bugün
- duanın bir şeye yaramaması22
- sözlük erkeklerinin bicepsleri69
- dinden uzaklaşan avrupa'nın çöküşü5
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- neden 50 tane arap devleti var9
- fon vurgunu48
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları6
- akşamki tantana15
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar7
- bugün uyuyakalmışım11
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması6
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü3
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- sözlük kızlarının pek azgın olması3
- karın seni çok üzüyor diyen metres3
- dolarla sigarasini yakan ogrenci4
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler2
- arap neferler9
- karısını aldatan yazarlar4
- türküm doğruyum çalışkanım16
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- güne yulaf ezmesi ve kahve ile başlamak4
- müşekkel3
- sözlükten bir yazarın cenazesine gitmek4
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti2
- fatma betül sayan kaya17
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı22
- uludede ile camiye gitmek5
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- aykirikadin2
- ideal koca4
- anın görüntüsü22
- bismillahirahmanirahim2
- alevilerin camiye gitmemesi3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- kürtaj hak mıdır sorunsalı2
- türkiye libya anlaşmasının yunanistan da yankısı3
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- poğaça yiyen kız6
- evliliğin süper bir şey olması5
- umreye giden arkadaş2
- evlenilecek kıza ayak fetişisti olduğunu söylemek2
- kokoreç10
- kargaların insanları fişlemesi5
- avrupa5
- ayak fetişi istemeyen kadından boşanılır mı2
- sözlük yazarlarının şekerleri2
2 temmuz 1993.
o dönem cumhuriyet üniversitesi öğrencisi bir akrabamı ziyaret için sivas'tayım. yaşı yetenler 90'lı yıılları bilir. her yer toz duman...
kimin vatansever, kimin katil olduğunu bilmediğimiz karanlık yıllar. aziz nesin ve yanında ki bir grup aydının sivas'a geldiklerini biliyorum. sivas'ın yerel gazeteleri '' müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar'' manşetleriyle katliamın hem haberini veriyor, hem ön hazırlığını yapıyor.
hayran olduğum aziz nesin, 22 yaşında katliam da ölecek hasret gültekin, feyzullah çınar ve onlarca aydınlık insan orada. ablamla sularbaşı mahallesinde dolanıyoruz. madımak otelinin önü kalabalık. bir grup çember sakallı insan otelin önüne doluşmuş, tekbir getiriyorlar. kalabalık her geçen dakika artıyor.
madımak otelinin bulunduğu cadde de yol yapımı var. kalabalık kenara yığılmış parke taşlarını yağmalıyor. az sonra ellerinde taşlar, ağızlarında tekbir, bu allahsız komunistlere gereken cezayı verecekler.
nihayet polis, jandarma geliyor. tüm saflığımla oh be! diyorum. şimdi gerekeni yapacaklar. yapmıyorlar. kalabalık oteli ateşe veriyor. orda olanlar birebir, televizyondakiler ekranlardan 37 kişinin yakılışını izliyoruz. dönemin başbakanı erdal inönü ekranlardan pişkin pişkin katliamı kınıyor.
o geceyi zor geçiriyorum o allahın belası şehirde. devlete, bu karanlık zihniyete küfrederek sivas'ı bir daha hiç uğramamak üzere terkediyorum.
sonra seyrediyorum memleketi. dava sanıklarını savunan avukatlar meclis sıralarına sokuluyor, yetmiyormuş gibi bu zihniyetin bekçileri başımıza başbakan, bakan yapılıyor...binlerce demokrasi ayıbı, binlerce insan hakları ihlali, yolsuzluk sürüyor gidiyor.
adeta bu karanlık, kendisi gibi olamayanı fişleyen, hedef gösteren, olmadı öldüren zihniyet ödüllendiriliyor.
bugün 2 temmuz. bense hasret gültekin kadar umutlu değilim. o umudu şöyle anlatmış;
'' şairler şiir yazıyor, ressamlar resim yapıyor. ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. peki bunları niçin yapıyoruz? dünya alışkanlıktan değil de sevgi ve mutluluktan dönsün diye.''
o dönem cumhuriyet üniversitesi öğrencisi bir akrabamı ziyaret için sivas'tayım. yaşı yetenler 90'lı yıılları bilir. her yer toz duman...
kimin vatansever, kimin katil olduğunu bilmediğimiz karanlık yıllar. aziz nesin ve yanında ki bir grup aydının sivas'a geldiklerini biliyorum. sivas'ın yerel gazeteleri '' müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar'' manşetleriyle katliamın hem haberini veriyor, hem ön hazırlığını yapıyor.
hayran olduğum aziz nesin, 22 yaşında katliam da ölecek hasret gültekin, feyzullah çınar ve onlarca aydınlık insan orada. ablamla sularbaşı mahallesinde dolanıyoruz. madımak otelinin önü kalabalık. bir grup çember sakallı insan otelin önüne doluşmuş, tekbir getiriyorlar. kalabalık her geçen dakika artıyor.
madımak otelinin bulunduğu cadde de yol yapımı var. kalabalık kenara yığılmış parke taşlarını yağmalıyor. az sonra ellerinde taşlar, ağızlarında tekbir, bu allahsız komunistlere gereken cezayı verecekler.
nihayet polis, jandarma geliyor. tüm saflığımla oh be! diyorum. şimdi gerekeni yapacaklar. yapmıyorlar. kalabalık oteli ateşe veriyor. orda olanlar birebir, televizyondakiler ekranlardan 37 kişinin yakılışını izliyoruz. dönemin başbakanı erdal inönü ekranlardan pişkin pişkin katliamı kınıyor.
o geceyi zor geçiriyorum o allahın belası şehirde. devlete, bu karanlık zihniyete küfrederek sivas'ı bir daha hiç uğramamak üzere terkediyorum.
sonra seyrediyorum memleketi. dava sanıklarını savunan avukatlar meclis sıralarına sokuluyor, yetmiyormuş gibi bu zihniyetin bekçileri başımıza başbakan, bakan yapılıyor...binlerce demokrasi ayıbı, binlerce insan hakları ihlali, yolsuzluk sürüyor gidiyor.
adeta bu karanlık, kendisi gibi olamayanı fişleyen, hedef gösteren, olmadı öldüren zihniyet ödüllendiriliyor.
bugün 2 temmuz. bense hasret gültekin kadar umutlu değilim. o umudu şöyle anlatmış;
'' şairler şiir yazıyor, ressamlar resim yapıyor. ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. peki bunları niçin yapıyoruz? dünya alışkanlıktan değil de sevgi ve mutluluktan dönsün diye.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar