bugün
- g'i l d'e d l'i l y8
- dişçiye gitmek8
- ben geldim kerkenezler18
- mrbeast3
- kızların keko erkek seviyoruz demesi3
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- her yere geç kalan insan modeli2
- fetö siyasete nasıl sızdı2
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması2
- velvet36
- yatakta kitap okumak2
- habire1233
- uykum var diye yatağa geçiş saatlerce reels izlemk2
- yeni parti14
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- dos erecto don thales2
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- daniel ortega2
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- escorta giden erkek4
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- basit bir hayat istemek9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- istanbul un çok pahalı olması27
- kabataş olayı görüntüleri27
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- 2026 dünya kupası19
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- aklın fikrin sekse çalışması6
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- yazarların özledikleri şeyler7
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- en sevilmeyen ev işleri14
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- insan sevmeyen insan5
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
nasıl ki inönü stadını bilenler deniz tarafındaki kaleyi biliyorsa, izmir'i bilinler de yeşilyurt devlet hastanesini bilirler..
dün ordan şirinyer'deki evime dönerken bir minibüse bindim.. neyse taktım kulaklığı, gren, sakin artık ne denk gelirse dinliyorum.. minibüs biraz yürüdü yürümedi, iki tane çocuk koşarak atladılar minibüsün içine.. biner binmez gelip camın önüne konuşlandılar, başlarını hemen dışarı çevirdiler, orda yokmuş numarası yapıp kamufle olacaklar akıllarınca.. arada şoförü de kesiyorlar falan acaba bakıyor mu diye.. biraz yol aldık, anladım bunların parası yok, para vermeden bindikleri fark edilene dek gidebildikleri yere kadar gitmek niyetindeler.. biri 10, biri 12 yaşları civarı.. büyük olanı dürttüm omzundan, "nerde inceksiniz?" dedim, yarım yamalak bir türkçeyle "buca var ya, şirinyer, orda.." dedi.. "paranız var mı?" dedim, "yok!" dedi, şoförü göstererek "ya atarsa sizi aşağıya?" dedim, gülümsedi sadece.. ardından da başını masumane bir şekilde yana eğdi.. çocukların her halleri masumdur ama o an daha bir masum göründüler bana ya da ben öyle görmek istedim..
çıkardım 20 lira para verdim, "al bunu, ikinizin parasını ver, üstünü de bana getir.." dedim.. aynen yaptı dediğimi, paranın üstünü bana verirken gene yarım yamalak "sağol abi.." dedi.. geçip boş bir ikili koltuğa oturdular.. devlet kurtarmaya çalışan emre kongar - mehmet barlas gibi muazzam bir sohbete giriştiler.. yaşlı teyzeler, amcalar biniyor ama bunların umru değil.. tamamen kendi alemlerindeler.. yol paralarını da verdiler, oturmak hakları.. üzerlerinden yük kalktı, hafiflemiş bir şekilde devam ettiler kendilerinden başka kimseyi takmadan, düşünmeden.. inene kadar onları izledim, sonra indim, girdim bir kafeye, bir kahve içtim, onları düşündüm..
en başta kendim olmak üzere insanları hiç sevmem, haklarında çok hoş şeyler düşünmüyorum ama çocuk denen şeye hayranlık besliyorum.. bence dünyayı çocuk kurtaracak.. biliyorum paradokslar denizlerinde yüzüyorum, bundan da çok memnunum ve ayrıca ben yüzme de bilmem.. evet, izmirli olmama rağmen..
bu para verme olayını da "güzel kızlar eqlesin! ehi ehi.." diye anlatmadım, güzel kızlar falan hiç umurumda değil zira.. ben artık hayatta mutlu olunabileceğine inanmıyorum.. ne yaparsan yap, ne işle meşgul olursan ol mutlu olamayacaksın bence.. o yüzden kendini daha az mutsuz hissettiren şeylerle ilgilen.. ben öyle davranıyorum.. kendimi daha az mutsuz hissettirdiği için sokak kedilerini besliyorum, çocuk sevindiriyorum.. işe yarıyor, tavsiye ederim..
bu da kendime bir mektup olsun.. canım sıkıldıkça açar okurum..
dün ordan şirinyer'deki evime dönerken bir minibüse bindim.. neyse taktım kulaklığı, gren, sakin artık ne denk gelirse dinliyorum.. minibüs biraz yürüdü yürümedi, iki tane çocuk koşarak atladılar minibüsün içine.. biner binmez gelip camın önüne konuşlandılar, başlarını hemen dışarı çevirdiler, orda yokmuş numarası yapıp kamufle olacaklar akıllarınca.. arada şoförü de kesiyorlar falan acaba bakıyor mu diye.. biraz yol aldık, anladım bunların parası yok, para vermeden bindikleri fark edilene dek gidebildikleri yere kadar gitmek niyetindeler.. biri 10, biri 12 yaşları civarı.. büyük olanı dürttüm omzundan, "nerde inceksiniz?" dedim, yarım yamalak bir türkçeyle "buca var ya, şirinyer, orda.." dedi.. "paranız var mı?" dedim, "yok!" dedi, şoförü göstererek "ya atarsa sizi aşağıya?" dedim, gülümsedi sadece.. ardından da başını masumane bir şekilde yana eğdi.. çocukların her halleri masumdur ama o an daha bir masum göründüler bana ya da ben öyle görmek istedim..
çıkardım 20 lira para verdim, "al bunu, ikinizin parasını ver, üstünü de bana getir.." dedim.. aynen yaptı dediğimi, paranın üstünü bana verirken gene yarım yamalak "sağol abi.." dedi.. geçip boş bir ikili koltuğa oturdular.. devlet kurtarmaya çalışan emre kongar - mehmet barlas gibi muazzam bir sohbete giriştiler.. yaşlı teyzeler, amcalar biniyor ama bunların umru değil.. tamamen kendi alemlerindeler.. yol paralarını da verdiler, oturmak hakları.. üzerlerinden yük kalktı, hafiflemiş bir şekilde devam ettiler kendilerinden başka kimseyi takmadan, düşünmeden.. inene kadar onları izledim, sonra indim, girdim bir kafeye, bir kahve içtim, onları düşündüm..
en başta kendim olmak üzere insanları hiç sevmem, haklarında çok hoş şeyler düşünmüyorum ama çocuk denen şeye hayranlık besliyorum.. bence dünyayı çocuk kurtaracak.. biliyorum paradokslar denizlerinde yüzüyorum, bundan da çok memnunum ve ayrıca ben yüzme de bilmem.. evet, izmirli olmama rağmen..
bu para verme olayını da "güzel kızlar eqlesin! ehi ehi.." diye anlatmadım, güzel kızlar falan hiç umurumda değil zira.. ben artık hayatta mutlu olunabileceğine inanmıyorum.. ne yaparsan yap, ne işle meşgul olursan ol mutlu olamayacaksın bence.. o yüzden kendini daha az mutsuz hissettiren şeylerle ilgilen.. ben öyle davranıyorum.. kendimi daha az mutsuz hissettirdiği için sokak kedilerini besliyorum, çocuk sevindiriyorum.. işe yarıyor, tavsiye ederim..
bu da kendime bir mektup olsun.. canım sıkıldıkça açar okurum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar