islam sentezi" resmi ideoloji oldu. atatürk putlaştırılırken kemalist devrimin kuyusu kazıldı. atatürk'ün kurumları birer birer kapatıldı. dünyada ilk ve tek örnek olarak, "zorunlu din dersleri" anayasaya girdi. sokaktaki adamın miras hakkına dokunulmazken, atatürk'ün vasiyeti çiğnendi; mirasına devlet zoru ile el kondu.
cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkanlar ezildi.
devlet dincilere ve ırkçılara peşkeş çekildi.
ve adım adım...
cumhuriyet, tarihinin en büyük bunalımı ile karşı karşıya geldi.
28 şubat kararları ve onun arkasındaki inanılmaz "sivil toplum" desteği ile karşı - devrimci tırmanışa "dur" denildi. beşinci dönemle birlikte, kemalizme "yeniden dönüş" başlamış oldu...
* * *
75. yıl, devrimin karşı - devrimle hesaplaşmasının dönüm noktasıdır.
75. yıl, "sessiz" çoğunluğun "sesli" azınlığa başkaldırışıdır.
75. yılda milyonlar anıtkabir'de... yüz binler sokakta... ama fazilet partili belediye başkanları gizlenmişler... urfa'da 50 bin kişi yürüyor, ama harran üniversitesi'ni yönetenler ortalarda yok.
asker - sivil, cumhuriyet'ten yana ağırlığını koydukça cumhuriyet'e karşı olanların da tavırları da netleşiyor. ezici çoğunluğun sesi, arap isimli istanbul belediye başkanı ve benzerlerini öfkelendiriyor.
"dayatm var... sevsinler böyle cumhuriyeti" hırıltıları duyuluyor.
meydanı boş bulanlar, şimdi meydanların dolamsından rahatsızlar.
ve onların rahatsızlığı, yapılmaya başlananların doğruluğunu kanıtlıyor!
laik - demokratik kemalist modeli boğmak isteyen düşman bir coğrafyada... ve karşı - devrimcilerin damgalarını vurdukları bir yarım yüzyılın sonunda...
75. yıl elbette ki önemli!
ve eğer - karşı yöndeki - tüm iç ve dış çabalara karşın cumhuriyet hâlâ ayaktaysa... ülke toprak bütünlüğünü hâlâ koruyorsa... türkiye çağdaşlaşma yolundaki uzun yürüyüşünü hâlâ sürdürüyorsa...
75. yılında, milyonlar sokaklara dökülmüşse...
bu, cumhuriyet'in temellerinin ne ölçüde sağlam atılmış olduğunun çok somut bir göstergesidir!.. ve de kemalist devrimin başarıya ulaştığının, yadsınamaz bir kanıtıdır!
kaynak : ahmet taner kışlalı - cumhuriyet, 28 ekim 1998 ( ben demokrat değilim )
http://alkislarlayasiyoru...riyeti-75yil-filmi-2-1998
http://alkislarlayasiyoru...uriyeti-75-yil-filmi-1998
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar