bugün
- rafael leao24
- deniz göktaş5
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz4
- günün sözü20
- sarapci koala69
- erkeklerin istediği tek şey17
- üşümeyi özlemek4
- türkiye13
- biraderlerin vurduyor olması12
- gram altın5
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- karı kıza para yedirir misiniz3
- kütahya2
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- tanrı ile röportajlar3
- en son ne zaman namaz kıldın13
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- biraderizm felsefesi3
- uşak2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- bir dinciyle tartışmak2
- anderson talisca7
- şarapçı koala ile viski içmek5
- burdur2
- sarapci diye nick alan akpli17
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- arkadaşlar size küstüm2
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- biraderine de sana da yeter artık2
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- fener balı15
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- hayden panettiere2
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- biraderioz2
- manifest11
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- zall'a parmak atıp hesap silnek2
- ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar2
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- açıkta bacak olunca herkesin bakması2
- yavşak koala5
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- hapoel beer sheva4
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
bugün birine hüngür hüngür ağladığım hayvan.
maalesef içimde bu insanlıktan var, maalesef diyorum zira üzüntüye gelemiyorum, bir başkası olsa dönüp bakmaz bile belki, hatta internette bilakis futbol topu gibi yavru kediye şut çekenler var. keşke onların 10 da biri kadar acımasız olabilsem diyorum kedni kendime...
olaya geliyorum, yaklaşık 10 aydır beslediğim bir sokak kedisi vardı.
hani hayvanlarda çeşit çeşittir ya, bir başka kedi yabancı birini gördümü yanına yaklaşmaz, dik dik bakar.
bu ise direk mırlayıp tatlı tatlı yanına geliyor bol bol güzel sesler çıkarıyordu.
gel gelelim olaya,
şimdi alt katta boş olan kepenklerle kapatılmış bir dükkan var.
depo olarak kullanıldığı için içerisi ıvır zıvır birsürü şeyle dolu.
bu kedi sadece kendisinin girebileceği boyutta olan bir pencerenin kırığından faydalanıyor ve buraya girip dünya tatlısı 4 tane yavrusu oluyor.
bu yavruların varlığını 4 güne kadar farketmiyorum bile zire dükkanın içi zar zor görünüyor, kedi ise gözlerden gizli olan az önce bahsettiğim yerden girip besliyor yavrularını.
gel gelelim bugün iş çıkışı eve gittiğimde bu anne kedi her zaman yaptığı gibi beni karşılamıyor, bir gidip girişi kontrol edeyim deyince korkunç olayı görüyorum.
anne o girişe atladığında sakatlanmış orda boş boş oturmaktan başka bir şey yapamıyor. beni görünce ayağa kalkmaya çalışıyor yalnız gene ağlamaklı sesler çıkarmak dışında bir şey yapamıyor.
kediği alıp veterinere götürmek için çukur gibi olan girişten biraz yukarı çıkarıp, kendimi çekmek için bıraktığımda yavruları için gözünü kırpmadan tekrar aşağı atıyor kendini o sakat hali ile... aklınca girmeye çalışıyor tekrar ama mümkün değil.
veterinere götürdüğümde omurgasının kırılmış olabileceğini söylüyor. büyük ihtimal omurgası kırıldı ya da basit bir incinme diyor, röntgeni yarın çekebilirm sabahtan diyor, 70 lira diyor çıkartıp veriyorum 70 lirayı bir sokak kedisi için. evet ona mama aldım, defalarca sütle besledim sosisle besleim birde çoğu kişi görse "salak mısın sen sokak kedisine 70 lira verilir mi" diyeceği şeyi de yapıyorum.
yarın röntgen sonucunda akıbeti belli olacak.
büyük ihtimal ölecek kedi...
bunu düşününce aklıma üzülmenin dışında yavruların akıbeti geliyor...
yavrulara dokunamayacağım kadar küçüük olan bir boşluk var kapının altında, kepengin arkasında oradan mama verebiliyorum, ama su çok zor oluyor.
4 saattir salak gibi o kedileri oradan nasıl çıkarabilirim diye düşünüyorum, evet kafayı buna takıyorum, anne için de ağlıyorum, evet salak gibi çoğu kişinin önemsiz görebileceği bir şey için ağlıyorum.
kepengin arkasındaki camı kırsam... kediler çok korkak siksen elime gelmezler.
dükkan sahibini tanımıyorum, aralık çıkamayacakları kadar küçük.
tanıdık birine danışarak itfaiye ye başvurdum, özel mülk diye açamayacaklarını söylediler.
polis tutanak tutarak açtırabilirmiş.
4 saatin sonunda ulaşabildiğim bilgi bu kadar.
anne ölürse... ki büyük ihtimal ölecek, kedileri o aralıktan hep besleyebileceğimi yeterli olabileceğini sanmıyorum.
kediler annenin girdiği yerden çıkamaycak kadar küçükler. çıksalar bile benim orda olmam lazım ki o devasa çukurdan kendi başlarına çıkamayacakları muhakkak. kepeng arkasındaki camı kırmak hakkımda soruşturulma başlatılmasından başka bir işe yaramaz.
anne ölmese ve iyileşse bile tekrar o çukura girip çıkma eylemini yapması çok zor olacak. her halükarda o kapı açılmalı.
veteriner dediğimiz hadise de çok yüksek bir fiyat biçip, "buna rağmen özürlü kalacak" derse ötenazi onayını verebilir miyim... bilmiyorum.
hata bende sanırım. o kediyi en başta hiç beslemesem belki de oraya yuva yapmazdı.
bir kedi insana hayatın anlamını sorgulatabilir mi? sevgi gösterdiğim için mi bir cana kıymış oldum? ve diğer 4 canı anasız bırakmış oldum? sanırım evet sorgulatabiliyor.
edit: kedinin omurgasında sıkıntı yok. bacağı çıkmış. 1 aya kendini toparlar dedi veteriner. dinlenmesi lazımmış sokakta yaşayamaz şu halde en az 1 ay kapalı ortamda kalmalı dedi. ben naaptım? mecbur olduğum şeyi. sokağa bırakamazdım o halde, bıraktığım takdirde analık içgüdüleri ağır basacak ve o halde bile kendini tereddüt etmeden tekrar o çukura atacaktı. o yüzden balkonda bakacağım 1 ay. sıçarsada işersede işesin temizleyeceğim mecburen.
dükkanın sahibini de bulduk, lakin kapıyı açınca kediler kaçtı saklandı bir yere, dükkan sahibi dükkanı ilaçlatacak kedileri de çıkartacakmış 1-2 güne. dışarda yaşayabilecek kadar büyümşler... bende istemem analarından henüz ayırmak ama içerde açlıktan birbirlerini yemelerinden iyidir. dışarda yakalayabilirsem birini balkona analarının yanına koyarım. ama zor görünüyor insan görmemişler neredeyse...
maalesef içimde bu insanlıktan var, maalesef diyorum zira üzüntüye gelemiyorum, bir başkası olsa dönüp bakmaz bile belki, hatta internette bilakis futbol topu gibi yavru kediye şut çekenler var. keşke onların 10 da biri kadar acımasız olabilsem diyorum kedni kendime...
olaya geliyorum, yaklaşık 10 aydır beslediğim bir sokak kedisi vardı.
hani hayvanlarda çeşit çeşittir ya, bir başka kedi yabancı birini gördümü yanına yaklaşmaz, dik dik bakar.
bu ise direk mırlayıp tatlı tatlı yanına geliyor bol bol güzel sesler çıkarıyordu.
gel gelelim olaya,
şimdi alt katta boş olan kepenklerle kapatılmış bir dükkan var.
depo olarak kullanıldığı için içerisi ıvır zıvır birsürü şeyle dolu.
bu kedi sadece kendisinin girebileceği boyutta olan bir pencerenin kırığından faydalanıyor ve buraya girip dünya tatlısı 4 tane yavrusu oluyor.
bu yavruların varlığını 4 güne kadar farketmiyorum bile zire dükkanın içi zar zor görünüyor, kedi ise gözlerden gizli olan az önce bahsettiğim yerden girip besliyor yavrularını.
gel gelelim bugün iş çıkışı eve gittiğimde bu anne kedi her zaman yaptığı gibi beni karşılamıyor, bir gidip girişi kontrol edeyim deyince korkunç olayı görüyorum.
anne o girişe atladığında sakatlanmış orda boş boş oturmaktan başka bir şey yapamıyor. beni görünce ayağa kalkmaya çalışıyor yalnız gene ağlamaklı sesler çıkarmak dışında bir şey yapamıyor.
kediği alıp veterinere götürmek için çukur gibi olan girişten biraz yukarı çıkarıp, kendimi çekmek için bıraktığımda yavruları için gözünü kırpmadan tekrar aşağı atıyor kendini o sakat hali ile... aklınca girmeye çalışıyor tekrar ama mümkün değil.
veterinere götürdüğümde omurgasının kırılmış olabileceğini söylüyor. büyük ihtimal omurgası kırıldı ya da basit bir incinme diyor, röntgeni yarın çekebilirm sabahtan diyor, 70 lira diyor çıkartıp veriyorum 70 lirayı bir sokak kedisi için. evet ona mama aldım, defalarca sütle besledim sosisle besleim birde çoğu kişi görse "salak mısın sen sokak kedisine 70 lira verilir mi" diyeceği şeyi de yapıyorum.
yarın röntgen sonucunda akıbeti belli olacak.
büyük ihtimal ölecek kedi...
bunu düşününce aklıma üzülmenin dışında yavruların akıbeti geliyor...
yavrulara dokunamayacağım kadar küçüük olan bir boşluk var kapının altında, kepengin arkasında oradan mama verebiliyorum, ama su çok zor oluyor.
4 saattir salak gibi o kedileri oradan nasıl çıkarabilirim diye düşünüyorum, evet kafayı buna takıyorum, anne için de ağlıyorum, evet salak gibi çoğu kişinin önemsiz görebileceği bir şey için ağlıyorum.
kepengin arkasındaki camı kırsam... kediler çok korkak siksen elime gelmezler.
dükkan sahibini tanımıyorum, aralık çıkamayacakları kadar küçük.
tanıdık birine danışarak itfaiye ye başvurdum, özel mülk diye açamayacaklarını söylediler.
polis tutanak tutarak açtırabilirmiş.
4 saatin sonunda ulaşabildiğim bilgi bu kadar.
anne ölürse... ki büyük ihtimal ölecek, kedileri o aralıktan hep besleyebileceğimi yeterli olabileceğini sanmıyorum.
kediler annenin girdiği yerden çıkamaycak kadar küçükler. çıksalar bile benim orda olmam lazım ki o devasa çukurdan kendi başlarına çıkamayacakları muhakkak. kepeng arkasındaki camı kırmak hakkımda soruşturulma başlatılmasından başka bir işe yaramaz.
anne ölmese ve iyileşse bile tekrar o çukura girip çıkma eylemini yapması çok zor olacak. her halükarda o kapı açılmalı.
veteriner dediğimiz hadise de çok yüksek bir fiyat biçip, "buna rağmen özürlü kalacak" derse ötenazi onayını verebilir miyim... bilmiyorum.
hata bende sanırım. o kediyi en başta hiç beslemesem belki de oraya yuva yapmazdı.
bir kedi insana hayatın anlamını sorgulatabilir mi? sevgi gösterdiğim için mi bir cana kıymış oldum? ve diğer 4 canı anasız bırakmış oldum? sanırım evet sorgulatabiliyor.
edit: kedinin omurgasında sıkıntı yok. bacağı çıkmış. 1 aya kendini toparlar dedi veteriner. dinlenmesi lazımmış sokakta yaşayamaz şu halde en az 1 ay kapalı ortamda kalmalı dedi. ben naaptım? mecbur olduğum şeyi. sokağa bırakamazdım o halde, bıraktığım takdirde analık içgüdüleri ağır basacak ve o halde bile kendini tereddüt etmeden tekrar o çukura atacaktı. o yüzden balkonda bakacağım 1 ay. sıçarsada işersede işesin temizleyeceğim mecburen.
dükkanın sahibini de bulduk, lakin kapıyı açınca kediler kaçtı saklandı bir yere, dükkan sahibi dükkanı ilaçlatacak kedileri de çıkartacakmış 1-2 güne. dışarda yaşayabilecek kadar büyümşler... bende istemem analarından henüz ayırmak ama içerde açlıktan birbirlerini yemelerinden iyidir. dışarda yakalayabilirsem birini balkona analarının yanına koyarım. ama zor görünüyor insan görmemişler neredeyse...
Gündemdeki Haberler