bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- y o r u l d u m5
- sarı poşet kudurtması14
- evliliği ayakta tutan güçler13
- true nickli yazar13
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- türkiye de muhalefet var mı10
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- en çok ihanet eden burçlar4
- celal şengör'ün burç yorumu4
- iş hayatında takılan maskeler5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kış geliyor6
- tai lung10
- manisada okul saldırısı17
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- kova burçlari bakar misiniz4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek7
- z kuşağı9
- siyaset üstü yazarlar9
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı3
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak3
- kendinden bile sakladığın şey4
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- götünden tanırım seni2
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- selvi boylu mal yazmalım2
- turbun küçüğü2
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- berbere gidince söylenenler5
- kira fiyatları3
- halk tv haberciliği5
- kuyruk sallamazsan kimse peşine takılmaz2
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- iş arayanların aslında para araması10
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- kastamonu5
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
Faşist demek italyan milliyetçisi demektir. italyanca "facio" kelimesinden türemiştir. Ülkemizde ota boka faşist diyen zihniyetin cehaleti yüzünden tüm vatancı, dinci, ırkçı kesime faşist denmektedir. Beyin yoksunluğu bu olsa gerek.
--spoiler--
“Faşist” demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca “facio” kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini”nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de “faşizm” denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar “nazi” (Nasyonal Sosyalist”ten kısaltma), ispanyollar “falanjist”, Belçikalılar “reksist”, Romenler “gardist” kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya”da çıktığı için hepsine birden “faşizm” demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya”da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970”lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye”de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye”de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920”den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye”de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye”de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay”a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt”tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
Nihal ATSIZ, 5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
--spoiler--
--spoiler--
“Faşist” demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca “facio” kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini”nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de “faşizm” denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar “nazi” (Nasyonal Sosyalist”ten kısaltma), ispanyollar “falanjist”, Belçikalılar “reksist”, Romenler “gardist” kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya”da çıktığı için hepsine birden “faşizm” demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya”da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970”lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye”de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye”de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920”den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye”de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye”de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay”a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt”tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
Nihal ATSIZ, 5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar