bugün

marx ın önemi

iktisat tarihi açısından önemlidir marx. özelde marx, genelde sistematiği hakkında yapılan değerlendirmelerde sadece anti-kapitalist olabildiği, yerine bir şey koyamadığı söylenir. ilk bakışta haksızlık gibi gelebilir, derinlemesine incelendiğinde kısmen haklı olunduğu görünür.

Engels'la 1848'te yazdıkları komünist parti manifestosunda ilginç anektodlar vardır. Aile yapısını tamamen kaldırmak istemeleri, kadınların ortaklaşalığı gibi bir takım kabul edilemez önermeler vardır. mesela bu konularda sapla samanı karıştırmış gibilerdir. bu açıdan bakıldığında hiç de toplum biliminin keşifçisi sayılmaz marx. mesela:

"günümüzde aile, burjuva ailesi, neye dayanıyor? sermayeye, özel kazanca. tam gelişmiş olarak yalnızca burjuvazi için var; ama proleterin ailesizliğe zorlanması ve kamusallaşmış fuhuş bütün lüyor onu. bu bütünleyicileri olmadı mı burjuva ailesi de olmaz kuşkusuz ve sermaye olmadı mı her ikisi de olmaz. ana babanın çocukları sömürmesini ortadan kaldırmak istiyoruz diye mi suçluyorsunuz bizi? bu büyük suçumuzu itiraf ediyoruz. ama ev içi eğitimin yerine toplumsal eğitimi getirerek en sıcak ilişkileri yok ettiğimizi söylüyorsunuz. peki....." (Karl Marx ve friederich engels, 1948 komünist parti manifestosu, Londra)

şimdi buradan hareketle ana baba çocukları sömürüyor diye aileyi ortadan kaldıralım diyorlar. bunun için de kadınların ortaklaşalığı meselesi gündeme geliyor haliyle. biraz sapla saman karışmış gibi. yok anlamamışsın, karışmamış diyen varsa kendi ailesine olan saygısını gözden geçirsin derim. toplum bilim nere, marx nere...

tabi ki marx bu değil. şimdiye kadar kapitalizmin en derli toplu eleştirisini görmek isteyen marx'ı muhakkak okumalıdır. ayrıca marx'ı ciddi olarak tahlil etmek isteyenlerin, cemil meriç'in deyimiyle "idrakimize giydirilen deli gömlekleri" olan izmlerden sıyrılarak, önce iktisat teorisi okumaları, sonra marx'ı okumaları, sonra 30 yaşından sonra tekrar okumaları tavsiye olunur. neticede tarihi metinlerdir bunlar ve tarihin akışını da ciddi manada etkilemişlerdir.

bugün ne yazık ki kapitalizm karşısında marx kadar güçlü kaleler oluşturacak kimseler yok. ve ne yazık ki o kalelerden geriye kalan 150 milyonu aşkın düşkün insan hayata tutunmaya çalışıyor.
© copyright 2005 - 2026