bugün
- kalabalığı seviyor musunuz9
- kız troller7
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka8
- ona bir şey söyle6
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- true'ya özgürlük2
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- yazarların anlık durumları9
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- avokado yiyen insan8
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- çocuklar niye sünnet edilir7
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- özel sektör de çalışmak11
- arkadaşlar bakar mısınız14
- mafya kızı olma isteği6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- şeker hastalığı9
- boğaz ağrısı7
- feminen erkek davranışları6
- ellerim bos gonlum hos14
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- tayt vs mini etek5
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı17
- çiçek abbas2
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- fiziği güzel sözlük kızları56
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
sosyal bir devlette bulunması gariptir. ama burası türkiye, burada her şey olabilir.
bütün özel okullar stanford'un türkiye şubeleri olmadığı gibi zenginlerin para saçtığı bir yer de değildir. bütün genellemeler doğru olmayabilir. önce onu belirteyim.
bu okulların en önemli özelliği paralı olmasıdır. derine girersek devlet okulları da para ister fakat bunun binde biri değildir. 2 top kağıt ve aidat, o kadar.
özel okulların yıllık maliyeti de değişebiliyor. yıllık 9 bin ₺ fen lisesi (bu, yanından yol geçen küçük bir müessese) var, yıllık 52 bin ₺ anaokulu da (bilfen'di galiba yanlış hatırlamıyorsam). bundan dolayı özel okullar arası da bir fark var.
anaokulundan üniversiteye bir öğrenciyi özel okullarda okutsanız büyük masraf, o parayla çocuğunuza özel okul açarsanız daha karlı çıkarsınız.
fakat bizim millette son zamanlarda bir özel kurum furyası başladı. ben bunu ilk başlarda garip buldum. millet para saçmaya meraklı değil de neden oralara kayıt yaptırıyor? milli eğitim bakanlığının da "eğitim-öğretim desteği" vermesi buna tuz-biber oldu. ayrıca binlerce devlet okulu boşa mı yapıldı? devlet okullarından sınavda derece yapanlar çıkmasına rağmen neden böyle?
çünkü devlet okullarında güvenlik, tesisat ve bakım sorunları var. eğitim materyallerinin yetersiz oluşu, sıkı denetim ile denetimsizlik arasında, sinx grafiği gibi artıp azalan bir durum var. (şimdilerde denetimsizlik ön planda) ayrıca oradaki öğrenci profilinin pek parlak olduğunu söyleyemeyiz. sigara içen, esrar kullanan, daha aklınıza gelmeyen pek çok şey.
artı özellikleri yok mu bu devlet okullarının. olmaz olur mu? orada homojen bir ortam vardır, eşitlik vardır fakat biraz aristokrasi görülür. başarısızlar olduğu kadar başarılılar da vardır fakat bu arkadaşlar pek varlık gösteremezler. kısaca, riskli olduğu kadar güzel bir yerdir, hayatın simülasyonudur bir bakıma.
şimdi bakalım neden özel kurumlar tercih ediliyor? üstteki sebepler etkili olmuştur büyük ihtimal. ayrıca yabancı dil imkanı (dil kurslarının eli armut topluyor sanırsam), sosyal etkinlikler, laboratuvarlar, yüzme salonu, kütüphaneler (devlet okulunda da bulabilirsiniz fakat kapalıdır veya hizmete açık değildir).
lakin bu kurumların birtakımında "vurucam kırbacı" düşüncesi halim olduğundan oradaki öğrenciler aşırı özgüvenli, kibirli olarak ortaya çıkabilmektedir. marka, sınıf savaşları vardır. terbiye seviyesini pek altta bulabilirsiniz. bazı okullarda artıdan külfet yüklerler. imkanlı olduğu kadar laçkadır da. sınav ve yerleştirme dönemindeki alavere dalavereler, hile hurdalar ve devletteki başarılı öğrencileri son yıl ağına çekip gazetelerde boy boy "teog'da 130 tane 500 tam puan, bütün öğrencileri tıp-mühendislik-hukuk üçlüsüne gönderdik, bizimkiler dağıtmış ortalığı" reklamları görürseniz şaşırmayın.
halkımızın birtakımı bu yüzden özel okullara veriyor sonraki nesli.
halkımızın birtakımı özel kurumlara bu yüzden para döküyor. meb de onlara yar ve yardımcı oluyor.
peki bu durum düzeltilemez mi? tabi ki. impossible is nothing. fakat bunu yapmak için idealist olmak gerek. halkımız devlet okullarına yardım etmelidir. ayni-nakdi fark etmez.
hükümetde eğitim işini siyaset ile karıştırmamalıdır. bu iş, partilerüstübir iştir. eğitim; insanın, ailenin, toplumun, ülkenin hatta dünyanın kaderini belirler.kuzey kore ile güney kore arasındaki çizgidir eğitim.
her yıl girip batırdığımız, sıralamada sondan derece yaptığımız pisa sınav sonuçlarını gördüğümüzde "bizden adam olmaz, biz yapamayız" demeyelim. dört elle sarılalım bu işe.
"Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder."
mustafa kemal atatürk
esir ve sefil mi olalım yoksa özgür, bağımsız, şanlı mı?
bütün özel okullar stanford'un türkiye şubeleri olmadığı gibi zenginlerin para saçtığı bir yer de değildir. bütün genellemeler doğru olmayabilir. önce onu belirteyim.
bu okulların en önemli özelliği paralı olmasıdır. derine girersek devlet okulları da para ister fakat bunun binde biri değildir. 2 top kağıt ve aidat, o kadar.
özel okulların yıllık maliyeti de değişebiliyor. yıllık 9 bin ₺ fen lisesi (bu, yanından yol geçen küçük bir müessese) var, yıllık 52 bin ₺ anaokulu da (bilfen'di galiba yanlış hatırlamıyorsam). bundan dolayı özel okullar arası da bir fark var.
anaokulundan üniversiteye bir öğrenciyi özel okullarda okutsanız büyük masraf, o parayla çocuğunuza özel okul açarsanız daha karlı çıkarsınız.
fakat bizim millette son zamanlarda bir özel kurum furyası başladı. ben bunu ilk başlarda garip buldum. millet para saçmaya meraklı değil de neden oralara kayıt yaptırıyor? milli eğitim bakanlığının da "eğitim-öğretim desteği" vermesi buna tuz-biber oldu. ayrıca binlerce devlet okulu boşa mı yapıldı? devlet okullarından sınavda derece yapanlar çıkmasına rağmen neden böyle?
çünkü devlet okullarında güvenlik, tesisat ve bakım sorunları var. eğitim materyallerinin yetersiz oluşu, sıkı denetim ile denetimsizlik arasında, sinx grafiği gibi artıp azalan bir durum var. (şimdilerde denetimsizlik ön planda) ayrıca oradaki öğrenci profilinin pek parlak olduğunu söyleyemeyiz. sigara içen, esrar kullanan, daha aklınıza gelmeyen pek çok şey.
artı özellikleri yok mu bu devlet okullarının. olmaz olur mu? orada homojen bir ortam vardır, eşitlik vardır fakat biraz aristokrasi görülür. başarısızlar olduğu kadar başarılılar da vardır fakat bu arkadaşlar pek varlık gösteremezler. kısaca, riskli olduğu kadar güzel bir yerdir, hayatın simülasyonudur bir bakıma.
şimdi bakalım neden özel kurumlar tercih ediliyor? üstteki sebepler etkili olmuştur büyük ihtimal. ayrıca yabancı dil imkanı (dil kurslarının eli armut topluyor sanırsam), sosyal etkinlikler, laboratuvarlar, yüzme salonu, kütüphaneler (devlet okulunda da bulabilirsiniz fakat kapalıdır veya hizmete açık değildir).
lakin bu kurumların birtakımında "vurucam kırbacı" düşüncesi halim olduğundan oradaki öğrenciler aşırı özgüvenli, kibirli olarak ortaya çıkabilmektedir. marka, sınıf savaşları vardır. terbiye seviyesini pek altta bulabilirsiniz. bazı okullarda artıdan külfet yüklerler. imkanlı olduğu kadar laçkadır da. sınav ve yerleştirme dönemindeki alavere dalavereler, hile hurdalar ve devletteki başarılı öğrencileri son yıl ağına çekip gazetelerde boy boy "teog'da 130 tane 500 tam puan, bütün öğrencileri tıp-mühendislik-hukuk üçlüsüne gönderdik, bizimkiler dağıtmış ortalığı" reklamları görürseniz şaşırmayın.
halkımızın birtakımı bu yüzden özel okullara veriyor sonraki nesli.
halkımızın birtakımı özel kurumlara bu yüzden para döküyor. meb de onlara yar ve yardımcı oluyor.
peki bu durum düzeltilemez mi? tabi ki. impossible is nothing. fakat bunu yapmak için idealist olmak gerek. halkımız devlet okullarına yardım etmelidir. ayni-nakdi fark etmez.
hükümetde eğitim işini siyaset ile karıştırmamalıdır. bu iş, partilerüstübir iştir. eğitim; insanın, ailenin, toplumun, ülkenin hatta dünyanın kaderini belirler.kuzey kore ile güney kore arasındaki çizgidir eğitim.
her yıl girip batırdığımız, sıralamada sondan derece yaptığımız pisa sınav sonuçlarını gördüğümüzde "bizden adam olmaz, biz yapamayız" demeyelim. dört elle sarılalım bu işe.
"Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder."
mustafa kemal atatürk
esir ve sefil mi olalım yoksa özgür, bağımsız, şanlı mı?