bugün
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği14
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez14
- parcalandim toparlanamiyorum4
- yeni parti50
- kıyafet alışverişi6
- sözlük kızlarının kekleri11
- çorumda konser için müzik grubu öner3
- manifest grubu vs tarkan14
- gebze fm5
- yine çok fena burnum kanadı2
- çekirge istilası3
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti6
- sevgili3
- en iyi web tarayıcısı3
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak6
- oooo manifest2
- taliban vs ışid3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- hikayeyi devam ettir54
- huzur3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- sözlük erkeklerinin kekleri2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi3
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması6
- memeli kuvvetler2
- camlar açık çıplak yatmak5
- türk hava yolları2
- kedilerin artık fare yakalamaması6
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü3
- a haber2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- peugeot 6044
- opera tarayıcıya reklamsız vpnli gizli sörf yapmak2
- sinem dedetaş6
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri3
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- sucukçu birader2
- kızlar2
- nickten isim tahmini yapmak72
- kemal kılıçdaroğlu16
- tüm fake hesapların öbür sözlükten gelmiş olması3
- kürt arkadaşa verilebilecek hediyeler3
- kız düşürme teknikleri2
- özgürlükçü pedagoji2
- uykuya doyamamak3
“Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda, ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla. Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslına bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu kararlar. Şimdi her satırı, bu satırı da neden yazdım? diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum.”
(Oğuz Atay~Tehlikeli Oyunlar)
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda, ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla. Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslına bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu kararlar. Şimdi her satırı, bu satırı da neden yazdım? diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum.”
(Oğuz Atay~Tehlikeli Oyunlar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar