bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek21
- nervio abla13
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kuru amlı9
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı4
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi4
- yazarların sözlükten kaçması7
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- sinemada yiyişen sevgililer4
- nervio tarzı entry girmek24
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- ümit kocasakal20
- ayağa boşmalmak9
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı6
- instagram da artan erotizm sebebi5
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- at suratlı kadın4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- kamos4
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- çetik örebilen sözlük kızı3
- kate nash2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- medeniyeti yabancı dil sanmak2
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- çiftleşen yazarlar bana mesaj atsın3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- iyi ingilizce konuşamayan yazar sözlükten atılmalı2
- vazallı sözlük yazarları2
- mersin7
- kızıl kmerler4
- baş ayakçı4
- fabrikator saim bey3
- öksürmekten uyuyamamak5
- 21 ekim 2026 sporting lizbon lask linz maçı2
- avlusu olan ev2
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- güney kore34
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- from gold from dust35
- neden sürekli gülümsüyorum4
- ayak seven dayak da sever3
- izmir2
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- gocu6
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
"türk kafası" anlamına gelen fransızca deyim.
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar