bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi16
- fatma betül sayan kaya48
- gocu'ya özgürlük2
- cin filmleri4
- senden benden trilyonları çalanlar2
- türk korku filmi klişeleri3
- iwf yapay zeka çocuk istismarı materyali artışı2
- sarımsak6
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- asrın soygunu14
- sabahları nefret edilen şeyler10
- pizza5
- pizza margarita4
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- tarsus ta karpuz yüklü kamyonun devrilmesi2
- türkiye'nin yemen de mekke ittifakı tartışması2
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı2
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı18
- sözlük gıybeti12
- yeşil parka giyen kız2
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden2
- hangi tatlısınız10
- domates2
- nasıl birisiniz8
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- akp seçmeni16
- anın görüntüsü20
- napıyorsunuz8
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- kavun2
- kız kardeşlerim6
- gunluklerim aylik olmus11
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- arkadaşlar naber ya8
- kesme mantı2
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması4
- üniversiteye gitme nedeni5
- mesajlaşırken btw yazmak9
- ok mesajına cevap veren erkek6
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- yazarların güncel flört listesi7
- tekerlek toplayan cocuk17
Bir tanesiyle 14 yıl paylaştığım mahluk.
Köyde evimiz tahtaydı. Ev tahta olduğundan sağda solda her yerde fareler gezerdi. Kapan, zehir, yapışkan başetmezdi farelere. Birgün köy muhtarının da evde olduğu köyün kaderini belirleyebilecek ufak çapta bir MGK toplantısı hüviyetindeki bir toplantıda ufak pembe Kuyruklu bir fare köy erkanının Şaşkın bakışları Arasında ortalık yerde bıyıklarını oynatınca ufak çapta bir diplomatik krize sebep oldu.
işte o an zaten halihazırda fareye benzeyen köy muhtarı kriz sebebi fare gibi bıyıklarını oynatıp köy evinde kedi Şart. Benim var bir Avcı kedim çok avcıdır. Yarın gelin bitane alacalı yavrusundan vereyim dedi.
Ve biz bu protokol krizini başarıyla Yöneten über politik zeki muhtarımız sayesinde alacalı bir kedi sahibi olduk.
ilk Başlarda kuyruğunu kovalamaktan başka bir meşgalesi olmayan kedimiz günler ayları aylar Yılları kovaladıkça gelişiyor adeta bir minyatür bir Aslan gibi farelerin korkusu oluyor çok fantastik fare imha operasyonlarına imza atıyordu.
Günü geliyor kilim Altında kaçmaya çalışan bir fareyi pençesiyle bayıltıyor tam ayılıp başka bir kenara kaçacağı vakit tekrar pençeliyor oyun ediyordu.
Bazen harmanda yakaladığı bir fareyi havalara atıp yere düşmeden tekrar havalara fırlatıyor adeta sirkte lobut Çeviren bir cambaz gibi Neş'e kaynağımız oluyordu.
Derken bir gün kara bir Yılanla boğuşurken denk geldim. Samanlıktan kaptığım tırpanla bu can dostumuzun imdadına koşuyordum ki zalım yılan kedimizi vurdu. Tamamen atadan duyduğumuz şekilde kocakarı yöntemleriyle kedinin Ağzına bir tas Pekmezli süt döküp ilk müdahaleyi yapıp kusturduk kediyi.
Şaşılacak şey kurtuldu kedimiz.
Sonra aradan yıllar geçti. Dede evinde kaldı kedi. Yıllar yıllar sonra köye geldiğimizde ekmek sobasının Altında uyuklarken gördüm. Eski şaşaalı zamanından eser kalmamış. Bir gözü kör olmuş, kulağının biri yırtılmış, tüyleri dökülmüş, kuyruğu Yarıdan kesilmiş. Sağlam kalan gözü ekseri kapalı. Arada önündeki ekmek doğranmış yoğurdun kenarında biriken yoğurt suyunu içmek için Kafayı kaldıran. O kafasını kaldırdığında kafası Parkinson hastaları gibi titreyen bir hale gelmiş.
Herkes Ağzına bakıyordu kedinin. Hatta iki büklüm dede bile. Yattığı yerden kediyle dertleşiyor. Kah Havaların soğumasından kah meyve ağaçlarını don vurmasından şikayet ediyordu kediye.
Kedi de durur mu kâh bir hırıltıyla kâh da cigerden bir mırıltıyla cevap veriyordu.
Sonra bir sabah ölüsüyle karşılaştık kedinin. Sabaha kadar kedinin inlemesine tanık olan dede verdi kara haberi dişsizlikten peltekleşmiş sesiyle.
-titladi, titladi, öldi.
Köyde evimiz tahtaydı. Ev tahta olduğundan sağda solda her yerde fareler gezerdi. Kapan, zehir, yapışkan başetmezdi farelere. Birgün köy muhtarının da evde olduğu köyün kaderini belirleyebilecek ufak çapta bir MGK toplantısı hüviyetindeki bir toplantıda ufak pembe Kuyruklu bir fare köy erkanının Şaşkın bakışları Arasında ortalık yerde bıyıklarını oynatınca ufak çapta bir diplomatik krize sebep oldu.
işte o an zaten halihazırda fareye benzeyen köy muhtarı kriz sebebi fare gibi bıyıklarını oynatıp köy evinde kedi Şart. Benim var bir Avcı kedim çok avcıdır. Yarın gelin bitane alacalı yavrusundan vereyim dedi.
Ve biz bu protokol krizini başarıyla Yöneten über politik zeki muhtarımız sayesinde alacalı bir kedi sahibi olduk.
ilk Başlarda kuyruğunu kovalamaktan başka bir meşgalesi olmayan kedimiz günler ayları aylar Yılları kovaladıkça gelişiyor adeta bir minyatür bir Aslan gibi farelerin korkusu oluyor çok fantastik fare imha operasyonlarına imza atıyordu.
Günü geliyor kilim Altında kaçmaya çalışan bir fareyi pençesiyle bayıltıyor tam ayılıp başka bir kenara kaçacağı vakit tekrar pençeliyor oyun ediyordu.
Bazen harmanda yakaladığı bir fareyi havalara atıp yere düşmeden tekrar havalara fırlatıyor adeta sirkte lobut Çeviren bir cambaz gibi Neş'e kaynağımız oluyordu.
Derken bir gün kara bir Yılanla boğuşurken denk geldim. Samanlıktan kaptığım tırpanla bu can dostumuzun imdadına koşuyordum ki zalım yılan kedimizi vurdu. Tamamen atadan duyduğumuz şekilde kocakarı yöntemleriyle kedinin Ağzına bir tas Pekmezli süt döküp ilk müdahaleyi yapıp kusturduk kediyi.
Şaşılacak şey kurtuldu kedimiz.
Sonra aradan yıllar geçti. Dede evinde kaldı kedi. Yıllar yıllar sonra köye geldiğimizde ekmek sobasının Altında uyuklarken gördüm. Eski şaşaalı zamanından eser kalmamış. Bir gözü kör olmuş, kulağının biri yırtılmış, tüyleri dökülmüş, kuyruğu Yarıdan kesilmiş. Sağlam kalan gözü ekseri kapalı. Arada önündeki ekmek doğranmış yoğurdun kenarında biriken yoğurt suyunu içmek için Kafayı kaldıran. O kafasını kaldırdığında kafası Parkinson hastaları gibi titreyen bir hale gelmiş.
Herkes Ağzına bakıyordu kedinin. Hatta iki büklüm dede bile. Yattığı yerden kediyle dertleşiyor. Kah Havaların soğumasından kah meyve ağaçlarını don vurmasından şikayet ediyordu kediye.
Kedi de durur mu kâh bir hırıltıyla kâh da cigerden bir mırıltıyla cevap veriyordu.
Sonra bir sabah ölüsüyle karşılaştık kedinin. Sabaha kadar kedinin inlemesine tanık olan dede verdi kara haberi dişsizlikten peltekleşmiş sesiyle.
-titladi, titladi, öldi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar