bugün
- 186 boyundaki erkek6
- nervio'ya aşık olmak5
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- din tartışması7
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- g'i l d'e d l'i l y20
- ben ahbap derneğine güveniyorum3
- en büyük korkunuz4
- nevriye binti gammaz3
- üç kedi bir dilek3
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- nervio'nun kedisi3
- pavlov un köpeğine isim önerileri3
- terlik giyen erkek5
- 32 yaşına girmek12
- era7capone3
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz2
- birader terör örgütü3
- zengin olsanız ne yapardınız9
- fatma soydaş'ın tutuklanması3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- kuresel ikinma ile nervio yu istemeye gitmek2
- ulu obediyansı ismet locası3
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- norveçte bok olsam9
- rte'nin fethettiği topraklar6
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- nevriye kedizade örgütü2
- hazret ktc7
- seninle şöyle böyle olabilirdik5
- habire1240
- nervionun merak ettiği yazar19
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- kötü kalpli barbie2
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- anın sigarası3
- nervio23
- kurgusal karaktere aşık olmak4
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- tarkan filmleri3
- yeni açılan cafeye 600 lira hesap ödemek2
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- yalnizca deli yalnizca sair21
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- lozanın gizli maddeleri4
"mümtaz ilk defa söze karıştı:
-iyi ama, niçin benim yazmamı istiyorsun da kendin yazmıyorsun?..
-gayet basit. sen hikayecisin. yazmaktan hoşlanıyorsun. rollerimiz ayrı. ben sadece yaşıyorum!
-ben yaşamıyor muyum? bu suali mümtaz en yumuşak sesiyle, yoksa öldüm mü? der gibi sormuştu.
-hayır, yaşamıyorsun; yani benim gibi değil. sen bir noktaya çekilmiş gibi yaşıyorsun. geniş ve parlak hayallerin var. zamana hükmedeceğim diyorsun. kendine yarayacak hiçbir şeyi kaybetmemek için çırpınıyorsun. bu bana yarar, bu yaramaz, diye ayırıyorsun. istediğine bakıyor, istediğine bakmıyorsun.” adeta kendi kendine konuşuyordu. ikide bir öksürüyor, her öksürükten sonra aldırmayın geçer... der gibi başını sallıyordu. “senin behemehal kendinin olmasını istediğin bir dünyan var. yapmacık da olsa onda kalıyorsun. ben senin gibi miyim? ben sefil, maddi, ayyaş, vazifesinden kaçan bir adamım. benim ömrüm biçare bir israftır. su gibi akıyorum. hastayım, içki içiyorum; evlat babasıyım, yüzlerini görmek istemiyorum. kendi hayatımı bir tarafa bırakmışım, her an başka bir insanın derisinde yaşıyorum. bir hırsız, bir katil, bacağını sürükleyerek yürüyen bir zavallı, hepsi, her gördüğüm canlı mahluk, benim için ayrı ayrı davetler oluyor. beni çağırıyorlar. hepsinin peşlerinden koşuyorum. bana kabuklarını açıyorlar, yahut ben onlara vücudumu açıyorum, fark etmeden içime yerleşiyorlar, elimi, kolumu, düşüncemi zaptediyorlar, korkuları, vehimleri, benim korkularım, vehimlerim oluyor, geceleyin onların rüyasını görüyorum. onların azabıyla uyanıyorum. sade bu mu? bütün inkar edilenlerin azabını içimde yaşıyorum. her düşüşü tecrübe etmek istiyorum. bizim bankanın kasasını, bana emanet edilen kasayı kaç defa soydum biliyor musun?”
macide ağlayacak gibiydi"
a.h. tanpınar, huzur, s.313.
-iyi ama, niçin benim yazmamı istiyorsun da kendin yazmıyorsun?..
-gayet basit. sen hikayecisin. yazmaktan hoşlanıyorsun. rollerimiz ayrı. ben sadece yaşıyorum!
-ben yaşamıyor muyum? bu suali mümtaz en yumuşak sesiyle, yoksa öldüm mü? der gibi sormuştu.
-hayır, yaşamıyorsun; yani benim gibi değil. sen bir noktaya çekilmiş gibi yaşıyorsun. geniş ve parlak hayallerin var. zamana hükmedeceğim diyorsun. kendine yarayacak hiçbir şeyi kaybetmemek için çırpınıyorsun. bu bana yarar, bu yaramaz, diye ayırıyorsun. istediğine bakıyor, istediğine bakmıyorsun.” adeta kendi kendine konuşuyordu. ikide bir öksürüyor, her öksürükten sonra aldırmayın geçer... der gibi başını sallıyordu. “senin behemehal kendinin olmasını istediğin bir dünyan var. yapmacık da olsa onda kalıyorsun. ben senin gibi miyim? ben sefil, maddi, ayyaş, vazifesinden kaçan bir adamım. benim ömrüm biçare bir israftır. su gibi akıyorum. hastayım, içki içiyorum; evlat babasıyım, yüzlerini görmek istemiyorum. kendi hayatımı bir tarafa bırakmışım, her an başka bir insanın derisinde yaşıyorum. bir hırsız, bir katil, bacağını sürükleyerek yürüyen bir zavallı, hepsi, her gördüğüm canlı mahluk, benim için ayrı ayrı davetler oluyor. beni çağırıyorlar. hepsinin peşlerinden koşuyorum. bana kabuklarını açıyorlar, yahut ben onlara vücudumu açıyorum, fark etmeden içime yerleşiyorlar, elimi, kolumu, düşüncemi zaptediyorlar, korkuları, vehimleri, benim korkularım, vehimlerim oluyor, geceleyin onların rüyasını görüyorum. onların azabıyla uyanıyorum. sade bu mu? bütün inkar edilenlerin azabını içimde yaşıyorum. her düşüşü tecrübe etmek istiyorum. bizim bankanın kasasını, bana emanet edilen kasayı kaç defa soydum biliyor musun?”
macide ağlayacak gibiydi"
a.h. tanpınar, huzur, s.313.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar