bugün
- mutsuzluğun en büyük nedeni4
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- nickten isim tahmini yapmak25
- akrep burcu6
- kas yığını sözlük erkekleri4
- kaos show2
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- oscar alma yontemleri3
- aylık 398 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- as maca6
- gece denize girmek6
- başlıkları tutmayan sözlük yazarı3
- yüzme yarışları2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- kim bu gizli artıcı4
- geceye bir şarkı bırak11
- müslüman cinler5
- kıl erkeğin süsüdür14
- kedi3
- haluk levent yarın konser verse kaç kişi gider3
- on layn listesi3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması2
- taze ekmek3
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- kavgacı bir insan olmak2
- yazarların imrendiği kişi4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- on layn listesü isterük2
- kalkın be3
- grup seksin mantığı10
- yeni parti46
- travesti sesi çekiciliği6
- dünyaya çocuk getirmek10
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- yorgun mermi vs nervio12
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü3
- nohut yaptım nası olmuş10
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- arabayı yavaş süren tipler16
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- merfulu gitmesin kampanyası15
oooo;
portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir yalan uydurdum; duma duma dum; kırmızı mum!
yaklaşın şöyle, bakın ne anlatacağım size.
bir beden buldum satılık, çok ucuz sayılmazdı ama çok da pahalı değildi üstüne üstlük. kırmızıya boyanan dudaklarındaki vurgu idi beni ona çeken ama beynimi de meşgul eden. ne idi şimdi bu? bir şeylerin isyanı mı yoksa bastırılmışlığın cazibesi mi? yoksa azgınlığımın kodsal açılımı mı? hahaahaa, bırakayım şimdi psikanaliz derslerini, haklısınız!..
bir otel odası için anlaştık, ama masrafları bana ait olanından! giyinik bedenim ama soyunuk ruhumla bir satılmışın karşında duran yaşam hücremin (!) canlanması ile başladı her şey. şaşmak, kendime tanıdığım bir ünlem harcırahı mıydı yoksa karşı kaldırımda duran hayallerine veda edercesine el sallarmış gibi görünen biçare kadının içini görmemin ikilemi miydi? çünkü ben bu tarz aşklara tepki vermeyendim.
ulan, kaç kere yemin ettim oysa, duygusal zamanlarımda içmeyeceğime; içsem de bir kadınla yatmayacağıma; yatsam da bir fahişe ile olmayacağıma; olsam da duygusal birikimlerimi önlemeye çalışacağıma... olmadı! nasıl da şeffaflaşıyordu ve içine girip görmek kolay oluyordu gecenin zifiri karanlığına inat insanın iç dünyasını...
alt tarafı yapacağım girmek ve çıkmaktı! girmek, çıkmak; girmek, çıkmak, girmek, çıkmak! bir fahişe ise işin felsefesi bu değil miydi? beklenen de bu değil miydi? ötesini bundan beklemek ahmaklık değil miydi?
bedensel orgazmı yaşasam o la la, ama beyinsel ve ruhsal da olursa oh ne ala; elin yabancısı, üstelik bir fahişesini ne diye alacaktım ki dikkate?!
***
oooo;
portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir gerçek söyledim; duma duma dum; kırmızı kin!
yaklaşın hele şöyle, çekinmeyin benden, sandığınız kadar kirli değilim sizden çok, kendimden az (!)
babamdı ilk sahibim. sonra da satıldığım konu komşu amcalardı; ağabeyler, ablalar, büyük büyük hanımlar, beyler. sonra bir pavyon geçti üzerimden, allah sizi inandırsın sanki üzerimden bir dünya geçti. yok yok, sandığınız anlamda değil canım. hahahaha, allasen ne fesatsınız! illa aklınız orada değil mi? haa fahişe isen, mutlaka yaftalarınızla sokarsınız hep laflarınızı hem de uzvunuzu, öyle ya!
derken bir bebe, masum ama içine kin ve fitne karışmış bir el kadar günahsız. demeyin şimdi nasıl olur günahla-günahsızlık yan yana. olur ayol, bal gibi olur. nasıl oluyorsa sizin imanınızla-şerefsizliğiniz, aha da öyle oluveriyor günahla-günahsızlık... mecbur getirdik dünyaya, onun için de çıkamıyoruz bu virane hayattan. piç de olsa, bebeniz işte; fahişe de olsak anneyiz işte. ya da siz buna 'insanlık mı' derdiniz? her ne ise... biz de o yok ya, sizin ahlak düsturunuzca (!)
hele daha bir sokulun, bir sır vereyim size: bu geceki gelen ve yataktan uzanan şu güzel ve yağız delikanlı; böyleleri pek düşmez buralara, onlar daha elit kesime takılırlar anam-babam; neyse, pek bir mahcup geldi bana. pek bir içli, pek bir düşünceli... hahahhaa... gülme demeyin sakın bana; alacağım para, düşüneceğim mini mini kızım ela. - adı gözlerinden alıntı, onu da deyivereyim size. - hiç görmedim bizim sektörde bunun gibisini. dokunsam ağlayıverecek zahir halime. hepimizin en az on tane hayat hikayesi vardır, karşında anadan doğma yatan çıplak adamların tavrı ve tarzına göre patlatıverirsin gazel tadında, artık kiminde işe yararsa... o da senin o günkü şansına. ne şansı mı? anacığım bunlar bildiğiniz gibi değil! hem oncacık para verir, hem de maşallah doyurulmayı bekleyen uzuv ve vücutlarından çok ruh ve egolarının oynaşmasını, titremesini, sarsılmasını isterler. haydi canım, haydi, daha yapacak çok işim var benim sırada. gecede kaç adam bekliyor, haberi olmayan biçare deliler bunlar zahir! sok çıkar, sok çıkar işini çok abartıyorlar beyinlerinde, çok da şey bekliyorlar bizden. ben ağzımda çiğnediğim sakızı iki sol, iki sağ yanağımda dolaştırmadan işi bitmeli, bitmese de üzerimden inmeli. bu işler böyledir.
neyse bacım, uzatmayayım. bu delikanlı pek hoş geldi bana, pek dokunaklı. içimden gerçek hikayemi anlatasım, bedeninden çok ruhunu doyurasım geldi.
şanslı çocuk, iyi günüme geldi.
ama herkes için değişmeyen, bunun için neden değişsin ki? ben bir fahişeyim, dünyanın onca kirliliği ve bireysel onca pislikler benim yanımda arınmış günah demindedir.
söyletmeyin beni.
daha sırada ki günahıma gitmeliyim. ekmek parası, neylersin.
portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir yalan uydurdum; duma duma dum; kırmızı mum!
yaklaşın şöyle, bakın ne anlatacağım size.
bir beden buldum satılık, çok ucuz sayılmazdı ama çok da pahalı değildi üstüne üstlük. kırmızıya boyanan dudaklarındaki vurgu idi beni ona çeken ama beynimi de meşgul eden. ne idi şimdi bu? bir şeylerin isyanı mı yoksa bastırılmışlığın cazibesi mi? yoksa azgınlığımın kodsal açılımı mı? hahaahaa, bırakayım şimdi psikanaliz derslerini, haklısınız!..
bir otel odası için anlaştık, ama masrafları bana ait olanından! giyinik bedenim ama soyunuk ruhumla bir satılmışın karşında duran yaşam hücremin (!) canlanması ile başladı her şey. şaşmak, kendime tanıdığım bir ünlem harcırahı mıydı yoksa karşı kaldırımda duran hayallerine veda edercesine el sallarmış gibi görünen biçare kadının içini görmemin ikilemi miydi? çünkü ben bu tarz aşklara tepki vermeyendim.
ulan, kaç kere yemin ettim oysa, duygusal zamanlarımda içmeyeceğime; içsem de bir kadınla yatmayacağıma; yatsam da bir fahişe ile olmayacağıma; olsam da duygusal birikimlerimi önlemeye çalışacağıma... olmadı! nasıl da şeffaflaşıyordu ve içine girip görmek kolay oluyordu gecenin zifiri karanlığına inat insanın iç dünyasını...
alt tarafı yapacağım girmek ve çıkmaktı! girmek, çıkmak; girmek, çıkmak, girmek, çıkmak! bir fahişe ise işin felsefesi bu değil miydi? beklenen de bu değil miydi? ötesini bundan beklemek ahmaklık değil miydi?
bedensel orgazmı yaşasam o la la, ama beyinsel ve ruhsal da olursa oh ne ala; elin yabancısı, üstelik bir fahişesini ne diye alacaktım ki dikkate?!
***
oooo;
portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir gerçek söyledim; duma duma dum; kırmızı kin!
yaklaşın hele şöyle, çekinmeyin benden, sandığınız kadar kirli değilim sizden çok, kendimden az (!)
babamdı ilk sahibim. sonra da satıldığım konu komşu amcalardı; ağabeyler, ablalar, büyük büyük hanımlar, beyler. sonra bir pavyon geçti üzerimden, allah sizi inandırsın sanki üzerimden bir dünya geçti. yok yok, sandığınız anlamda değil canım. hahahaha, allasen ne fesatsınız! illa aklınız orada değil mi? haa fahişe isen, mutlaka yaftalarınızla sokarsınız hep laflarınızı hem de uzvunuzu, öyle ya!
derken bir bebe, masum ama içine kin ve fitne karışmış bir el kadar günahsız. demeyin şimdi nasıl olur günahla-günahsızlık yan yana. olur ayol, bal gibi olur. nasıl oluyorsa sizin imanınızla-şerefsizliğiniz, aha da öyle oluveriyor günahla-günahsızlık... mecbur getirdik dünyaya, onun için de çıkamıyoruz bu virane hayattan. piç de olsa, bebeniz işte; fahişe de olsak anneyiz işte. ya da siz buna 'insanlık mı' derdiniz? her ne ise... biz de o yok ya, sizin ahlak düsturunuzca (!)
hele daha bir sokulun, bir sır vereyim size: bu geceki gelen ve yataktan uzanan şu güzel ve yağız delikanlı; böyleleri pek düşmez buralara, onlar daha elit kesime takılırlar anam-babam; neyse, pek bir mahcup geldi bana. pek bir içli, pek bir düşünceli... hahahhaa... gülme demeyin sakın bana; alacağım para, düşüneceğim mini mini kızım ela. - adı gözlerinden alıntı, onu da deyivereyim size. - hiç görmedim bizim sektörde bunun gibisini. dokunsam ağlayıverecek zahir halime. hepimizin en az on tane hayat hikayesi vardır, karşında anadan doğma yatan çıplak adamların tavrı ve tarzına göre patlatıverirsin gazel tadında, artık kiminde işe yararsa... o da senin o günkü şansına. ne şansı mı? anacığım bunlar bildiğiniz gibi değil! hem oncacık para verir, hem de maşallah doyurulmayı bekleyen uzuv ve vücutlarından çok ruh ve egolarının oynaşmasını, titremesini, sarsılmasını isterler. haydi canım, haydi, daha yapacak çok işim var benim sırada. gecede kaç adam bekliyor, haberi olmayan biçare deliler bunlar zahir! sok çıkar, sok çıkar işini çok abartıyorlar beyinlerinde, çok da şey bekliyorlar bizden. ben ağzımda çiğnediğim sakızı iki sol, iki sağ yanağımda dolaştırmadan işi bitmeli, bitmese de üzerimden inmeli. bu işler böyledir.
neyse bacım, uzatmayayım. bu delikanlı pek hoş geldi bana, pek dokunaklı. içimden gerçek hikayemi anlatasım, bedeninden çok ruhunu doyurasım geldi.
şanslı çocuk, iyi günüme geldi.
ama herkes için değişmeyen, bunun için neden değişsin ki? ben bir fahişeyim, dünyanın onca kirliliği ve bireysel onca pislikler benim yanımda arınmış günah demindedir.
söyletmeyin beni.
daha sırada ki günahıma gitmeliyim. ekmek parası, neylersin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar