bugün
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- gocu28
- çomar sürüsü3
- s'i l v'e r m'i s t35
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun3
- mavi kart2
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu2
- nasıl birisiniz7
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- kuşburnu marmelatı3
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz2
- al bundy2
- enayimiknatisii34
- muslettin amca10
- dün fetöcu olanlar bugün bize fetöcü diyor2
- bugünkü halinden memnun olan insan3
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan2
- true koş2
- bir anda gelen temizlik perileri2
- lan birak ayak yapmayi2
- uzungöl2
- modern dünyanın en büyük sorunu2
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü3
- kızılcık marmelatı2
- her şeyi hatırlayan insan4
- makarna ve kömüre oy satan insan2
- gelecek seçimlerde akepenin beklentisi2
- tuvalette nasıl görünürdün trendi2
- fenerbahçe14
- serhat kılıç24
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- anın görüntüsü24
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız4
- yörük kızı15
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- uludağ sözlük size ne kattı23
- kız düşürmenin kısa yolu15
- yeralti edebiyatcisi2
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- pum pum çorbası7
- mercimek çorbası içen kadın14
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- fusya semsiyeli yabanci26
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
amerika fehimnamesinin eski baskanlarindan Lyndon Johnson - hani ülkemizde su meshur johnson mektubu ile anilir- söyle buyurmustur:
' En zorlu arayış mükemmeliyeti arayıştır.'
insanlarin cok az kismi şu hayat maceralarinda her zaman en iyisini en mükemmelini aramişlar ve ne yazik ki bir cogu bulamadan nallari dikmişlerdir. bulanlari ise tarih yazmaktadir zati.
şu ömür macerasinda ister istemez bir cok pazarliklara girdim. ister mahmut paşa'da kendime gömlek alirken ister bilmem ne sahaftan bilmem ne kitabini alirken.
pazarlik yaparken etiket fiyatini hiç kafama takmadim bile utanmazcasina en kaca olur dedim ve en son olacağin fiyatin biraz daha azindan almaya baktim. o yuzdn mor merkez coz city gibi yerlerden bir şey almam kolay kolay.
benim için alisveris catur cutur pazarlik etmektir ve saticida ne kadar ucuza kapatma savasidir. bu bana bilakis sıkıntı değil zevk verir. daha pahaliya alabileceğim neseneyi ucuza getiririm hemde kendimi bir nevi muzaffer napolyon olarak hissedebilirim.
çağimizda bir cok insan - hani mükemmeli aramayanlar- eldekilerle yetinmekte ve bir iş, aş, haydar baş sloganlarivari alabileceklerini pazarliksiz kabul etmektedirler. buyuzden dolayi olmasi gereken yerlerin yanindan bile gecememekle hayatlarini bir saksi gibi gecirmektedirler.
bunun nedeni belki insanin saclarinin beyazlasmasi, sismanlamasi ile gözlerinin arkasina sirayet eden korkudur. o korkudan pek korkmazlar daha dogrusu o korkunun farkedilmesinden korkarlar.
işte buyuzden dolayi ellerine gelen ilk mevziye sıkı sıkı sarılirlar. ve dünyaya ufak mevziden söyle bagrirlar 'ben hayatimi denetime aldim ve korkmuyorum'
atasözlerine uydurduklari hayatlari yüzünden - en gicik oldugum söz yuvarlanan taş yosun tutmaz, sakla samanı gelir zamani v.b.- yüzünden içlerinden istedikleri bir hayati sürdüremezler.
huzursuz, saksı gibi bir ömür sürdükleri için ve kapilari kirmaya cesaretleri olmadiklari için ağlak bir yasam sürerler.
hayatlari hep bir pişmanliklar doludur. gelsin bol acili parcalar gitsin boş siseler.
risksiz, huzursuz ömürleri içinde 5. sınıf isler içinde cirpinip duran bu insanlara sadece sasiyorum.
hele bazilari vardir ki bunlar zar zor kapaği atip bilmem kacinci dönem okulu uzattiktan sonra kendi mesleği ile bir tek yayini okumadan çağa uydurmadiğindan iş bulamadiklarindan sizlanirlar ve alakasiz işlerde calisirlar. sonuc mU? pek anlatmaya gerek yok. hala 386 islemci bilgisinde olupta ben bilgisayar mezunuyum diyen ammavelakin bir screenshot almayi bilemeyen hödükler tonladir.
belki de mükemmelik hayatla pazarlik ettikten sonra pazarliğin sizin üzerinize düsen kisimlarini yerine getirdikten sonra kazandiklarinizdir.
ama her pazarlikta üzerinize düseni yapmadan tabiki babayi alirsiniz. ondan mizildanmaya hakkiniz yoktur. fakat hayatla yaptiklari pazarliği daha fazla almak varken yeterli cesaret gösteremeyip erken sonlandiran ve büyük zarar edenler ise tonladir cevremizde.
yahut pazarliktan üzerine düseni yapmayan ve babayi alanlar ise tonladir.herkese kazik atabilirsin ama hayata kazik atamazsin amigo.
hadi sözümüzü adetimiz oldugu üzere bir özlü sözle bagliyalim. Max Scgmelling'in bakın ne demiş:
'Neden mi kazanmak istedim? Çünkü kaybetmek istemiyordum!'
' En zorlu arayış mükemmeliyeti arayıştır.'
insanlarin cok az kismi şu hayat maceralarinda her zaman en iyisini en mükemmelini aramişlar ve ne yazik ki bir cogu bulamadan nallari dikmişlerdir. bulanlari ise tarih yazmaktadir zati.
şu ömür macerasinda ister istemez bir cok pazarliklara girdim. ister mahmut paşa'da kendime gömlek alirken ister bilmem ne sahaftan bilmem ne kitabini alirken.
pazarlik yaparken etiket fiyatini hiç kafama takmadim bile utanmazcasina en kaca olur dedim ve en son olacağin fiyatin biraz daha azindan almaya baktim. o yuzdn mor merkez coz city gibi yerlerden bir şey almam kolay kolay.
benim için alisveris catur cutur pazarlik etmektir ve saticida ne kadar ucuza kapatma savasidir. bu bana bilakis sıkıntı değil zevk verir. daha pahaliya alabileceğim neseneyi ucuza getiririm hemde kendimi bir nevi muzaffer napolyon olarak hissedebilirim.
çağimizda bir cok insan - hani mükemmeli aramayanlar- eldekilerle yetinmekte ve bir iş, aş, haydar baş sloganlarivari alabileceklerini pazarliksiz kabul etmektedirler. buyuzden dolayi olmasi gereken yerlerin yanindan bile gecememekle hayatlarini bir saksi gibi gecirmektedirler.
bunun nedeni belki insanin saclarinin beyazlasmasi, sismanlamasi ile gözlerinin arkasina sirayet eden korkudur. o korkudan pek korkmazlar daha dogrusu o korkunun farkedilmesinden korkarlar.
işte buyuzden dolayi ellerine gelen ilk mevziye sıkı sıkı sarılirlar. ve dünyaya ufak mevziden söyle bagrirlar 'ben hayatimi denetime aldim ve korkmuyorum'
atasözlerine uydurduklari hayatlari yüzünden - en gicik oldugum söz yuvarlanan taş yosun tutmaz, sakla samanı gelir zamani v.b.- yüzünden içlerinden istedikleri bir hayati sürdüremezler.
huzursuz, saksı gibi bir ömür sürdükleri için ve kapilari kirmaya cesaretleri olmadiklari için ağlak bir yasam sürerler.
hayatlari hep bir pişmanliklar doludur. gelsin bol acili parcalar gitsin boş siseler.
risksiz, huzursuz ömürleri içinde 5. sınıf isler içinde cirpinip duran bu insanlara sadece sasiyorum.
hele bazilari vardir ki bunlar zar zor kapaği atip bilmem kacinci dönem okulu uzattiktan sonra kendi mesleği ile bir tek yayini okumadan çağa uydurmadiğindan iş bulamadiklarindan sizlanirlar ve alakasiz işlerde calisirlar. sonuc mU? pek anlatmaya gerek yok. hala 386 islemci bilgisinde olupta ben bilgisayar mezunuyum diyen ammavelakin bir screenshot almayi bilemeyen hödükler tonladir.
belki de mükemmelik hayatla pazarlik ettikten sonra pazarliğin sizin üzerinize düsen kisimlarini yerine getirdikten sonra kazandiklarinizdir.
ama her pazarlikta üzerinize düseni yapmadan tabiki babayi alirsiniz. ondan mizildanmaya hakkiniz yoktur. fakat hayatla yaptiklari pazarliği daha fazla almak varken yeterli cesaret gösteremeyip erken sonlandiran ve büyük zarar edenler ise tonladir cevremizde.
yahut pazarliktan üzerine düseni yapmayan ve babayi alanlar ise tonladir.herkese kazik atabilirsin ama hayata kazik atamazsin amigo.
hadi sözümüzü adetimiz oldugu üzere bir özlü sözle bagliyalim. Max Scgmelling'in bakın ne demiş:
'Neden mi kazanmak istedim? Çünkü kaybetmek istemiyordum!'
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar