bugün
- yazarların en sevdiği meyve11
- mehmet okuyan6
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması5
- sigara kullanmayıp alkol kullanan insan karizması3
- macar tv sinde haber yayınının durdurulması5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- tavuk gibi erkenden yatan sözlük kızları5
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak5
- kiraz cicegi kolonyasi35
- ergin orbey2
- ressam mehmet raif ersoy3
- hastane randevusu3
- sözlükte adı çıkmış bir kadınla sevgili olmak2
- ab parlamentosu'nun türk askerine iftira atması2
- corona sonrası dünya düzeni5
- bir anne sözü bırak4
- ona bir şey söyle19
- köfteci yusuf2
- mersin de 41 sürücüye 3 milyon lira ceza3
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- sözlüğe bikinili fotoğrafını atan terbiyesiz2
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite7
- yazarların en sevdiği sözler9
- 1000 liralık boxer giymek6
- kuran da namazın olmaması21
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi10
- işimizin başındayız uludağ sözlük5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- bir ayet reddedince dinden çıkmak17
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- velvet38
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- kadın yazarların kavga etmesi11
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- mantra grubu6
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari3
- saraca finch house25
- b ehliyete 125ccnin sonbaharda olmasının nedeni2
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması33
- 10 temmuz 20265
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- macron koşacak diye park kapatan akepe25
- 2026 dünya kupası24
bugün birine hüngür hüngür ağladığım hayvan.
maalesef içimde bu insanlıktan var, maalesef diyorum zira üzüntüye gelemiyorum, bir başkası olsa dönüp bakmaz bile belki, hatta internette bilakis futbol topu gibi yavru kediye şut çekenler var. keşke onların 10 da biri kadar acımasız olabilsem diyorum kedni kendime...
olaya geliyorum, yaklaşık 10 aydır beslediğim bir sokak kedisi vardı.
hani hayvanlarda çeşit çeşittir ya, bir başka kedi yabancı birini gördümü yanına yaklaşmaz, dik dik bakar.
bu ise direk mırlayıp tatlı tatlı yanına geliyor bol bol güzel sesler çıkarıyordu.
gel gelelim olaya,
şimdi alt katta boş olan kepenklerle kapatılmış bir dükkan var.
depo olarak kullanıldığı için içerisi ıvır zıvır birsürü şeyle dolu.
bu kedi sadece kendisinin girebileceği boyutta olan bir pencerenin kırığından faydalanıyor ve buraya girip dünya tatlısı 4 tane yavrusu oluyor.
bu yavruların varlığını 4 güne kadar farketmiyorum bile zire dükkanın içi zar zor görünüyor, kedi ise gözlerden gizli olan az önce bahsettiğim yerden girip besliyor yavrularını.
gel gelelim bugün iş çıkışı eve gittiğimde bu anne kedi her zaman yaptığı gibi beni karşılamıyor, bir gidip girişi kontrol edeyim deyince korkunç olayı görüyorum.
anne o girişe atladığında sakatlanmış orda boş boş oturmaktan başka bir şey yapamıyor. beni görünce ayağa kalkmaya çalışıyor yalnız gene ağlamaklı sesler çıkarmak dışında bir şey yapamıyor.
kediği alıp veterinere götürmek için çukur gibi olan girişten biraz yukarı çıkarıp, kendimi çekmek için bıraktığımda yavruları için gözünü kırpmadan tekrar aşağı atıyor kendini o sakat hali ile... aklınca girmeye çalışıyor tekrar ama mümkün değil.
veterinere götürdüğümde omurgasının kırılmış olabileceğini söylüyor. büyük ihtimal omurgası kırıldı ya da basit bir incinme diyor, röntgeni yarın çekebilirm sabahtan diyor, 70 lira diyor çıkartıp veriyorum 70 lirayı bir sokak kedisi için. evet ona mama aldım, defalarca sütle besledim sosisle besleim birde çoğu kişi görse "salak mısın sen sokak kedisine 70 lira verilir mi" diyeceği şeyi de yapıyorum.
yarın röntgen sonucunda akıbeti belli olacak.
büyük ihtimal ölecek kedi...
bunu düşününce aklıma üzülmenin dışında yavruların akıbeti geliyor...
yavrulara dokunamayacağım kadar küçüük olan bir boşluk var kapının altında, kepengin arkasında oradan mama verebiliyorum, ama su çok zor oluyor.
4 saattir salak gibi o kedileri oradan nasıl çıkarabilirim diye düşünüyorum, evet kafayı buna takıyorum, anne için de ağlıyorum, evet salak gibi çoğu kişinin önemsiz görebileceği bir şey için ağlıyorum.
kepengin arkasındaki camı kırsam... kediler çok korkak siksen elime gelmezler.
dükkan sahibini tanımıyorum, aralık çıkamayacakları kadar küçük.
tanıdık birine danışarak itfaiye ye başvurdum, özel mülk diye açamayacaklarını söylediler.
polis tutanak tutarak açtırabilirmiş.
4 saatin sonunda ulaşabildiğim bilgi bu kadar.
anne ölürse... ki büyük ihtimal ölecek, kedileri o aralıktan hep besleyebileceğimi yeterli olabileceğini sanmıyorum.
kediler annenin girdiği yerden çıkamaycak kadar küçükler. çıksalar bile benim orda olmam lazım ki o devasa çukurdan kendi başlarına çıkamayacakları muhakkak. kepeng arkasındaki camı kırmak hakkımda soruşturulma başlatılmasından başka bir işe yaramaz.
anne ölmese ve iyileşse bile tekrar o çukura girip çıkma eylemini yapması çok zor olacak. her halükarda o kapı açılmalı.
veteriner dediğimiz hadise de çok yüksek bir fiyat biçip, "buna rağmen özürlü kalacak" derse ötenazi onayını verebilir miyim... bilmiyorum.
hata bende sanırım. o kediyi en başta hiç beslemesem belki de oraya yuva yapmazdı.
bir kedi insana hayatın anlamını sorgulatabilir mi? sevgi gösterdiğim için mi bir cana kıymış oldum? ve diğer 4 canı anasız bırakmış oldum? sanırım evet sorgulatabiliyor.
edit: kedinin omurgasında sıkıntı yok. bacağı çıkmış. 1 aya kendini toparlar dedi veteriner. dinlenmesi lazımmış sokakta yaşayamaz şu halde en az 1 ay kapalı ortamda kalmalı dedi. ben naaptım? mecbur olduğum şeyi. sokağa bırakamazdım o halde, bıraktığım takdirde analık içgüdüleri ağır basacak ve o halde bile kendini tereddüt etmeden tekrar o çukura atacaktı. o yüzden balkonda bakacağım 1 ay. sıçarsada işersede işesin temizleyeceğim mecburen.
dükkanın sahibini de bulduk, lakin kapıyı açınca kediler kaçtı saklandı bir yere, dükkan sahibi dükkanı ilaçlatacak kedileri de çıkartacakmış 1-2 güne. dışarda yaşayabilecek kadar büyümşler... bende istemem analarından henüz ayırmak ama içerde açlıktan birbirlerini yemelerinden iyidir. dışarda yakalayabilirsem birini balkona analarının yanına koyarım. ama zor görünüyor insan görmemişler neredeyse...
maalesef içimde bu insanlıktan var, maalesef diyorum zira üzüntüye gelemiyorum, bir başkası olsa dönüp bakmaz bile belki, hatta internette bilakis futbol topu gibi yavru kediye şut çekenler var. keşke onların 10 da biri kadar acımasız olabilsem diyorum kedni kendime...
olaya geliyorum, yaklaşık 10 aydır beslediğim bir sokak kedisi vardı.
hani hayvanlarda çeşit çeşittir ya, bir başka kedi yabancı birini gördümü yanına yaklaşmaz, dik dik bakar.
bu ise direk mırlayıp tatlı tatlı yanına geliyor bol bol güzel sesler çıkarıyordu.
gel gelelim olaya,
şimdi alt katta boş olan kepenklerle kapatılmış bir dükkan var.
depo olarak kullanıldığı için içerisi ıvır zıvır birsürü şeyle dolu.
bu kedi sadece kendisinin girebileceği boyutta olan bir pencerenin kırığından faydalanıyor ve buraya girip dünya tatlısı 4 tane yavrusu oluyor.
bu yavruların varlığını 4 güne kadar farketmiyorum bile zire dükkanın içi zar zor görünüyor, kedi ise gözlerden gizli olan az önce bahsettiğim yerden girip besliyor yavrularını.
gel gelelim bugün iş çıkışı eve gittiğimde bu anne kedi her zaman yaptığı gibi beni karşılamıyor, bir gidip girişi kontrol edeyim deyince korkunç olayı görüyorum.
anne o girişe atladığında sakatlanmış orda boş boş oturmaktan başka bir şey yapamıyor. beni görünce ayağa kalkmaya çalışıyor yalnız gene ağlamaklı sesler çıkarmak dışında bir şey yapamıyor.
kediği alıp veterinere götürmek için çukur gibi olan girişten biraz yukarı çıkarıp, kendimi çekmek için bıraktığımda yavruları için gözünü kırpmadan tekrar aşağı atıyor kendini o sakat hali ile... aklınca girmeye çalışıyor tekrar ama mümkün değil.
veterinere götürdüğümde omurgasının kırılmış olabileceğini söylüyor. büyük ihtimal omurgası kırıldı ya da basit bir incinme diyor, röntgeni yarın çekebilirm sabahtan diyor, 70 lira diyor çıkartıp veriyorum 70 lirayı bir sokak kedisi için. evet ona mama aldım, defalarca sütle besledim sosisle besleim birde çoğu kişi görse "salak mısın sen sokak kedisine 70 lira verilir mi" diyeceği şeyi de yapıyorum.
yarın röntgen sonucunda akıbeti belli olacak.
büyük ihtimal ölecek kedi...
bunu düşününce aklıma üzülmenin dışında yavruların akıbeti geliyor...
yavrulara dokunamayacağım kadar küçüük olan bir boşluk var kapının altında, kepengin arkasında oradan mama verebiliyorum, ama su çok zor oluyor.
4 saattir salak gibi o kedileri oradan nasıl çıkarabilirim diye düşünüyorum, evet kafayı buna takıyorum, anne için de ağlıyorum, evet salak gibi çoğu kişinin önemsiz görebileceği bir şey için ağlıyorum.
kepengin arkasındaki camı kırsam... kediler çok korkak siksen elime gelmezler.
dükkan sahibini tanımıyorum, aralık çıkamayacakları kadar küçük.
tanıdık birine danışarak itfaiye ye başvurdum, özel mülk diye açamayacaklarını söylediler.
polis tutanak tutarak açtırabilirmiş.
4 saatin sonunda ulaşabildiğim bilgi bu kadar.
anne ölürse... ki büyük ihtimal ölecek, kedileri o aralıktan hep besleyebileceğimi yeterli olabileceğini sanmıyorum.
kediler annenin girdiği yerden çıkamaycak kadar küçükler. çıksalar bile benim orda olmam lazım ki o devasa çukurdan kendi başlarına çıkamayacakları muhakkak. kepeng arkasındaki camı kırmak hakkımda soruşturulma başlatılmasından başka bir işe yaramaz.
anne ölmese ve iyileşse bile tekrar o çukura girip çıkma eylemini yapması çok zor olacak. her halükarda o kapı açılmalı.
veteriner dediğimiz hadise de çok yüksek bir fiyat biçip, "buna rağmen özürlü kalacak" derse ötenazi onayını verebilir miyim... bilmiyorum.
hata bende sanırım. o kediyi en başta hiç beslemesem belki de oraya yuva yapmazdı.
bir kedi insana hayatın anlamını sorgulatabilir mi? sevgi gösterdiğim için mi bir cana kıymış oldum? ve diğer 4 canı anasız bırakmış oldum? sanırım evet sorgulatabiliyor.
edit: kedinin omurgasında sıkıntı yok. bacağı çıkmış. 1 aya kendini toparlar dedi veteriner. dinlenmesi lazımmış sokakta yaşayamaz şu halde en az 1 ay kapalı ortamda kalmalı dedi. ben naaptım? mecbur olduğum şeyi. sokağa bırakamazdım o halde, bıraktığım takdirde analık içgüdüleri ağır basacak ve o halde bile kendini tereddüt etmeden tekrar o çukura atacaktı. o yüzden balkonda bakacağım 1 ay. sıçarsada işersede işesin temizleyeceğim mecburen.
dükkanın sahibini de bulduk, lakin kapıyı açınca kediler kaçtı saklandı bir yere, dükkan sahibi dükkanı ilaçlatacak kedileri de çıkartacakmış 1-2 güne. dışarda yaşayabilecek kadar büyümşler... bende istemem analarından henüz ayırmak ama içerde açlıktan birbirlerini yemelerinden iyidir. dışarda yakalayabilirsem birini balkona analarının yanına koyarım. ama zor görünüyor insan görmemişler neredeyse...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar