bugün
- sözlükte kız taklidi yapmak13
- israil'i allah cezalandıracak8
- seksten önce dua etmek8
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- yakışıklı olgun erkekler6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- filistin37
- ince memed 23
- cumartesi gecesi seks yerine sözlüğe bakmak3
- kız fakesi olan yazar buz gibi gaydir3
- fabrika kızı vs tamirci çırağı3
- porno entelektüelliği8
- sapık şarkı sözleri10
- pala bıyıklı yazarlar4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel8
- sözlükte ki bacılarınız kim5
- antipanik'e bir şey söyle22
- özelden şeftalisini atan yazar14
- silvermist'e iki şey söyle20
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- denizden çıkan erkek3
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı7
- avaresozluk com6
- sözlük yazarlarının akşam yemeği menüsü5
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- geceye bir mısra bırakmak3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- doggy pozisyonunda havlayan kız4
- sözlüğün azması7
- sözlüğü boşverip plaja gitmek7
- dünyanın en lezzetli helva tarifi3
- ev sahiplerinden vergi alınması2
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- uyku öncesi deliren çocuk2
- cinsel içerikli başlık açınca ereksiyon olunuyormu5
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- islam da ideal evlilik yaşı kaçtır4
- tarhana çorbası9
- deprem2
- sözlükte ki gardaşlarınız kim4
- alttaki yazara bir şey söyle24
- parcalandim toparlanamiyorum323
- acı biber turşusu2
- cinsel başlık açıp entry girildikçe otuzbir çekmek4
- pıttık fırlatma akımı6
- türkçenin dünyanın en zengin dili olması2
- sözlükteki evli barklı yazarlar3
uzaya çıktığı anda o talihsiz " burada tanrı falan göremiyorum" repliği ile kestaneyi çizdiren şahsiyet. bunun muadili de ayda ezan dinleyen neil armstrongdur. hikayesi ise şöyle efendim;
"o gün houston meydanında toplanmıştı herkes. simitçisi, köftecisi, midye tavacısı, işportacısı, hepiciği oradaydı. herkes devyarasa metal yığınına bakıp bu mu gidecek ulan aya şimdi diyordu. neyse efendim bir geri sayım falan filan derken o hengamede kalktı bu araç. bu doğandan bozma şahin görünümlü, lpg li alet kısa süreli bir yolculuktan sonra iniş takımlarını açarak amerikalıların deyimi ile kamer e iniş yaptı. bizim neil hayret etti bu işe tabii. "ulan ben taksimden aksaraya bu kadar zamanda gidemiyorum, teknoloji ne kadar değişmiş. vay baban helal olsun vallahi" dedi. tabii bilmediği memleket, hırlısı var hırsızı var diyerekten temkinli bi' şekilde açtı kapıyı. bi' sola bi' de sağa bakarak yavaş adımlarla aşağıya indi. o anda farklı duygular sardı neil'in bedenini. dünyaya şekil bi' poz verdi. sonra gözleri rusya yı aradı. "naber lan yuri...nanikk....eheh..." diyerekten kendi egosunu şişirmeyi de ihmal etmedi tabii. bi' iki adım attıktan sonra bulduğu ilk taşa attı ayağını ve çıkardı çorabından halis mulis bitlis yapımı cigarasını. ohh püfür püfür... efkarlandı birden ve patlattı bi' şarkı gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar...diye. annesi geldi aklına "anne bak gördün mü? bi' yandaki komşunun oğlu sait kadar olamadın. ne güzel devlet memuru oldu çocuk. sabah sekiz akşam beş. mis gibi oh. alttakinin oğluda işçi oldu. maaşı az ama hiç değilse ssk lı. çay simit de bi' şeydir. sen ise bi baltaya sap olmadın derdin hep. ben buradan o simiti göremiyorum ama. ehehe." diyerekten şöyle bi' gururlandı kendi ile. sonra afedersiniz hem oturduğu taştan olsa gerek hem de gelirken camı açmış bizim bu akıllı neil ondan olsa gerek deff-i haceti geldi efendim bunun."ulan iyi ki yaptırdım şu alaturka tuvalaeti. yoksa hayatta oturamam lan alafrangaya falan. ıyyyk." diye düşündü. tam hacetini giderecekken o da nesi? bir ses...aman yarabbim. arkasına bakmadan şoför mahaline geçti hemen. telsizle der iz a problım ovır hiyır yani "olm bak buradan çok kötü sesler geliyo merkez. nedir lan bu? bundan söz etmemiştiniz bana" dedi. merkezden yanıt gelmeyince, daha motoru soğutmadan basar gaza. gelirken tabii aracı devirsiz kullandığı için bu insan evladı, lpg yi çok harcadı. bunu sürdüler ülkeden. bu da ayda duyduğu sesi aramaya başladı tüm dünyada. paris, tokyo, berlin, londra...yok anam bulamadı bi' türlü. sonra bi gün yolu istanbul'a düştü. sultanahmet'in önündeki işportacılara bakarken bir ses duydu. aman yarabbim. işte o ses. hemen yoldan çevirdiği bi' hanutçuya sordu. "hemşerim bi baksana be. bu ses ne böyle?" hanutçu "ikindi ezanı okunuyo dayı görmüyon mu?" dedi. işte oracıkta kelime-i şahadet getirip müslüman oldu neil...isminide nail olarak değiştirir tabii. "
işte bundan kelli ne zaman aya gidilecek olsa insanlık yanında bi' seccadeyle bi' de tesbih götürür. ola da ikindi namazı kaçmasın diye.
çıkarım: demek ki neymiş? yuri beyimiz aya ikindi vakti inmemiş. eğer inseymiş tanrıyı bizzat görürmüş. ayy pardon, duyarmış. evet evet.
hay siz çok yaşayın emi. evet evet, ikinizde!
"o gün houston meydanında toplanmıştı herkes. simitçisi, köftecisi, midye tavacısı, işportacısı, hepiciği oradaydı. herkes devyarasa metal yığınına bakıp bu mu gidecek ulan aya şimdi diyordu. neyse efendim bir geri sayım falan filan derken o hengamede kalktı bu araç. bu doğandan bozma şahin görünümlü, lpg li alet kısa süreli bir yolculuktan sonra iniş takımlarını açarak amerikalıların deyimi ile kamer e iniş yaptı. bizim neil hayret etti bu işe tabii. "ulan ben taksimden aksaraya bu kadar zamanda gidemiyorum, teknoloji ne kadar değişmiş. vay baban helal olsun vallahi" dedi. tabii bilmediği memleket, hırlısı var hırsızı var diyerekten temkinli bi' şekilde açtı kapıyı. bi' sola bi' de sağa bakarak yavaş adımlarla aşağıya indi. o anda farklı duygular sardı neil'in bedenini. dünyaya şekil bi' poz verdi. sonra gözleri rusya yı aradı. "naber lan yuri...nanikk....eheh..." diyerekten kendi egosunu şişirmeyi de ihmal etmedi tabii. bi' iki adım attıktan sonra bulduğu ilk taşa attı ayağını ve çıkardı çorabından halis mulis bitlis yapımı cigarasını. ohh püfür püfür... efkarlandı birden ve patlattı bi' şarkı gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar...diye. annesi geldi aklına "anne bak gördün mü? bi' yandaki komşunun oğlu sait kadar olamadın. ne güzel devlet memuru oldu çocuk. sabah sekiz akşam beş. mis gibi oh. alttakinin oğluda işçi oldu. maaşı az ama hiç değilse ssk lı. çay simit de bi' şeydir. sen ise bi baltaya sap olmadın derdin hep. ben buradan o simiti göremiyorum ama. ehehe." diyerekten şöyle bi' gururlandı kendi ile. sonra afedersiniz hem oturduğu taştan olsa gerek hem de gelirken camı açmış bizim bu akıllı neil ondan olsa gerek deff-i haceti geldi efendim bunun."ulan iyi ki yaptırdım şu alaturka tuvalaeti. yoksa hayatta oturamam lan alafrangaya falan. ıyyyk." diye düşündü. tam hacetini giderecekken o da nesi? bir ses...aman yarabbim. arkasına bakmadan şoför mahaline geçti hemen. telsizle der iz a problım ovır hiyır yani "olm bak buradan çok kötü sesler geliyo merkez. nedir lan bu? bundan söz etmemiştiniz bana" dedi. merkezden yanıt gelmeyince, daha motoru soğutmadan basar gaza. gelirken tabii aracı devirsiz kullandığı için bu insan evladı, lpg yi çok harcadı. bunu sürdüler ülkeden. bu da ayda duyduğu sesi aramaya başladı tüm dünyada. paris, tokyo, berlin, londra...yok anam bulamadı bi' türlü. sonra bi gün yolu istanbul'a düştü. sultanahmet'in önündeki işportacılara bakarken bir ses duydu. aman yarabbim. işte o ses. hemen yoldan çevirdiği bi' hanutçuya sordu. "hemşerim bi baksana be. bu ses ne böyle?" hanutçu "ikindi ezanı okunuyo dayı görmüyon mu?" dedi. işte oracıkta kelime-i şahadet getirip müslüman oldu neil...isminide nail olarak değiştirir tabii. "
işte bundan kelli ne zaman aya gidilecek olsa insanlık yanında bi' seccadeyle bi' de tesbih götürür. ola da ikindi namazı kaçmasın diye.
çıkarım: demek ki neymiş? yuri beyimiz aya ikindi vakti inmemiş. eğer inseymiş tanrıyı bizzat görürmüş. ayy pardon, duyarmış. evet evet.
hay siz çok yaşayın emi. evet evet, ikinizde!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar