bugün
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler12
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması7
- şabat şalom5
- taksiciyimbebegim5
- dincilere laf anlatmakta çalışmak13
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- papatya çayı içen erkekler3
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- japonlardan gelmeyiz2
- fon vurgunu54
- caiz ve mekruh ayrımları3
- galatasaray vs akp9
- çilekli pasta yiyen erkek7
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır9
- yazarların kulaklık markaları5
- borsa istanbul19
- gocu nerede gocu7
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- kız kulesi3
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- en iyi çakmak markası10
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- antalya7
- nervio bayan6
- biz x hocanın neferiyiz2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur2
- from gold from dust34
- hayatın son gününde yapılabilecekler7
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- iltica22
- tavuk dolma5
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- tavuklu pilav13
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- muzlu süt4
- hristiyan hukuku2
ismi halk demokrasisi olan ama kendisi öyle olamayan devletlerdi;
demokrasi değil otoriter rejimlerdi;
işçilerin, halkın burjuvalar üzerindeki hakimiyetinin garantisi olmayı vaad eden * otoriter rejimler miydi? hayır! teorideki proletarya diktatörlüğünün kağıt üzerinden yaşama geçirilişinin somut, trajik bir karşılığıydı.
toplumun her kesiminde örgütlenmiş tek parti olarak komünist partisi'nin kendi partisel, bürokratik çıkarlarının devamıydı aslolan... sınıfsal değil!
örneğin işçiler rahatça ülkeden çıkamazdı... yurt içi ve yurt dışı haberleşme özgürce yapılamazdı...
ekonomide hantallığa ve verimsizliği yol açan devletçi ekonomi uygulanırdı...
örneğin kendi paralarının dolar karşısındaki kuru resmi piyasada 1 ise kara piyasada 3 olurdu (bkz: polonya halk cumhuriyeti);
örneğin iki ya da üç çeşit ayakkabı üretilir ve herkesin bunu giymesi istenirdi (bkz: sscb). bu nedenle parası olan ama alacak kaliteli malzeme bulamayan halk, gelen turistlerin peşinde dolanır ve ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki blucini satın almak isterdi (bkz: bulgaristan halk cumhuriyeti) bu ülkelerde işletmecilik değil iktisatçılık baş tacıydı; bu nedenle estetikten yoksun olarak üretilmiş mallar halka dayatılırdı; örneğin uzaya çıkılırdı ama halkın ihtiyacı olan kimi küçük araçların üretimi ihmal edilirdi * *;
üstelik ülkede özgür basın yoktu... yapılan yanlışların açık eleştirisi mümkün değildi. Bunu yapmak vatan hainliği olarak görülürdü (bkz: boris pasternak).
Liderler ancak ölümleriyle iktidardan çekilmiş olurlardı;
pekala, hiç mi iyi bir şey yapmadı bunlar?
tabii ki yaptılar!
ülkelerini, kentlerini yeni baştan kurmak gibi bir şansları oldu ve bunu iyi kullandılar. geniş caddeler, sağlam alt yapı, temiz ulaşım biçimleri, harika metrolar, içinde resmi tarih öğretisinin dengesizlikleri olsa da esas olarak sağlam bir bilimsel eğitim alt yapısı oluşturma, okuma yazma bilmeyen oranını sıfıra yaklaştırma gibi... ki şimdi sistem değiştirmiş bu ülkelerde hala ayakta olan yanlar bunlardır; değişim sırasında yaşadıkları krizi, esas olarak bu sağlam alt yapıları ve iyi eğitimli kadroları sayesinde çabuk atlattılar.
özetle Marksizm'in belirli bir tarihsel anda, belirli ülkelerdeki uygulanma biçimidir. Çözemedikleri sorunlar nedeniyle kimisi 73 (bkz: sscb) kimisi de 45 yılda (bkz: ve diğerleri) çökmüştür. Bunları marksizm'in iflası saymak doğru değildir ancak bu ülkelerin marksizm'in, leninist varyantının sorunlarını ortaya döktüğü de doğrudur. marksistler bu durumdan sonra yollarına, sanki hiç bir şey olmamış gibi devam edemezlerdi. Tartışanlar, araştıranlar olsa da önemli bir çoğunluğu ne yazık ki eski metinlerle idare etme yanlısı. Marksist solun günümüzde yaşadığı krizin temel nedeni budur!
halk demokrasileri, Marksizm'e de, bu vesileyle 150 yıllık değişimleri içselleştirip, eksiklerini kapatması için bir şans vermiş, başarısız bir toplumsal deneyim olarak daha epeyi tartışılacaktır.
Yine otoriter olan ama kendini gelişmelere uydurmaya çalışan başka bir örnek için de: (bkz: Çin halk cumhuriyeti)
demokrasi değil otoriter rejimlerdi;
işçilerin, halkın burjuvalar üzerindeki hakimiyetinin garantisi olmayı vaad eden * otoriter rejimler miydi? hayır! teorideki proletarya diktatörlüğünün kağıt üzerinden yaşama geçirilişinin somut, trajik bir karşılığıydı.
toplumun her kesiminde örgütlenmiş tek parti olarak komünist partisi'nin kendi partisel, bürokratik çıkarlarının devamıydı aslolan... sınıfsal değil!
örneğin işçiler rahatça ülkeden çıkamazdı... yurt içi ve yurt dışı haberleşme özgürce yapılamazdı...
ekonomide hantallığa ve verimsizliği yol açan devletçi ekonomi uygulanırdı...
örneğin kendi paralarının dolar karşısındaki kuru resmi piyasada 1 ise kara piyasada 3 olurdu (bkz: polonya halk cumhuriyeti);
örneğin iki ya da üç çeşit ayakkabı üretilir ve herkesin bunu giymesi istenirdi (bkz: sscb). bu nedenle parası olan ama alacak kaliteli malzeme bulamayan halk, gelen turistlerin peşinde dolanır ve ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki blucini satın almak isterdi (bkz: bulgaristan halk cumhuriyeti) bu ülkelerde işletmecilik değil iktisatçılık baş tacıydı; bu nedenle estetikten yoksun olarak üretilmiş mallar halka dayatılırdı; örneğin uzaya çıkılırdı ama halkın ihtiyacı olan kimi küçük araçların üretimi ihmal edilirdi * *;
üstelik ülkede özgür basın yoktu... yapılan yanlışların açık eleştirisi mümkün değildi. Bunu yapmak vatan hainliği olarak görülürdü (bkz: boris pasternak).
Liderler ancak ölümleriyle iktidardan çekilmiş olurlardı;
pekala, hiç mi iyi bir şey yapmadı bunlar?
tabii ki yaptılar!
ülkelerini, kentlerini yeni baştan kurmak gibi bir şansları oldu ve bunu iyi kullandılar. geniş caddeler, sağlam alt yapı, temiz ulaşım biçimleri, harika metrolar, içinde resmi tarih öğretisinin dengesizlikleri olsa da esas olarak sağlam bir bilimsel eğitim alt yapısı oluşturma, okuma yazma bilmeyen oranını sıfıra yaklaştırma gibi... ki şimdi sistem değiştirmiş bu ülkelerde hala ayakta olan yanlar bunlardır; değişim sırasında yaşadıkları krizi, esas olarak bu sağlam alt yapıları ve iyi eğitimli kadroları sayesinde çabuk atlattılar.
özetle Marksizm'in belirli bir tarihsel anda, belirli ülkelerdeki uygulanma biçimidir. Çözemedikleri sorunlar nedeniyle kimisi 73 (bkz: sscb) kimisi de 45 yılda (bkz: ve diğerleri) çökmüştür. Bunları marksizm'in iflası saymak doğru değildir ancak bu ülkelerin marksizm'in, leninist varyantının sorunlarını ortaya döktüğü de doğrudur. marksistler bu durumdan sonra yollarına, sanki hiç bir şey olmamış gibi devam edemezlerdi. Tartışanlar, araştıranlar olsa da önemli bir çoğunluğu ne yazık ki eski metinlerle idare etme yanlısı. Marksist solun günümüzde yaşadığı krizin temel nedeni budur!
halk demokrasileri, Marksizm'e de, bu vesileyle 150 yıllık değişimleri içselleştirip, eksiklerini kapatması için bir şans vermiş, başarısız bir toplumsal deneyim olarak daha epeyi tartışılacaktır.
Yine otoriter olan ama kendini gelişmelere uydurmaya çalışan başka bir örnek için de: (bkz: Çin halk cumhuriyeti)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar