bugün
- türklerin başarılı olduğu konular8
- kürtlerin başarılı olduğu konular7
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler4
- bekir bozdağ4
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın8
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- yunanlıların başarılı olduğu konular3
- yazarların başarılı olduğu konular2
- ellerim bos gonlum hos neyin kafasını yaşıyor4
- fatma betül sayan kaya37
- google hizmetlerini kullanan yahudi sevici vex4
- tavuk şiş4
- arapların iyi olduğu konular4
- seni bir daha ne zaman görebilirim mesajına cevap2
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- menemen2
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir2
- gandalf2
- hamsili cilt kremi8
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- karıcığım mini etek sana çok yakışıyor2
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler3
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- italyanların başarılı olduğu konular4
- akp seçmeni12
- yahudilerin en iyi olduğu konu teknoloji3
- tayvanın iyi olduğu konular3
- zorba arkadaşlar4
- rize de kar yağması2
- roboski3
- ellerim bos gonlum hos vs vexillarius the slayer2
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- sobayla konuşan adama dahi demek3
- ebemin iyi olduğu konu2
- yahudilerin en iyi olduğu konular3
- ağrı kesici kullanamamak3
- plaza kadınları3
- fransızların başarılı olduğu konular2
- hicr suresi2
- akp li kadınlar3
- moğolların başarılı olduğu konular2
- tanrının iyi olduğu konular2
- israil lobisi neden bu kadar çok güçlü2
- endonezyanın başarılı olduğu konular2
- ağlamak istemek ama ağlayamamak2
- intel'in israil tesisleri2
- erkek olmasaydın seninle olurdum diyen yazar2
- sabahları nefret edilen şeyler8
“Salih amel” kısaca, Allah Teala’nın rızasına uygun, kişinin kendisine ve/veya başkalarına faydası dokunan iş, fiil ve hareket demektir. Ulema, kelim-i tayyib (tevhid, tesbih, tehlil, tekbir) olmadan amel-i salih olmayacağını, niyet olmadan da bunların hiç birinin bulunmayacağını söyleyerek önemli bir noktaya parmak basmıştır. Niyetin sadece mü’min için bir anlam ve değer ifade ettiğini, kâfirin niyetinin hiçbir kıymetinin olmadığını belirtmiş olalım.
Yine bu cümleden olarak şöyle denmiştir: Amel-i salih, şu dört özelliği taşıyan ameldir: ilim, niyet, sabır ve ihlas.2) Bu son derece önemli bir açıklamadır. Zira dikkat edilirse bu 4 unsur ancak mü’minde bir arada bulunur.
Kur’an ve Sünnet’i modern değerler doğrultusunda yorumlamaya çalışanların, amel-i salih kavramını sulandırma gayreti bu bakımdan komik durmaktadır. Bu meyanda, “insanlığın yararına çalışmak”, “barışa yönelik hizmet üretmek”… gibi çarpıtıcı açıklamalar yapıldığını biliyoruz. “Salih” kelimesinin “sulh” ile aynı kökten geliyor olması, “salâh” ile “sulh”un bilinçli bir şekilde birbirine karıştırılması ve sonunda mü’min olsun kâfir olsun hoşumuza giden, beğenilerimizi okşayan bir şey yapmış bulunan herkesin cennete buyur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
şu noktanın altını çizelim: Yapılan iş ne olursa olsun, faili mü’min değilse “salih amel” olarak ifade edilemez. Zira Allah Teala salih amelin ancak mü’minlere özgü olarak fayda vereceğini şöyle ifade buyurmuştur: “Erkek olsun kadın olsun, her kim mü’min olarak salih amel işlerse cennete girer ve zerre kadar da haksızlığa uğratılmaz.” (4/en-Nisâ, 124)
Yapılan işin fayda verici salih amel olarak değerlendirilebilmesi için buradaki “mü’min olarak” kaydı behemehal göz önünde bulundurulmalıdır! Bu ayetin mefhumundan, “demek ki gayrimüslim de salih amel işleyebilir, ama mü’min olmadığı için onun salih amelinin bir faydası olmaz” gibi bir sonuç çıkarmak ilk bakışta mümkün gibi görünse de, ayete biraz yakından bakıldığında bunun bir yanılgı olduğu anlaşılacaktır. Zira bir amelin “salih” vasfını kazanabilmesi için “niyet ve ihlas”la birlikte bulunması gerektiğini yukarıda görmüştük. Mesela namaz kılmak, infakta bulunmak yahut Kur’an okumak birer salih ameldir. Peki bir gayrimüslim bunları yaparsa salih amel işlemiş olur mu? Olmaz. Çünkü görünüşte aynı fiil olmakla birlikte gayrimüslimden sadır olan bu fiillerde “iman ve niyet” unsurları bulunmadığı için, burada ancak şeklen bir benzerlikten söz edilebilir. Dolayısıyla ameli “salih” kılan, onu işleyende bulunan vasıflardır.
Niyet bahsi bunun için son derece önemlidir.
Yine bu cümleden olarak şöyle denmiştir: Amel-i salih, şu dört özelliği taşıyan ameldir: ilim, niyet, sabır ve ihlas.2) Bu son derece önemli bir açıklamadır. Zira dikkat edilirse bu 4 unsur ancak mü’minde bir arada bulunur.
Kur’an ve Sünnet’i modern değerler doğrultusunda yorumlamaya çalışanların, amel-i salih kavramını sulandırma gayreti bu bakımdan komik durmaktadır. Bu meyanda, “insanlığın yararına çalışmak”, “barışa yönelik hizmet üretmek”… gibi çarpıtıcı açıklamalar yapıldığını biliyoruz. “Salih” kelimesinin “sulh” ile aynı kökten geliyor olması, “salâh” ile “sulh”un bilinçli bir şekilde birbirine karıştırılması ve sonunda mü’min olsun kâfir olsun hoşumuza giden, beğenilerimizi okşayan bir şey yapmış bulunan herkesin cennete buyur edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
şu noktanın altını çizelim: Yapılan iş ne olursa olsun, faili mü’min değilse “salih amel” olarak ifade edilemez. Zira Allah Teala salih amelin ancak mü’minlere özgü olarak fayda vereceğini şöyle ifade buyurmuştur: “Erkek olsun kadın olsun, her kim mü’min olarak salih amel işlerse cennete girer ve zerre kadar da haksızlığa uğratılmaz.” (4/en-Nisâ, 124)
Yapılan işin fayda verici salih amel olarak değerlendirilebilmesi için buradaki “mü’min olarak” kaydı behemehal göz önünde bulundurulmalıdır! Bu ayetin mefhumundan, “demek ki gayrimüslim de salih amel işleyebilir, ama mü’min olmadığı için onun salih amelinin bir faydası olmaz” gibi bir sonuç çıkarmak ilk bakışta mümkün gibi görünse de, ayete biraz yakından bakıldığında bunun bir yanılgı olduğu anlaşılacaktır. Zira bir amelin “salih” vasfını kazanabilmesi için “niyet ve ihlas”la birlikte bulunması gerektiğini yukarıda görmüştük. Mesela namaz kılmak, infakta bulunmak yahut Kur’an okumak birer salih ameldir. Peki bir gayrimüslim bunları yaparsa salih amel işlemiş olur mu? Olmaz. Çünkü görünüşte aynı fiil olmakla birlikte gayrimüslimden sadır olan bu fiillerde “iman ve niyet” unsurları bulunmadığı için, burada ancak şeklen bir benzerlikten söz edilebilir. Dolayısıyla ameli “salih” kılan, onu işleyende bulunan vasıflardır.
Niyet bahsi bunun için son derece önemlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar