bugün
- velvet34
- migros'a sorulacak tek soru13
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- victor osimhen15
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- tostumu yaptım5
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- arkadaşlar çok hastayım ya3
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- now tv neden gelmedi3
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- koşer ürün alan müslüman2
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- livakovic'in barcelona transferi5
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi3
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası4
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- osuruktan şiirler58
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi2
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- aleksey batrakov20
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- genelev3
- abdullah öcalan13
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- bik bik kız kaçırdı9
- alparslan kuytul13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- tarhana çorbası7
- yazarlara gelen son mesaj3
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- yılmaz güney filmleri6
- ismail kartal16
- kredi kartı2
- avanosun nevşehirde olması5
- yıllık izin3
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- ona bir şey söyle5
- bugün ne yapsam9
- reels izleme bağımlılığı6
- yılmaz güney büyüklüğü4
- her şeyi hatırlayan insan9
“Salih amel” kısaca, Allah Teala’nın rızasına uygun, kişinin kendisine ve/veya başkalarına faydası dokunan iş, fiil ve hareket demektir. Ulema, kelim-i tayyib (tevhid, tesbih, tehlil, tekbir) olmadan amel-i salih olmayacağını, niyet olmadan da bunların hiç birinin bulunmayacağını söyleyerek önemli bir noktaya parmak basmıştır. Niyetin sadece mü’min için bir anlam ve değer ifade ettiğini, kâfirin niyetinin hiçbir kıymetinin olmadığını belirtmiş olalım.
Yine bu cümleden olarak şöyle denmiştir: Amel-i salih, şu dört özelliği taşıyan ameldir: ilim, niyet, sabır ve ihlas.2) Bu son derece önemli bir açıklamadır. Zira dikkat edilirse bu 4 unsur ancak mü’minde bir arada bulunur.
Kur’an ve Sünnet’i modern değerler doğrultusunda yorumlamaya çalışanların, amel-i salih kavramını sulandırma gayreti bu bakımdan komik durmaktadır. Bu meyanda, “insanlığın yararına çalışmak”, “barışa yönelik hizmet üretmek”… gibi çarpıtıcı açıklamalar yapıldığını biliyoruz. “Salih” kelimesinin “sulh” ile aynı kökten geliyor olması, “salâh” ile “sulh”un bilinçli bir şekilde birbirine karıştırılması ve sonunda mü’min olsun kâfir olsun hoşumuza giden, beğenilerimizi okşayan bir şey yapmış bulunan herkesin cennete buyur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
şu noktanın altını çizelim: Yapılan iş ne olursa olsun, faili mü’min değilse “salih amel” olarak ifade edilemez. Zira Allah Teala salih amelin ancak mü’minlere özgü olarak fayda vereceğini şöyle ifade buyurmuştur: “Erkek olsun kadın olsun, her kim mü’min olarak salih amel işlerse cennete girer ve zerre kadar da haksızlığa uğratılmaz.” (4/en-Nisâ, 124)
Yapılan işin fayda verici salih amel olarak değerlendirilebilmesi için buradaki “mü’min olarak” kaydı behemehal göz önünde bulundurulmalıdır! Bu ayetin mefhumundan, “demek ki gayrimüslim de salih amel işleyebilir, ama mü’min olmadığı için onun salih amelinin bir faydası olmaz” gibi bir sonuç çıkarmak ilk bakışta mümkün gibi görünse de, ayete biraz yakından bakıldığında bunun bir yanılgı olduğu anlaşılacaktır. Zira bir amelin “salih” vasfını kazanabilmesi için “niyet ve ihlas”la birlikte bulunması gerektiğini yukarıda görmüştük. Mesela namaz kılmak, infakta bulunmak yahut Kur’an okumak birer salih ameldir. Peki bir gayrimüslim bunları yaparsa salih amel işlemiş olur mu? Olmaz. Çünkü görünüşte aynı fiil olmakla birlikte gayrimüslimden sadır olan bu fiillerde “iman ve niyet” unsurları bulunmadığı için, burada ancak şeklen bir benzerlikten söz edilebilir. Dolayısıyla ameli “salih” kılan, onu işleyende bulunan vasıflardır.
Niyet bahsi bunun için son derece önemlidir.
Yine bu cümleden olarak şöyle denmiştir: Amel-i salih, şu dört özelliği taşıyan ameldir: ilim, niyet, sabır ve ihlas.2) Bu son derece önemli bir açıklamadır. Zira dikkat edilirse bu 4 unsur ancak mü’minde bir arada bulunur.
Kur’an ve Sünnet’i modern değerler doğrultusunda yorumlamaya çalışanların, amel-i salih kavramını sulandırma gayreti bu bakımdan komik durmaktadır. Bu meyanda, “insanlığın yararına çalışmak”, “barışa yönelik hizmet üretmek”… gibi çarpıtıcı açıklamalar yapıldığını biliyoruz. “Salih” kelimesinin “sulh” ile aynı kökten geliyor olması, “salâh” ile “sulh”un bilinçli bir şekilde birbirine karıştırılması ve sonunda mü’min olsun kâfir olsun hoşumuza giden, beğenilerimizi okşayan bir şey yapmış bulunan herkesin cennete buyur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
şu noktanın altını çizelim: Yapılan iş ne olursa olsun, faili mü’min değilse “salih amel” olarak ifade edilemez. Zira Allah Teala salih amelin ancak mü’minlere özgü olarak fayda vereceğini şöyle ifade buyurmuştur: “Erkek olsun kadın olsun, her kim mü’min olarak salih amel işlerse cennete girer ve zerre kadar da haksızlığa uğratılmaz.” (4/en-Nisâ, 124)
Yapılan işin fayda verici salih amel olarak değerlendirilebilmesi için buradaki “mü’min olarak” kaydı behemehal göz önünde bulundurulmalıdır! Bu ayetin mefhumundan, “demek ki gayrimüslim de salih amel işleyebilir, ama mü’min olmadığı için onun salih amelinin bir faydası olmaz” gibi bir sonuç çıkarmak ilk bakışta mümkün gibi görünse de, ayete biraz yakından bakıldığında bunun bir yanılgı olduğu anlaşılacaktır. Zira bir amelin “salih” vasfını kazanabilmesi için “niyet ve ihlas”la birlikte bulunması gerektiğini yukarıda görmüştük. Mesela namaz kılmak, infakta bulunmak yahut Kur’an okumak birer salih ameldir. Peki bir gayrimüslim bunları yaparsa salih amel işlemiş olur mu? Olmaz. Çünkü görünüşte aynı fiil olmakla birlikte gayrimüslimden sadır olan bu fiillerde “iman ve niyet” unsurları bulunmadığı için, burada ancak şeklen bir benzerlikten söz edilebilir. Dolayısıyla ameli “salih” kılan, onu işleyende bulunan vasıflardır.
Niyet bahsi bunun için son derece önemlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar