bugün
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı21
- iyilik vs dürüstlük5
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- kapadokya13
- islam barış dinidir43
- zeki insanların sevilmemesi5
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek3
- yeni partili sözlük yazarları26
- sarı torba satışının yasaklanması2
- olağan mucizeler2
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- bizimkiler3
- öpüşmek vs ayak fetişi2
- kemal kılıçdaroğlu6
- aynı eve çıkılacak iki yazar2
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sarapci koala53
- sözlük yazarlarının benzediği dizi karakterleri2
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı4
- bir demet tiyatro2
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- çanta5
- sözlüğe küsmek9
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- sözlük yazarlarının doğaüstü deneyimleri3
- balon4
- türkiye fenerbahçe federasyonu2
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
- ne kadar yaşlısın22
- hard seven hatun6
- yazdıklarına göre değil yazara göre oylama yapmak3
- mesaj alımını kapatmak3
- ibb davası3
- akp mhp dem ittifakı8
- velvet45
- yazarların şu an okudukları kitap4
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- askerliğin insana kazandırdıkları4
- muslettin amca adam değildir3
- dizi filmlerdeki gizli mesajları görebiliyorum2
- ankete gelin beyler31
- köpek günü3
- merkezi sistem klima3
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz8
- sözlükte sapık var mı6
- mesaj alımını aç diye ağlayan erkek2
- tespih2
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi4
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
"Bir kapı var. O kapının ardında başka bir dünya. Bu öyle bir kapı ki, ne düşündüğünle ya da ne umduğunla ilgilenmez. Bu kapıyı açmak cesaret ister. Eğer o kapıyı açarsan... Eğer o kapıyı açarsan, artık dönüşü olmaz. Anlıyor musun?" dedi üstâd. Genç adam düşündü. Bir gâyesi ve artık kaybedecek bir şeyinin olmadığını düşündü. Kapıya yöneldi. Elini kapı tokmağına götürdü. Üstâd hafifçe gülümsedi. Kapıyı araladı, korkarak. Oysa az önce tüm korkularından arındığını sanıyordu. Artık tokmağı çevirmişti ve üstâdın da dediği gibi geri dönüşü yoktu. Tüm çıplaklığıyla adım attı içeri. Arkasına baktı. Üstâd gülümseyerek kafasını salladı. Ve arkasından kapandı kapı. Kendinden emin adımlarla yürümeye başladı düz koridorda. Biraz ileride ihtiyar bir adam karşıladı onu. "Hoşgeldin gezgin." Böyle hitâp etmişti ona. Kafasında pek çok soru vardı; fakat sormak anlamsızdı. Bir odaya girdiler. Odada büyükçe bir dünya haritası ve işaretli pek çok ülke vardı. Onu bir sandalyeye oturttu. Karşısına geçti ve "Sana neden gezgin dediğimi biliyor musun?" diye sordu. Hayır anlamında kafasını salladı genç adam. Yüzünde sevecen bir gülümsemeyle haritayı göstererek "Çünkü sen bizim gezginimiz olacaksın. Bu dünyada neredeyse gitmediğin ve gezmediğin yer kalmayacak. Gördüklerin bizim için altın değerinde şeyler olacak. Elbette bunun belli evreleri var. Vereceğin kararlar hayati önem arz edecek. Anlıyor musun?" Sadece konuşmaya odaklanmıştı genç adam. "Elbette anlamıyorsun. Bunun için henüz erken. Ama anlayacaksın." Kısa bir sessizliğin ardından genç adam "Neyi istiyorsanız onu yapmaya hazırım." dedi. Bu umudunu kaybetmiş bir adamın cümlesiydi. ihtiyar adam kaşlarını çatarak "Benim için değil." dedi. "Unutma. Sen bir gezgin olacaksın. Ve gezginlerin kimsenin söylediği şeyleri yapmaya ihtiyacı yoktur." Duraksadı ve tekrar o sevecen gülümsemesini takınarak "Tabi her gezginin bir adı vardır. Senin adın da..." Arkasını döndü ve "Senin adın da Mete. Kağan Mete." Genç adamın adı odada yankılanırken içindeki kıpırtıyı hissetmeye başlamıştı bile.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar