bugün
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek6
- gocu28
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı2
- sueda uluca4
- curaçao4
- hilal yelekçi3
- sevgilisine ayı diyen kız6
- zion suzuki2
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- milli maçı izlemeyen erkek22
- arda güler8
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- yeşil burun adaları3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- kemal kılıçdaroğlu15
- naylon çorap fetişi2
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- bardağı taşıran son damla7
- trt 13
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- carlsberg elephant2
- deyyus u ekber2
- karısını döven erkekler2
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı4
- özgür özel2
- vincenzo montella9
- kadınlar neyden hoşlanır10
- özgür irade yanılsaması ve eğitim sistemi2
- enayimiknatisii10
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- sadakat2
- japonya2
- başıboş köpek sorunu4
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi2
- avustralya9
- almanya 7 curaçao 12
- biraderane2
- kötü insanların ortak özellikleri4
- bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar4
- birader2
artık her şeyden tamamen veda eden bir insan tanesinin cümleleridir.
artık dayanılmaz bir hale geldi her şey. çözümü yok, olsa şüphe duymam o çözümün peşine koşarım. ne yokluğun, ne ayrılık ne ailemle sorunlarım ne hayata karşı başarısızlıklarım. artık hiç birini umursamayacağım bir noktaya gelmek, delirmek ya da yok olmak istiyorum. kafayı yemek istiyorum. bizim cengiz'in ayşe ayşe diye sayıklaması gibi "hacer, hacer" diye sayıklamak ama "o kim" diye sorduklarında gülümseyip "bilmem" demek istiyorum.
dayanılmaz bir hale geldim hacer, sana mesaj atamıyorum sana anlatamıyorum artık. ağlamaktan çok yoruldum. inan o giderken ağladığımdan daha fazlasını ağladım, ağlıyorum. gözümdeki yaşları silip kimseye belli etmemeye çalıştıkça "neyin var" diye üstüme geliyorlar senin olmadığını bilmiyorlarmış gibi.
bak şarkıda ne diyor, bu ara ihtiyacım var sana, ellerimi sakın bırakma. bana huzur veren tek yer senin yanın, unutma. gün varıncaya kadar sabaha, sakın hiç bir yere kalkma, fazla bir şey istemem sadece dur burada.
neden sadık kalamadığını, neden bıraktığını hiç bir zaman anlayamadım, anlayamayacağım malesef. artık bunun da derdine düşmüyorum. neden sevemediğin, neden hevesinin geçtiğini artık sormuyorum kendime. kendi kafamı kaldıramıyorum artık, kendime fazla geliyorum kusura bakma.
sana çok ihtiyacım vardı hacer, ben alkol içip içimi kafamı dağıtırken sen geldin beni kurtardın, öyle bir geldin ki bana hayatımı bir düzene sokup beni adam ettin, dünyayı gösterdin, okuduk, beraber üniversite kazandık, sayende bir okul bitirdim, beraber çok güzel ilerliyorduk. hem kariyer yaparken hem aşıktık, hem mantıktık hem aşktık beni neden bıraktığını sorgulamayacağım ama beni neden bıraktın be... dizlerimin üstünde çamura batmışım, yağmur yağıyor üstüme, yaşlarımı gizliyor, belki de tanrı da bize ağlıyor.
bu sana vedamdır, bu dış dünyaya vedamdır. aklından geçtiğin şey olmayacak ama daha da kapanacağım yorganın altına, daha da saklanacağım. daha da kaçacağım gerçeklerden hayaller kuracağım saatlerce, günlerce, aylarca. sana söz veriyorum kaderim dışında ölmeyeceğim ama odamdan dışarı adım atmayıp kendimi daha da kapatacağım.
ulaşma bana, aileme, arkadaşlarıma. üzüleceksen üzül, ağlayacaksan ağla, gülüp geçeceksen gülümse geç. ama arkana dönüp bakma. bana bir daha ne sevdiğini ne sevmediğini söyle. ölmüyorum ama öldüğümü düşün. eski yazdıklarımı oku, varsa eski fotoğraflarımıza bak, beni kötü hatırlama, güzel günlerimizi anımsa sadece, çok güzeldi, herşey toz pembe, mükemmeldi.
sınavın açıklanıp kazanamadığını öğrendiğimiz gece sana kınalı kar dizisindeki kamber'in delirişini anlatmıştım, gül diye. adamın kuru fasülye pilav diye delirdiğini anlatmıştım, o gün çok komikti. inan ellerim titrerken hacer, sinema, waffle, rıdvan, resul diye sayıklıyorum. kafayı yesem, herşey geçse, sayıkladıklarımın anlamını bilmediğim güzel günler gelse. gelmiyor işte, amına kodğumun dünyasında ben barınamıyorum.
babamın akli dengesini yavaş yavaş kaybetmesi, kardeşimin alınganlıkları annemin "bir kız yüzünden mezun bile olamadın" deyişleri ve daha fazlası. en önemlisi senin bana verdiğin hayat dolu enerjin. ben artık kendime mukayet olamıyorum kendi aklımı kontrol edemiorum düşünceleerim uçupgidiyor artık hacer sonsuz yerlere. bir gün nerede kimle kaldıüğını düşünürken kafayıyiyorum bir gün kimle mesajlaştığını düşünürken, kimler sana sarkıyor, kimler sana benim söylemem gereken şeyleri söylüyor beni delirtiyor.
bu bana bir daha ulaşamayacağının, beni okuyamayacağın beni göremeyeceğinin vedası. kendimi hem sana hem de kendime zarar vermemek için aklına gelebilecek her yerden çekiyorum. senden tek isteğim var, ailemle aram bozuk, sakın onları arayıp daha çok üstüme gelmelerini sağlama. kuzenlerime, yakın arkadaşın dediğin sıradan insanlara bile ulaşma. bana da ulaşma. sen benden kopuk, bensiz, beni düşünmeyeceğin bir hayat istiyordun, sana tanışmamızın 4. yıl hediyesi olarak bunu veriyorum. ne internette ne başka yerde karşına bile gelmeyecek hiçbir şey, ne yazdıklarım ne fotoğrafım ne başka bir şey. kendine iyi bakmayı unutma, beni sakın düşünme.
artık dayanılmaz bir hale geldi her şey. çözümü yok, olsa şüphe duymam o çözümün peşine koşarım. ne yokluğun, ne ayrılık ne ailemle sorunlarım ne hayata karşı başarısızlıklarım. artık hiç birini umursamayacağım bir noktaya gelmek, delirmek ya da yok olmak istiyorum. kafayı yemek istiyorum. bizim cengiz'in ayşe ayşe diye sayıklaması gibi "hacer, hacer" diye sayıklamak ama "o kim" diye sorduklarında gülümseyip "bilmem" demek istiyorum.
dayanılmaz bir hale geldim hacer, sana mesaj atamıyorum sana anlatamıyorum artık. ağlamaktan çok yoruldum. inan o giderken ağladığımdan daha fazlasını ağladım, ağlıyorum. gözümdeki yaşları silip kimseye belli etmemeye çalıştıkça "neyin var" diye üstüme geliyorlar senin olmadığını bilmiyorlarmış gibi.
bak şarkıda ne diyor, bu ara ihtiyacım var sana, ellerimi sakın bırakma. bana huzur veren tek yer senin yanın, unutma. gün varıncaya kadar sabaha, sakın hiç bir yere kalkma, fazla bir şey istemem sadece dur burada.
neden sadık kalamadığını, neden bıraktığını hiç bir zaman anlayamadım, anlayamayacağım malesef. artık bunun da derdine düşmüyorum. neden sevemediğin, neden hevesinin geçtiğini artık sormuyorum kendime. kendi kafamı kaldıramıyorum artık, kendime fazla geliyorum kusura bakma.
sana çok ihtiyacım vardı hacer, ben alkol içip içimi kafamı dağıtırken sen geldin beni kurtardın, öyle bir geldin ki bana hayatımı bir düzene sokup beni adam ettin, dünyayı gösterdin, okuduk, beraber üniversite kazandık, sayende bir okul bitirdim, beraber çok güzel ilerliyorduk. hem kariyer yaparken hem aşıktık, hem mantıktık hem aşktık beni neden bıraktığını sorgulamayacağım ama beni neden bıraktın be... dizlerimin üstünde çamura batmışım, yağmur yağıyor üstüme, yaşlarımı gizliyor, belki de tanrı da bize ağlıyor.
bu sana vedamdır, bu dış dünyaya vedamdır. aklından geçtiğin şey olmayacak ama daha da kapanacağım yorganın altına, daha da saklanacağım. daha da kaçacağım gerçeklerden hayaller kuracağım saatlerce, günlerce, aylarca. sana söz veriyorum kaderim dışında ölmeyeceğim ama odamdan dışarı adım atmayıp kendimi daha da kapatacağım.
ulaşma bana, aileme, arkadaşlarıma. üzüleceksen üzül, ağlayacaksan ağla, gülüp geçeceksen gülümse geç. ama arkana dönüp bakma. bana bir daha ne sevdiğini ne sevmediğini söyle. ölmüyorum ama öldüğümü düşün. eski yazdıklarımı oku, varsa eski fotoğraflarımıza bak, beni kötü hatırlama, güzel günlerimizi anımsa sadece, çok güzeldi, herşey toz pembe, mükemmeldi.
sınavın açıklanıp kazanamadığını öğrendiğimiz gece sana kınalı kar dizisindeki kamber'in delirişini anlatmıştım, gül diye. adamın kuru fasülye pilav diye delirdiğini anlatmıştım, o gün çok komikti. inan ellerim titrerken hacer, sinema, waffle, rıdvan, resul diye sayıklıyorum. kafayı yesem, herşey geçse, sayıkladıklarımın anlamını bilmediğim güzel günler gelse. gelmiyor işte, amına kodğumun dünyasında ben barınamıyorum.
babamın akli dengesini yavaş yavaş kaybetmesi, kardeşimin alınganlıkları annemin "bir kız yüzünden mezun bile olamadın" deyişleri ve daha fazlası. en önemlisi senin bana verdiğin hayat dolu enerjin. ben artık kendime mukayet olamıyorum kendi aklımı kontrol edemiorum düşünceleerim uçupgidiyor artık hacer sonsuz yerlere. bir gün nerede kimle kaldıüğını düşünürken kafayıyiyorum bir gün kimle mesajlaştığını düşünürken, kimler sana sarkıyor, kimler sana benim söylemem gereken şeyleri söylüyor beni delirtiyor.
bu bana bir daha ulaşamayacağının, beni okuyamayacağın beni göremeyeceğinin vedası. kendimi hem sana hem de kendime zarar vermemek için aklına gelebilecek her yerden çekiyorum. senden tek isteğim var, ailemle aram bozuk, sakın onları arayıp daha çok üstüme gelmelerini sağlama. kuzenlerime, yakın arkadaşın dediğin sıradan insanlara bile ulaşma. bana da ulaşma. sen benden kopuk, bensiz, beni düşünmeyeceğin bir hayat istiyordun, sana tanışmamızın 4. yıl hediyesi olarak bunu veriyorum. ne internette ne başka yerde karşına bile gelmeyecek hiçbir şey, ne yazdıklarım ne fotoğrafım ne başka bir şey. kendine iyi bakmayı unutma, beni sakın düşünme.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar