bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat33
- taksiciyimbebegim4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak13
- çilekli süt içen sözlük erkeği3
- şabat şalom3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği6
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- kaçak çay18
- yazarların kulaklık markaları5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- galatasaray vs akp9
- kız kulesi3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- whatsapp grubundan çıkarılmak9
- fon vurgunu54
- biz x hocanın neferiyiz2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur2
- borsa istanbul19
- en iyi çakmak markası10
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- caiz ve mekruh ayrımları2
- antalya7
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- hayatın son gününde yapılabilecekler7
- nervio bayan6
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- from gold from dust34
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- tavuk dolma5
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- hristiyan hukuku2
- zengin kel erkekler neden saç ektirmiyor sorunsalı2
- iltica22
- tavuklu pilav13
- muzlu süt4
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- mark twain2
- pastırma sıcakları3
- dido3
- emre aydın2
- ismet gürbüz'ün tırnakları vs bikbik'in tırnakları2
- kürk mantolu madonna4
22 temmuz seçimlerinde görüldüğü üzere, işlemeyen demokrasilere * karşı halkın gösterdiği örnek hareket.
ismi halk demokrasisi olan ama kendisi öyle olamayan devletlerdi;
demokrasi değil otoriter rejimlerdi;
işçilerin, halkın burjuvalar üzerindeki hakimiyetinin garantisi olmayı vaad eden * otoriter rejimler miydi? hayır! teorideki proletarya diktatörlüğünün kağıt üzerinden yaşama geçirilişinin somut, trajik bir karşılığıydı.
toplumun her kesiminde örgütlenmiş tek parti olarak komünist partisi'nin kendi partisel, bürokratik çıkarlarının devamıydı aslolan... sınıfsal değil!
örneğin işçiler rahatça ülkeden çıkamazdı... yurt içi ve yurt dışı haberleşme özgürce yapılamazdı...
ekonomide hantallığa ve verimsizliği yol açan devletçi ekonomi uygulanırdı...
örneğin kendi paralarının dolar karşısındaki kuru resmi piyasada 1 ise kara piyasada 3 olurdu (bkz: polonya halk cumhuriyeti);
örneğin iki ya da üç çeşit ayakkabı üretilir ve herkesin bunu giymesi istenirdi (bkz: sscb). bu nedenle parası olan ama alacak kaliteli malzeme bulamayan halk, gelen turistlerin peşinde dolanır ve ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki blucini satın almak isterdi (bkz: bulgaristan halk cumhuriyeti) bu ülkelerde işletmecilik değil iktisatçılık baş tacıydı; bu nedenle estetikten yoksun olarak üretilmiş mallar halka dayatılırdı; örneğin uzaya çıkılırdı ama halkın ihtiyacı olan kimi küçük araçların üretimi ihmal edilirdi * *;
üstelik ülkede özgür basın yoktu... yapılan yanlışların açık eleştirisi mümkün değildi. Bunu yapmak vatan hainliği olarak görülürdü (bkz: boris pasternak).
Liderler ancak ölümleriyle iktidardan çekilmiş olurlardı;
pekala, hiç mi iyi bir şey yapmadı bunlar?
tabii ki yaptılar!
ülkelerini, kentlerini yeni baştan kurmak gibi bir şansları oldu ve bunu iyi kullandılar. geniş caddeler, sağlam alt yapı, temiz ulaşım biçimleri, harika metrolar, içinde resmi tarih öğretisinin dengesizlikleri olsa da esas olarak sağlam bir bilimsel eğitim alt yapısı oluşturma, okuma yazma bilmeyen oranını sıfıra yaklaştırma gibi... ki şimdi sistem değiştirmiş bu ülkelerde hala ayakta olan yanlar bunlardır; değişim sırasında yaşadıkları krizi, esas olarak bu sağlam alt yapıları ve iyi eğitimli kadroları sayesinde çabuk atlattılar.
özetle Marksizm'in belirli bir tarihsel anda, belirli ülkelerdeki uygulanma biçimidir. Çözemedikleri sorunlar nedeniyle kimisi 73 (bkz: sscb) kimisi de 45 yılda (bkz: ve diğerleri) çökmüştür. Bunları marksizm'in iflası saymak doğru değildir ancak bu ülkelerin marksizm'in, leninist varyantının sorunlarını ortaya döktüğü de doğrudur. marksistler bu durumdan sonra yollarına, sanki hiç bir şey olmamış gibi devam edemezlerdi. Tartışanlar, araştıranlar olsa da önemli bir çoğunluğu ne yazık ki eski metinlerle idare etme yanlısı. Marksist solun günümüzde yaşadığı krizin temel nedeni budur!
halk demokrasileri, Marksizm'e de, bu vesileyle 150 yıllık değişimleri içselleştirip, eksiklerini kapatması için bir şans vermiş, başarısız bir toplumsal deneyim olarak daha epeyi tartışılacaktır.
Yine otoriter olan ama kendini gelişmelere uydurmaya çalışan başka bir örnek için de: (bkz: Çin halk cumhuriyeti)
demokrasi değil otoriter rejimlerdi;
işçilerin, halkın burjuvalar üzerindeki hakimiyetinin garantisi olmayı vaad eden * otoriter rejimler miydi? hayır! teorideki proletarya diktatörlüğünün kağıt üzerinden yaşama geçirilişinin somut, trajik bir karşılığıydı.
toplumun her kesiminde örgütlenmiş tek parti olarak komünist partisi'nin kendi partisel, bürokratik çıkarlarının devamıydı aslolan... sınıfsal değil!
örneğin işçiler rahatça ülkeden çıkamazdı... yurt içi ve yurt dışı haberleşme özgürce yapılamazdı...
ekonomide hantallığa ve verimsizliği yol açan devletçi ekonomi uygulanırdı...
örneğin kendi paralarının dolar karşısındaki kuru resmi piyasada 1 ise kara piyasada 3 olurdu (bkz: polonya halk cumhuriyeti);
örneğin iki ya da üç çeşit ayakkabı üretilir ve herkesin bunu giymesi istenirdi (bkz: sscb). bu nedenle parası olan ama alacak kaliteli malzeme bulamayan halk, gelen turistlerin peşinde dolanır ve ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki blucini satın almak isterdi (bkz: bulgaristan halk cumhuriyeti) bu ülkelerde işletmecilik değil iktisatçılık baş tacıydı; bu nedenle estetikten yoksun olarak üretilmiş mallar halka dayatılırdı; örneğin uzaya çıkılırdı ama halkın ihtiyacı olan kimi küçük araçların üretimi ihmal edilirdi * *;
üstelik ülkede özgür basın yoktu... yapılan yanlışların açık eleştirisi mümkün değildi. Bunu yapmak vatan hainliği olarak görülürdü (bkz: boris pasternak).
Liderler ancak ölümleriyle iktidardan çekilmiş olurlardı;
pekala, hiç mi iyi bir şey yapmadı bunlar?
tabii ki yaptılar!
ülkelerini, kentlerini yeni baştan kurmak gibi bir şansları oldu ve bunu iyi kullandılar. geniş caddeler, sağlam alt yapı, temiz ulaşım biçimleri, harika metrolar, içinde resmi tarih öğretisinin dengesizlikleri olsa da esas olarak sağlam bir bilimsel eğitim alt yapısı oluşturma, okuma yazma bilmeyen oranını sıfıra yaklaştırma gibi... ki şimdi sistem değiştirmiş bu ülkelerde hala ayakta olan yanlar bunlardır; değişim sırasında yaşadıkları krizi, esas olarak bu sağlam alt yapıları ve iyi eğitimli kadroları sayesinde çabuk atlattılar.
özetle Marksizm'in belirli bir tarihsel anda, belirli ülkelerdeki uygulanma biçimidir. Çözemedikleri sorunlar nedeniyle kimisi 73 (bkz: sscb) kimisi de 45 yılda (bkz: ve diğerleri) çökmüştür. Bunları marksizm'in iflası saymak doğru değildir ancak bu ülkelerin marksizm'in, leninist varyantının sorunlarını ortaya döktüğü de doğrudur. marksistler bu durumdan sonra yollarına, sanki hiç bir şey olmamış gibi devam edemezlerdi. Tartışanlar, araştıranlar olsa da önemli bir çoğunluğu ne yazık ki eski metinlerle idare etme yanlısı. Marksist solun günümüzde yaşadığı krizin temel nedeni budur!
halk demokrasileri, Marksizm'e de, bu vesileyle 150 yıllık değişimleri içselleştirip, eksiklerini kapatması için bir şans vermiş, başarısız bir toplumsal deneyim olarak daha epeyi tartışılacaktır.
Yine otoriter olan ama kendini gelişmelere uydurmaya çalışan başka bir örnek için de: (bkz: Çin halk cumhuriyeti)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar