bugün
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi5
- online yazarlar neden yazmıyor4
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak5
- güvenilir yazar3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yine güneş doğdu2
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- borsa3
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- havanın kapalı olması2
- günün tweeti3
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nervio35
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- diamond bosphorus7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- güne bir şarkı bırak14
- bu koyden olsam ne olacak18
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- velvet53
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- soğan salatası6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
"türk kafası" anlamına gelen fransızca deyim.
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar