bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- açılım4
- adana kebap6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- claudian clouds22
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- zorunlu eğitim9
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- iyi parti17
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- yeni anayasa4
- küçük sürprizler yapmak5
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- mini elbise4
- simko315
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- kısır9
- 777 diyen erkolar8
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- bir daha doğmayacak olmak4
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- alttaki yazara motto ver16
- akrep burcu kini8
- beyaz tenli gotik kız3
- insan klonlama2
- çerçeve yasa35
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- gollumun gözü yüzükte6
- amedspor14
- normal taklidi yapmak4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
ayrılık acısı. unutmak olmuyor, unutulmuyor ve unutulmayacak bunu biliyorum.
ama üç ay önce baktığımda beni ağlatan fotoğraflarımız, şimdi sadece boğazımda bir yumru olup kalıyor.
bundan tam bir ay önce, yüz yüze son konuşma.. ve geri dönüşü olmayacak bir ayrılık olsa bile silemeyeceğim o fotoğrafları sildiğini söylemesi üzerinden bir ay geçmiş tam. acı tazeyken ağlayamaz, olay yeniyken yazamaz anlatamaz duruma gelmişim içime ata ata..
onunlayken tepkilerimi kontrol altına almayı, alınmam gereken laflarına susmayı öğrendim. hep anlayış.. ama biraz olsun karşılıklı bir anlayış olmadı bu hiçbir zaman. şu an bunun bir yere yazma isteği içimdeki... "unut beni" dediği o gün, unutmamak adına yazmaya başladım onunla geçirdiğimiz tüm o zaman boyunca neler yaptığımızı, neler hissettiğimi.. beni ortada bıraktığı o gece, yanımda olduğu için ne kadar şükretsem az olduğunu söylediğim telefon konuşmasında benden kolayca ayrılabildiği o gece neler hissettiğimi.. mutlu olmasını isterim diyemiyorum, bunu diyemeyeceğim de sanırım.. benden başkasıyla mutlu olduğunu görmek veya bilmek, bir ay önce yaptığımız konuşmada kahve eşliğinde yuttuğum, ağzıma gelen tüm o lafları sarf etmediğim için büyük bir pişmanlık duymama sebep olur çünkü.. yaptığım hiçbir şeyden pişman olmak ya da onun bunlara değmeyecek biri olduğunu bilmek veya anlamak istemiyorum.
gözümü kulağımı kapatmama gerek olmadan sadece kabullenebilmek istiyorum; zaman içinde ve acı çekmeden. 4-5 ay önce her şeyi olarak betimlenirken, şuan sıfatımın hiçbir şey olması kadar dayanılmaz bir şey yok.
hep derdim ve hep savunacağımı söylerdim;asıl önemli olan daha iyisinin hayatımıza girebilecek olması değil, o insanın tek olması. belki daha iyisini yaşayabilme ihtimalimiz var ama bu hiçbir zaman onunla paylaştıklarımızın yerini dolduramaz. yeni yerler açar sadece kendine, o boşluklarsa varlığını korur. bu yüzden arkadaş veya kadın erkek ilişkilerinde kaybetmemek adına hep ilk adımı atan veya alttan alan taraf oldum. pişmanlığım olmadığını söylesem yalan olur ama buna değecek bir iki insanı geri kazanmak unutturuyor öteki pişmanlıkları diye düşündüm hep. bu düşüncemi sorgulamaya ise bir ay önce başladım sanırım. varmam gereken noktayı tanımlayan bir alıntı olarak ise:
--spoiler--
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
kökünden kopan bir çiçek, bu sabah açıyor.
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
çiçekler açarak her yeri kaplıyorlar.
dünkü çiçekler değil, ama çiçekler hala güzeller...
--spoiler--
ama üç ay önce baktığımda beni ağlatan fotoğraflarımız, şimdi sadece boğazımda bir yumru olup kalıyor.
bundan tam bir ay önce, yüz yüze son konuşma.. ve geri dönüşü olmayacak bir ayrılık olsa bile silemeyeceğim o fotoğrafları sildiğini söylemesi üzerinden bir ay geçmiş tam. acı tazeyken ağlayamaz, olay yeniyken yazamaz anlatamaz duruma gelmişim içime ata ata..
onunlayken tepkilerimi kontrol altına almayı, alınmam gereken laflarına susmayı öğrendim. hep anlayış.. ama biraz olsun karşılıklı bir anlayış olmadı bu hiçbir zaman. şu an bunun bir yere yazma isteği içimdeki... "unut beni" dediği o gün, unutmamak adına yazmaya başladım onunla geçirdiğimiz tüm o zaman boyunca neler yaptığımızı, neler hissettiğimi.. beni ortada bıraktığı o gece, yanımda olduğu için ne kadar şükretsem az olduğunu söylediğim telefon konuşmasında benden kolayca ayrılabildiği o gece neler hissettiğimi.. mutlu olmasını isterim diyemiyorum, bunu diyemeyeceğim de sanırım.. benden başkasıyla mutlu olduğunu görmek veya bilmek, bir ay önce yaptığımız konuşmada kahve eşliğinde yuttuğum, ağzıma gelen tüm o lafları sarf etmediğim için büyük bir pişmanlık duymama sebep olur çünkü.. yaptığım hiçbir şeyden pişman olmak ya da onun bunlara değmeyecek biri olduğunu bilmek veya anlamak istemiyorum.
gözümü kulağımı kapatmama gerek olmadan sadece kabullenebilmek istiyorum; zaman içinde ve acı çekmeden. 4-5 ay önce her şeyi olarak betimlenirken, şuan sıfatımın hiçbir şey olması kadar dayanılmaz bir şey yok.
hep derdim ve hep savunacağımı söylerdim;asıl önemli olan daha iyisinin hayatımıza girebilecek olması değil, o insanın tek olması. belki daha iyisini yaşayabilme ihtimalimiz var ama bu hiçbir zaman onunla paylaştıklarımızın yerini dolduramaz. yeni yerler açar sadece kendine, o boşluklarsa varlığını korur. bu yüzden arkadaş veya kadın erkek ilişkilerinde kaybetmemek adına hep ilk adımı atan veya alttan alan taraf oldum. pişmanlığım olmadığını söylesem yalan olur ama buna değecek bir iki insanı geri kazanmak unutturuyor öteki pişmanlıkları diye düşündüm hep. bu düşüncemi sorgulamaya ise bir ay önce başladım sanırım. varmam gereken noktayı tanımlayan bir alıntı olarak ise:
--spoiler--
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
kökünden kopan bir çiçek, bu sabah açıyor.
güneş bugün de yükseliyor ve gün başlıyor...
çiçekler açarak her yeri kaplıyorlar.
dünkü çiçekler değil, ama çiçekler hala güzeller...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar