bugün
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi21
- sarapci diye nick alan akpli11
- kavga eden iki yazarı ayırmak5
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- şampiyonlar liginde bir tarafınızdan kan çekerler6
- rafael leao8
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan9
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz8
- hasidik yahudilik5
- manifest6
- iş yerinde sözlükte takılmak8
- benim ak partili arkadaşlarım da var3
- fener balı8
- özür dilemeyi bilmek9
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar8
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması8
- ebrar karakurt4
- hepimiz dünyada kiracıyız3
- bir sözlük yazarıyla evlenir misiniz2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz2
- fenerbahçe vs galatasaray26
- arkadaşlar öğlen ne yesem4
- 0 0 7 ile samiyende maç izlemek5
- uludağ sözlük kışlası2
- nickini görünce eksiyi yapıştırdığınız üyeler4
- ioçk5
- psg'nin galatasaray'a atacağı gol sayısı2
- olay yerinde çay bardağının hala sıcak olması2
- meloş çay koyar mısın4
- nervio vs imamoğlu2
- fenerbahçe yarım düzine gol atıyor2
- bir gecede cahil kalabilen mal2
- sürekli silik atıp utanmadan dönen yazarlar5
- akın gürlek alparslan kuytul açıklaması4
- koala görünce eksiyi basmak6
- nutella dondurması3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri11
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak5
- seri eksicilerin uyuması4
- v harald2
- kaç yaşındasın sorusuna 10 m dolar diye cevaplamak2
- zorunlu eğitim13
- normal mario3
- ateistlerin yaşama amacı24
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- teröriste sövmek artık yasak23
- fatih tekke5
haliç üniversitesinde tiyatro okumaktaymış kendisi.
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar