bugün
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı30
- herkese pas veren kız barselonada oynasın11
- her şeye sahip insan mutsuzluğu9
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- evde yoğurt yapmak4
- evliliğin anlamı12
- selahattin eyyubi türktü4
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- sevilen insanın arkadan vurması2
- ne boş insanlarsınız2
- ismet gürbüz8
- her şeyden anlayan adam edası5
- halife olacağım7
- sözlüğün kırbacı7
- buddy dude4
- ben camiye gidiyorum3
- aleyna tilki3
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- kürtsüz türkiye10
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek2
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- süt kardeşler filmindeki zenci kadın3
- nervio hamferdi9
- anın görüntüsü33
- hilafet gelsin mi6
- fenerbahçe15
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- windows 983
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- kıskanç femboy2
- alexander sörloth3
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı5
- şeriatçı mağduriyeti vs kürt ırkçısı mağduriyeti2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- sophie dee'nin memeleri3
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- süt kardeşler2
- dünyanın en güzel evi4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- gökten çikolata yağması4
- ergenlikte sivilce problemi yaşamamış insan2
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- kelly divine ın götü2
- haşlanmış kurbağa sendromu3
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
geçen gece iki arkadaşımla birlikte başıma çok enteresan bi olay geldi...
arkadaşlardan biri celb ritüellerini ve dualarını iyi bildiği için, diğer arkadaş biraz ısrar etti ve cin çağıralım dedi. ben de belki mümin ak partili bir cin gelir de iki lafın türbanını kırarız diyerekten kabul ettim, ama korkuyordum...
bilenler bilir; bu tarz şeylerde celb işlemini (bu arada celb işlemi cin daveti anlamına geliyor) yapan kişinin yanında en az bir kişi daha olması lazım ki belirli bir enerji aurası oluşturulabilsin. enerji yoğunluğu ne kadar çok olursa, çağırdığınız cinin yalan söyleme olasılığı o kadar düşük olurmuş, çünkü gelen cin daha oturaklı ve tecrübeli bir cin olurmuş. ben yalan yok biraz tırstığım için, arkadaşın odasındaki peluş oyuncağı kucağıma alıp sarıldım. velhasıl, harfleri dizdik, çağıran arkadaş duaları falan etti, şehadet parmaklarımızı fincana koyduk, enerjiler üst seviyede, korkudan altıma sıçmak üzereyim falan filan derken fincan hareket etmeye başladı... türba.ına koyim bu ne lan dedim içimden, resmen fincan zar zar titriyordu.
biraz sakinleşip "soralım bakalım mümin miymiş, münafık mıymış" dedim. sorduk ve m harfine geldi fincan, sonra ü harfine geldi, tam m harfine geldiiii hafiften n harfine kayar gibi oldu ama m'de durunca içim rahatladı. gelen cinin mümin olduğunu öğrenmemizle birlikte rahatlayıp arkama yaslandım, ama yine de elimde peluş oyuncağı sımsıkıya sarmıştım.
rahatlamış olmanın da verdiği etkiyle gelecekle alakalı ufak tefek tüyolar almak üzere birer soru sorup sonra geri gönderecektik cini. önce ben sorucam dedim;
etu: üstat şimdi biliyorum yani gelecekten haber veremiyosunuz, ateş topu falan yakıyomuş sizi, seni de tehlikeye atmak istemeyiz ama ufak tefek tüyo versene yani nolucak yakın zamanda, başıma bişe gelicek mi?
cin: valla seni yakın gelecekte çok büyük bişey bekliyo, hatta başına büyük bi olay gelmiş ama yine gelicek..
etu: alla alla hayır olsun, ne gelicek başıma biraz ipucu ver hayırdır mevzu falan mı var, ayrıca benim başıma yakın zamanda öyle büyük bişey gelmedi ki?
cin: burda büyük bi kumanda görüyorum hatta bikaç tane. mübarek ben gördüğümü söylerim yani yanlış anlama ama büyük bi kumanda canını yakmış senin yakın zamanda. hatta yine yakın gelecekte büyük bi şeyler gelicek başına.
etu: hasbinallaaah. ne kumandası yaa. yoo birader kumanda falan canımı yakmadı benim, anlamadım ben mevzuyu valla. biraz açabilir misin konuyu? (bu arada arkadaşlar meraklı gözlerle konuşulanları dinliyolardı)
cin: sen yakın zamanda büyük bir vaatte bulunmuşsun ve bu vaat neticesinde kuma... neyse anladın sen gerisini.
eti: haydaaaaa, ulan o ben değilim lan sen kanalları karıştırmışsın mübarek. ahahahaha ne adamsın ya.
cin: bak fincanın aralıktan görüyorum seni, sensin işte, yaşayan sensin, makara mı yapıyon benle?
o anda ilahi bir ışık belirmişti odada, önüme baktım ve kafamda devasa bir ampul yanıverdi. korktuğum için kucağıma alıp sıkı sıkıya sarıldığım oyuncak kukla'ydı, ve cin, fincanın aralığından tabii o hizada onu görmüştü ve doğru olan yorumu yapmıştı. az evvel korkudan altıma sıçmakta olan ben, o an gülmekten altım sıçıyordum.
velhasıl kucağımdan kukla'yı kenara fırlattım ve "şimdi bana yorum yap dedim, o demin gördüğün başkasıydı"
etu: anlat bakalım, beni ne bekliyo yakın gelecekte, aralıktan bakmadan söyle, samimi ol, çok kötüyse söyleme ama..
cin: haşa mübarek, seni bekleyen bir tehlike göremiyorum. sen maşallahül azim, aldığın dualar neticesinde etrafında manevi bi koruma kalkanı oluşmuş. için müsterih olsun...
sevinçle karışık duygulanmıştım ama belli etmiyordum. kendime mi sevineyim yoksa kukla'ya mı üzüleyim bilemedim. üzülüyordum çünkü kuki'yi bi kumanda daha bekliyordu. zaten yarısını hala içinden atamamıştı, bir yenisini daha nasıl kaldıracaktı.
tamam git dedim... helalleştikten sonra serbest bıraktık cini. gözümden iki damla yaş süzüldü, olduğum yere çivilenmiştim. sessizce yere fırlattığım kukla'ya baktım, ah be çocuk dedim, dikkatli ol. bir depremi daha kaldıramazsın dedim. sustum sonra, saatlerce konuşmadım, bu yük fazla gelmişti bana...
arkadaşlardan biri celb ritüellerini ve dualarını iyi bildiği için, diğer arkadaş biraz ısrar etti ve cin çağıralım dedi. ben de belki mümin ak partili bir cin gelir de iki lafın türbanını kırarız diyerekten kabul ettim, ama korkuyordum...
bilenler bilir; bu tarz şeylerde celb işlemini (bu arada celb işlemi cin daveti anlamına geliyor) yapan kişinin yanında en az bir kişi daha olması lazım ki belirli bir enerji aurası oluşturulabilsin. enerji yoğunluğu ne kadar çok olursa, çağırdığınız cinin yalan söyleme olasılığı o kadar düşük olurmuş, çünkü gelen cin daha oturaklı ve tecrübeli bir cin olurmuş. ben yalan yok biraz tırstığım için, arkadaşın odasındaki peluş oyuncağı kucağıma alıp sarıldım. velhasıl, harfleri dizdik, çağıran arkadaş duaları falan etti, şehadet parmaklarımızı fincana koyduk, enerjiler üst seviyede, korkudan altıma sıçmak üzereyim falan filan derken fincan hareket etmeye başladı... türba.ına koyim bu ne lan dedim içimden, resmen fincan zar zar titriyordu.
biraz sakinleşip "soralım bakalım mümin miymiş, münafık mıymış" dedim. sorduk ve m harfine geldi fincan, sonra ü harfine geldi, tam m harfine geldiiii hafiften n harfine kayar gibi oldu ama m'de durunca içim rahatladı. gelen cinin mümin olduğunu öğrenmemizle birlikte rahatlayıp arkama yaslandım, ama yine de elimde peluş oyuncağı sımsıkıya sarmıştım.
rahatlamış olmanın da verdiği etkiyle gelecekle alakalı ufak tefek tüyolar almak üzere birer soru sorup sonra geri gönderecektik cini. önce ben sorucam dedim;
etu: üstat şimdi biliyorum yani gelecekten haber veremiyosunuz, ateş topu falan yakıyomuş sizi, seni de tehlikeye atmak istemeyiz ama ufak tefek tüyo versene yani nolucak yakın zamanda, başıma bişe gelicek mi?
cin: valla seni yakın gelecekte çok büyük bişey bekliyo, hatta başına büyük bi olay gelmiş ama yine gelicek..
etu: alla alla hayır olsun, ne gelicek başıma biraz ipucu ver hayırdır mevzu falan mı var, ayrıca benim başıma yakın zamanda öyle büyük bişey gelmedi ki?
cin: burda büyük bi kumanda görüyorum hatta bikaç tane. mübarek ben gördüğümü söylerim yani yanlış anlama ama büyük bi kumanda canını yakmış senin yakın zamanda. hatta yine yakın gelecekte büyük bi şeyler gelicek başına.
etu: hasbinallaaah. ne kumandası yaa. yoo birader kumanda falan canımı yakmadı benim, anlamadım ben mevzuyu valla. biraz açabilir misin konuyu? (bu arada arkadaşlar meraklı gözlerle konuşulanları dinliyolardı)
cin: sen yakın zamanda büyük bir vaatte bulunmuşsun ve bu vaat neticesinde kuma... neyse anladın sen gerisini.
eti: haydaaaaa, ulan o ben değilim lan sen kanalları karıştırmışsın mübarek. ahahahaha ne adamsın ya.
cin: bak fincanın aralıktan görüyorum seni, sensin işte, yaşayan sensin, makara mı yapıyon benle?
o anda ilahi bir ışık belirmişti odada, önüme baktım ve kafamda devasa bir ampul yanıverdi. korktuğum için kucağıma alıp sıkı sıkıya sarıldığım oyuncak kukla'ydı, ve cin, fincanın aralığından tabii o hizada onu görmüştü ve doğru olan yorumu yapmıştı. az evvel korkudan altıma sıçmakta olan ben, o an gülmekten altım sıçıyordum.
velhasıl kucağımdan kukla'yı kenara fırlattım ve "şimdi bana yorum yap dedim, o demin gördüğün başkasıydı"
etu: anlat bakalım, beni ne bekliyo yakın gelecekte, aralıktan bakmadan söyle, samimi ol, çok kötüyse söyleme ama..
cin: haşa mübarek, seni bekleyen bir tehlike göremiyorum. sen maşallahül azim, aldığın dualar neticesinde etrafında manevi bi koruma kalkanı oluşmuş. için müsterih olsun...
sevinçle karışık duygulanmıştım ama belli etmiyordum. kendime mi sevineyim yoksa kukla'ya mı üzüleyim bilemedim. üzülüyordum çünkü kuki'yi bi kumanda daha bekliyordu. zaten yarısını hala içinden atamamıştı, bir yenisini daha nasıl kaldıracaktı.
tamam git dedim... helalleştikten sonra serbest bıraktık cini. gözümden iki damla yaş süzüldü, olduğum yere çivilenmiştim. sessizce yere fırlattığım kukla'ya baktım, ah be çocuk dedim, dikkatli ol. bir depremi daha kaldıramazsın dedim. sustum sonra, saatlerce konuşmadım, bu yük fazla gelmişti bana...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar