bugün
- habire1275
- izmirli kızların verici olması34
- habire12 adamdır37
- ben geldim naneler13
- sssilvermist22
- claudian clouds kadındır12
- yazarların almak istediği hediyeler4
- cilgincapkin13
- mutsuzluğun en büyük nedeni10
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar8
- anın görüntüsü18
- tas kafa traşlı hırt sorunu2
- deccal'in sozluge gelmesi10
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- japon denince akla gelenler2
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- küs insanları barıştırmak3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- ben senin yerinde olsam5
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- sözlükteki kavganın amacı5
- lionel messi6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- en sevilen su markası3
- suca suruklenen cocuk7
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu5
- yorgun mermi13
- sözlüğün en güzel kızıyla çıkmak2
- temmuz6
- nickten isim tahmini yapmak25
- mutlu ama uzak olsun3
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- burhaniye6
- sabahın 4 ünde parkta bir bankta oturan küçük kız2
- şu anda çalan şarkı2
- vincent van gogh5
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
7 haziran 2015 milletvekili genel seçimlerinde 4 akp, 1 chp ve 1 mhpli vekili meclise göndermiş olan doğu karadeniz şehri.
muhtemelen bu tablo 1 kasım 2015 türkiye erken genel seçiminde de değişmeyecek.
akp'den süleyman soylu ilk sıra adayı olarak, chp'den haluk pekşen, mhp'den ise koray aydın meclisteki yerini bir kez daha alacak.
hdp trabzon 1. sıra milletvekili adayı hüseyin taka'nın ise geçen seçimde aldığı 6174 oyun altına inmeme hedefinin olacağı aşikar.
bu seçimlerin en zor seçmeni de hakiki trabzonsporlu olup gasp edilen hakları için başta akp'ye sonra da işbirlikçisi chp ve mhp'Ye hesap soranlardır. siyaset-futbol ilişkisini okumlayamayan trabzon seçmeni 3 temmuz 2011'den bu yana, yani şikenin resmi olarak dökümlendiği tarihten bu yana, emek hırsızlarının dolaylı ya da doğrudan koruyucusu olan siyasilere karşı hiç bir şekilde ortak duruş, tepki sergileyememiştir. hatta ve hatta şehrine gelen büyük hırsızlara atkı takma yarışı içine girmiş tribün liderlerini, davasını 3 kuruşa siyasete satan başkan ve yöneticileri, ''şike'' benim için bir seçim kriteri değil diyerek trabzonspor'u ''ikinci planda'' konumlandıranları, bir taraftan kendi taraftarına bir taraftan siyasilere laf anlatmaya çalışan bir avuç kalmış onurlu insanları biz çok iyi biliyoruz...
her fırsatta ''öteki''leştirilen, yok sayılan siyasetin sadece sömürülmeye müsait insanların yaşadığı bir coğrafya olarak gözlemlediği, geçmişten gelen ''milliyetçilik'' refleksinin her fırsatta başına iş açtığı ama bunun aslında devletin kendi pis amaçları için kullanıldığı bir coğrafya... yeşilin bin tonlu rengini kardeş rize ile koynunda bulunduran sırtını zigana'ya dayamış, göğsünü karadeniz'e dönmüş bir coğrafya... biraz değiştirirsek; sırtını taş-maden ocakları, yeşil yol, hes, tünel vb yatırım görünümlü daha fazla rant getiren işlemlerle yasladığı dağlarını kaybeden, göğsünü döndüğü karadeniz'i ise, sadece kendisi değil, samsun'dan hopa'ya kadar bütün kardeşleriyle birlikte kaybetmiş olan bir coğrafya... çernobil'in hesabını soramamış ama her sene bir yakınını da köydeki mezarlığa gömmekten bıkmamış bir sabır halinin varlık gösterdiği topraklar... tek geçim kaynağının fındık ve eğer kaldıysa kısmi olarak da hayvancılık olarak varlık gösterdiği kalanlarının da gurbette yaşama tutunmaya çalıştığı birçoğunun almanya'da bulunduğu memleket... kimse de çıkıp dememiş bana emekli maaşı verdin, hastam var bakıcı maaşı verdin, sakat olduğum için bana maaş verdin. ama yaşadığım yerin içine niye ettin? beni, bizi bu hale niye getirdin? coğrafyanın esiri olmuşken zaten biz, siz kravatlıların da niye esiri oluyoruz, ha? dememiş. diyememiş. diyenin de sesi çok çıkmamış zaten. toplum tümüyle ve her köşesiyle kirlenirken birinciliği elde etmiş, bu çöküntüden çok daha hızlı etkilenmiş...
''karadeniz kayadeniz olmasın'' diyen avukat cihan erenler'in, volkanlar'ın, kazımlar'ın memleketi işte...
tüm bunlar olurken de saflaştırılan, susturulan, soyutlanmasına rağmen arada bir pohpohlanıp kendini türkiye'nin t'si ve çimentosu görmek konusunda bir hayli istekli ve ısrarcı görünmesi sağlanan tepkisiz insanların coğrafyası. dışlandıkça artan ''ben de aslında sizdenim'' iç güdüsel eylemliliği kurulu saat gibi ara ara gösterir kendini.
bakalım, alarm bir daha ne zaman çalacak?
muhtemelen bu tablo 1 kasım 2015 türkiye erken genel seçiminde de değişmeyecek.
akp'den süleyman soylu ilk sıra adayı olarak, chp'den haluk pekşen, mhp'den ise koray aydın meclisteki yerini bir kez daha alacak.
hdp trabzon 1. sıra milletvekili adayı hüseyin taka'nın ise geçen seçimde aldığı 6174 oyun altına inmeme hedefinin olacağı aşikar.
bu seçimlerin en zor seçmeni de hakiki trabzonsporlu olup gasp edilen hakları için başta akp'ye sonra da işbirlikçisi chp ve mhp'Ye hesap soranlardır. siyaset-futbol ilişkisini okumlayamayan trabzon seçmeni 3 temmuz 2011'den bu yana, yani şikenin resmi olarak dökümlendiği tarihten bu yana, emek hırsızlarının dolaylı ya da doğrudan koruyucusu olan siyasilere karşı hiç bir şekilde ortak duruş, tepki sergileyememiştir. hatta ve hatta şehrine gelen büyük hırsızlara atkı takma yarışı içine girmiş tribün liderlerini, davasını 3 kuruşa siyasete satan başkan ve yöneticileri, ''şike'' benim için bir seçim kriteri değil diyerek trabzonspor'u ''ikinci planda'' konumlandıranları, bir taraftan kendi taraftarına bir taraftan siyasilere laf anlatmaya çalışan bir avuç kalmış onurlu insanları biz çok iyi biliyoruz...
her fırsatta ''öteki''leştirilen, yok sayılan siyasetin sadece sömürülmeye müsait insanların yaşadığı bir coğrafya olarak gözlemlediği, geçmişten gelen ''milliyetçilik'' refleksinin her fırsatta başına iş açtığı ama bunun aslında devletin kendi pis amaçları için kullanıldığı bir coğrafya... yeşilin bin tonlu rengini kardeş rize ile koynunda bulunduran sırtını zigana'ya dayamış, göğsünü karadeniz'e dönmüş bir coğrafya... biraz değiştirirsek; sırtını taş-maden ocakları, yeşil yol, hes, tünel vb yatırım görünümlü daha fazla rant getiren işlemlerle yasladığı dağlarını kaybeden, göğsünü döndüğü karadeniz'i ise, sadece kendisi değil, samsun'dan hopa'ya kadar bütün kardeşleriyle birlikte kaybetmiş olan bir coğrafya... çernobil'in hesabını soramamış ama her sene bir yakınını da köydeki mezarlığa gömmekten bıkmamış bir sabır halinin varlık gösterdiği topraklar... tek geçim kaynağının fındık ve eğer kaldıysa kısmi olarak da hayvancılık olarak varlık gösterdiği kalanlarının da gurbette yaşama tutunmaya çalıştığı birçoğunun almanya'da bulunduğu memleket... kimse de çıkıp dememiş bana emekli maaşı verdin, hastam var bakıcı maaşı verdin, sakat olduğum için bana maaş verdin. ama yaşadığım yerin içine niye ettin? beni, bizi bu hale niye getirdin? coğrafyanın esiri olmuşken zaten biz, siz kravatlıların da niye esiri oluyoruz, ha? dememiş. diyememiş. diyenin de sesi çok çıkmamış zaten. toplum tümüyle ve her köşesiyle kirlenirken birinciliği elde etmiş, bu çöküntüden çok daha hızlı etkilenmiş...
''karadeniz kayadeniz olmasın'' diyen avukat cihan erenler'in, volkanlar'ın, kazımlar'ın memleketi işte...
tüm bunlar olurken de saflaştırılan, susturulan, soyutlanmasına rağmen arada bir pohpohlanıp kendini türkiye'nin t'si ve çimentosu görmek konusunda bir hayli istekli ve ısrarcı görünmesi sağlanan tepkisiz insanların coğrafyası. dışlandıkça artan ''ben de aslında sizdenim'' iç güdüsel eylemliliği kurulu saat gibi ara ara gösterir kendini.
bakalım, alarm bir daha ne zaman çalacak?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar