bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- gece gece sinirlenmek4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- flamingo3
- fil9
- at6
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- netflix asaf dizisi3
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- cemil tugay6
- erken ölüm2
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- yogartiksen39
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gemini2
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- galatasaray19
1960'lardan beridir, hem grup olarak, hem de kişisel olarak tüm dünya onlarla yakından ilgilendi. bu yüzden onları yalnızca bob dylan ve elvis presley ile karşılaştırabiliriz, çünkü 1 kuşağı, tüm dünyada, bu kadar etkisi altına alan ve daha sonraki kuşakları da etkileyen müzisyen sayısı aslında pek o kadar da fazla değil. hiçbir grup, tüm dünyayı bu 4 liverpool'lu genç kadar etkisi altına almadı ve onlar kadar ünlü olmadı.
1956 yılı ingiltere'nin "teenage müziği"yle tanıştığı yıl oldu. özellikle 1941'den sonra doğanların, anne-babaya, kraliçeye ve imparatorluğa ya da büyük britanya'ya, yaşlılara, politikacılara, askerlere, polise, din adamlarına, kısacası güçlü olan her şeye "saygı" esasına dayanan belli kalıplar içinde yetiştirildikleri düşünülürse, teenage müziği ingiliz aileleri için bir yıkımdı. çünkü gençler bu gibi şeylere aslında hiç de saygı duymadıklarını farketmişlerdi. ingilizcedeki "teenager" kavramı da bu tarihlerde ilk kez ortaya çıktı.
artık, o zamana kadar sadece çocuklardan ve yetişkinlerden oluşan toplumda yeni bir katman daha varlığını hissettiriyordu. sokaklar, daracık pantolonları, kadife ceketleri, süslü gömlekleri, pembe ya da turuncu çorapları, 8-10 cm topuklu ayakkabıları, uzun ve yağlı saçlarıyla ortalıkta dolaşan "hilkat garibeleri"yle doluydu. bunların dışında başka yenilikler de vardı. örneğin cafe-bar'lar ve rock and roll, o dönemin tutucu ingilizleri için son derece yeni olaylardı. buralara giden ve bu tarz giyinen teenager'lara "teddy boys" ya da "teddy girls" adı veriliyordu.
liverpool'un abd'den gelen yük gemilerinin ve transatlantiklerin uğrak yeri olan bir liman kenti olması ve amerikalı denizcilerin yanlarında getirdikleri plakların ingiltere içinde ilk kez burda dinlenmesi, buraya farklı bir kimlik kazandırıyordu. 1950'lere kadar dışarıdan gelen her türlü aşırılığa karşı olan ingiliz toplumu, amerika'da ortaya çıkan yeniliklerle ilk önce burda karşılaşıyordu.
aynı yıllarda, 1956'nın şubat ayında elvis presley'in "heartbreak hotel" adlı plağının ortaya çıkmasıyla ortalık birbirine girmişti. elvis'in daha sonra gelen plakları da, listeleri alt-üst ediyordu. elvis, gün geçtikçe daha popüler olurken birçok genç de onu taklit ederek üne kavuşmanın yollarını arıyor, ya da bu yeni akıma bir şeyler katarak daha farklı tınılar elde etmeye çalışıyorlardı. john lennon da bu gençlerden biriydi.
(bkz: to be continued)
1956 yılı ingiltere'nin "teenage müziği"yle tanıştığı yıl oldu. özellikle 1941'den sonra doğanların, anne-babaya, kraliçeye ve imparatorluğa ya da büyük britanya'ya, yaşlılara, politikacılara, askerlere, polise, din adamlarına, kısacası güçlü olan her şeye "saygı" esasına dayanan belli kalıplar içinde yetiştirildikleri düşünülürse, teenage müziği ingiliz aileleri için bir yıkımdı. çünkü gençler bu gibi şeylere aslında hiç de saygı duymadıklarını farketmişlerdi. ingilizcedeki "teenager" kavramı da bu tarihlerde ilk kez ortaya çıktı.
artık, o zamana kadar sadece çocuklardan ve yetişkinlerden oluşan toplumda yeni bir katman daha varlığını hissettiriyordu. sokaklar, daracık pantolonları, kadife ceketleri, süslü gömlekleri, pembe ya da turuncu çorapları, 8-10 cm topuklu ayakkabıları, uzun ve yağlı saçlarıyla ortalıkta dolaşan "hilkat garibeleri"yle doluydu. bunların dışında başka yenilikler de vardı. örneğin cafe-bar'lar ve rock and roll, o dönemin tutucu ingilizleri için son derece yeni olaylardı. buralara giden ve bu tarz giyinen teenager'lara "teddy boys" ya da "teddy girls" adı veriliyordu.
liverpool'un abd'den gelen yük gemilerinin ve transatlantiklerin uğrak yeri olan bir liman kenti olması ve amerikalı denizcilerin yanlarında getirdikleri plakların ingiltere içinde ilk kez burda dinlenmesi, buraya farklı bir kimlik kazandırıyordu. 1950'lere kadar dışarıdan gelen her türlü aşırılığa karşı olan ingiliz toplumu, amerika'da ortaya çıkan yeniliklerle ilk önce burda karşılaşıyordu.
aynı yıllarda, 1956'nın şubat ayında elvis presley'in "heartbreak hotel" adlı plağının ortaya çıkmasıyla ortalık birbirine girmişti. elvis'in daha sonra gelen plakları da, listeleri alt-üst ediyordu. elvis, gün geçtikçe daha popüler olurken birçok genç de onu taklit ederek üne kavuşmanın yollarını arıyor, ya da bu yeni akıma bir şeyler katarak daha farklı tınılar elde etmeye çalışıyorlardı. john lennon da bu gençlerden biriydi.
(bkz: to be continued)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar