bugün
- kolye54
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı16
- bileklik19
- galatasaray18
- beşiktaş17
- kedi9
- fenerbahçe16
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- anadolu çomarları3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip3
- beko2
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- saat4
- irfan can eğribayat2
- timsah7
- tır şoförü olmayı istemek12
- kim kimi neden sevmiyor14
- türkiye17
- zebra4
- yogartiksen40
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- ona bir şey söyle7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- bursaspor3
- evi ev yapan şeyler5
- osmanlı6
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı3
- fil2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- azerilerce tokatlanan akpli8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- aşk12
- futbol15
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- nervio adlı yazara uyarı11
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- istanbul11
Hayat kırılmış umutlarımı biriktirdiğim bir eskici sepeti. Alçı ile kırık umutlar kaynatılabilir mi sence??
Geçmişin paragrafları senin hayatında da keşke ile mi başlar??? yoksa sadece benimki mi öyle?? insan dediğin oynadığı hiçbir oyundan memnun olmayan mızmız bir çocuk. alır topumu giderim lakırdısı, yaşadığı şehirden muzdarip olmak her insanın kaderi...
sana bir soru sorayım mı dostum?? aklıma takılan garip bir soru. insan sıkıntı çektiği eylemleri terk eder değil mi?? yani örneğin bir yerden atladığını düşünelim. ayağın ağrırsa bi daha atlamayız, yada bi sohbete girdin ve memnun olmadıysan bi daha girmezsin. mantıkla olan budur zaten. peki, senin hayat dediğin nedir???;çocuklukta ağlamakla geçer ömrün, orta yaş iş, evlilik geçim derdi. yaşlılıkta sağlık sorunları baş gösterir. kısacası çektiğin sıkıntılar toplamına hayat denir. peki dostum mantıklı olan sıkıntılı fiilleri terk etmek ise sıkıntılar toplamı olan hayata neden bu kadar bağlıdır insan??? nedir bizi hayata çeken?? herkesin oynamaktan muzdarip olup çıkmaya yanaşmadığı herhangi bir oyun var mıdır??? sanmam. her paragrafı keşke ile başlayan hayatta gelecek cümlelerin ''iyi ki'' diye başlayacağını düşünmek hangi hayalperestin düşüncesi?? modern bilim tümevarım der değil mi???
peki, geç kalmış olmak neden hep içimi kemiriyor dostum??? öğrenmek için geç kalmak, evlenmek için geç kalmak. sence diğer insanların mutlu olmasını gerçekten ister mi insan??? mesela kendisi işe girmediyse içten içe herkesin işe girip kendisi gibi sıkıntı çekmemesini diler mi dersin??? doğrusu sanmam. bence insanların çoğu kendi seviyesinde ki yani, AYNI MASADA YEMEK YEDiĞi insanlara onlardan daha üstün olduğunu ispat etme gayesi içinde yaşar. ''yaa o zamanında yüz vermedin, ondan bi şey olmaz dediğin kişi benim'' demek için. işin kötü yanı ise genelde kendimizi ispat etmek istediğimiz insanlar çocukluğumuzdan bu yana bizi tanıyan kişilerdir. derviş olmak isteyenler için verilen ilk tavsiye insanların seni tanımadığı bi yere gidip orada yaşamandır dostum çünkü yargılar kırılmaz, yeni bir algı oluşturmak daha kolaydır. yinede bi umut işte seninkisi...
''umut etmek en büyük kötülüktür'' diyor nietzsche ''çünkü işkenceyi uzatır'', ''umut yaşamın temelidir'' diyor adler.
bence ise bir çöplüktür umut, etrafı kirletir ama insanın yaşamak için çöp de çıkarması gerekir bi değil mi?? sepetime bakıyorum umutlarla dolu, ortasından kırılmış umutlarla. atmak gelmiyor içimden. ''belki bi ara yapıştırırım diye düşünüyorum, kim bilir belki kemik misali kaynarlar.''
kırık umutlarımı tamir edeceğimi umut etmek.
sanırım hayatımın hülasası bu cümle.
Geçmişin paragrafları senin hayatında da keşke ile mi başlar??? yoksa sadece benimki mi öyle?? insan dediğin oynadığı hiçbir oyundan memnun olmayan mızmız bir çocuk. alır topumu giderim lakırdısı, yaşadığı şehirden muzdarip olmak her insanın kaderi...
sana bir soru sorayım mı dostum?? aklıma takılan garip bir soru. insan sıkıntı çektiği eylemleri terk eder değil mi?? yani örneğin bir yerden atladığını düşünelim. ayağın ağrırsa bi daha atlamayız, yada bi sohbete girdin ve memnun olmadıysan bi daha girmezsin. mantıkla olan budur zaten. peki, senin hayat dediğin nedir???;çocuklukta ağlamakla geçer ömrün, orta yaş iş, evlilik geçim derdi. yaşlılıkta sağlık sorunları baş gösterir. kısacası çektiğin sıkıntılar toplamına hayat denir. peki dostum mantıklı olan sıkıntılı fiilleri terk etmek ise sıkıntılar toplamı olan hayata neden bu kadar bağlıdır insan??? nedir bizi hayata çeken?? herkesin oynamaktan muzdarip olup çıkmaya yanaşmadığı herhangi bir oyun var mıdır??? sanmam. her paragrafı keşke ile başlayan hayatta gelecek cümlelerin ''iyi ki'' diye başlayacağını düşünmek hangi hayalperestin düşüncesi?? modern bilim tümevarım der değil mi???
peki, geç kalmış olmak neden hep içimi kemiriyor dostum??? öğrenmek için geç kalmak, evlenmek için geç kalmak. sence diğer insanların mutlu olmasını gerçekten ister mi insan??? mesela kendisi işe girmediyse içten içe herkesin işe girip kendisi gibi sıkıntı çekmemesini diler mi dersin??? doğrusu sanmam. bence insanların çoğu kendi seviyesinde ki yani, AYNI MASADA YEMEK YEDiĞi insanlara onlardan daha üstün olduğunu ispat etme gayesi içinde yaşar. ''yaa o zamanında yüz vermedin, ondan bi şey olmaz dediğin kişi benim'' demek için. işin kötü yanı ise genelde kendimizi ispat etmek istediğimiz insanlar çocukluğumuzdan bu yana bizi tanıyan kişilerdir. derviş olmak isteyenler için verilen ilk tavsiye insanların seni tanımadığı bi yere gidip orada yaşamandır dostum çünkü yargılar kırılmaz, yeni bir algı oluşturmak daha kolaydır. yinede bi umut işte seninkisi...
''umut etmek en büyük kötülüktür'' diyor nietzsche ''çünkü işkenceyi uzatır'', ''umut yaşamın temelidir'' diyor adler.
bence ise bir çöplüktür umut, etrafı kirletir ama insanın yaşamak için çöp de çıkarması gerekir bi değil mi?? sepetime bakıyorum umutlarla dolu, ortasından kırılmış umutlarla. atmak gelmiyor içimden. ''belki bi ara yapıştırırım diye düşünüyorum, kim bilir belki kemik misali kaynarlar.''
kırık umutlarımı tamir edeceğimi umut etmek.
sanırım hayatımın hülasası bu cümle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar