bugün

galatasaray

takıma carol geliyor, herif ileri geri aktif oynuyor başta, pas alışverişlerine giriyor. 3 maç sonra pert. rodirgez öyle, yüzde90 pas istatistiğiyle başlayan üstelik dikine oynayan adam topa vurmayı unutuyor, abuk subuk hareketlere kalkışıyor. yeni gelen linnes. bakın günden güne düşecek. yasine bakın ya, en net örneği. gideceğini anladığı için canını dişine taktı, takımda melo(biraz muslera, biraz şecu, biraz sneijder, belki biraz olcan) hariç kimsede olmayan bir istekle oynadı, parıldadı bu oyuncu grubu arasında. mecburdu. sonra götü sağlama aldı, saldı kendini. sürüye katıldı. takımda bu ölü toprağı malesef var ve bunu kıracak bir gruplaşma, kamp, cephe yok. hani beş altı tane kaliteli, genç oyuncu olur bunlar bir devrim yapar, diğerleri de mecburen temposunu yükseltmek zorunda kalır diyebileceğimiz karakterde 5 tane oyuncu yok. belki de var ama içlerinde lider ruhlu, devrimci yok.

ulan diyoruz gençleri oynatın. e amına koyayım genç adam çıkıyor, oynuyor 2-3 hafta sonra ruhen bunuyor adeta. lan sinana bakın, genç, kuvvetli adam. her topa atlaması lazım, sürekli oyuna katılması lazım. iyi çocuk hoş çocuk, sakatlandı da geçmiş olsun ama oyun içinde öyle dönemleri oluyor ki maçta var mı yok mu, topa gitsin diye ekranı falan dürtesim geliyor ama yok, takımda bir kişi bile devamlı şekilde topa sahip olma, topu yönlendirme arzusunda değil. ki bu iş tek kişiyle de olacak iş değil. oyun kurucular topu aldığında, aktaracağı aktif oyuncu bulamıyor. rakip eğer markaj yapmamışsa boştakine atıyor. rakip boşta adam bırakmamışsa ve pres uyguluyorsa ne olduğunu görüyoruz, bir osmanlıyı bile sindiremiyor bu takım.

sıradan bir futbolseverin 8-9 ay önce kahvede, internette yaptığı öngörüler bir bir çıkıyor. işin acısı bu öngörü kulübü yönetenlerde yok.

sırf aksiyonsuzluktan, beceriksizlikten kulübün 1 senesi yandı. işin yacısı yanan sadece bir sene değil. dibe vuran psikoloji. artık bu takımdan kimi kullanabilirsin ki eğer bir yeniden yapılanma olacaksa. bunlar kanser gibi artık. inanılmaz ağırlaşmış artık takım, kontraya çıkmaya bile tenezzül etmiyor. bunları 3 sene önce diyorduk, takım ritmini düşürüyor, özellikle şampiyonlar ligi için daha yüksek tempoya alışmalıyız diye. seri oynamak yerine günden güne ağırlaşan futbol bugün artık iyice geberik bir hal aldı. sneijder gibi seri düşünen bir oyun kurucuya rağmen bu takım futbolunu belirli bir ritmin üzerine çıkaramıyor. takımı yenileyecek, oyuncu grubunu gaza getirecek takviyeler yapılamadı. futbol sadece ayakla oynanan bir spor değil. bu işin psikolojisi, oyuncu grubunun karakteri ne kadar önemli görüyoruz. o scout ekibinin başı, sonu futbol gurusu olsa nolur amk, transfer edilen oyuncuların kafası bir bir yeniyor, yeni gelen adam profesyonel sporcuyken takımın ambiyansina kapılıp salla başını al maaşını kafasına bürünüyor. ulan, bir kişi parlamaz mı ya bi takımda. hani takım bok ama bu herif tırmalıyor aga diyebileceğin bir kişi çıkmaz mı amk. çıkmıyor işte. körler sağırlar birbirini ağırlar herkes siki taşşağı salmış.

kulübü yönetenlerin durumu düzeltsin diye sarıldıkları takım içi liderler zaten asıl bu ölü evi psikolojisinin sorumlusu. basiretsiz yönetim bunlardan medet umdu. özellikle hamza hoca.

şimdi. sadece kendinize şunu sorun. bu futbolcu gurubu, melo'dan niye şikayetçiydi. taraftarın, takımın ruhu dediği bu adamdan niye rahatsızlardı, rakiplerin kulüpten gitsin diye taklalar attıkları bu adama niye sahip çıkmadılar. bunların hepsine ne bok olduklarını hatırlatıyordu çünkü. yattığı yerden para kazanan, modern futbolla uzaktan yakından alakası olmayan bir garabeti haftalardır ortaya koymaktan utanmayan, kendini sorgulamayan, sorgulayana cephe alan, futbolu bırak temposunu dahi yükseltemeyen adamın yanında fıtık ameliyatından ekstra çaba gösterip beklenenden çok erken iyileşip şampiyonluk mücadelesine katılan biri olursa rahatsız olur tabi. istenir mi böyle biri. kendilerine işleyen çarka çomak sokar böyle adam. işin tadını kaçırır. şimdi ama rahatlar. çıkıp kötü günde ağlayabiliyorlar. arkamızda durun, biz bu takımı şampiyon yaptık diyebiliyorlar gönül rahatlığıyla. sanki bu taraftar arkalarında durmadı karda kışta. rahatlar çünkü takımda bir tane bile çabalayan adam yok. taraftar bunlara muhtaç.

ulan, kulüp batmış olabilir. yönetim gaflet dalalet hatta hıyanet içinde olabilir. ama sen sahaya çıktığında o formaya sahip çıkmazsan, hakkını vermezsen kulüp için uefadan, fifadan gelecek cezaya gerek yok, sen zaten camiaya en ağır faturayı kesmişsin demektir. taraftar için oynamayan, bu takımda hiç oynamasın siktirsin gitsin diyemiyorum çünkü futbolun prfesyonel realiteleri var ama hiç olmazsa bu kafa takıma hakim olmasın. taraftar bir kıpırtı için her hafta maç gününü beklerken sen osmanlıya, konyaya üstelik evinde teslim olursan kusura bakma da siktir git, hiç ağlama.
© copyright 2005 - 2026