bugün
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması3
- seks yapmayı zevkli sanmak7
- ilk otuzbir6
- sevgiliyle ilk sevişme3
- ekşi sözlük14
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi4
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- tai lung24
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- ctrlx6
- salma hayek seksiliği8
- amcığın tadını unutmak2
- gerdek namazı3
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- marslı erkekler3
- ctrlx benimle evlenir misin5
- fusya semsiyeli yabanci10
- kırmızı noktalı film3
- herkes uyudu mu3
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- kazak erkekleri5
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- spor yapmayan erkek13
- flörtün strapon hediye etmesi4
- 2026 dünya kupası39
- pandela28
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- denizde sevişen gençleri izlemek3
- sahilde yürüyen kaslı adamlar3
- ortada hicbir sebep yokken gulen korkunc insan3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- sevgiliyi bağırtmak3
- gürsel tekin7
- gerdek gecesi sıçmak2
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- babam hiç dövmezdi insanı11
- çeçen erkekleri4
- futbol32
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- teletabilerin serüvenlerinden etkilenmek2
- gay ilişki sırasında şiir okumak3
Bu entrymi okur musun yoksa hiç görmez misin bilemiyorum, sadece içimi dökmek istiyorum.
seninle ayrılmamız çok sancılı bir süreç olmuştu, 10 senelik çocukça ve safça bir sevgiden sonra birbirimiz için yaratılmadığımızı farkettiğimiz anlardan itibaren kafalarımızda bitmişti aslında. senin bana sevgili olduğumuzu hatırlatmak için hiç bir jestin olmadı mesela. benim için hep merak etmekle geçti o yıllar, acaba ne zaman bir küçücük çiçek verirsin ya da sevimli bir sürpriz yaparsın (minik bir papatya bile olabilirdi), ne zaman kariyerin için ve kendin için bir şeyler yaparsın diye de bekledim. hiç bir şey olmadı senden yana, benim de kalbim yoruldu artık ilişkinin en çok değer veren tarafı olmaktan, etrafımızdaki herkeste vardı bu tarz sevimli şeyler fakat bizde her şey çok sıkıcı ve durağandı, senin odunsu hallerine dayanamayıp sana çiçek bile almıştım hatırlarsan. sonrasında da biz fazla uzattık galiba, sonra ben abd'ye gittim, geldim, sen ingiltere'ye gittin. yıl 2013tü, ayrıydık. aileme asla konuşulmaması gereken şeyler anlattın, arkadaşlarıma da öyle.
her gün ölmeyi diledim 2014 yılının başına kadar, ki bu senin ayrılık sonrası bana ve etrafımdakilere yaşattıklarınla oldu. o günlerde kafamdaki ideal eş için bir liste yaptım kendime, bu özelliği olsun şu olmasın * * * çok abartılı 60küsür maddelik bir liste. sonra benim kalbimi biri çaldı, türkiye'de yaşayan bir makedon. onun gelişi büyülü bir andı benim için, ve önceden arkadaşım olan bu kişinin her anlamıyla benim tam aradığım özellikte biri olduğunu fark ettim, ki ben listemin yarısına dahi uyan birine rastlamamıştım *
beni ondan soğutan tek problem soyadıydı, zaten sadece onlarda olan bir soyadı bu. kendisi makedonca olarak taşıyor soyadını ama türk vatandaşlığına geçen ailesi senin ismin+oğlu şeklinde bu soyadını taşımaya devam ediyor ki onlar da soyadını türkleştirip tc vatandaşlığına geçmesini istiyor. Bu da demek oluyor ki kalbimde sana karşı hiç bir duygu kalmamış olsa da, soyadımda senin ismin olacak. allah biliyor, bunu ben belirlemedim, hatta dedim ki kesin senin duan falandır bu, ancak filmlerde olur böyle acayiplikler. çünkü soyadı dışındaki her özelliğine tek tek aşık olduğum insandı kendisi *.
onu tanımaya başladığım ilk buluşmamızdan itibaren (geçen sene marttan beri) her görüşmemizi ailem de biliyor ve hep destekliyorlar, öyle ki yabancı olması bile problem değil hatta daha da çok seviyorlar bu yüzden.
ben, 2013 ağustosta tam da doğum günümde sen ingiltere'deyken esra'yla 2002'den beri süregelen dostluğumuzu bitirdim, senin yarattığın stres ve gerilimde yanımda olmasını çok istedim ama o gelmedi, ve arkadaşlığımız da orada bitti. ta ki birkaç gün öncesine kadar. senin evlendiğini duyacaktım bir gün, ama ne tepki vereceğimi ben de bilmiyorum "herhalde üzülürüm" dedim ama öyle olmadı ya.
bana 2 sene önce bir söz vermiştin, seni kimse zorlamadı bu sözü vermeye, çok şaşırmıştım. dedin ki evleneceğin kadın veya doğacak olan kızın benim adaşım olacakmış. isme göre eş seçilir mi? şimdi evlendiğin kişinin adını bilmiyorum ama sanırım sen bu sözü tutmadın, çünkü mükemmel bir uyum gördüm aranızda. ben ve sen o kadar uyumlu olamazdık, olmadık da, gerek sosyal çevre gerek kariyer hedefleri bakımından.
peki esra bana bunu neden anlattı? sen o kadar çok stres yarattın ki bende, bu sene tekrar amerikaya gittiğimde çok rahattım senden yine uzak olduğum için, onca olumsuzluklara rağmen. geldiğim günün sabahı diğer gelişimde olduğu gibi başladım gerilmeye, ya beni izliyorsa şimdi bir yerlerden, ya beni tehdit ettiği gibi öldürürse? bu sorular dün akşama kadar rahatsız etti beni, esra ne zaman ki anlattı bana, o zaman rahatladım.
ben, ortaokuldaki küçücük çocuk halimle senin evlendiğini öğreneceğim günkü tepkiyi hiç düşünmemiştim doğrusu. içimde nefret de kalmamış, öfke de, ne bir olumsuz duygu ne de sevgi. bunu o haberi alıp fotoğrafları görünce fark ettim, hiç kimse oluşunu hiç bu şekilde olgun karşılayacağımı bilmezdim. dün bunu yaşadım ben, anneme de bu sabah söyledim çok mutlu oldu. dün akşam okurken esra'nın mesajını, yüzümde tam olarak o çocuksu gülümseme belirdi, yine gülümsedikten sonra konuştum -bunu sen fark etmiştin ya-, ona cevap olarak şu satırları yazdım, gayet de içimden gelerek "Allah mesut etsin, inşallah hep çok mutlu olsunlar bir ömür" *
seninle ayrılmamız çok sancılı bir süreç olmuştu, 10 senelik çocukça ve safça bir sevgiden sonra birbirimiz için yaratılmadığımızı farkettiğimiz anlardan itibaren kafalarımızda bitmişti aslında. senin bana sevgili olduğumuzu hatırlatmak için hiç bir jestin olmadı mesela. benim için hep merak etmekle geçti o yıllar, acaba ne zaman bir küçücük çiçek verirsin ya da sevimli bir sürpriz yaparsın (minik bir papatya bile olabilirdi), ne zaman kariyerin için ve kendin için bir şeyler yaparsın diye de bekledim. hiç bir şey olmadı senden yana, benim de kalbim yoruldu artık ilişkinin en çok değer veren tarafı olmaktan, etrafımızdaki herkeste vardı bu tarz sevimli şeyler fakat bizde her şey çok sıkıcı ve durağandı, senin odunsu hallerine dayanamayıp sana çiçek bile almıştım hatırlarsan. sonrasında da biz fazla uzattık galiba, sonra ben abd'ye gittim, geldim, sen ingiltere'ye gittin. yıl 2013tü, ayrıydık. aileme asla konuşulmaması gereken şeyler anlattın, arkadaşlarıma da öyle.
her gün ölmeyi diledim 2014 yılının başına kadar, ki bu senin ayrılık sonrası bana ve etrafımdakilere yaşattıklarınla oldu. o günlerde kafamdaki ideal eş için bir liste yaptım kendime, bu özelliği olsun şu olmasın * * * çok abartılı 60küsür maddelik bir liste. sonra benim kalbimi biri çaldı, türkiye'de yaşayan bir makedon. onun gelişi büyülü bir andı benim için, ve önceden arkadaşım olan bu kişinin her anlamıyla benim tam aradığım özellikte biri olduğunu fark ettim, ki ben listemin yarısına dahi uyan birine rastlamamıştım *
beni ondan soğutan tek problem soyadıydı, zaten sadece onlarda olan bir soyadı bu. kendisi makedonca olarak taşıyor soyadını ama türk vatandaşlığına geçen ailesi senin ismin+oğlu şeklinde bu soyadını taşımaya devam ediyor ki onlar da soyadını türkleştirip tc vatandaşlığına geçmesini istiyor. Bu da demek oluyor ki kalbimde sana karşı hiç bir duygu kalmamış olsa da, soyadımda senin ismin olacak. allah biliyor, bunu ben belirlemedim, hatta dedim ki kesin senin duan falandır bu, ancak filmlerde olur böyle acayiplikler. çünkü soyadı dışındaki her özelliğine tek tek aşık olduğum insandı kendisi *.
onu tanımaya başladığım ilk buluşmamızdan itibaren (geçen sene marttan beri) her görüşmemizi ailem de biliyor ve hep destekliyorlar, öyle ki yabancı olması bile problem değil hatta daha da çok seviyorlar bu yüzden.
ben, 2013 ağustosta tam da doğum günümde sen ingiltere'deyken esra'yla 2002'den beri süregelen dostluğumuzu bitirdim, senin yarattığın stres ve gerilimde yanımda olmasını çok istedim ama o gelmedi, ve arkadaşlığımız da orada bitti. ta ki birkaç gün öncesine kadar. senin evlendiğini duyacaktım bir gün, ama ne tepki vereceğimi ben de bilmiyorum "herhalde üzülürüm" dedim ama öyle olmadı ya.
bana 2 sene önce bir söz vermiştin, seni kimse zorlamadı bu sözü vermeye, çok şaşırmıştım. dedin ki evleneceğin kadın veya doğacak olan kızın benim adaşım olacakmış. isme göre eş seçilir mi? şimdi evlendiğin kişinin adını bilmiyorum ama sanırım sen bu sözü tutmadın, çünkü mükemmel bir uyum gördüm aranızda. ben ve sen o kadar uyumlu olamazdık, olmadık da, gerek sosyal çevre gerek kariyer hedefleri bakımından.
peki esra bana bunu neden anlattı? sen o kadar çok stres yarattın ki bende, bu sene tekrar amerikaya gittiğimde çok rahattım senden yine uzak olduğum için, onca olumsuzluklara rağmen. geldiğim günün sabahı diğer gelişimde olduğu gibi başladım gerilmeye, ya beni izliyorsa şimdi bir yerlerden, ya beni tehdit ettiği gibi öldürürse? bu sorular dün akşama kadar rahatsız etti beni, esra ne zaman ki anlattı bana, o zaman rahatladım.
ben, ortaokuldaki küçücük çocuk halimle senin evlendiğini öğreneceğim günkü tepkiyi hiç düşünmemiştim doğrusu. içimde nefret de kalmamış, öfke de, ne bir olumsuz duygu ne de sevgi. bunu o haberi alıp fotoğrafları görünce fark ettim, hiç kimse oluşunu hiç bu şekilde olgun karşılayacağımı bilmezdim. dün bunu yaşadım ben, anneme de bu sabah söyledim çok mutlu oldu. dün akşam okurken esra'nın mesajını, yüzümde tam olarak o çocuksu gülümseme belirdi, yine gülümsedikten sonra konuştum -bunu sen fark etmiştin ya-, ona cevap olarak şu satırları yazdım, gayet de içimden gelerek "Allah mesut etsin, inşallah hep çok mutlu olsunlar bir ömür" *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar