bugün
- cadılar bayramında ne olacaksınız15
- 2027 de neler olsun6
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan14
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı34
- çorba8
- herkes istediği yazarı yazsın3
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- tuzlu kahve dizisi4
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum6
- uludağ sözlük cadılar bayramı partisi6
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası42
- simko332
- şarapçı koala'yı gay bara götürmek4
- yavuz sultan selim15
- arkadaşlar bi bakar mısınız2
- ofsaytımsı vol 220
- nihal atsız2
- diamond bey birader ila kartoncu birader5
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- çivisi çıkmış boklu dünyanın azgın pompacıları6
- etrafındaki detayları yakalayamayan zihin4
- yağmurlu bir gecede uzun yolda araba sürmek5
- bence erdoğan kendisinden ne istersem yapacaktır3
- paradox interactive boykotu2
- şu saatte ne yenir3
- orta çağda gece yolculuğu yapmak5
- yabancı damat2
- en sevilen game of thrones karakteri6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- soğuk havalarda sevişmenin eziyete dönüşmesi7
- akşam salonda kedi sevip radyo 3 dinlemek3
- aykolik'in gün geçtikçe bilgeleşmesi4
- ilham aliyev26
- akşam birası3
- uludağ sözlüğün muhafazakarlaşması5
- hamburg toplu taşıma sistemi8
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız8
- abd'de toplu taşıma vs türkiye'de toplu taşıma2
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek2
- sözlükteki ilişki skandalı39
- dem terör partisi8
- gece gece aniden akla düşen işkembe çorbası2
- birader bey olanlar3
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek4
- bik bik'in ayaklarıyla ezdiği üzümden içmek4
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- rüzgar gülü2
- nürnberg havalimanı6
- sözlük kızlarının kombinleri45
- seminerlerde nefret ettiğiniz davranışlar5
iyi futbol maçı anlatamayan basketbolun efsane spikeri.futbol havasına basket kadar hakim olmadığından bazı lafları eğreti duruyor,bazı yerlerde aşırı bağırıyor.
agüero yazdı,yine yazdı,yazarkasa demişti mesela city-münich maçında.yazmak tabiri evet futbolda vardır ama sakince ve goldan sonra söylenir genelde,ne yazdı be,iyi yazdı gibi.hiçbir taraftar "x yazdı,x yazdıı"diye heyecanlanarak sevinmez.
bir de messi-ronaldo-agüero gibi isimleri basketbola benzer şekilde kahramanlaştırıyor.basketboldaki "o boy,you are amazing"(ingilizcem bu kadar el verdi) tarzında işte messi mi,ronaldo mu daha çok gol atacak(bu da nba'den kalma istatistik kasma muhabbeti),yok efendim agüero münih'e dersini verecek mi falan gibi oyuncu üzerinden heyecan katmaya çalışıyor maçlara.
messi-ronaldo bu işe aslında en uygun ikili.çünkü şimdiye kadar hiçbir ikili bu kadar bireysel olarak mukayese edilmedi futbolda.ama ne kadar bir messi-ronaldo çekişmesi olsa da,bu nba'deki "lebron bu gece kaç istatistikle oynadı,lebron duncan'a dersini verdi mi"seviyesine çıkmaz futbolda.
kimse öncelikle messi-ronaldo falan diye bakmaz,real madrid-barcelona maçı var diye bakar olaya.ve nba'in aksine futbol bir eğlence,bir şov ve çok iyi oynayanların zevkle izlenmesi değildir.futbol içinde pek çok spordışı ögeyi barındıran,kazanma üzerine kurulu,kazanmanın çok farklı manalar içerdiği,izleyicilerinin şöyle içeceğimi,yiyeceğimi alayım da şov izleyeyim hayatımdaki stresten arınayım diye değil,belkide hayatta yaşadığı stresler kadar stres yaşadığı,takımına bir akraba gibi bağlı olduğu ve yenilgiyi bir aşağılanma olarak gördüğü sert ve acımasız bir spordur.
bu yaştan sonra da basketbolun dünyaya bakışından futbola geçilmez.kendisinin basketbol anlatması bana daha çok keyif verir,çünkü basketbolun hayata bakışını çok iyi özümsemiştir murat kosova.futbol maçlarını ise ercan taner-melih şendil-güntekin onay-emre gönlüşen gibi hayata futboldan bakan adamlar anlatmalı bana göre.
spor olarak baktığımızda basketbol aslında gerçek sporun tanımıdır.spor amacıyla izlenir,keyif almak için.ama futbol bir spor olarak adlandırılamıyacak farklı bir mecra.ruhuyla büyümeyenleri de hemen afişe eder.
agüero yazdı,yine yazdı,yazarkasa demişti mesela city-münich maçında.yazmak tabiri evet futbolda vardır ama sakince ve goldan sonra söylenir genelde,ne yazdı be,iyi yazdı gibi.hiçbir taraftar "x yazdı,x yazdıı"diye heyecanlanarak sevinmez.
bir de messi-ronaldo-agüero gibi isimleri basketbola benzer şekilde kahramanlaştırıyor.basketboldaki "o boy,you are amazing"(ingilizcem bu kadar el verdi) tarzında işte messi mi,ronaldo mu daha çok gol atacak(bu da nba'den kalma istatistik kasma muhabbeti),yok efendim agüero münih'e dersini verecek mi falan gibi oyuncu üzerinden heyecan katmaya çalışıyor maçlara.
messi-ronaldo bu işe aslında en uygun ikili.çünkü şimdiye kadar hiçbir ikili bu kadar bireysel olarak mukayese edilmedi futbolda.ama ne kadar bir messi-ronaldo çekişmesi olsa da,bu nba'deki "lebron bu gece kaç istatistikle oynadı,lebron duncan'a dersini verdi mi"seviyesine çıkmaz futbolda.
kimse öncelikle messi-ronaldo falan diye bakmaz,real madrid-barcelona maçı var diye bakar olaya.ve nba'in aksine futbol bir eğlence,bir şov ve çok iyi oynayanların zevkle izlenmesi değildir.futbol içinde pek çok spordışı ögeyi barındıran,kazanma üzerine kurulu,kazanmanın çok farklı manalar içerdiği,izleyicilerinin şöyle içeceğimi,yiyeceğimi alayım da şov izleyeyim hayatımdaki stresten arınayım diye değil,belkide hayatta yaşadığı stresler kadar stres yaşadığı,takımına bir akraba gibi bağlı olduğu ve yenilgiyi bir aşağılanma olarak gördüğü sert ve acımasız bir spordur.
bu yaştan sonra da basketbolun dünyaya bakışından futbola geçilmez.kendisinin basketbol anlatması bana daha çok keyif verir,çünkü basketbolun hayata bakışını çok iyi özümsemiştir murat kosova.futbol maçlarını ise ercan taner-melih şendil-güntekin onay-emre gönlüşen gibi hayata futboldan bakan adamlar anlatmalı bana göre.
spor olarak baktığımızda basketbol aslında gerçek sporun tanımıdır.spor amacıyla izlenir,keyif almak için.ama futbol bir spor olarak adlandırılamıyacak farklı bir mecra.ruhuyla büyümeyenleri de hemen afişe eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar