bugün
- online yazarlar neden yazmıyor11
- arkadan yanaşıp selektör yapan it11
- gocu22
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay6
- velvet57
- sözlük yazarlarının çayları9
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor11
- yeni parti39
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- arabayı yavaş süren tipler5
- sözlük kezoları9
- yılbaşına az kalması3
- parmak patates vs elma dilim patates10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite10
- aylık 388 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- psikopat erkek seven kızlar7
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- en son ne zaman altınıza işediniz2
- ilgi isteyen kız4
- bize hizmet edenlerin listesini allaha bildiriyorz3
- güvenilir yazar5
- havanın buz gibi olması6
- aloo napıyon yaaa diyen taksici2
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım3
- yazarların sözlükle ilgili kehanetleri2
- sürekli güler yüzle dolaşan tip9
- mercimek çorbası6
- aranızda doktor var mı3
- sözlük kızlarına nazar değmesi3
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak6
- havanın kapalı olması3
- erkeklerin biraz şey olması8
- iştahın kapanması8
- kızların hızlı araba süren erkeklerden hoşlanması2
- öbür sözlük4
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- zam var diye gece benzinciye gitmek2
- soğan salatası7
- sözlüğü gerenler3
- acil doktorunun anıları2
- anksiyete2
- arkadaşlar görüşürüz3
- katatespizartmasi18
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek4
- johannes kepler2
- 35 yaş altı yazarlar2
- yaşlandıkça güzelleşmek3
- odanın içine baykuş girmesi9
"türk kafası" anlamına gelen fransızca deyim.
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
görsel
aynı zamanda da bir makine.
hani hepiniz bilirsiniz bu makineyi.
lunaparklarda falan vardır, makinenin ucunda sallanan topa vurursunuz yumruğunuzun şiddetini ölçer hani.
hepiniz bilirsiniz işte.
görsel
işte bu makine fransızların dünyaya kazandırdığı bir oyun cihazıdır.
anlamı da şudur; "türk kafası..."
evet, adamların bize duyduğu kin ve nefret öyle büyük ki, imal ettikleri oyuncağa bile bu kin ve nefretlerini işlemişler. türk kafası adını vermişler ki, buna vuran sanki bir türk'ün kafasına vuruyormuş gibi hissetsin, bir türk'ü dövdüğünü hissetsin.
ama kazın ayağı öyle değil tabi.
efendim devir abdülaziz han devri ki, abdülaziz han bir yurtdışı seyahate çıkan ilk padişah ve halifemizdir.
Sultan Abdülaziz Han ve beraberindekiler, 1867’de Paris’te yeni imal edilmiş makinelerin görücüye çıktığı sergiyi gezmektedirler.
Padişah, çember şeklinde bir cetvel ve önünde asılı kadife kaplı bir toptan meydana gelen makinenin önünde durur.
Bu makine, günümüz lunaparklarında da görülen, topa atılan yumrukla kol kuvvetinin ölçüldüğü ilkel bir makinedir.
Osmanlı sultanı topun aldığı darbeye göre ibrenin cetvel üstünde hareket ettiği dinamometrenin adını sorar.
Kısa süren bir kararsızlığın ardından bir Fransız yetkili yutkunarak cevap verir: "tete turque..."
Fransız kaşif, “Türk Kafası” adını verdiği makinenin önünde Osmanlı Padişahının duracağını nereden bilebilirdi ki?
Demek Avrupa için Türklerin kafası yumruk atmaya yarıyordu.
Sessizliği yine Sultan Abdülaziz Hân bozar:
“Halil Paşa, göster bakalım şunlara Türk kolunun kuvvetini!”
Kayserili Halil Paşa, Abdülaziz Hân gibi heybetli birisidir.
“Emriniz başım üstüne hünkârım!”
dedikten sonra ceketini çıkarır ve gömleğinin kollarını sıvar.
Herkes nefesini tutmuş olacakları beklemektedir.
Halil Paşa yaradana sığınıp öyle bir yumruk savurur ki, dinamometrenin dağılan yuvarlak ibresi bir Fransız’ın, kopan topu başka bir Fransız’ın, yayları da etrafta toplanan öteki diğer Fransızların ayaklarının dibine savrulur.
Dağılan makinenin karşısındaki Halil Paşa alaycı bir dille şunları söyler:
“Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası olmalı ki bir vuruşta dağıldı.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar