bugün
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler4
- 35 yaşında ölmek6
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi2
- yazarlara verilmiş lakaplar7
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı2
- kemal kılıçdaroğlu10
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- x in memeleri5
- sözlük kullanma amacım2
- pandela43
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- ferdi özbeğen9
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- devlet kim lan7
- galatasaray3
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- wednesdayin annesi8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- azgın türbanlı10
- pandela tarzı entry gir6
- sözlüğün kahve olması13
- çok çişi gelen insan5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- nasılsınız6
- izlenmiş en kusursuz film8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- alttaki yazara aşık ol11
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- evlenmekten korkmak10
- mmm pandela poposu kocaman5
- dikkat dikkat tai lung kız11
- menekşe moru oje4
- annenin ölmesi5
- alain delon vs cüneyt arkın5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
ayrılık acısı. unutmak olmuyor, unutulmuyor ve unutulmayacak bunu biliyorum.
ama üç ay önce baktığımda beni ağlatan fotoğraflarımız, şimdi sadece boğazımda bir yumru olup kalıyor.
bundan tam bir ay önce, yüz yüze son konuşma.. ve geri dönüşü olmayacak bir ayrılık olsa bile silemeyeceğim o fotoğrafları sildiğini söylemesi üzerinden bir ay geçmiş tam. acı tazeyken ağlayamaz, olay yeniyken yazamaz anlatamaz duruma gelmişim içime ata ata..
onunlayken tepkilerimi kontrol altına almayı, alınmam gereken laflarına susmayı öğrendim. hep anlayış.. ama biraz olsun karşılıklı bir anlayış olmadı bu hiçbir zaman. şu an bunun bir yere yazma isteği içimdeki... "unut beni" dediği o gün, unutmamak adına yazmaya başladım onunla geçirdiğimiz tüm o zaman boyunca neler yaptığımızı, neler hissettiğimi.. beni ortada bıraktığı o gece, yanımda olduğu için ne kadar şükretsem az olduğunu söylediğim telefon konuşmasında benden kolayca ayrılabildiği o gece neler hissettiğimi.. mutlu olmasını isterim diyemiyorum, bunu diyemeyeceğim de sanırım.. benden başkasıyla mutlu olduğunu görmek veya bilmek, bir ay önce yaptığımız konuşmada kahve eşliğinde yuttuğum, ağzıma gelen tüm o lafları sarf etmediğim için büyük bir pişmanlık duymama sebep olur çünkü.. yaptığım hiçbir şeyden pişman olmak ya da onun bunlara değmeyecek biri olduğunu bilmek veya anlamak istemiyorum.
gözümü kulağımı kapatmama gerek olmadan sadece kabullenebilmek istiyorum; zaman içinde ve acı çekmeden. 4-5 ay önce her şeyi olarak betimlenirken, şuan sıfatımın hiçbir şey olması kadar dayanılmaz bir şey yok.
hep derdim ve hep savunacağımı söylerdim;asıl önemli olan daha iyisinin hayatımıza girebilecek olması değil, o insanın tek olması. belki daha iyisini yaşayabilme ihtimalimiz var ama bu hiçbir zaman onunla paylaştıklarımızın yerini dolduramaz. yeni yerler açar sadece kendine, o boşluklarsa varlığını korur. bu yüzden arkadaş veya kadın erkek ilişkilerinde kaybetmemek adına hep ilk adımı atan veya alttan alan taraf oldum. pişmanlığım olmadığını söylesem yalan olur ama buna değecek bir iki insanı geri kazanmak unutturuyor öteki pişmanlıkları diye düşündüm hep. bu düşüncemi sorgulamaya ise bir ay önce başladım sanırım. varmam gereken noktayı tanımlayan bir alıntı olarak ise:
--spoiler--
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
kökünden kopan bir çiçek, bu sabah açıyor.
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
çiçekler açarak her yeri kaplıyorlar.
dünkü çiçekler değil, ama çiçekler hala güzeller...
--spoiler--
ama üç ay önce baktığımda beni ağlatan fotoğraflarımız, şimdi sadece boğazımda bir yumru olup kalıyor.
bundan tam bir ay önce, yüz yüze son konuşma.. ve geri dönüşü olmayacak bir ayrılık olsa bile silemeyeceğim o fotoğrafları sildiğini söylemesi üzerinden bir ay geçmiş tam. acı tazeyken ağlayamaz, olay yeniyken yazamaz anlatamaz duruma gelmişim içime ata ata..
onunlayken tepkilerimi kontrol altına almayı, alınmam gereken laflarına susmayı öğrendim. hep anlayış.. ama biraz olsun karşılıklı bir anlayış olmadı bu hiçbir zaman. şu an bunun bir yere yazma isteği içimdeki... "unut beni" dediği o gün, unutmamak adına yazmaya başladım onunla geçirdiğimiz tüm o zaman boyunca neler yaptığımızı, neler hissettiğimi.. beni ortada bıraktığı o gece, yanımda olduğu için ne kadar şükretsem az olduğunu söylediğim telefon konuşmasında benden kolayca ayrılabildiği o gece neler hissettiğimi.. mutlu olmasını isterim diyemiyorum, bunu diyemeyeceğim de sanırım.. benden başkasıyla mutlu olduğunu görmek veya bilmek, bir ay önce yaptığımız konuşmada kahve eşliğinde yuttuğum, ağzıma gelen tüm o lafları sarf etmediğim için büyük bir pişmanlık duymama sebep olur çünkü.. yaptığım hiçbir şeyden pişman olmak ya da onun bunlara değmeyecek biri olduğunu bilmek veya anlamak istemiyorum.
gözümü kulağımı kapatmama gerek olmadan sadece kabullenebilmek istiyorum; zaman içinde ve acı çekmeden. 4-5 ay önce her şeyi olarak betimlenirken, şuan sıfatımın hiçbir şey olması kadar dayanılmaz bir şey yok.
hep derdim ve hep savunacağımı söylerdim;asıl önemli olan daha iyisinin hayatımıza girebilecek olması değil, o insanın tek olması. belki daha iyisini yaşayabilme ihtimalimiz var ama bu hiçbir zaman onunla paylaştıklarımızın yerini dolduramaz. yeni yerler açar sadece kendine, o boşluklarsa varlığını korur. bu yüzden arkadaş veya kadın erkek ilişkilerinde kaybetmemek adına hep ilk adımı atan veya alttan alan taraf oldum. pişmanlığım olmadığını söylesem yalan olur ama buna değecek bir iki insanı geri kazanmak unutturuyor öteki pişmanlıkları diye düşündüm hep. bu düşüncemi sorgulamaya ise bir ay önce başladım sanırım. varmam gereken noktayı tanımlayan bir alıntı olarak ise:
--spoiler--
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
kökünden kopan bir çiçek, bu sabah açıyor.
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
çiçekler açarak her yeri kaplıyorlar.
dünkü çiçekler değil, ama çiçekler hala güzeller...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar