bugün
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fırında tavuk9
- dolapta iki biram var6
- escort taş mı yesin3
- gecenin şarkısı8
- cumhuriyet bayramı8
- kedilerle uyumak9
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- yüzüklerin efendisi4
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- içten içe üşümek5
- nasılsın4
- sevişmek hüner değil6
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- değerli olduğunu hissettirmek6
- yazılımcıların flört algoritması2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- şiir yazmak2
- bmw vs mercedes2
- ilker başbuğ7
- kendinden vazgeçmemek4
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- i will always love you2
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- beni anlama2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- sansar salvo2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- nejat işler2
- üniversiteli kızlar6
Doktorun Elizabeth'e söylediklerine bakınca bile çok farklı bir film ile karşılaşacağımızı fark ediyoruz. Çoğu filmdeki gerçeklikten uzak hissi yerine aslında kanlı canlı gerçekliğimizi bize anlatır. Tabii bunun için gerçekten kendimizin farkında olmamız gerekir. Bu sözler filmdeki şahane diyaloglardan yalnızca bir tanesi.
“Benim anlamadığımı mı sanıyorsun? Var olmak denilen o umutsuz düşü… Olur gibi görünmek değil, var olmak. Her an bilinçli, tetikte… Aynı zamanda başkalarının huzurundaki varlığınla kendi içindeki varlık arasındaki o yarılma… Baş dönmesi ve gerçek yüzünün açığa çıkarılması için o bitimsiz açlık… Ele geçirilmek, eksiltilmek ve hatta belki de yok edilmek… Her kelime yalan… Her jest sahte… Her gülümseme yalnızca bir yüz hareketi… intihar etmek? Hayır. Fazlasıyla iğrenç… insan yapamaz ama hareketsiz kalabilir, susabilir. Hiç değilse o zaman yalan söylemez. Perdelerini indirip, içine dönebilir. O zaman rol yapmaya gerek kalmaz, bir kaç farklı yüz taşımaya ya da sahte jestlere. Böyle olduğuna inanır insan. Ama gördüğün gibi gerçeklik bizimle dalga geçer. Sığınağın yeterince sağlam değil. Her tarafından yaşam parçaları sızıyor ve tepki vermeye zorlanıyorsun. Kimse gerçek mi yoksa sahte mi diye sorgulamıyor. Kimse sen gerçek misin yoksa yalan mısın demiyor. Bu sorunun yalnızca tiyatroda bir önemi olabilir. Belki orada bile değil. Seni anlıyorum Elisabeth, susmanı anlıyorum. Hareket etmemeni anlıyorum. isteksizliğini fantastik bir sisteme bağlamışsın. Anlıyor ve hayranlık duyuyorum. Bitene kadar bu oyunu oynamalısın. Ancak o zaman bırakabilirsin. Tıpkı diğer rollerini bıraktığın gibi bunu da yavaş yavaş bırakırsın.”
“Benim anlamadığımı mı sanıyorsun? Var olmak denilen o umutsuz düşü… Olur gibi görünmek değil, var olmak. Her an bilinçli, tetikte… Aynı zamanda başkalarının huzurundaki varlığınla kendi içindeki varlık arasındaki o yarılma… Baş dönmesi ve gerçek yüzünün açığa çıkarılması için o bitimsiz açlık… Ele geçirilmek, eksiltilmek ve hatta belki de yok edilmek… Her kelime yalan… Her jest sahte… Her gülümseme yalnızca bir yüz hareketi… intihar etmek? Hayır. Fazlasıyla iğrenç… insan yapamaz ama hareketsiz kalabilir, susabilir. Hiç değilse o zaman yalan söylemez. Perdelerini indirip, içine dönebilir. O zaman rol yapmaya gerek kalmaz, bir kaç farklı yüz taşımaya ya da sahte jestlere. Böyle olduğuna inanır insan. Ama gördüğün gibi gerçeklik bizimle dalga geçer. Sığınağın yeterince sağlam değil. Her tarafından yaşam parçaları sızıyor ve tepki vermeye zorlanıyorsun. Kimse gerçek mi yoksa sahte mi diye sorgulamıyor. Kimse sen gerçek misin yoksa yalan mısın demiyor. Bu sorunun yalnızca tiyatroda bir önemi olabilir. Belki orada bile değil. Seni anlıyorum Elisabeth, susmanı anlıyorum. Hareket etmemeni anlıyorum. isteksizliğini fantastik bir sisteme bağlamışsın. Anlıyor ve hayranlık duyuyorum. Bitene kadar bu oyunu oynamalısın. Ancak o zaman bırakabilirsin. Tıpkı diğer rollerini bıraktığın gibi bunu da yavaş yavaş bırakırsın.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar