bugün
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- ismail kartal12
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- uludağ sözlük size ne kattı24
- mercimek çorbası içen kadın14
- pum pum çorbası6
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pankek mi pişi mi10
- sözlüğün en masum yazarları16
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sikişirken sigara içen kadın5
- fusya semsiyeli yabanci26
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- serhat kılıç22
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- arkadaşlar larissa kim12
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- sarapci koala43
- s'i l v'e r m'i s t26
- pandela 38
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- nervio21
- türkiye13
- uyudunuz mu4
- pizza6
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- hamarat kadın5
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- dinlenme tesisi soğuğu5
- artı oy yalakalığı5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- taşaklı erkek4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- soslu adana kebap5
- tai lung45
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
Gerçeğini bulduğunuz takdirde her an onu düşünmenize sebebiyet veren yiyecektir.
Geçenlerde memlekete gittim. Memleket dediğim de ankara'nın bir ilçesi. Neyse işte sabah kahvaltıda önüme bir bal koydular. Böyle peteğiyle beraber bir bal. Şahsen bal sevmeyen birisiyim. Çünkü piyasada gerçek bal bulmak imkansız gibi. Yediğim her balda o glikoz şurubunun, yapay şekerin iğrenç baskın tadını hissediyorum. Peteğiyle beraber satılan balları da hiç mi hiç sevmiyorum. Çünkü o petekler ağızda erimiyor. Saatlerce çiğniyorsun hala aynı duruyor ve resmen sakız gibi bir şeye dönüyor.
Neyse efendim, bal koydular önüme. Umursamadım. Sonra baktım, bal açık sarı renkli ve inanılmaz derecede parlıyor. Sofrada resmen gözümü aldı. Baktım," allah allah bu ne ola ki!" dedim. Bal resmen olmayan diliyle bana "beni ye lütfen!" diye bağırıyordu. Sordum bu balı nereden aldınız diye. Uzak bir köyün ismini söylediler. Orada bir adamın üç beş arısıyla, bir kaç kovanı varmış. Bu organik baldan bizimkiler de hoşuna giderek almışlar.
Bu muhabbetten sonra çatalımı tam peteğin ortasına daldırıp ekmeksiz yedim. Normalde bunu asla yapmam ve yapmak da istemem. Balı yerken kendimden geçtim. ilk defa böyle bir bal yemiştim. Tadı karşısında büyük hayretlere uğradım. Tabakta baya da bal vardı. Tamamına yakınını bitmek tükenmek bilmeyen delicesine bir iştahla yedim. Tabakta son bir kutu büyüklüğünde petek bal kalmıştı. Artık onu da dokunabilir diye korktuğumdan yemedim. Tabi ertesi gün sabaha kadar o balın aşkıyla, hasretiyle yanıp tutuştum...
Uzun lafın kısası; eğer ki birgün bir yerde gerçek bala rastlarsanız "ben bal sevmiyorum!" filan demeyin, çatalınızı peteğin tam ortasına saplayın.
Geçenlerde memlekete gittim. Memleket dediğim de ankara'nın bir ilçesi. Neyse işte sabah kahvaltıda önüme bir bal koydular. Böyle peteğiyle beraber bir bal. Şahsen bal sevmeyen birisiyim. Çünkü piyasada gerçek bal bulmak imkansız gibi. Yediğim her balda o glikoz şurubunun, yapay şekerin iğrenç baskın tadını hissediyorum. Peteğiyle beraber satılan balları da hiç mi hiç sevmiyorum. Çünkü o petekler ağızda erimiyor. Saatlerce çiğniyorsun hala aynı duruyor ve resmen sakız gibi bir şeye dönüyor.
Neyse efendim, bal koydular önüme. Umursamadım. Sonra baktım, bal açık sarı renkli ve inanılmaz derecede parlıyor. Sofrada resmen gözümü aldı. Baktım," allah allah bu ne ola ki!" dedim. Bal resmen olmayan diliyle bana "beni ye lütfen!" diye bağırıyordu. Sordum bu balı nereden aldınız diye. Uzak bir köyün ismini söylediler. Orada bir adamın üç beş arısıyla, bir kaç kovanı varmış. Bu organik baldan bizimkiler de hoşuna giderek almışlar.
Bu muhabbetten sonra çatalımı tam peteğin ortasına daldırıp ekmeksiz yedim. Normalde bunu asla yapmam ve yapmak da istemem. Balı yerken kendimden geçtim. ilk defa böyle bir bal yemiştim. Tadı karşısında büyük hayretlere uğradım. Tabakta baya da bal vardı. Tamamına yakınını bitmek tükenmek bilmeyen delicesine bir iştahla yedim. Tabakta son bir kutu büyüklüğünde petek bal kalmıştı. Artık onu da dokunabilir diye korktuğumdan yemedim. Tabi ertesi gün sabaha kadar o balın aşkıyla, hasretiyle yanıp tutuştum...
Uzun lafın kısası; eğer ki birgün bir yerde gerçek bala rastlarsanız "ben bal sevmiyorum!" filan demeyin, çatalınızı peteğin tam ortasına saplayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar