bugün
- arkadaşlar hesabı silicem14
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan12
- velvet25
- ölürken dinlenecek müzik5
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- yılmaz güney7
- habire125
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- tai lung33
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- açık eksi oy4
- deccal3
- israiloğulları vs ismailoğulları2
- rafael leao27
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- gocu'nun gerçekten komik biri olması4
- aleksey batrakov5
- türkiye22
- hewal ebo3
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı4
- başbirader bey3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- sarapci koala71
- öldükten sonra arkada bırakılacaklar2
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı2
- günün sözü23
- antipanik9
- kapadokya26
- sosyal demokrat3
- hilal yelekçi2
- önüne gelene faşist demek3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- saygıdeğer yazarlar saygıdeğer biraderdirler2
- idris naim şahin3
- aktroller5
- ümit özdağ4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- sözlüğün mal gibi olması2
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- memduh bashgan2
- ateistlerin yaşama amacı28
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı2
- yüksek enflasyon3
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
Yavuz Turgul'un Türk sinemasına vermiş olduğu hayat öpücüğü. Öyle ki, Filmin tamamını geçtim, neredeyse her sahnesi ayrı bir klasiktir. Oyunculuklar, erkan oğur üstâdın müzikleri, sinematografi filan bir yana, bu filmin benim için en önemli yanı sorduğu sorular olmuştur. "aşk için dostluğunuzu satar mısınız?" ya da "kendi hayatınız karşılığında dostunuzun hayatını feda eder misiniz?" gibi cevaplanması gerçekten kolay olmayan bir dolu soru. Ayrıca berfo'nun baran'a ayar üstüne ayar verdiği sahnelerin sinemamızda eşi benzeri yoktur. berfo Her ne kadar filmin kötü denilebilecek karakteri olsa da (bu arada rahmetli Kamuran usluer muhteşem oynamıştır o rolü) söylediği her söz dibine kadar doğrudur. Hele ki "söylesene, hangimiz daha çok seviyor keje'yi?" diye başlayan bir tiradı var ki, senaristlerin ders diye okuması gerekir.
Unutulmaz sahne ve diyaloglardan bazıları için;
(Berfo, cumali'nin kurtulması için baran'a verdiği çeki ödemez. Çek karşılıksız çıkınca da demircan'ın adamları cumali'yi vururlar. Bunun üzerine baran dehşet salmaya başlar... ilk durağı berfo'dur.)
"çocuk öldü. Verdiğin şey sahte çıktı. Niye?"
"hatırlar mısın? Çocukken seninle 'kındik' oynardık. Hep ben seni yenerdim. Sen bir gün bile "neden hep ben yeniliyorum" diye sormadın. Ben hep aldattım."
"çocuğun öleceğini biliyordun. Niye yaptın?"
"çocuğun ölümünün ne önemi var? Keje"yi alıp gitseydin aşkın için bir şey yapacaktın. Ama sen keje'yi bir insan hayatına feda ettin. Sevdiğin kadını, kıytırık bir herifin hayatı için harcadın gitti! Halbuki o kadın seni bir ömür boyu bekledi. Hayatın sevda karşısında ne önemi var?"
(baran silahını çıkarır ve berfo'yu vurur) "doğru... hayatın ne önemi var sevda karşısında..."
*
(cumali vurulmuştur. Kaldıkları otelin çatısına kadar gitmeyi başarır. Ve ölüm anını beklemeye başlar. O esnada olayı haber alan baran koşarak gelir)
"ayaklarımda... ayaklarımda bi sıcaklık var. Yukarı doğru çıkıyor. Ne bu? Sen çok vuruldun, bilirsin eşkıya. Ben ölecek miyim?.. hiç yoktan üvey annem geldi aklıma. Kendini damdan aşağı attı. Beyaz elbiseleriyle... kuş gibi uçacak zannettim. Taş gibi yere çakıldı. Sonra... emel geldi aklıma. Onu vuracağımı hiç düşünmemişti. Ben de düşünmedim. Her şey birdenbire oldu. Ben şimdi cehenneme gideceğim di mi?"
"kimin nere gittiğini kim bilir?"
"hani senin memlekete gidecektik? Hani dağlara çıkacaktık? Çok korkuyorum eşkıya, beni bırakma! Çok korkuyorum... çok..."
"korkma... sadece toprağa gideceksin. Sonra toprak olacaksın. Sonra, sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin. Oradan özüne ulaşacaksın. Çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki... belki, o arı ben olacam..."
*
(finaldeki çatışma sahnesi. Genç bir polis silahını baran'ın göğsüne dayar ve tetiği çeker. Fakat silahta kurşun yoktur. o anda Hayatı baran'ın ellerindedir)
"bir gün, dağda bir kurtla burun buruna geldim. Tüfeğimi doğrulttum hemen. O da hırlamaya başladı. Dedim ki kendi kendime; birazdan ikimizden biri yok olup gidecek. Kimin gücü kime yeterse... haydi git! Sen daha çok gençsin. Yazıktır sana..."
Unutulmaz sahne ve diyaloglardan bazıları için;
(Berfo, cumali'nin kurtulması için baran'a verdiği çeki ödemez. Çek karşılıksız çıkınca da demircan'ın adamları cumali'yi vururlar. Bunun üzerine baran dehşet salmaya başlar... ilk durağı berfo'dur.)
"çocuk öldü. Verdiğin şey sahte çıktı. Niye?"
"hatırlar mısın? Çocukken seninle 'kındik' oynardık. Hep ben seni yenerdim. Sen bir gün bile "neden hep ben yeniliyorum" diye sormadın. Ben hep aldattım."
"çocuğun öleceğini biliyordun. Niye yaptın?"
"çocuğun ölümünün ne önemi var? Keje"yi alıp gitseydin aşkın için bir şey yapacaktın. Ama sen keje'yi bir insan hayatına feda ettin. Sevdiğin kadını, kıytırık bir herifin hayatı için harcadın gitti! Halbuki o kadın seni bir ömür boyu bekledi. Hayatın sevda karşısında ne önemi var?"
(baran silahını çıkarır ve berfo'yu vurur) "doğru... hayatın ne önemi var sevda karşısında..."
*
(cumali vurulmuştur. Kaldıkları otelin çatısına kadar gitmeyi başarır. Ve ölüm anını beklemeye başlar. O esnada olayı haber alan baran koşarak gelir)
"ayaklarımda... ayaklarımda bi sıcaklık var. Yukarı doğru çıkıyor. Ne bu? Sen çok vuruldun, bilirsin eşkıya. Ben ölecek miyim?.. hiç yoktan üvey annem geldi aklıma. Kendini damdan aşağı attı. Beyaz elbiseleriyle... kuş gibi uçacak zannettim. Taş gibi yere çakıldı. Sonra... emel geldi aklıma. Onu vuracağımı hiç düşünmemişti. Ben de düşünmedim. Her şey birdenbire oldu. Ben şimdi cehenneme gideceğim di mi?"
"kimin nere gittiğini kim bilir?"
"hani senin memlekete gidecektik? Hani dağlara çıkacaktık? Çok korkuyorum eşkıya, beni bırakma! Çok korkuyorum... çok..."
"korkma... sadece toprağa gideceksin. Sonra toprak olacaksın. Sonra, sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin. Oradan özüne ulaşacaksın. Çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki... belki, o arı ben olacam..."
*
(finaldeki çatışma sahnesi. Genç bir polis silahını baran'ın göğsüne dayar ve tetiği çeker. Fakat silahta kurşun yoktur. o anda Hayatı baran'ın ellerindedir)
"bir gün, dağda bir kurtla burun buruna geldim. Tüfeğimi doğrulttum hemen. O da hırlamaya başladı. Dedim ki kendi kendime; birazdan ikimizden biri yok olup gidecek. Kimin gücü kime yeterse... haydi git! Sen daha çok gençsin. Yazıktır sana..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar