bugün
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç8
- sırrı süreyya önder20
- dün gece ne oldu11
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi8
- göğüs kıllarım çıkmıyor5
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- silver ile evlenecek erkek53
- insan olmaya ceyrek kala3
- insan olmaya çeyrek kala8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlükteki linç kültürü8
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- true'nun çaylak olması5
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu4
- arif kocabıyık8
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı2
- abdullah öcalan orospu çocuğudur4
- araba sileceği5
- sarapci koala59
- iki tas çorba5
- sözlüğe bir kedi bırak2
- popeyes6
- ayak fantezisi3
- müstehcen resim atmak3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- gocu35
- şeyhleri toplayıp istiklal mahkemelerine götürmek2
- yazarlar şuan ne yapıyor3
- stt geçmiş kremle intihar etmek2
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- gece banyo yapıp balkona çıkmak3
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sözlükteki bayan azlığı6
- süleymancılar2
- cehenneme gideceğini sanıp cennete gitmek2
- çomar sahiplenme3
- saadetler dilemek4
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- sözlük sapığı kim5
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- osmanlı haremi3
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- şarapçının mal varlığı5
- kürt hareketi2
- gammaz çetesi5
- mum ışığı altında televizyon seyretmek2
Bilgisayar kavramı, 19. yüzyılda, Charles Babbageın ortaya attığı programlanabilir makine fikriyle doğdu. Babbageın analitik makine adını verdiği, delikli kartlarla programlanabilen tasarımı ilk bilgisayar tasarımı sayılmalıdır. Çünkü bu tasarım ilk kez, makine denilen kavramın sabit bir işlevle sınırlı kalmayıp, programlanabilir olmasını öngörüyordu. Ancak halen teorik ve pratik bazı problemler vardı. Makinenin yapabileceği işlemler fiziksel yapısıyla sınırlıydı. Veriler ve programlar aynı düzeyde işlenemiyordu. Matematikçilerin bu işe de el atıp, mühendislerin sınırlı ufkunu genişletmeleri için bir süre daha geçmesi gerekiyordu. 20. yüzyılda, ikinci Dünya Savaşında Almanların Enigmasını çözen ingiliz matematikçi Alan Turing bu işe girişti. Turing yayınladığı makalelerle bize kuramsal bilgisayarları tanıtıyordu. Bu, Hesaplama (Computing) diye bir alanın doğduğunun, hatta bilgisayarın, henüz ortada tam anlamıyla bir örneği olmasa da, bilimdeki yerini aldığının da göstergesiydi.
Turing, kendi adıyla anılan Turing Makinesi(TM) kavramıyla, hesaplanabilir olan her şeyin programlanmasına izin veren soyut bir mekanizma üretmişti. Hesaplanabilirlik meselesi, Kurt Gödelin şaşırtıcı ispatıyla matematikçilerin aklını karıştıran, derinliği olan bir konudur. Özetle Gödel, matematikteki bütün problemlerin programlanamayacağını yani hesaplanabilir olmadığını kanıtlamıştır.
Peki bu makine nasıl bir şeydi? Öncelikle makine desek de, yani aklımızda somut bir prototip canlansa da, sözü edilenin tümüyle matematiksel ve teorik bir kurgu olduğunu bilmemiz gerekir. Fakat bu durum, TMnin somut olarak gerçekleştirilemeyeceği anlamına da gelmez. Bir TM, teorik olarak sonsuz uzunlukta olduğu kabul edilen bir bant, bandın üstünde sağa ve sola kayabilen bir okuma-yazma kafası ve bir de karar ünitesinden oluşur. Karar ünitesi TMnin programlandığı kısımdır. Ünite, bant üzerinde hareket eden okuma-yazma kafasının okuduğu sembole göre, kafanın bant üzerine belli bir sembolü yazmasını sağlayabilir, okuma-yazma kafasını sağa veya sola kaydırabilir ve içsel duruma herhangi bir değeri atayabilir. Ünitenin hangi sembolü okuduğunda neyi yapması gerektiğini söyleyen komut listesine program denir. Aslında ünite daima aynı, ilkel işlemleri yapmaktadır: Sağa veya sola hareket, banttan sembol okuma ya da banda sembol yazma ve içsel durumu değiştirme.
TM, sembollerle ifade edilebilen ve hesaplanabilen her şeyi, uygun bir programla gerçekleştirebilir. Peki, toplam beş basit işlemle bu kadar sınırsız bir hesaplama kabiliyetine nasıl ulaşılmıştır? işte programlamanın sırrı da tam bu sorunun cevabında gizlidir. Programlama, karmaşık, üst düzey işlemlerin, çoğu kez birbirini tekrar eden, çok sayıda basit adımla gerçekleştirilmesidir.
Turing, kendi adıyla anılan Turing Makinesi(TM) kavramıyla, hesaplanabilir olan her şeyin programlanmasına izin veren soyut bir mekanizma üretmişti. Hesaplanabilirlik meselesi, Kurt Gödelin şaşırtıcı ispatıyla matematikçilerin aklını karıştıran, derinliği olan bir konudur. Özetle Gödel, matematikteki bütün problemlerin programlanamayacağını yani hesaplanabilir olmadığını kanıtlamıştır.
Peki bu makine nasıl bir şeydi? Öncelikle makine desek de, yani aklımızda somut bir prototip canlansa da, sözü edilenin tümüyle matematiksel ve teorik bir kurgu olduğunu bilmemiz gerekir. Fakat bu durum, TMnin somut olarak gerçekleştirilemeyeceği anlamına da gelmez. Bir TM, teorik olarak sonsuz uzunlukta olduğu kabul edilen bir bant, bandın üstünde sağa ve sola kayabilen bir okuma-yazma kafası ve bir de karar ünitesinden oluşur. Karar ünitesi TMnin programlandığı kısımdır. Ünite, bant üzerinde hareket eden okuma-yazma kafasının okuduğu sembole göre, kafanın bant üzerine belli bir sembolü yazmasını sağlayabilir, okuma-yazma kafasını sağa veya sola kaydırabilir ve içsel duruma herhangi bir değeri atayabilir. Ünitenin hangi sembolü okuduğunda neyi yapması gerektiğini söyleyen komut listesine program denir. Aslında ünite daima aynı, ilkel işlemleri yapmaktadır: Sağa veya sola hareket, banttan sembol okuma ya da banda sembol yazma ve içsel durumu değiştirme.
TM, sembollerle ifade edilebilen ve hesaplanabilen her şeyi, uygun bir programla gerçekleştirebilir. Peki, toplam beş basit işlemle bu kadar sınırsız bir hesaplama kabiliyetine nasıl ulaşılmıştır? işte programlamanın sırrı da tam bu sorunun cevabında gizlidir. Programlama, karmaşık, üst düzey işlemlerin, çoğu kez birbirini tekrar eden, çok sayıda basit adımla gerçekleştirilmesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar