bugün
- yeni partili sözlük yazarları26
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek16
- sarapci koala53
- islam barış dinidir32
- akp mhp dem ittifakı4
- mel bakan gibson bey bay birader tertip4
- gammaz çetesi4
- bay bay5
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek6
- netanyahu gelirse tutuklarız2
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur6
- neden istifa yerine herkes affını istiyor6
- ciğer kavurma dürüm4
- claudian clouds6
- adıyaman ve kayseri de peş peşe depremler3
- israilin kktcdeki birliklerimize saldırması4
- nervio'nun sıkıntıdan bülent ersoy'a dönüşmesi2
- rte sevdalisi6
- sözlülte yeni dostluklar kurmak7
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- ankete gelin beyler31
- ahmet kaya'nın merhaba şarkısı2
- bir sözlük erkeğinin size aşık olması5
- balbadem dondurma3
- model dinleyerek inşaatta çalışmak4
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek8
- stanley kubrick filmi izleyen kız2
- ben gökten inen ekmeğim7
- 1 milyon tl birikmiş parası olan insan7
- ölümüne sevişmek5
- narsist kişilik bozukluğu4
- karttan sigara verince kahrolan esnaf2
- kedinin kafasının mama kutusuna sıkışması5
- velvet40
- çalışmayan kadınla evlenilir mi5
- y cehapelilerin y cehapelilikten utanması3
- sarı torbadan rahatsız olan kürt2
- torpil bakanlığı2
- pendik ten kadıköy'e yürümek6
- hemşirenin damarı bulamaması sizin suçunuzdur5
- recep tayyip erdoğan24
- damarı bulunamayan erkeğin ağlaması4
- kızlar küfür etmez geyiği5
- artık sözlükte siyaset görmek istemiyorum3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı2
- yoga yapan kız namaz kılan erkek ilişkisi6
- tai lung51
- chp vs yeni parti2
- elektrikli otomobil6
- aisu4
Londra'nın en büyük, dünyanın da sayılı büyüklükteki tarih müzesidir. Birkaç yüzyıllık bir tarihi olan müzede (kuruluş tarihi : 1753) Britanya imparatorluğu'nun dünyadaki emperyal gücünün yayıldığı hemen tüm coğrafyalardan toplanmış milyonlarca eser bulunur.
Britanya'nın bir zamanlar, üzerinde güneş batmayan imparatorlukolarak anıldığını bilenler bu dediğimi daha iyi anlayacaklardır.
Düşünemeyenler için müzenin girişinde yer alan şu notu iletebilirim: (tam çevirisi değil, mealen yazıyorum)
Müzemize sürekli yeni eserler eklenmektedir, var olan haliyle bile yeterince büyük olan british museum'un tamamını gezmek büyük bir emek ve zaman isteyecektir, bu nedenle bizim önerimiz, ilginizi çeken bölümleri seçip, bunun üzerine odaklanmanızdır.
Benim önerim ise, eğer ciddi bir tarih meraklısı iseniz, sıkı bir kahvaltı yapmanız ve erkenden müzeye gitmeniz.
British museum, Londra'da 1. zone'da yer alır. Şehrin merkezi sayılabilecek piccadily circus tan 15 dakikada ulaşılabilir. Şehri bilmeyenler ya da yürümek istemeyenler, şu üç metro istasyonundan birisini seçerek müzeye beş dakika içinde ulaşabilirler:
1.) totenham court road: bu istasyonda inip, court roadyoluna girmeniz gerek, yolda biraz ilerleyince ilk sağ sokak olan great russel st. Sizi doğruca müze girişine götürecektir.
2.) russel square: bu istasyonda inenler, önce aynı isimle anılan parkın çevresini dolaşıp, montague st. e ulaşacaklar, bu sokakta sola doğru ilerlediğinizde yine, great russel st.'e ulaşacaksınız ve yine müzenin önündesiniz.
3. alternatif ise, holborn istasyonu, bu istasyonda inenler, new Oxford st. üzerinde ilerleyip, ilk sağda görecekleri dar bir sokak olan museum street üzerinden müzeye ulaşabilirler.
Müzeye giriş ücretsiz, fakat, girişte yer alan bağış kutularına katkınızı sunabilirsiniz. Girdikten sonraki ilk işiniz, Müzenin girişinde yer alan danışma masasından müze haritası almak olmalı. Bu harita da ücretsiz ve son derece işlevsel. Daha çok bilgi edinmek isteyenler, 5 pound dan başlayan kitapçıklardan edinebilirler.
British museum, antik yunan esintisi taşıyan oldukça görkemli bir binaya sahiptir. Yalnızca müzenin girişi ve bahçesi bile sizi mest etmeye yeter. Çok kabaca ifade etmek gerekirse müze üç kattan ibarettir. Bu üç kat içinde beş bölüm ve 95 salon yer alır:
Alt kat, Afrika, Ortadoğu, antik yunan ve roma eserlerinin sergilendiği bölümdür. Dikkatsiz ziyaretçiler için alt kat genelde gözden kaçar, benim önerim özellikle Afrika bölümünü mutlaka gezmeniz yönünde.
Giriş katı, Amerika, eski mısır, antik yunan ve roma, asya, Ortadoğu, ve özel bölümlerden oluşur. Eski mısırda yer alan mumyalar özellikle görülmeye değer.
Üst kat, eski mısır, antik yunan ve roma, asya, Avrupa, Ortadoğu, ve özel salonlardan oluşur.
Yazıyı okuyanlar neden aynı başlık altında yer alanların farklı katlara dağıtıldığını merak edeceklerdir. Tahmin edeceğiniz gibi, aynı başlık altında olsa bile farklı dönemlere ait eserler sergileniyor bu bölümlerde. (eser dediğime bakmayın çoğu sergilenen, aslında koskoca bir tapınak ya da bir başka devasa yapı. Bir çok noktada Anadolu dan nasıl getirilebildiğini bile anlayamadığımız tapınaklar vs. mevcut)
Eğer hava güzelse kendinizi müze dışındaki bahçede dinlendirebilirsiniz. Hava kötüyse içeride de bolca dinlenme alanı var. Yalnız yiyecek ve içecek fiyatları Londra ya göre bile bira pahalı. Ancak dışarıdan yiyecek içecek alabilirsiniz. Benim önerim, yolun karşısındaki bakkallardan bira ya da şarap almanız yönünde. Bir de, domuz probleminiz yoksa tabi, müzenin dış kapısının önünde açılan tezgahlarda satılan sosisli sandviçler lezzetlidir. Pişmiş Soğan, ketçap ya da başka soslarla beraber veriyorlar.
Müze içinde hediyelik oşarak alabileceğiniz bir çok ürün barındıran dükkanlar var. Pek çok tarihi objenin başarılı imitasyonlarını satıyorlar.
Katlar arasında asansörü ya da merdivenleri kullanabilirsiniz.
Hemen her katta ücretsiz ve temiz tuvaletler var.
Son olarak, katlarda yer alan özel salonlarda sürekli değişen zaman sınırlamalı özel sergiler açılır, bunlara giriş 10 pounddan başlar ve eğer konuyla ilgiliyseniz, girdiğinize değer.
Britanya'nın bir zamanlar, üzerinde güneş batmayan imparatorlukolarak anıldığını bilenler bu dediğimi daha iyi anlayacaklardır.
Düşünemeyenler için müzenin girişinde yer alan şu notu iletebilirim: (tam çevirisi değil, mealen yazıyorum)
Müzemize sürekli yeni eserler eklenmektedir, var olan haliyle bile yeterince büyük olan british museum'un tamamını gezmek büyük bir emek ve zaman isteyecektir, bu nedenle bizim önerimiz, ilginizi çeken bölümleri seçip, bunun üzerine odaklanmanızdır.
Benim önerim ise, eğer ciddi bir tarih meraklısı iseniz, sıkı bir kahvaltı yapmanız ve erkenden müzeye gitmeniz.
British museum, Londra'da 1. zone'da yer alır. Şehrin merkezi sayılabilecek piccadily circus tan 15 dakikada ulaşılabilir. Şehri bilmeyenler ya da yürümek istemeyenler, şu üç metro istasyonundan birisini seçerek müzeye beş dakika içinde ulaşabilirler:
1.) totenham court road: bu istasyonda inip, court roadyoluna girmeniz gerek, yolda biraz ilerleyince ilk sağ sokak olan great russel st. Sizi doğruca müze girişine götürecektir.
2.) russel square: bu istasyonda inenler, önce aynı isimle anılan parkın çevresini dolaşıp, montague st. e ulaşacaklar, bu sokakta sola doğru ilerlediğinizde yine, great russel st.'e ulaşacaksınız ve yine müzenin önündesiniz.
3. alternatif ise, holborn istasyonu, bu istasyonda inenler, new Oxford st. üzerinde ilerleyip, ilk sağda görecekleri dar bir sokak olan museum street üzerinden müzeye ulaşabilirler.
Müzeye giriş ücretsiz, fakat, girişte yer alan bağış kutularına katkınızı sunabilirsiniz. Girdikten sonraki ilk işiniz, Müzenin girişinde yer alan danışma masasından müze haritası almak olmalı. Bu harita da ücretsiz ve son derece işlevsel. Daha çok bilgi edinmek isteyenler, 5 pound dan başlayan kitapçıklardan edinebilirler.
British museum, antik yunan esintisi taşıyan oldukça görkemli bir binaya sahiptir. Yalnızca müzenin girişi ve bahçesi bile sizi mest etmeye yeter. Çok kabaca ifade etmek gerekirse müze üç kattan ibarettir. Bu üç kat içinde beş bölüm ve 95 salon yer alır:
Alt kat, Afrika, Ortadoğu, antik yunan ve roma eserlerinin sergilendiği bölümdür. Dikkatsiz ziyaretçiler için alt kat genelde gözden kaçar, benim önerim özellikle Afrika bölümünü mutlaka gezmeniz yönünde.
Giriş katı, Amerika, eski mısır, antik yunan ve roma, asya, Ortadoğu, ve özel bölümlerden oluşur. Eski mısırda yer alan mumyalar özellikle görülmeye değer.
Üst kat, eski mısır, antik yunan ve roma, asya, Avrupa, Ortadoğu, ve özel salonlardan oluşur.
Yazıyı okuyanlar neden aynı başlık altında yer alanların farklı katlara dağıtıldığını merak edeceklerdir. Tahmin edeceğiniz gibi, aynı başlık altında olsa bile farklı dönemlere ait eserler sergileniyor bu bölümlerde. (eser dediğime bakmayın çoğu sergilenen, aslında koskoca bir tapınak ya da bir başka devasa yapı. Bir çok noktada Anadolu dan nasıl getirilebildiğini bile anlayamadığımız tapınaklar vs. mevcut)
Eğer hava güzelse kendinizi müze dışındaki bahçede dinlendirebilirsiniz. Hava kötüyse içeride de bolca dinlenme alanı var. Yalnız yiyecek ve içecek fiyatları Londra ya göre bile bira pahalı. Ancak dışarıdan yiyecek içecek alabilirsiniz. Benim önerim, yolun karşısındaki bakkallardan bira ya da şarap almanız yönünde. Bir de, domuz probleminiz yoksa tabi, müzenin dış kapısının önünde açılan tezgahlarda satılan sosisli sandviçler lezzetlidir. Pişmiş Soğan, ketçap ya da başka soslarla beraber veriyorlar.
Müze içinde hediyelik oşarak alabileceğiniz bir çok ürün barındıran dükkanlar var. Pek çok tarihi objenin başarılı imitasyonlarını satıyorlar.
Katlar arasında asansörü ya da merdivenleri kullanabilirsiniz.
Hemen her katta ücretsiz ve temiz tuvaletler var.
Son olarak, katlarda yer alan özel salonlarda sürekli değişen zaman sınırlamalı özel sergiler açılır, bunlara giriş 10 pounddan başlar ve eğer konuyla ilgiliyseniz, girdiğinize değer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar