bugün
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız8
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir4
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- true silik olsun7
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- platon un mağara alegorisi12
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- sucuk döner3
- sözlüğün kırbacı5
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması4
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- seni severken valizini hazır tutan kadın3
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- islamda kadın6
- tavuk döner2
- iskender2
- bıçak arası2
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- yeralti edebiyatcisi9
- gocu34
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- jahrein2
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- şu an dinlenen şarkı2
- isa aras mersinli2
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- aşk6
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- güne iyi başlamak3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- ey insan8
- ona bir şey söyle5
7 haziran 2015 milletvekili genel seçimlerinde 4 akp, 1 chp ve 1 mhpli vekili meclise göndermiş olan doğu karadeniz şehri.
muhtemelen bu tablo 1 kasım 2015 türkiye erken genel seçiminde de değişmeyecek.
akp'den süleyman soylu ilk sıra adayı olarak, chp'den haluk pekşen, mhp'den ise koray aydın meclisteki yerini bir kez daha alacak.
hdp trabzon 1. sıra milletvekili adayı hüseyin taka'nın ise geçen seçimde aldığı 6174 oyun altına inmeme hedefinin olacağı aşikar.
bu seçimlerin en zor seçmeni de hakiki trabzonsporlu olup gasp edilen hakları için başta akp'ye sonra da işbirlikçisi chp ve mhp'Ye hesap soranlardır. siyaset-futbol ilişkisini okumlayamayan trabzon seçmeni 3 temmuz 2011'den bu yana, yani şikenin resmi olarak dökümlendiği tarihten bu yana, emek hırsızlarının dolaylı ya da doğrudan koruyucusu olan siyasilere karşı hiç bir şekilde ortak duruş, tepki sergileyememiştir. hatta ve hatta şehrine gelen büyük hırsızlara atkı takma yarışı içine girmiş tribün liderlerini, davasını 3 kuruşa siyasete satan başkan ve yöneticileri, ''şike'' benim için bir seçim kriteri değil diyerek trabzonspor'u ''ikinci planda'' konumlandıranları, bir taraftan kendi taraftarına bir taraftan siyasilere laf anlatmaya çalışan bir avuç kalmış onurlu insanları biz çok iyi biliyoruz...
her fırsatta ''öteki''leştirilen, yok sayılan siyasetin sadece sömürülmeye müsait insanların yaşadığı bir coğrafya olarak gözlemlediği, geçmişten gelen ''milliyetçilik'' refleksinin her fırsatta başına iş açtığı ama bunun aslında devletin kendi pis amaçları için kullanıldığı bir coğrafya... yeşilin bin tonlu rengini kardeş rize ile koynunda bulunduran sırtını zigana'ya dayamış, göğsünü karadeniz'e dönmüş bir coğrafya... biraz değiştirirsek; sırtını taş-maden ocakları, yeşil yol, hes, tünel vb yatırım görünümlü daha fazla rant getiren işlemlerle yasladığı dağlarını kaybeden, göğsünü döndüğü karadeniz'i ise, sadece kendisi değil, samsun'dan hopa'ya kadar bütün kardeşleriyle birlikte kaybetmiş olan bir coğrafya... çernobil'in hesabını soramamış ama her sene bir yakınını da köydeki mezarlığa gömmekten bıkmamış bir sabır halinin varlık gösterdiği topraklar... tek geçim kaynağının fındık ve eğer kaldıysa kısmi olarak da hayvancılık olarak varlık gösterdiği kalanlarının da gurbette yaşama tutunmaya çalıştığı birçoğunun almanya'da bulunduğu memleket... kimse de çıkıp dememiş bana emekli maaşı verdin, hastam var bakıcı maaşı verdin, sakat olduğum için bana maaş verdin. ama yaşadığım yerin içine niye ettin? beni, bizi bu hale niye getirdin? coğrafyanın esiri olmuşken zaten biz, siz kravatlıların da niye esiri oluyoruz, ha? dememiş. diyememiş. diyenin de sesi çok çıkmamış zaten. toplum tümüyle ve her köşesiyle kirlenirken birinciliği elde etmiş, bu çöküntüden çok daha hızlı etkilenmiş...
''karadeniz kayadeniz olmasın'' diyen avukat cihan erenler'in, volkanlar'ın, kazımlar'ın memleketi işte...
tüm bunlar olurken de saflaştırılan, susturulan, soyutlanmasına rağmen arada bir pohpohlanıp kendini türkiye'nin t'si ve çimentosu görmek konusunda bir hayli istekli ve ısrarcı görünmesi sağlanan tepkisiz insanların coğrafyası. dışlandıkça artan ''ben de aslında sizdenim'' iç güdüsel eylemliliği kurulu saat gibi ara ara gösterir kendini.
bakalım, alarm bir daha ne zaman çalacak?
muhtemelen bu tablo 1 kasım 2015 türkiye erken genel seçiminde de değişmeyecek.
akp'den süleyman soylu ilk sıra adayı olarak, chp'den haluk pekşen, mhp'den ise koray aydın meclisteki yerini bir kez daha alacak.
hdp trabzon 1. sıra milletvekili adayı hüseyin taka'nın ise geçen seçimde aldığı 6174 oyun altına inmeme hedefinin olacağı aşikar.
bu seçimlerin en zor seçmeni de hakiki trabzonsporlu olup gasp edilen hakları için başta akp'ye sonra da işbirlikçisi chp ve mhp'Ye hesap soranlardır. siyaset-futbol ilişkisini okumlayamayan trabzon seçmeni 3 temmuz 2011'den bu yana, yani şikenin resmi olarak dökümlendiği tarihten bu yana, emek hırsızlarının dolaylı ya da doğrudan koruyucusu olan siyasilere karşı hiç bir şekilde ortak duruş, tepki sergileyememiştir. hatta ve hatta şehrine gelen büyük hırsızlara atkı takma yarışı içine girmiş tribün liderlerini, davasını 3 kuruşa siyasete satan başkan ve yöneticileri, ''şike'' benim için bir seçim kriteri değil diyerek trabzonspor'u ''ikinci planda'' konumlandıranları, bir taraftan kendi taraftarına bir taraftan siyasilere laf anlatmaya çalışan bir avuç kalmış onurlu insanları biz çok iyi biliyoruz...
her fırsatta ''öteki''leştirilen, yok sayılan siyasetin sadece sömürülmeye müsait insanların yaşadığı bir coğrafya olarak gözlemlediği, geçmişten gelen ''milliyetçilik'' refleksinin her fırsatta başına iş açtığı ama bunun aslında devletin kendi pis amaçları için kullanıldığı bir coğrafya... yeşilin bin tonlu rengini kardeş rize ile koynunda bulunduran sırtını zigana'ya dayamış, göğsünü karadeniz'e dönmüş bir coğrafya... biraz değiştirirsek; sırtını taş-maden ocakları, yeşil yol, hes, tünel vb yatırım görünümlü daha fazla rant getiren işlemlerle yasladığı dağlarını kaybeden, göğsünü döndüğü karadeniz'i ise, sadece kendisi değil, samsun'dan hopa'ya kadar bütün kardeşleriyle birlikte kaybetmiş olan bir coğrafya... çernobil'in hesabını soramamış ama her sene bir yakınını da köydeki mezarlığa gömmekten bıkmamış bir sabır halinin varlık gösterdiği topraklar... tek geçim kaynağının fındık ve eğer kaldıysa kısmi olarak da hayvancılık olarak varlık gösterdiği kalanlarının da gurbette yaşama tutunmaya çalıştığı birçoğunun almanya'da bulunduğu memleket... kimse de çıkıp dememiş bana emekli maaşı verdin, hastam var bakıcı maaşı verdin, sakat olduğum için bana maaş verdin. ama yaşadığım yerin içine niye ettin? beni, bizi bu hale niye getirdin? coğrafyanın esiri olmuşken zaten biz, siz kravatlıların da niye esiri oluyoruz, ha? dememiş. diyememiş. diyenin de sesi çok çıkmamış zaten. toplum tümüyle ve her köşesiyle kirlenirken birinciliği elde etmiş, bu çöküntüden çok daha hızlı etkilenmiş...
''karadeniz kayadeniz olmasın'' diyen avukat cihan erenler'in, volkanlar'ın, kazımlar'ın memleketi işte...
tüm bunlar olurken de saflaştırılan, susturulan, soyutlanmasına rağmen arada bir pohpohlanıp kendini türkiye'nin t'si ve çimentosu görmek konusunda bir hayli istekli ve ısrarcı görünmesi sağlanan tepkisiz insanların coğrafyası. dışlandıkça artan ''ben de aslında sizdenim'' iç güdüsel eylemliliği kurulu saat gibi ara ara gösterir kendini.
bakalım, alarm bir daha ne zaman çalacak?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar