bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- gizli hesap6
- bir kızla dalga geçmek4
- en sevmediğin insan tipleri7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- tai lung42
- mavi göz7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- gece vardiyası yazarlar4
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- önlenemez mhp yükselişi2
- claudian clouds22
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- tupac amaru shakur2
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- ikinci defa askere gitmek5
- kahverengi gözlü olmak4
- çok zeki olmayan çok düşünmeyen güzel kız2
- eva murati3
- iyi geceler6
- akrep2
- pazar gecesi3
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- islam'ın hak dini olması6
- yalnız ölmek4
- deneme entry si2
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- gece geç saatte ışığı yanan evler4
- namazın amacı6
- özbek kadınlar14
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- kitap kapakları3
- uludağ itiraf10
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- anın görüntüsü25
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- melissa vargas7
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- beypazarı maden suyu2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
türk tiyatro, sinema, dizi/sit-com tarihinin gördüğü en büyük insanların başını çeken adam. anlatayım diyeceğim, kendime kızacağım binlercesini eksik yazacağım diye güzellemelerin.
daha lisedeyken sahne tecrübesi kazanan bu adam, o çağlarda ilk ödüllerini almaya başladı. ardından konservatuarı da başarılarla bitiren bilginer, ingiltere yolunu tutuyor. orada da okuyup -buraya dikkat- asıl ününü "ingiltere"de kazanıyor.
evet evet sit-com'ları ile dünyanın en iyisi, dizileri ile dünyanın en iyisi, film sanayisi ile dünyanın hollywood ile birlikte en iyi yapımlarını çıkaran ülkelerden olan ingiltere. ayrıca haluk abimiz "en seksi türk" başlığı ile ingiliz dergilerine kapak bile oluyor !
zuhal olcay ile evliliğiyle birlikte londra-istanbul mekik dokuyor. bu sırada hollywood dizisi olan "indiana jones"ta oyunculuk yapıyor. aynı zamanda dediğim gibi ingiliz dizilerinde roller alıyor.
zuhal olcay ile birlikte tiyatro stüdyosu kurarak en büyük tutkusu olan "tiyatro" oyunculuğuyla kariyerini sürdürmek istiyor.
--spoiler--
Bir tiyatro salon sahibi olmak için Odeon Sineması'nı kiralayıp inşaata başladı ancak 1996'da çıkan yangınla bütün emekler boşa gitti; yine de yılmayan Bilginer ve Olcay topluluktan ayrılarak 1999'da Moda'da baştan yaptıkları bir salonda Oyun Atölyesi'ni kurdular.
--spoiler--
15 yıl ingiltere'de yaşayan ve ingiliz perdelerinde ün kazanan böylesine muazzam bir insanı ülkemizde izlemenin onuru kadar sitemkar cümlelerimizi de gizleyemeyiz elbette. zira kendisinin avrupa'da yetişmiş en büyük oyuncular arasına gireceğine inanan otoriteler mevcuttu.
bu arada zuhal olcay evliliği bitiyor, aşkın nur yengi ile olan birlikteliği başlıyor tabii.
işte ben aslında işin bu noktasına değinmek istiyorum. tarifsiz tiyatro oyunculuğu, bir o kadar üst çıta televizyon ve beyaz perde rollerinin dışında bu adamın bir de müzik yetisi var ki.. benim diyen beri gelsin !
hele ki bu ülkede sesiyle geçinen vasıfsızlar, onlara prim veren melodik özür sahipleri gelin beri gelin !
tiyatro oyunculuk kadar diksiyon, gırtlak ve telaffuz meselesi olduğu için tiyatro tozu yutmuşların seslerinin enstrüman ile uyumu her zaman aşikar olmuştur ki zaten tiyatro eserlerinin azımsanamayacak kadarında oyun içi şarkılar mevcut.
fakat bilginer'inki başka arkadaş bambaşka.. elbette bunda dünyalar güzeli -güzeli dediysek yalnızca dış görünüş olarak değil ses yetisinden de mevzu bahis ediyoruz- iki şarkıcı ile evlilik yaşamış olmasının da etkisi yadsınamaz kanımca.
çok oyalamadan, öncelikle alternatif rock yorumunu şuracığa yerleştiriyorum. hem de bir cover. hem de "mahsuni şerif" üstadın "nem kaldı"sı !
https://www.youtube.com/watch?v=UIPLMe3s0o8
hoppp dur ayrılma. bak burda bir tane daha var. bu kez ne tahmin et. türk sanat müziği ! bu topraklardaki teknik olarak en vasıflı sayılan müzik türü ! buyrunuz, "böyle bir kara sevda" ;
https://www.youtube.com/watch?v=i7rX9BcL0Ao
bir müziksever, müzikyapar olarak en bombaları sonlara koymak istedim ki benim nacizane tercihim. şimdi de "cem karaca"nın namı-ı diğer "cem baba"nın belki de dinleyenleri tarafından en hüzün taşıyanı olarak seçtikleri şarkısıyla kulaklara değiyor.
" sen de başını alıp gitme " diyor. bu kez özgün müzik ile geliyor yani ! hoş sanat müziğine çalan bir yorumu var kendisinin ve enstrümanların fakat o kadar olacak.
kıyıda kuytuda bir kadın sesi var ki müzeyyan senarvari bir hava yaratmıyor değil, hah işte o da suzan kardeş.
bir cem karaca şarkısını hiçbir ama hiçbir zaman cem karaca'dan bir başkasının sesiyle dinlemedim, dinleyemedim. hele ki bunu.. lan bak ayağımda çorapla ıslak terliğe basayım ki, kuş parmağımı kapının kenarına çarpayım ki bu adam bana bu şarkıyı her açtığımda art arda bir düzine kere dinletiyor kendi sesinden. buyrun ;
https://www.youtube.com/watch?v=YmU9cCkMnEo
--spoiler--
ara not: can sıkıntısına meyilli olanlar, tam bu şarkının ortalarında bir yerde gözlerimizi doldurmayı ihmal etmiyoruz.
--spoiler--
veee elbette 15 sene ingiltere'de yaşamış, ününü orada kazanmış bir adamın ingilizce telaffuzuyla söylediği ingilizce bir şarkıyı es geçmek bize göre değil.
"sweet dreams" diyor, bir cover daha koyuyor önümüze. ahan da burada;
https://www.youtube.com/watch?v=9dHB9MUAiJc
yaa işte böyle gençler yaşlılar. yazdıkça yazasım, yazdıkça azasım geliyor ulan !
haaa atlarsam vallahi birazdan söyleyeceğim yemeği yiyemem, seslendirme konusundaki üstünlüğünden bahsedeyim mi biraz da hee edeyim mi ehehehe. yok etmeyeceğim fakat belirtmeden olmaz.
sen var ya sen.. ahh haluk abi, seninle bir dakika muhabbet etmek için nasıl da can atıyorum.
şener şen üstad ile birlikte türk tiyatro ve sinema tarihinin gördüğü en büyük adamdır bu adam benim lügatımda.
türkiye'nin morgan freeman'ıdır. büyüktür ulan çok büyüktür !
daha lisedeyken sahne tecrübesi kazanan bu adam, o çağlarda ilk ödüllerini almaya başladı. ardından konservatuarı da başarılarla bitiren bilginer, ingiltere yolunu tutuyor. orada da okuyup -buraya dikkat- asıl ününü "ingiltere"de kazanıyor.
evet evet sit-com'ları ile dünyanın en iyisi, dizileri ile dünyanın en iyisi, film sanayisi ile dünyanın hollywood ile birlikte en iyi yapımlarını çıkaran ülkelerden olan ingiltere. ayrıca haluk abimiz "en seksi türk" başlığı ile ingiliz dergilerine kapak bile oluyor !
zuhal olcay ile evliliğiyle birlikte londra-istanbul mekik dokuyor. bu sırada hollywood dizisi olan "indiana jones"ta oyunculuk yapıyor. aynı zamanda dediğim gibi ingiliz dizilerinde roller alıyor.
zuhal olcay ile birlikte tiyatro stüdyosu kurarak en büyük tutkusu olan "tiyatro" oyunculuğuyla kariyerini sürdürmek istiyor.
--spoiler--
Bir tiyatro salon sahibi olmak için Odeon Sineması'nı kiralayıp inşaata başladı ancak 1996'da çıkan yangınla bütün emekler boşa gitti; yine de yılmayan Bilginer ve Olcay topluluktan ayrılarak 1999'da Moda'da baştan yaptıkları bir salonda Oyun Atölyesi'ni kurdular.
--spoiler--
15 yıl ingiltere'de yaşayan ve ingiliz perdelerinde ün kazanan böylesine muazzam bir insanı ülkemizde izlemenin onuru kadar sitemkar cümlelerimizi de gizleyemeyiz elbette. zira kendisinin avrupa'da yetişmiş en büyük oyuncular arasına gireceğine inanan otoriteler mevcuttu.
bu arada zuhal olcay evliliği bitiyor, aşkın nur yengi ile olan birlikteliği başlıyor tabii.
işte ben aslında işin bu noktasına değinmek istiyorum. tarifsiz tiyatro oyunculuğu, bir o kadar üst çıta televizyon ve beyaz perde rollerinin dışında bu adamın bir de müzik yetisi var ki.. benim diyen beri gelsin !
hele ki bu ülkede sesiyle geçinen vasıfsızlar, onlara prim veren melodik özür sahipleri gelin beri gelin !
tiyatro oyunculuk kadar diksiyon, gırtlak ve telaffuz meselesi olduğu için tiyatro tozu yutmuşların seslerinin enstrüman ile uyumu her zaman aşikar olmuştur ki zaten tiyatro eserlerinin azımsanamayacak kadarında oyun içi şarkılar mevcut.
fakat bilginer'inki başka arkadaş bambaşka.. elbette bunda dünyalar güzeli -güzeli dediysek yalnızca dış görünüş olarak değil ses yetisinden de mevzu bahis ediyoruz- iki şarkıcı ile evlilik yaşamış olmasının da etkisi yadsınamaz kanımca.
çok oyalamadan, öncelikle alternatif rock yorumunu şuracığa yerleştiriyorum. hem de bir cover. hem de "mahsuni şerif" üstadın "nem kaldı"sı !
https://www.youtube.com/watch?v=UIPLMe3s0o8
hoppp dur ayrılma. bak burda bir tane daha var. bu kez ne tahmin et. türk sanat müziği ! bu topraklardaki teknik olarak en vasıflı sayılan müzik türü ! buyrunuz, "böyle bir kara sevda" ;
https://www.youtube.com/watch?v=i7rX9BcL0Ao
bir müziksever, müzikyapar olarak en bombaları sonlara koymak istedim ki benim nacizane tercihim. şimdi de "cem karaca"nın namı-ı diğer "cem baba"nın belki de dinleyenleri tarafından en hüzün taşıyanı olarak seçtikleri şarkısıyla kulaklara değiyor.
" sen de başını alıp gitme " diyor. bu kez özgün müzik ile geliyor yani ! hoş sanat müziğine çalan bir yorumu var kendisinin ve enstrümanların fakat o kadar olacak.
kıyıda kuytuda bir kadın sesi var ki müzeyyan senarvari bir hava yaratmıyor değil, hah işte o da suzan kardeş.
bir cem karaca şarkısını hiçbir ama hiçbir zaman cem karaca'dan bir başkasının sesiyle dinlemedim, dinleyemedim. hele ki bunu.. lan bak ayağımda çorapla ıslak terliğe basayım ki, kuş parmağımı kapının kenarına çarpayım ki bu adam bana bu şarkıyı her açtığımda art arda bir düzine kere dinletiyor kendi sesinden. buyrun ;
https://www.youtube.com/watch?v=YmU9cCkMnEo
--spoiler--
ara not: can sıkıntısına meyilli olanlar, tam bu şarkının ortalarında bir yerde gözlerimizi doldurmayı ihmal etmiyoruz.
--spoiler--
veee elbette 15 sene ingiltere'de yaşamış, ününü orada kazanmış bir adamın ingilizce telaffuzuyla söylediği ingilizce bir şarkıyı es geçmek bize göre değil.
"sweet dreams" diyor, bir cover daha koyuyor önümüze. ahan da burada;
https://www.youtube.com/watch?v=9dHB9MUAiJc
yaa işte böyle gençler yaşlılar. yazdıkça yazasım, yazdıkça azasım geliyor ulan !
haaa atlarsam vallahi birazdan söyleyeceğim yemeği yiyemem, seslendirme konusundaki üstünlüğünden bahsedeyim mi biraz da hee edeyim mi ehehehe. yok etmeyeceğim fakat belirtmeden olmaz.
sen var ya sen.. ahh haluk abi, seninle bir dakika muhabbet etmek için nasıl da can atıyorum.
şener şen üstad ile birlikte türk tiyatro ve sinema tarihinin gördüğü en büyük adamdır bu adam benim lügatımda.
türkiye'nin morgan freeman'ıdır. büyüktür ulan çok büyüktür !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar