bugün
- yagmurcu çık açıkla8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir6
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı19
- queen ravennanın aşırı güzel olması7
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- camgöz balık ekmek4
- erecto bruder2
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- yazarların akşama dair planları7
- tren4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- kırıkkaleli olmak istemek4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- doların 50 tl olması7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse12
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yagmurcu3
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- topla topla topla2
- favlayan yazarın asıl amacı12
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- true niye hala çaylak5
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- ahmet3
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- sözlük kürdü55
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- sözlükteki kuzucuklarım6
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- somali de türk bayrağı yakılması5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- emre belözoğlu3
- yogartiksen6
- ne oldu2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- esra'yı aç esra'yı9
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal17
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
artık her şeyden tamamen veda eden bir insan tanesinin cümleleridir.
artık dayanılmaz bir hale geldi her şey. çözümü yok, olsa şüphe duymam o çözümün peşine koşarım. ne yokluğun, ne ayrılık ne ailemle sorunlarım ne hayata karşı başarısızlıklarım. artık hiç birini umursamayacağım bir noktaya gelmek, delirmek ya da yok olmak istiyorum. kafayı yemek istiyorum. bizim cengiz'in ayşe ayşe diye sayıklaması gibi "hacer, hacer" diye sayıklamak ama "o kim" diye sorduklarında gülümseyip "bilmem" demek istiyorum.
dayanılmaz bir hale geldim hacer, sana mesaj atamıyorum sana anlatamıyorum artık. ağlamaktan çok yoruldum. inan o giderken ağladığımdan daha fazlasını ağladım, ağlıyorum. gözümdeki yaşları silip kimseye belli etmemeye çalıştıkça "neyin var" diye üstüme geliyorlar senin olmadığını bilmiyorlarmış gibi.
bak şarkıda ne diyor, bu ara ihtiyacım var sana, ellerimi sakın bırakma. bana huzur veren tek yer senin yanın, unutma. gün varıncaya kadar sabaha, sakın hiç bir yere kalkma, fazla bir şey istemem sadece dur burada.
neden sadık kalamadığını, neden bıraktığını hiç bir zaman anlayamadım, anlayamayacağım malesef. artık bunun da derdine düşmüyorum. neden sevemediğin, neden hevesinin geçtiğini artık sormuyorum kendime. kendi kafamı kaldıramıyorum artık, kendime fazla geliyorum kusura bakma.
sana çok ihtiyacım vardı hacer, ben alkol içip içimi kafamı dağıtırken sen geldin beni kurtardın, öyle bir geldin ki bana hayatımı bir düzene sokup beni adam ettin, dünyayı gösterdin, okuduk, beraber üniversite kazandık, sayende bir okul bitirdim, beraber çok güzel ilerliyorduk. hem kariyer yaparken hem aşıktık, hem mantıktık hem aşktık beni neden bıraktığını sorgulamayacağım ama beni neden bıraktın be... dizlerimin üstünde çamura batmışım, yağmur yağıyor üstüme, yaşlarımı gizliyor, belki de tanrı da bize ağlıyor.
bu sana vedamdır, bu dış dünyaya vedamdır. aklından geçtiğin şey olmayacak ama daha da kapanacağım yorganın altına, daha da saklanacağım. daha da kaçacağım gerçeklerden hayaller kuracağım saatlerce, günlerce, aylarca. sana söz veriyorum kaderim dışında ölmeyeceğim ama odamdan dışarı adım atmayıp kendimi daha da kapatacağım.
ulaşma bana, aileme, arkadaşlarıma. üzüleceksen üzül, ağlayacaksan ağla, gülüp geçeceksen gülümse geç. ama arkana dönüp bakma. bana bir daha ne sevdiğini ne sevmediğini söyle. ölmüyorum ama öldüğümü düşün. eski yazdıklarımı oku, varsa eski fotoğraflarımıza bak, beni kötü hatırlama, güzel günlerimizi anımsa sadece, çok güzeldi, herşey toz pembe, mükemmeldi.
sınavın açıklanıp kazanamadığını öğrendiğimiz gece sana kınalı kar dizisindeki kamber'in delirişini anlatmıştım, gül diye. adamın kuru fasülye pilav diye delirdiğini anlatmıştım, o gün çok komikti. inan ellerim titrerken hacer, sinema, waffle, rıdvan, resul diye sayıklıyorum. kafayı yesem, herşey geçse, sayıkladıklarımın anlamını bilmediğim güzel günler gelse. gelmiyor işte, amına kodğumun dünyasında ben barınamıyorum.
babamın akli dengesini yavaş yavaş kaybetmesi, kardeşimin alınganlıkları annemin "bir kız yüzünden mezun bile olamadın" deyişleri ve daha fazlası. en önemlisi senin bana verdiğin hayat dolu enerjin. ben artık kendime mukayet olamıyorum kendi aklımı kontrol edemiorum düşünceleerim uçupgidiyor artık hacer sonsuz yerlere. bir gün nerede kimle kaldıüğını düşünürken kafayıyiyorum bir gün kimle mesajlaştığını düşünürken, kimler sana sarkıyor, kimler sana benim söylemem gereken şeyleri söylüyor beni delirtiyor.
bu bana bir daha ulaşamayacağının, beni okuyamayacağın beni göremeyeceğinin vedası. kendimi hem sana hem de kendime zarar vermemek için aklına gelebilecek her yerden çekiyorum. senden tek isteğim var, ailemle aram bozuk, sakın onları arayıp daha çok üstüme gelmelerini sağlama. kuzenlerime, yakın arkadaşın dediğin sıradan insanlara bile ulaşma. bana da ulaşma. sen benden kopuk, bensiz, beni düşünmeyeceğin bir hayat istiyordun, sana tanışmamızın 4. yıl hediyesi olarak bunu veriyorum. ne internette ne başka yerde karşına bile gelmeyecek hiçbir şey, ne yazdıklarım ne fotoğrafım ne başka bir şey. kendine iyi bakmayı unutma, beni sakın düşünme.
artık dayanılmaz bir hale geldi her şey. çözümü yok, olsa şüphe duymam o çözümün peşine koşarım. ne yokluğun, ne ayrılık ne ailemle sorunlarım ne hayata karşı başarısızlıklarım. artık hiç birini umursamayacağım bir noktaya gelmek, delirmek ya da yok olmak istiyorum. kafayı yemek istiyorum. bizim cengiz'in ayşe ayşe diye sayıklaması gibi "hacer, hacer" diye sayıklamak ama "o kim" diye sorduklarında gülümseyip "bilmem" demek istiyorum.
dayanılmaz bir hale geldim hacer, sana mesaj atamıyorum sana anlatamıyorum artık. ağlamaktan çok yoruldum. inan o giderken ağladığımdan daha fazlasını ağladım, ağlıyorum. gözümdeki yaşları silip kimseye belli etmemeye çalıştıkça "neyin var" diye üstüme geliyorlar senin olmadığını bilmiyorlarmış gibi.
bak şarkıda ne diyor, bu ara ihtiyacım var sana, ellerimi sakın bırakma. bana huzur veren tek yer senin yanın, unutma. gün varıncaya kadar sabaha, sakın hiç bir yere kalkma, fazla bir şey istemem sadece dur burada.
neden sadık kalamadığını, neden bıraktığını hiç bir zaman anlayamadım, anlayamayacağım malesef. artık bunun da derdine düşmüyorum. neden sevemediğin, neden hevesinin geçtiğini artık sormuyorum kendime. kendi kafamı kaldıramıyorum artık, kendime fazla geliyorum kusura bakma.
sana çok ihtiyacım vardı hacer, ben alkol içip içimi kafamı dağıtırken sen geldin beni kurtardın, öyle bir geldin ki bana hayatımı bir düzene sokup beni adam ettin, dünyayı gösterdin, okuduk, beraber üniversite kazandık, sayende bir okul bitirdim, beraber çok güzel ilerliyorduk. hem kariyer yaparken hem aşıktık, hem mantıktık hem aşktık beni neden bıraktığını sorgulamayacağım ama beni neden bıraktın be... dizlerimin üstünde çamura batmışım, yağmur yağıyor üstüme, yaşlarımı gizliyor, belki de tanrı da bize ağlıyor.
bu sana vedamdır, bu dış dünyaya vedamdır. aklından geçtiğin şey olmayacak ama daha da kapanacağım yorganın altına, daha da saklanacağım. daha da kaçacağım gerçeklerden hayaller kuracağım saatlerce, günlerce, aylarca. sana söz veriyorum kaderim dışında ölmeyeceğim ama odamdan dışarı adım atmayıp kendimi daha da kapatacağım.
ulaşma bana, aileme, arkadaşlarıma. üzüleceksen üzül, ağlayacaksan ağla, gülüp geçeceksen gülümse geç. ama arkana dönüp bakma. bana bir daha ne sevdiğini ne sevmediğini söyle. ölmüyorum ama öldüğümü düşün. eski yazdıklarımı oku, varsa eski fotoğraflarımıza bak, beni kötü hatırlama, güzel günlerimizi anımsa sadece, çok güzeldi, herşey toz pembe, mükemmeldi.
sınavın açıklanıp kazanamadığını öğrendiğimiz gece sana kınalı kar dizisindeki kamber'in delirişini anlatmıştım, gül diye. adamın kuru fasülye pilav diye delirdiğini anlatmıştım, o gün çok komikti. inan ellerim titrerken hacer, sinema, waffle, rıdvan, resul diye sayıklıyorum. kafayı yesem, herşey geçse, sayıkladıklarımın anlamını bilmediğim güzel günler gelse. gelmiyor işte, amına kodğumun dünyasında ben barınamıyorum.
babamın akli dengesini yavaş yavaş kaybetmesi, kardeşimin alınganlıkları annemin "bir kız yüzünden mezun bile olamadın" deyişleri ve daha fazlası. en önemlisi senin bana verdiğin hayat dolu enerjin. ben artık kendime mukayet olamıyorum kendi aklımı kontrol edemiorum düşünceleerim uçupgidiyor artık hacer sonsuz yerlere. bir gün nerede kimle kaldıüğını düşünürken kafayıyiyorum bir gün kimle mesajlaştığını düşünürken, kimler sana sarkıyor, kimler sana benim söylemem gereken şeyleri söylüyor beni delirtiyor.
bu bana bir daha ulaşamayacağının, beni okuyamayacağın beni göremeyeceğinin vedası. kendimi hem sana hem de kendime zarar vermemek için aklına gelebilecek her yerden çekiyorum. senden tek isteğim var, ailemle aram bozuk, sakın onları arayıp daha çok üstüme gelmelerini sağlama. kuzenlerime, yakın arkadaşın dediğin sıradan insanlara bile ulaşma. bana da ulaşma. sen benden kopuk, bensiz, beni düşünmeyeceğin bir hayat istiyordun, sana tanışmamızın 4. yıl hediyesi olarak bunu veriyorum. ne internette ne başka yerde karşına bile gelmeyecek hiçbir şey, ne yazdıklarım ne fotoğrafım ne başka bir şey. kendine iyi bakmayı unutma, beni sakın düşünme.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar