bugün
- karton toplayan çocuk16
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- sözlükteki ayakçılar9
- romanya52
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- otel odası6
- nick vermeden bir yazara seslen14
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- açılı nude5
- kadınların sapık olması10
- pencere açık uyumak2
- meme yalarken düşünülen şeyler2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- türkiye23
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- fatma betül sayan kaya39
- yunanistan12
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- sarallar çetesi2
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- dünya61
- gilded ile yağan yağmuru izlemek3
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor3
- domates ve haşlanmış yumurtayı birlikte yemek2
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- çok uykum var3
- meksika açmazı macerası11
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- lookinin yeni nicki2
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- hentbol5
- turizm3
- judas'ın cesedi2
- offf çok sıkıldım sözlük4
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- adidas3
- mehdinin en sevdiği balık7
- butlancıların birbirine girmesi5
- bulgaristan4
- kapalı hava bağımlılığı2
- anın görüntüsü31
- yarın iş var5
- amerika birleşik devletleri31
ekleme bir film olmuş resmen. will smith bob marley felsefesini, shrek severliğini, bi yerde william wallace ifadesini her ne kadar filme yaymaya çalışsa da. -işte böyle diyosun, kaç milyon dolarlık filmi iki dakikada harcıyorsun adamım.- mesaj kaygısı güdülmüş, bu yüzden ekleme olmuş. filme tam anlamıyla bu mesajlar yedirilmemiş, bu yüzden ekleme olmuş. hani olacak o kadar mesaj sekansı bile daha faydalıdır, o denli. bu tür filmleri de ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar ya, olmuyor işte. hele de obez bir toplumu o denli atletik yaptılar, zeki ve kıvrak hareketler eklediler ya, kendi içinde harmanlayacaksın ki zevk alabilesin filmden.
şimdi filmi bu zombi-vampir karışımı lain ırkın virüsle ileri yönde bir mutasyona uğradığı ön kabulüyle izleseydik, hatta yanımızda bir adet panik atak kız olsaydı olaylara bakış açımız değişirdi. ailesini kaybetmenin verdiği bir intikam duygusu, yalnız yaşayıp da bir anda onu kurtaran ablaya ilk çıkışları falan, bir de çekmecede her ihtimale karşı bir el bombası bulundurması gibi kurgular artık izleyiciyi sarmıyor. insanlar istiyor ki, resident evil misali gerizekalı zombilerle savaşılsın, aptal aptal dövüş teknikleri sergilensin, feminist damarlar şişirilsin falan.
bir de şu tecrübeyle sabittir ki; bir filmi türkiyeye gelmeden altı ay önce falan izlemeyeceksin. ulan millet onu konuşuyor, sen "sizin keşfettikleriniz benim terkettiklerimdir" havasıyla yürüyorsun caddelerde; senkronizasyonu tutturmak elzem. yorumun da filmin gelişiyle gelmeli ki izleyen de izlendikten sonra açıp yoruma baktığında "aha ben dediydim" diyebilsin...
ha bir de 28 gün/hafta sonra gibi bağıl olmayan filmler -karakter bakımından- göz önüne alındığında bu filmin de serisi yapılır diye de demeden edemiyor insan...
aklımda kalmış,
divxplanet'in ortak çevirisinde
--spoiler--
- tanrı yok! (haşa de ulan)
--spoiler--
diyerek will smith'e ayar veren çevirmenlere de buradan selam yollayalım, hangi kamera çekiyo?*.
şimdi filmi bu zombi-vampir karışımı lain ırkın virüsle ileri yönde bir mutasyona uğradığı ön kabulüyle izleseydik, hatta yanımızda bir adet panik atak kız olsaydı olaylara bakış açımız değişirdi. ailesini kaybetmenin verdiği bir intikam duygusu, yalnız yaşayıp da bir anda onu kurtaran ablaya ilk çıkışları falan, bir de çekmecede her ihtimale karşı bir el bombası bulundurması gibi kurgular artık izleyiciyi sarmıyor. insanlar istiyor ki, resident evil misali gerizekalı zombilerle savaşılsın, aptal aptal dövüş teknikleri sergilensin, feminist damarlar şişirilsin falan.
bir de şu tecrübeyle sabittir ki; bir filmi türkiyeye gelmeden altı ay önce falan izlemeyeceksin. ulan millet onu konuşuyor, sen "sizin keşfettikleriniz benim terkettiklerimdir" havasıyla yürüyorsun caddelerde; senkronizasyonu tutturmak elzem. yorumun da filmin gelişiyle gelmeli ki izleyen de izlendikten sonra açıp yoruma baktığında "aha ben dediydim" diyebilsin...
ha bir de 28 gün/hafta sonra gibi bağıl olmayan filmler -karakter bakımından- göz önüne alındığında bu filmin de serisi yapılır diye de demeden edemiyor insan...
aklımda kalmış,
divxplanet'in ortak çevirisinde
--spoiler--
- tanrı yok! (haşa de ulan)
--spoiler--
diyerek will smith'e ayar veren çevirmenlere de buradan selam yollayalım, hangi kamera çekiyo?*.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar