bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- manifest dinleyen erkek9
- insan zamandan ibarettir3
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- mauro icardi3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- dost2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- mesele ne senin benden ayrılman2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- mohamed salah ghaly12
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- deprem2
- muğla2
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- marmaris2
- spiderman mi döver batman mi5
- gram altın4
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- trabzonspor6
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- nirmal purja2
- küfür2
- gocu bay bey birader3
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- 7 ağustos 20012
- stres yönetimi6
- gulmekicinyaratilmis11
- petrol4
- elalem ne der4
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- can kolukısa4
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- kosova2
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres3
- türkiye5
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- solcu dövmek2
- david bowie yi tanımayan insan2
Faşist demek italyan milliyetçisi demektir. italyanca "facio" kelimesinden türemiştir. Ülkemizde ota boka faşist diyen zihniyetin cehaleti yüzünden tüm vatancı, dinci, ırkçı kesime faşist denmektedir. Beyin yoksunluğu bu olsa gerek.
--spoiler--
“Faşist” demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca “facio” kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini”nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de “faşizm” denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar “nazi” (Nasyonal Sosyalist”ten kısaltma), ispanyollar “falanjist”, Belçikalılar “reksist”, Romenler “gardist” kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya”da çıktığı için hepsine birden “faşizm” demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya”da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970”lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye”de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye”de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920”den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye”de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye”de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay”a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt”tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
Nihal ATSIZ, 5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
--spoiler--
--spoiler--
“Faşist” demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca “facio” kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini”nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de “faşizm” denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar “nazi” (Nasyonal Sosyalist”ten kısaltma), ispanyollar “falanjist”, Belçikalılar “reksist”, Romenler “gardist” kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya”da çıktığı için hepsine birden “faşizm” demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya”da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970”lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye”de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye”de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920”den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye”de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye”de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay”a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt”tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
Nihal ATSIZ, 5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar