bugün
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- mazotun yarım litresi 50 tl4
- sevilen hitap şekilleri5
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- kanadalı ünlüler10
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- sabahları nefret edilen şeyler19
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- durduk yere bir yere rezervasyon yaptırmak2
- güne almanca bir cümle bırak4
- vardiyalı çalışmak2
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması6
- hava muhalefeti2
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- gülsen tuncer2
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- sabahları sevilen şeyler8
- bin entry girmek2
- beni kaybettin diyen erkek14
- mazotun litresi 101 lira35
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- iç sıkıntısı7
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- anın görüntüsü24
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- vermio4
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekşiye gidiyorum ben10
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- gocu38
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- g i l d e d l i l y27
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- ana haber bülteni2
- iblis'in sesini duymak11
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
çocukluğuma, birçok anıma eşlik eden yiyecek.
daha 7-8 yaşlarında iken dedem sağ olsun kebapçıda açık hesabım vardı. küçükken en sevdiğim yiyecekti anlaşılacağı üzere. o minnacık bünyeyle haftada en az 10 lahmacun yerdim amk. hiç mi hiç bıkmadım. olumsuz tat koşullanması denen garcia zımbırtısı da sağ olsun beni hiç bulmadı ve ben yemeye devam ettim. arada mahalledeki en sevdiğim çocukları da toplayıp gidiyorduk. ziyafet çekiyorduk amk. hepsi de para ödemeden elimizi kolumuzu sallayarak nasıl çıktığımıza dumur oluyorlardı. hatta beni illuminati'den sananlar da olmuştu ama onlara siktiri çekip bi daha lahmacun ısmarlamamıştım falan. yok lan biliyordu hepsi dedemi.
neyse o değil de üzerinden 19 sene geçmiş o kebapçı hala açık. geçen gün önünden geçerken anılarım canlandı bi anda. bi 25 metre kadar geçmişken geri dönüp dükkana adım attım. kasada yine halil abi vardı. demek ki daha ölmemiş. beni görür görmez elindeki meşguliyeti bir anda savuşturup bana tüm içtenliğiyle gülümsedi. beni tanımıştı amk. kaşlarımı kaldırıp tanımamazlıktan geldim. daha fazlasını istiyordum. beni zaman makinesine alıp yaklaşık çeyrek asır geriye atabilecek potansiyel vardı bu herifte. o gülüşünde yakalamıştım onu. cidden de öyle oldu; sonra çok hoş bir sohbet ettik, küçüklüğümden bahsetti, dedemi falan sordu. yaşadığını öğrenince sevindi falan.
üzerine 3 tane acılı lahmacun gömdüm. istinaden elimi, yüzümü akıp geçen zamanla yıkamanın verdiği sevindirik ruh haliyle kasaya yöneldim. halil abi, elimi cüzdana attığımı görünce ters bir bakış attı ve kinayeli bir dille terbiyesizlik yapma diyerek güldü. cüzdanı yerine bıraktım, hiç olur mu öyle abi falan demedim. bilirsin bir daha ki sefere tek gelmem dedim. güldü, başımın üzerinde yerin var aksi dedi. eyvallah abi dedim.
hayatta satın alamayacağım bir mutlulukla, karnım tok, sırtım pek bir şekilde oradan ayrıldım. kikir kikirdim.
daha 7-8 yaşlarında iken dedem sağ olsun kebapçıda açık hesabım vardı. küçükken en sevdiğim yiyecekti anlaşılacağı üzere. o minnacık bünyeyle haftada en az 10 lahmacun yerdim amk. hiç mi hiç bıkmadım. olumsuz tat koşullanması denen garcia zımbırtısı da sağ olsun beni hiç bulmadı ve ben yemeye devam ettim. arada mahalledeki en sevdiğim çocukları da toplayıp gidiyorduk. ziyafet çekiyorduk amk. hepsi de para ödemeden elimizi kolumuzu sallayarak nasıl çıktığımıza dumur oluyorlardı. hatta beni illuminati'den sananlar da olmuştu ama onlara siktiri çekip bi daha lahmacun ısmarlamamıştım falan. yok lan biliyordu hepsi dedemi.
neyse o değil de üzerinden 19 sene geçmiş o kebapçı hala açık. geçen gün önünden geçerken anılarım canlandı bi anda. bi 25 metre kadar geçmişken geri dönüp dükkana adım attım. kasada yine halil abi vardı. demek ki daha ölmemiş. beni görür görmez elindeki meşguliyeti bir anda savuşturup bana tüm içtenliğiyle gülümsedi. beni tanımıştı amk. kaşlarımı kaldırıp tanımamazlıktan geldim. daha fazlasını istiyordum. beni zaman makinesine alıp yaklaşık çeyrek asır geriye atabilecek potansiyel vardı bu herifte. o gülüşünde yakalamıştım onu. cidden de öyle oldu; sonra çok hoş bir sohbet ettik, küçüklüğümden bahsetti, dedemi falan sordu. yaşadığını öğrenince sevindi falan.
üzerine 3 tane acılı lahmacun gömdüm. istinaden elimi, yüzümü akıp geçen zamanla yıkamanın verdiği sevindirik ruh haliyle kasaya yöneldim. halil abi, elimi cüzdana attığımı görünce ters bir bakış attı ve kinayeli bir dille terbiyesizlik yapma diyerek güldü. cüzdanı yerine bıraktım, hiç olur mu öyle abi falan demedim. bilirsin bir daha ki sefere tek gelmem dedim. güldü, başımın üzerinde yerin var aksi dedi. eyvallah abi dedim.
hayatta satın alamayacağım bir mutlulukla, karnım tok, sırtım pek bir şekilde oradan ayrıldım. kikir kikirdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar