bugün
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- sözlüğün götü en güzel yazarı7
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- kürt fıkraları6
- gözünü am bürümek6
- silikon memenin patlaması5
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi8
- lahburger4
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- iyi dostlar biriktirdim5
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- salat namaz değildir8
- yazarların akşama dair planları9
- nervio23
- 2 milyar lira eft yapmak2
- hayat7
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- waffle3
- pandela3
- caz dinleyen erkek9
- fiziği güzel sözlük kızları48
- ali kırca nerede3
- andropoz amca6
- recep tayyip erdoğan27
- babanne evi2
- lahmacun vs hamburger2
- fatma betül sayan kaya59
- süper babaanne2
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- pandela'nın soğuk şakaları2
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
- nokia 11002
- ayak fetişi olması ama el fetişi olmaması2
- nokia nın nokia olduğu zamanlar2
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- sapık yaşlı5
- çizme giyen kız2
- kıvırcık ali nin kıvırcık saçlı olmaması sorunsalı2
- sayın ismet brez ismet biji ismet2
- slut shaming2
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- fatih terim'in tff başkanı olması5
Bu entrymi okur musun yoksa hiç görmez misin bilemiyorum, sadece içimi dökmek istiyorum.
seninle ayrılmamız çok sancılı bir süreç olmuştu, 10 senelik çocukça ve safça bir sevgiden sonra birbirimiz için yaratılmadığımızı farkettiğimiz anlardan itibaren kafalarımızda bitmişti aslında. senin bana sevgili olduğumuzu hatırlatmak için hiç bir jestin olmadı mesela. benim için hep merak etmekle geçti o yıllar, acaba ne zaman bir küçücük çiçek verirsin ya da sevimli bir sürpriz yaparsın (minik bir papatya bile olabilirdi), ne zaman kariyerin için ve kendin için bir şeyler yaparsın diye de bekledim. hiç bir şey olmadı senden yana, benim de kalbim yoruldu artık ilişkinin en çok değer veren tarafı olmaktan, etrafımızdaki herkeste vardı bu tarz sevimli şeyler fakat bizde her şey çok sıkıcı ve durağandı, senin odunsu hallerine dayanamayıp sana çiçek bile almıştım hatırlarsan. sonrasında da biz fazla uzattık galiba, sonra ben abd'ye gittim, geldim, sen ingiltere'ye gittin. yıl 2013tü, ayrıydık. aileme asla konuşulmaması gereken şeyler anlattın, arkadaşlarıma da öyle.
her gün ölmeyi diledim 2014 yılının başına kadar, ki bu senin ayrılık sonrası bana ve etrafımdakilere yaşattıklarınla oldu. o günlerde kafamdaki ideal eş için bir liste yaptım kendime, bu özelliği olsun şu olmasın * * * çok abartılı 60küsür maddelik bir liste. sonra benim kalbimi biri çaldı, türkiye'de yaşayan bir makedon. onun gelişi büyülü bir andı benim için, ve önceden arkadaşım olan bu kişinin her anlamıyla benim tam aradığım özellikte biri olduğunu fark ettim, ki ben listemin yarısına dahi uyan birine rastlamamıştım *
beni ondan soğutan tek problem soyadıydı, zaten sadece onlarda olan bir soyadı bu. kendisi makedonca olarak taşıyor soyadını ama türk vatandaşlığına geçen ailesi senin ismin+oğlu şeklinde bu soyadını taşımaya devam ediyor ki onlar da soyadını türkleştirip tc vatandaşlığına geçmesini istiyor. Bu da demek oluyor ki kalbimde sana karşı hiç bir duygu kalmamış olsa da, soyadımda senin ismin olacak. allah biliyor, bunu ben belirlemedim, hatta dedim ki kesin senin duan falandır bu, ancak filmlerde olur böyle acayiplikler. çünkü soyadı dışındaki her özelliğine tek tek aşık olduğum insandı kendisi *.
onu tanımaya başladığım ilk buluşmamızdan itibaren (geçen sene marttan beri) her görüşmemizi ailem de biliyor ve hep destekliyorlar, öyle ki yabancı olması bile problem değil hatta daha da çok seviyorlar bu yüzden.
ben, 2013 ağustosta tam da doğum günümde sen ingiltere'deyken esra'yla 2002'den beri süregelen dostluğumuzu bitirdim, senin yarattığın stres ve gerilimde yanımda olmasını çok istedim ama o gelmedi, ve arkadaşlığımız da orada bitti. ta ki birkaç gün öncesine kadar. senin evlendiğini duyacaktım bir gün, ama ne tepki vereceğimi ben de bilmiyorum "herhalde üzülürüm" dedim ama öyle olmadı ya.
bana 2 sene önce bir söz vermiştin, seni kimse zorlamadı bu sözü vermeye, çok şaşırmıştım. dedin ki evleneceğin kadın veya doğacak olan kızın benim adaşım olacakmış. isme göre eş seçilir mi? şimdi evlendiğin kişinin adını bilmiyorum ama sanırım sen bu sözü tutmadın, çünkü mükemmel bir uyum gördüm aranızda. ben ve sen o kadar uyumlu olamazdık, olmadık da, gerek sosyal çevre gerek kariyer hedefleri bakımından.
peki esra bana bunu neden anlattı? sen o kadar çok stres yarattın ki bende, bu sene tekrar amerikaya gittiğimde çok rahattım senden yine uzak olduğum için, onca olumsuzluklara rağmen. geldiğim günün sabahı diğer gelişimde olduğu gibi başladım gerilmeye, ya beni izliyorsa şimdi bir yerlerden, ya beni tehdit ettiği gibi öldürürse? bu sorular dün akşama kadar rahatsız etti beni, esra ne zaman ki anlattı bana, o zaman rahatladım.
ben, ortaokuldaki küçücük çocuk halimle senin evlendiğini öğreneceğim günkü tepkiyi hiç düşünmemiştim doğrusu. içimde nefret de kalmamış, öfke de, ne bir olumsuz duygu ne de sevgi. bunu o haberi alıp fotoğrafları görünce fark ettim, hiç kimse oluşunu hiç bu şekilde olgun karşılayacağımı bilmezdim. dün bunu yaşadım ben, anneme de bu sabah söyledim çok mutlu oldu. dün akşam okurken esra'nın mesajını, yüzümde tam olarak o çocuksu gülümseme belirdi, yine gülümsedikten sonra konuştum -bunu sen fark etmiştin ya-, ona cevap olarak şu satırları yazdım, gayet de içimden gelerek "Allah mesut etsin, inşallah hep çok mutlu olsunlar bir ömür" *
seninle ayrılmamız çok sancılı bir süreç olmuştu, 10 senelik çocukça ve safça bir sevgiden sonra birbirimiz için yaratılmadığımızı farkettiğimiz anlardan itibaren kafalarımızda bitmişti aslında. senin bana sevgili olduğumuzu hatırlatmak için hiç bir jestin olmadı mesela. benim için hep merak etmekle geçti o yıllar, acaba ne zaman bir küçücük çiçek verirsin ya da sevimli bir sürpriz yaparsın (minik bir papatya bile olabilirdi), ne zaman kariyerin için ve kendin için bir şeyler yaparsın diye de bekledim. hiç bir şey olmadı senden yana, benim de kalbim yoruldu artık ilişkinin en çok değer veren tarafı olmaktan, etrafımızdaki herkeste vardı bu tarz sevimli şeyler fakat bizde her şey çok sıkıcı ve durağandı, senin odunsu hallerine dayanamayıp sana çiçek bile almıştım hatırlarsan. sonrasında da biz fazla uzattık galiba, sonra ben abd'ye gittim, geldim, sen ingiltere'ye gittin. yıl 2013tü, ayrıydık. aileme asla konuşulmaması gereken şeyler anlattın, arkadaşlarıma da öyle.
her gün ölmeyi diledim 2014 yılının başına kadar, ki bu senin ayrılık sonrası bana ve etrafımdakilere yaşattıklarınla oldu. o günlerde kafamdaki ideal eş için bir liste yaptım kendime, bu özelliği olsun şu olmasın * * * çok abartılı 60küsür maddelik bir liste. sonra benim kalbimi biri çaldı, türkiye'de yaşayan bir makedon. onun gelişi büyülü bir andı benim için, ve önceden arkadaşım olan bu kişinin her anlamıyla benim tam aradığım özellikte biri olduğunu fark ettim, ki ben listemin yarısına dahi uyan birine rastlamamıştım *
beni ondan soğutan tek problem soyadıydı, zaten sadece onlarda olan bir soyadı bu. kendisi makedonca olarak taşıyor soyadını ama türk vatandaşlığına geçen ailesi senin ismin+oğlu şeklinde bu soyadını taşımaya devam ediyor ki onlar da soyadını türkleştirip tc vatandaşlığına geçmesini istiyor. Bu da demek oluyor ki kalbimde sana karşı hiç bir duygu kalmamış olsa da, soyadımda senin ismin olacak. allah biliyor, bunu ben belirlemedim, hatta dedim ki kesin senin duan falandır bu, ancak filmlerde olur böyle acayiplikler. çünkü soyadı dışındaki her özelliğine tek tek aşık olduğum insandı kendisi *.
onu tanımaya başladığım ilk buluşmamızdan itibaren (geçen sene marttan beri) her görüşmemizi ailem de biliyor ve hep destekliyorlar, öyle ki yabancı olması bile problem değil hatta daha da çok seviyorlar bu yüzden.
ben, 2013 ağustosta tam da doğum günümde sen ingiltere'deyken esra'yla 2002'den beri süregelen dostluğumuzu bitirdim, senin yarattığın stres ve gerilimde yanımda olmasını çok istedim ama o gelmedi, ve arkadaşlığımız da orada bitti. ta ki birkaç gün öncesine kadar. senin evlendiğini duyacaktım bir gün, ama ne tepki vereceğimi ben de bilmiyorum "herhalde üzülürüm" dedim ama öyle olmadı ya.
bana 2 sene önce bir söz vermiştin, seni kimse zorlamadı bu sözü vermeye, çok şaşırmıştım. dedin ki evleneceğin kadın veya doğacak olan kızın benim adaşım olacakmış. isme göre eş seçilir mi? şimdi evlendiğin kişinin adını bilmiyorum ama sanırım sen bu sözü tutmadın, çünkü mükemmel bir uyum gördüm aranızda. ben ve sen o kadar uyumlu olamazdık, olmadık da, gerek sosyal çevre gerek kariyer hedefleri bakımından.
peki esra bana bunu neden anlattı? sen o kadar çok stres yarattın ki bende, bu sene tekrar amerikaya gittiğimde çok rahattım senden yine uzak olduğum için, onca olumsuzluklara rağmen. geldiğim günün sabahı diğer gelişimde olduğu gibi başladım gerilmeye, ya beni izliyorsa şimdi bir yerlerden, ya beni tehdit ettiği gibi öldürürse? bu sorular dün akşama kadar rahatsız etti beni, esra ne zaman ki anlattı bana, o zaman rahatladım.
ben, ortaokuldaki küçücük çocuk halimle senin evlendiğini öğreneceğim günkü tepkiyi hiç düşünmemiştim doğrusu. içimde nefret de kalmamış, öfke de, ne bir olumsuz duygu ne de sevgi. bunu o haberi alıp fotoğrafları görünce fark ettim, hiç kimse oluşunu hiç bu şekilde olgun karşılayacağımı bilmezdim. dün bunu yaşadım ben, anneme de bu sabah söyledim çok mutlu oldu. dün akşam okurken esra'nın mesajını, yüzümde tam olarak o çocuksu gülümseme belirdi, yine gülümsedikten sonra konuştum -bunu sen fark etmiştin ya-, ona cevap olarak şu satırları yazdım, gayet de içimden gelerek "Allah mesut etsin, inşallah hep çok mutlu olsunlar bir ömür" *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar