bugün
- lahmacunu elle yiyen kız10
- asosyal olmanın sebepleri6
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- yazarların en sevdiği meyve8
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey5
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru6
- eskorta oral yapmak3
- seni hayata bağlayan şey12
- başına belayı satın almak4
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın9
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi4
- insanlara güvenin azalması5
- 42 bin entry girmek3
- özgürlüğün sınırı olarak başkasının özgürlüğü3
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- saygı duyulan kadınlar3
- nolcak bu ulkenin hali4
- soğuk duş almak5
- yaşlılığınız için insan biriktirin4
- fazla açıklama yapan insan3
- fakirlik belirten hareketler3
- kas krampı4
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi7
- istanbul2
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı6
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- giorgio armani rouge d armani sheer ruj2
- mercedes 3022
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- dünyada neler olabilir2
- elektriklerin kesilmesi2
- kimseyle tanışamamak8
- baba denince akla gelenler4
- sürekli vurduran kız davranışları2
- yasa dışı bahis oynamak için nedenler2
- hawking'in uzaylılarla konuşmayın uyarısı3
- zincir marketlere kısıtlama çağrısı4
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- içilen en lezzetli çorba2
- peki yazan kıza espri yapmaya devam etmek3
- çipli kimlik kartları2
- milli takımın gruptan 3 çıkması senaryosu4
- okulda felsefe dersinin kaldırılması7
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı5
- almanya3
- yüzde 80 kakao içeren bitter çikolata2
- ankara sokaklarında yürümek2
- anne ve babayı çocukları önünde vuran maganda3
- yuzırların süper güçleri11
bu tarz filmleri izlerken bende bir önyargı oluyor. esasen çoğu kişi tarafından "anlaşılmaz" yahut "sıkıcı" bulunan çoğu filmi çok sevmeme rağmen, daha girişinde "ben sanat filmiyim öhö öhö öhöö!" diye haykıran iklimler gibi filmlere çekinerek bakıyorum biraz. zira o diğer filmler dediklerim ince mesajlarla örülü olmalarına rağmen kendi ülkelerinde gayet pop bir şekilde tüketilen ürünler. aynı şey müzikte de söz konusu ama madem iklimler başlığına yazdık konuyu dağıtmayalım.
--spoiler--
iklimler, hayatımda izlediğim en doğal diyaloglara sahip film. ciddiyim bu konuda, beni bu kadar keyiflendiren diyaloglar görmedim daha önce. arif abi'nin evindeki o sohbet ortamı ise filmin zirve noktasıdır.
oyunculuk ne yazık ki, nuri bilge ceylan'ın odun ifadeleri ve düz sesiyle biraz geride. ebru ceylan gayet başarılı ama genelde oyunculuk ortalama bir türk filmini aşamıyor.
görsellik harikulade. gerçekten de bir atölyeden çıkmış gibi duruyor film. doğal mekanları o kadar renkli veriyor ki, "bu yol filmdeki yol mu" demeden edemiyorsunuz.
senaryo ise özetle "abi bi kız vardı. sevgiliydik kaç yıldır. neyse ben aşka bi hatuna vuruyorum o ara, bunla biz bi ayrıldık bi kaç ay. sonra gittim buldum bunu taa ağrı'ya gitmiş anasını sattığımın. neyse abi gittim, bi afralar bi tafralar, eeh dedim sikerim, tatile gittim, pompaya doydum" olarak anlatılabilir. yani o kadar "basit" bir konu ki. saatlerce destansı bir anlatımla işlenmesi keyifli dakikalar yaşatması bir yana uyuz ediyor insanı. ama sıkılmak şeklinde olmuyor bu, "öeeh" dedirten şekilde oluyor. bu mudur yani.
bunun dışında zaten doğallık iddiasında olan bu filmin, oyunculukların bazı bölümleri hariç gerçekten çok doğal ve başarılı olduğunu söyleyebilirim.
--spoiler--
--spoiler--
iklimler, hayatımda izlediğim en doğal diyaloglara sahip film. ciddiyim bu konuda, beni bu kadar keyiflendiren diyaloglar görmedim daha önce. arif abi'nin evindeki o sohbet ortamı ise filmin zirve noktasıdır.
oyunculuk ne yazık ki, nuri bilge ceylan'ın odun ifadeleri ve düz sesiyle biraz geride. ebru ceylan gayet başarılı ama genelde oyunculuk ortalama bir türk filmini aşamıyor.
görsellik harikulade. gerçekten de bir atölyeden çıkmış gibi duruyor film. doğal mekanları o kadar renkli veriyor ki, "bu yol filmdeki yol mu" demeden edemiyorsunuz.
senaryo ise özetle "abi bi kız vardı. sevgiliydik kaç yıldır. neyse ben aşka bi hatuna vuruyorum o ara, bunla biz bi ayrıldık bi kaç ay. sonra gittim buldum bunu taa ağrı'ya gitmiş anasını sattığımın. neyse abi gittim, bi afralar bi tafralar, eeh dedim sikerim, tatile gittim, pompaya doydum" olarak anlatılabilir. yani o kadar "basit" bir konu ki. saatlerce destansı bir anlatımla işlenmesi keyifli dakikalar yaşatması bir yana uyuz ediyor insanı. ama sıkılmak şeklinde olmuyor bu, "öeeh" dedirten şekilde oluyor. bu mudur yani.
bunun dışında zaten doğallık iddiasında olan bu filmin, oyunculukların bazı bölümleri hariç gerçekten çok doğal ve başarılı olduğunu söyleyebilirim.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar