bugün
- 45 adet kurabiye11
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek6
- uludede'ye sorulacak sorular7
- uludede'nin zebraları giyip yatması7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası11
- manisalı erkekler5
- sözlük kızlarının kombinleri45
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- sonbaharda dinlenecek şarkılar3
- manisa tarzanı3
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı12
- kendini türk hisseden arap artığı24
- firavun haklıydı12
- kesik at kafası4
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- sözlükteki ilişki skandalı37
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- gece vakti tek başına tepedeki binayı korumak2
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- sahte motor yağı8
- gece saat 2 de damat halayı çeken cin3
- ortadoğunun yeniden şekillendirilmesi2
- elinizde 1 tane nükleer bomba var4
- sabah antipanik'i öperek uyandırmak2
- sevgiliye at kafası kurabiyesi yapmak3
- audi a8 long w12 6 3 fsi quattro tiptronic4
- onu bana versene bunu bana versene3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- recep tayyip erdoğan dönemindeki politikalar2
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- nervio7
- fruko3
- süleyman demirel dönemi politikaları2
- gammaz sözlük kızları15
- hanginiz yaptı bunu6
- 27ler kulübü4
- yatağın altındaki canavarla süt içip uyumak2
- testere necmi anasını kesiyor4
- uludede'nin z kuşağı olması2
- çok film izleyen insandan zarar gelmez3
- gece yatağın altında otus1 çeken cin2
- the beatles4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- içtim şarabı siktim arabı7
haliç üniversitesinde tiyatro okumaktaymış kendisi.
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
geçenlerde bir kafede rastlaştık ben garsondum o müşteri, arkadaşlarıyla beraber bir şeyler yemeye gelmişler. tanımazlıktan geldim, hiç yüz vermedim! biraz bozuldu tabi belli etmemeye çalıştı hafiften ama sigarasını yakarken ellerinin titrediğini görebiliyordum... siparişler alındı yemekler yendi derken masalarına iki çay götürmem istendi çayları götürdüm ama kim istemişti, çaylar kimindi diye sordum... sormaz olaydım... allah belamı verseydi de sormayaydım... sesim kısılaydı da sormayaydım... o ses benim miydi? resmen kendimden tiksindim... ince, titrek, kısık, güvensiz bir ses hayal edin ve bu sesin çaylar kimindi dediğini... evet aynen o sekilde sordum...lakin masadakiler s.klemedi beni ben de gelişigüzel koydum çayları çarpa döke ... aslının yüzüne bakamıyordum neredeyse... utanç, heyecan, cool olma çabası vs vs... tüm bunların yanında çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da gittikçe batıyordum. sonra bir kaç sipariş daha götürmem gerekti masalara, onların masasına gittim keklere kolalara, masada yer açmaya çalışırken bir yandan da kimin ne istediğini öğrenmeye çalışıyor ama her seferinde yanıtsız kalıyordum, bu veletler ben orda yokmuşum gibi davranıyorlardı resmen... sinir katsayım mütemadiyen yükselmekteyken ve ben sigarayı bıraktığım bir dönemde sinirlerimi kontrol edemezken diğer garsonun hayır onlar o masanın değil dediğini işittim, ve o sinirle masadakileri azarlamaya başladım neden siparişlerin onlara ait olmadığını söylemedikleri için. ama fakat lakin masadaki veletler ısrarla ben orada yokmuşum gibi davranmaya devam ettiler aslı hariç ağzından bir kaç kelime döküldü ve ben ona bakabildim ama sevgiyle değil nefretle saçma bir sebebe dayanan bir nefret ağzından dökülen ama biz bir şey istemedik ki sözünü geri tıkmak istedim yapamadım derin bir nefes aldım kafamı* iki yana salladım, ve doğru masaya doğru yol aldım.
devam eden bir kaç saat boyunca onların olduğu masanın yanından bile geçmemeye gayret etmeme rağmen aslının bir ara lavabodan dönüşünde karşılaştık benim durup ona bakmama gülümseyerek karşılık verdi. ilk tepkim aa bana gülümsedi oldu sonraki tepki hay a.q t.şak malzemesi olduk iyi mi oldu. her ne olursa olsun. güzel kızdı ve ben ona aşık olabilirdim tabi onun bana aşık olma ihtimalinin düşüklüğünü göz önüne aldığımda böyle bir acıya kendimi dark edemezdim. üzgünüm aslı sen bana aşık olursan ben de sana olurum ama önce ben olmam demeliydim belki de, belki de o zman bir şansım olabilirdi veya aslı senin için süper bir rolüm var oynamak ister misin ben doktor sen de hasta olcaksın desem belki kabul edebilirdi ama cool takılayım derken sıçmışlığım ve arkadaşlarına uyuz olmuşluğum beni ondan uzaklaştırdı artık kader bizi bir araya getirmiycek , belki de herkes kendi yoluna giderken bir bok çukurunda yollarımız kesişecek, boktan hayatlarımızı yaşarken boka bulanan, bir diğerimizden tiksineceğiz. belki de...
yok abi belkisi falan yok hatun benle çok pis t.şak geçmiştir yani daha kötü hallere de düşmüşümdür allah bilir de farkına varmamışımdır.
neyse böyle işte...
aslı enver pera güzel sanatlardan mezunmuş bu arada...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar