bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması20
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- yağmuru romantik bulan tip5
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- yağmurdan nefret etmek9
- fatma betülleri doyurmak4
- alfabede j harfi neden var4
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları22
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı4
- adam yine kazanacak4
- romanya53
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sırbistan da vucic'in istifası3
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- sözlük yazarlarının ruh hali7
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- bir şey söyle10
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- street fighter3
- fırtınalı hava3
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- nihat genç5
- anadolu üniversitesi2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- fatma betül sayan kaya39
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- almanya25
- gül döktüm yollarına2
- türkiye24
- dünya61
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- otel odası10
- karton toplayan çocuk16
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- sözlük kızlarının ojeleri16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
ahmet taner kışlalı'dan alıntı.
75. yılın anlamı!
75. yıl niçin önemli?
birincisi, uzunca bir süre olduğu için...
20. yüzyılda devrimlerin ürünü olan rejimlerin hiçbirisi bu kadar yaşayamadı. çağa damgasını vurduğu sanılan sovyet devrimi bile, en büyük devrimcisinin adının kentlerden silinmesini önleyemeden tarihe karıştı.
ikincisi, devrimin özüne yeniden dönüşü simgeleştirdiği için...
son yarım yüzyılın tüm yanlışlıkları, sapmaları, aymazlıkları ve hatta hıyanetleri, atatürk'ün cumhuriyeti'nin temellerini yıkamadı. ve yaşanan acı gerçekler, cumhuriyet bilincinin yeniden doğmasına neden oldu.
kolay elde edilen şeylerin yitirilme tehlikesi somutlaştı. sivil toplum ve asker, karanlığa karşı birleşti.
* * *
cumhuriyetimizin 75 yılında, birbirinden farklı beş dönem var.
birinci dönem, atatürk'ün ölümü ile noktalanmıştı. kemalist dönem sadece on beş yıl sürdü.
ikinci dönem ismet inönü'nün damgasını taşıdı. bu, bir anlamda atatürk döneminin bekçiliğinin üstlenildiği, ama devrimci atılımların durudğu bir dönemdi. köy enstitüleri dahil, devrimin temel doğrultusundan ilk ödünler bu dönemde verildi.
üçüncü dönem en uzunuydu.
bir iki kısa ara dışında ( 27 mayıs ve chp hükümetleri gibi ), "atatürk'e evet, kemalizme hayır" çizgisi devlete egemen oldu. laiklikler ödünler hızlandı. atatürk ulusçuluğunun yerini "ırkçı milliyetçilik" alma yoluna girdi. devletçilik yozlaştırıldı. halkçılık, yerini "mutlu azınlıkçılığa" terk etti. demokrasi, "çoğunluk diktatörlüğü"ne dönüştürülmek istendi.
karşı - devrimci birikim büyüdü...
ve dördüncü dönem, 12 eylül'le birlikte başladı.
"türk - islam sentezi" resmi ideoloji oldu. atatürk putlaştırılırken kemalist devrimin kuyusu kazıldı. atatürk'ün kurumları birer birer kapatıldı. dünyada ilk ve tek örnek olarak, "zorunlu din dersleri" anayasaya girdi. sokaktaki adamın miras hakkına dokunulmazken, atatürk'ün vasiyeti çiğnendi; mirasına devlet zoru ile el kondu.
cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkanlar ezildi.
devlet dincilere ve ırkçılara peşkeş çekildi.
ve adım adım...
cumhuriyet, tarihinin en büyük bunalımı ile karşı karşıya geldi.
28 şubat kararları ve onun arkasındaki inanılmaz "sivil toplum" desteği ile karşı - devrimci tırmanışa "dur" denildi. beşinci dönemle birlikte, kemalizme "yeniden dönüş" başlamış oldu...
* * *
75. yıl, devrimin karşı - devrimle hesaplaşmasının dönüm noktasıdır.
75. yıl, "sessiz" çoğunluğun "sesli" azınlığa başkaldırışıdır.
75. yılda milyonlar anıtkabir'de... yüz binler sokakta... ama fazilet partili belediye başkanları gizlenmişler... urfa'da 50 bin kişi yürüyor, ama harran üniversitesi'ni yönetenler ortalarda yok.
asker - sivil, cumhuriyet'ten yana ağırlığını koydukça cumhuriyet'e karşı olanların da tavırları da netleşiyor. ezici çoğunluğun sesi, arap isimli istanbul belediye başkanı ve benzerlerini öfkelendiriyor.
"dayatm var... sevsinler böyle cumhuriyeti" hırıltıları duyuluyor.
meydanı boş bulanlar, şimdi meydanların dolamsından rahatsızlar.
ve onların rahatsızlığı, yapılmaya başlananların doğruluğunu kanıtlıyor!
laik - demokratik kemalist modeli boğmak isteyen düşman bir coğrafyada... ve karşı - devrimcilerin damgalarını vurdukları bir yarım yüzyılın sonunda...
75. yıl elbette ki önemli!
ve eğer - karşı yöndeki - tüm iç ve dış çabalara karşın cumhuriyet hâlâ ayaktaysa... ülke toprak bütünlüğünü hâlâ koruyorsa... türkiye çağdaşlaşma yolundaki uzun yürüyüşünü hâlâ sürdürüyorsa...
75. yılında, milyonlar sokaklara dökülmüşse...
bu, cumhuriyet'in temellerinin ne ölçüde sağlam atılmış olduğunun çok somut bir göstergesidir!.. ve de kemalist devrimin başarıya ulaştığının, yadsınamaz bir kanıtıdır!
kaynak : ahmet taner kışlalı - cumhuriyet, 28 ekim 1998 ( ben demokrat değilim )
http://alkislarlayasiyoru...riyeti-75yil-filmi-2-1998
http://alkislarlayasiyoru...uriyeti-75-yil-filmi-1998
75. yılın anlamı!
75. yıl niçin önemli?
birincisi, uzunca bir süre olduğu için...
20. yüzyılda devrimlerin ürünü olan rejimlerin hiçbirisi bu kadar yaşayamadı. çağa damgasını vurduğu sanılan sovyet devrimi bile, en büyük devrimcisinin adının kentlerden silinmesini önleyemeden tarihe karıştı.
ikincisi, devrimin özüne yeniden dönüşü simgeleştirdiği için...
son yarım yüzyılın tüm yanlışlıkları, sapmaları, aymazlıkları ve hatta hıyanetleri, atatürk'ün cumhuriyeti'nin temellerini yıkamadı. ve yaşanan acı gerçekler, cumhuriyet bilincinin yeniden doğmasına neden oldu.
kolay elde edilen şeylerin yitirilme tehlikesi somutlaştı. sivil toplum ve asker, karanlığa karşı birleşti.
* * *
cumhuriyetimizin 75 yılında, birbirinden farklı beş dönem var.
birinci dönem, atatürk'ün ölümü ile noktalanmıştı. kemalist dönem sadece on beş yıl sürdü.
ikinci dönem ismet inönü'nün damgasını taşıdı. bu, bir anlamda atatürk döneminin bekçiliğinin üstlenildiği, ama devrimci atılımların durudğu bir dönemdi. köy enstitüleri dahil, devrimin temel doğrultusundan ilk ödünler bu dönemde verildi.
üçüncü dönem en uzunuydu.
bir iki kısa ara dışında ( 27 mayıs ve chp hükümetleri gibi ), "atatürk'e evet, kemalizme hayır" çizgisi devlete egemen oldu. laiklikler ödünler hızlandı. atatürk ulusçuluğunun yerini "ırkçı milliyetçilik" alma yoluna girdi. devletçilik yozlaştırıldı. halkçılık, yerini "mutlu azınlıkçılığa" terk etti. demokrasi, "çoğunluk diktatörlüğü"ne dönüştürülmek istendi.
karşı - devrimci birikim büyüdü...
ve dördüncü dönem, 12 eylül'le birlikte başladı.
"türk - islam sentezi" resmi ideoloji oldu. atatürk putlaştırılırken kemalist devrimin kuyusu kazıldı. atatürk'ün kurumları birer birer kapatıldı. dünyada ilk ve tek örnek olarak, "zorunlu din dersleri" anayasaya girdi. sokaktaki adamın miras hakkına dokunulmazken, atatürk'ün vasiyeti çiğnendi; mirasına devlet zoru ile el kondu.
cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkanlar ezildi.
devlet dincilere ve ırkçılara peşkeş çekildi.
ve adım adım...
cumhuriyet, tarihinin en büyük bunalımı ile karşı karşıya geldi.
28 şubat kararları ve onun arkasındaki inanılmaz "sivil toplum" desteği ile karşı - devrimci tırmanışa "dur" denildi. beşinci dönemle birlikte, kemalizme "yeniden dönüş" başlamış oldu...
* * *
75. yıl, devrimin karşı - devrimle hesaplaşmasının dönüm noktasıdır.
75. yıl, "sessiz" çoğunluğun "sesli" azınlığa başkaldırışıdır.
75. yılda milyonlar anıtkabir'de... yüz binler sokakta... ama fazilet partili belediye başkanları gizlenmişler... urfa'da 50 bin kişi yürüyor, ama harran üniversitesi'ni yönetenler ortalarda yok.
asker - sivil, cumhuriyet'ten yana ağırlığını koydukça cumhuriyet'e karşı olanların da tavırları da netleşiyor. ezici çoğunluğun sesi, arap isimli istanbul belediye başkanı ve benzerlerini öfkelendiriyor.
"dayatm var... sevsinler böyle cumhuriyeti" hırıltıları duyuluyor.
meydanı boş bulanlar, şimdi meydanların dolamsından rahatsızlar.
ve onların rahatsızlığı, yapılmaya başlananların doğruluğunu kanıtlıyor!
laik - demokratik kemalist modeli boğmak isteyen düşman bir coğrafyada... ve karşı - devrimcilerin damgalarını vurdukları bir yarım yüzyılın sonunda...
75. yıl elbette ki önemli!
ve eğer - karşı yöndeki - tüm iç ve dış çabalara karşın cumhuriyet hâlâ ayaktaysa... ülke toprak bütünlüğünü hâlâ koruyorsa... türkiye çağdaşlaşma yolundaki uzun yürüyüşünü hâlâ sürdürüyorsa...
75. yılında, milyonlar sokaklara dökülmüşse...
bu, cumhuriyet'in temellerinin ne ölçüde sağlam atılmış olduğunun çok somut bir göstergesidir!.. ve de kemalist devrimin başarıya ulaştığının, yadsınamaz bir kanıtıdır!
kaynak : ahmet taner kışlalı - cumhuriyet, 28 ekim 1998 ( ben demokrat değilim )
http://alkislarlayasiyoru...riyeti-75yil-filmi-2-1998
http://alkislarlayasiyoru...uriyeti-75-yil-filmi-1998
Köyler mahalle statüsüne girmeden önce köyün içinden geçirip gidilirdi bu mahalleye.
Candarma bakıyordu hatta.
Candarma bakıyordu hatta.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar