bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle10
- mehdiye inanıyor musunuz11
- manifest grubu vs tarkan19
- cennetten düşerken canın yandı mı7
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- bir insanın arkasından konuşmak3
- islam düşmanlarına bir soru9
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı7
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam3
- kız düşürme teknikleri5
- central bar2
- gelecek partisi3
- dolunayı seyretmek2
- kainatı allah'ın yaratmış olması2
- eren kaşıkçı5
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri12
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- luka gugeshashvili2
- 29 temmuz 2026 butlancıların birbirine girmesi3
- yeni parti51
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- içeri gidip tv izleyecek olmam3
- ahmet davutoğlu3
- gregor clegane3
- mehdinin almanyada olma ihtimali6
- gaziantep fk2
- ağırlık çalışmak4
- yazarların sözlükle ilgili kehanetleri3
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri3
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- mobile legends3
- zengin ama cimri erkek çekici midir2
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- sözlük kızlarının kekleri11
- hikayeyi devam ettir54
- johnny sinsin mutfağına konuk olmak3
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- sandor clegane2
- forlove19 sorunsalı4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- kanlı gözlerle aynaya bakmak3
- huzur7
- tywin lannister ve olenna tyrell2
- borsa 10 000 lere gidebilir mi3
- balerion4
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- the odyssey6
VOLNEY'e ait bir eserdir.
YIKINTILAR ya da iMPARATORLUKLARDAKi DERiN DEĞiŞiKLiKLER KONUSUNDA DÜŞÜNCELER olarak isimlendirilir.
eserin başındaki yakarış kısmı çok etkileyici olmakla beraber şu şekildedir:
YAKARIŞ
Issız YIKINTILAR, kutlu mezarlar, sessiz duvarlar!
Tanık gösterdiğim, yalvardığım sizlersiniz. Evet, anlayışsız bir adamın bakışları, gizli bir korkuyla, üzerinizde duramazken, ben sizi seyretmeye dalmakta, derin duyguların, yüksek düşüncelerin çekiciliğini buluyorum. Siz, danışmasını bilenlere, öyle yararlı dersler, öyle acıklı ya da derin düşünceler veriyorsunuz ki! Bütün dünya, baştanbaşa köleleşmiş bir durumda, acımasızların önünde ağız açamazken, onların nefret ettiği gerçekleri haykıran sizlerdiniz.
Kralların cesetlerini, son kölenin cesedinden ayırt etmeyerek, EŞiTLiK'in kutlu dogmasına hak veren sizlerdiniz. Özgürlük perisi, kendisinin insanlardan kaçan sevdalısı olan bana, sizin surlarınız içinde; beyinsiz bayağının düşündüğü gibi, ellerinde kamalar ve meşalelerle değil, sonsuzluğun kapılarında ölümlülerin yaptıklarını tartmak için, iki elinde kutlu tartılar tutan adaletin yüce görünümüyle göründü. Ey mezarlar! Kimbilir sizde ne çok üstün nitelik var!.. Acımasızları korkudan titretiyorsunuz:
Onların sövgü dolu zevklerini gizemli bir dehşetle zehirliyorsunuz; bozulmayan, tertemiz görünüşünüzden kaçan bu alçaklar, saraylarının gururunu sizin gözlerinizden uzaklaştırıyorlar; halkı ezen güçlüleri cezalandırıyorsunuz; pinti rüşvetçinin altınlarını elinden alarak, soyduğu yoksulun öcünü alıyorsunuz. Zenginin gösterişlerini binbir kaygıyla baltalayıp, yoksulun yoksulluğunun acısını çıkarıyorsunuz; kendisine son sığınacağı yeri vererek, kötü talihliyi avutuyorsunuz; sonra da, ruha öyle tam bir güç ve duyarlılık denkliği veriyorsunuz ki, bu denklik yaşamın bilimi olan bilgeliği ortaya çıkarıyor. Varını yoğunu sonunda size geri vereceğini anlayan düşünceli insan, boş büyüklüklerle yararsız zenginliklerin peşinde koşmuyor: Gönlünü hakkın sınırları içinde tutuyor; ekmeğini çıkarmak zorunda olduğu için de gününü boş geçirmeyerek, sonunda kendisine ne verilmesi uygun görüldüyse, onunla geçinip gidiyor. Böylece, hırsın azgın şahlanışlarına kurtarıcı bir dizgin vuruyorsunuz:
Duyguları altüst eden hazlara karşı kızgın istekleri yatıştırıyorsunuz; tutkuların kavgasından yorulan ruhu dinlendiriyor; onu, yığınları kaygılandıran bayağı çıkarların üstüne çıkarıyorsunuz. Zamanların ve budunların sahnesini kucaklayan doruklarınızdan, ruh, yalnızca büyük sevgiler, yalnızca onur ve erdem düşüncelerine bağlanıyor. Ah! Yaşamak düşü sona erince, bütün bu didinmeler yararlı bir iz bırakmazlarsa, neye yarar?
Yıkıntılar!
Sizden ders almaya yine geleceğim! Issızlığınızın dinginliğine yeniden sığınarak, tutkuların acıklı görünümünden uzakta, insanları, anılara dayanarak seveceğim; onları mutlu edecek yolları arayacağım; kendi mutluluğumu da, bu işi çabuklaştırabilmek düşüncesinde bulacağım.
YIKINTILAR ya da iMPARATORLUKLARDAKi DERiN DEĞiŞiKLiKLER KONUSUNDA DÜŞÜNCELER olarak isimlendirilir.
eserin başındaki yakarış kısmı çok etkileyici olmakla beraber şu şekildedir:
YAKARIŞ
Issız YIKINTILAR, kutlu mezarlar, sessiz duvarlar!
Tanık gösterdiğim, yalvardığım sizlersiniz. Evet, anlayışsız bir adamın bakışları, gizli bir korkuyla, üzerinizde duramazken, ben sizi seyretmeye dalmakta, derin duyguların, yüksek düşüncelerin çekiciliğini buluyorum. Siz, danışmasını bilenlere, öyle yararlı dersler, öyle acıklı ya da derin düşünceler veriyorsunuz ki! Bütün dünya, baştanbaşa köleleşmiş bir durumda, acımasızların önünde ağız açamazken, onların nefret ettiği gerçekleri haykıran sizlerdiniz.
Kralların cesetlerini, son kölenin cesedinden ayırt etmeyerek, EŞiTLiK'in kutlu dogmasına hak veren sizlerdiniz. Özgürlük perisi, kendisinin insanlardan kaçan sevdalısı olan bana, sizin surlarınız içinde; beyinsiz bayağının düşündüğü gibi, ellerinde kamalar ve meşalelerle değil, sonsuzluğun kapılarında ölümlülerin yaptıklarını tartmak için, iki elinde kutlu tartılar tutan adaletin yüce görünümüyle göründü. Ey mezarlar! Kimbilir sizde ne çok üstün nitelik var!.. Acımasızları korkudan titretiyorsunuz:
Onların sövgü dolu zevklerini gizemli bir dehşetle zehirliyorsunuz; bozulmayan, tertemiz görünüşünüzden kaçan bu alçaklar, saraylarının gururunu sizin gözlerinizden uzaklaştırıyorlar; halkı ezen güçlüleri cezalandırıyorsunuz; pinti rüşvetçinin altınlarını elinden alarak, soyduğu yoksulun öcünü alıyorsunuz. Zenginin gösterişlerini binbir kaygıyla baltalayıp, yoksulun yoksulluğunun acısını çıkarıyorsunuz; kendisine son sığınacağı yeri vererek, kötü talihliyi avutuyorsunuz; sonra da, ruha öyle tam bir güç ve duyarlılık denkliği veriyorsunuz ki, bu denklik yaşamın bilimi olan bilgeliği ortaya çıkarıyor. Varını yoğunu sonunda size geri vereceğini anlayan düşünceli insan, boş büyüklüklerle yararsız zenginliklerin peşinde koşmuyor: Gönlünü hakkın sınırları içinde tutuyor; ekmeğini çıkarmak zorunda olduğu için de gününü boş geçirmeyerek, sonunda kendisine ne verilmesi uygun görüldüyse, onunla geçinip gidiyor. Böylece, hırsın azgın şahlanışlarına kurtarıcı bir dizgin vuruyorsunuz:
Duyguları altüst eden hazlara karşı kızgın istekleri yatıştırıyorsunuz; tutkuların kavgasından yorulan ruhu dinlendiriyor; onu, yığınları kaygılandıran bayağı çıkarların üstüne çıkarıyorsunuz. Zamanların ve budunların sahnesini kucaklayan doruklarınızdan, ruh, yalnızca büyük sevgiler, yalnızca onur ve erdem düşüncelerine bağlanıyor. Ah! Yaşamak düşü sona erince, bütün bu didinmeler yararlı bir iz bırakmazlarsa, neye yarar?
Yıkıntılar!
Sizden ders almaya yine geleceğim! Issızlığınızın dinginliğine yeniden sığınarak, tutkuların acıklı görünümünden uzakta, insanları, anılara dayanarak seveceğim; onları mutlu edecek yolları arayacağım; kendi mutluluğumu da, bu işi çabuklaştırabilmek düşüncesinde bulacağım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar