bugün
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ben geldim naneler19
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz4
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- devlet kim lan7
- pandela43
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- çok çişi gelen insan5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- günün iddaa kuponu2
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- pandela tarzı entry gir6
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- menekşe moru oje4
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- wednesdayin annesi8
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- anın görüntüsü20
- annenin ölmesi5
- azgın türbanlı10
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- izlenmiş en kusursuz film8
- tai lung ile revani yemek4
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- alain delon vs cüneyt arkın5
- ince ruhlu erkek olmak2
- pandela1bukentay3
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- sözlüğün kahve olması13
- 20263
- zoey2
haliç üniversitesinde tiyatro okumaktaymış kendisi.
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar