bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- aklını yitirmek4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- matbaanın gecikmesine sebep5
- ona bir şey söyle9
- velvet vs nervio19
- manifest grubu3
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- yarın iş olduğu gerçeği3
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- kadim kültürler4
- ilginç rüyalar2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- bira cips6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- marc cucurella6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- laptop5
- gocusuz sözlük4
- gemici düğümü2
- nervio11
- ispanya20
- aga be şarkılar5
- insan olmaya ceyrek kala13
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
Gerçeğini bulduğunuz takdirde her an onu düşünmenize sebebiyet veren yiyecektir.
Geçenlerde memlekete gittim. Memleket dediğim de ankara'nın bir ilçesi. Neyse işte sabah kahvaltıda önüme bir bal koydular. Böyle peteğiyle beraber bir bal. Şahsen bal sevmeyen birisiyim. Çünkü piyasada gerçek bal bulmak imkansız gibi. Yediğim her balda o glikoz şurubunun, yapay şekerin iğrenç baskın tadını hissediyorum. Peteğiyle beraber satılan balları da hiç mi hiç sevmiyorum. Çünkü o petekler ağızda erimiyor. Saatlerce çiğniyorsun hala aynı duruyor ve resmen sakız gibi bir şeye dönüyor.
Neyse efendim, bal koydular önüme. Umursamadım. Sonra baktım, bal açık sarı renkli ve inanılmaz derecede parlıyor. Sofrada resmen gözümü aldı. Baktım," allah allah bu ne ola ki!" dedim. Bal resmen olmayan diliyle bana "beni ye lütfen!" diye bağırıyordu. Sordum bu balı nereden aldınız diye. Uzak bir köyün ismini söylediler. Orada bir adamın üç beş arısıyla, bir kaç kovanı varmış. Bu organik baldan bizimkiler de hoşuna giderek almışlar.
Bu muhabbetten sonra çatalımı tam peteğin ortasına daldırıp ekmeksiz yedim. Normalde bunu asla yapmam ve yapmak da istemem. Balı yerken kendimden geçtim. ilk defa böyle bir bal yemiştim. Tadı karşısında büyük hayretlere uğradım. Tabakta baya da bal vardı. Tamamına yakınını bitmek tükenmek bilmeyen delicesine bir iştahla yedim. Tabakta son bir kutu büyüklüğünde petek bal kalmıştı. Artık onu da dokunabilir diye korktuğumdan yemedim. Tabi ertesi gün sabaha kadar o balın aşkıyla, hasretiyle yanıp tutuştum...
Uzun lafın kısası; eğer ki birgün bir yerde gerçek bala rastlarsanız "ben bal sevmiyorum!" filan demeyin, çatalınızı peteğin tam ortasına saplayın.
Geçenlerde memlekete gittim. Memleket dediğim de ankara'nın bir ilçesi. Neyse işte sabah kahvaltıda önüme bir bal koydular. Böyle peteğiyle beraber bir bal. Şahsen bal sevmeyen birisiyim. Çünkü piyasada gerçek bal bulmak imkansız gibi. Yediğim her balda o glikoz şurubunun, yapay şekerin iğrenç baskın tadını hissediyorum. Peteğiyle beraber satılan balları da hiç mi hiç sevmiyorum. Çünkü o petekler ağızda erimiyor. Saatlerce çiğniyorsun hala aynı duruyor ve resmen sakız gibi bir şeye dönüyor.
Neyse efendim, bal koydular önüme. Umursamadım. Sonra baktım, bal açık sarı renkli ve inanılmaz derecede parlıyor. Sofrada resmen gözümü aldı. Baktım," allah allah bu ne ola ki!" dedim. Bal resmen olmayan diliyle bana "beni ye lütfen!" diye bağırıyordu. Sordum bu balı nereden aldınız diye. Uzak bir köyün ismini söylediler. Orada bir adamın üç beş arısıyla, bir kaç kovanı varmış. Bu organik baldan bizimkiler de hoşuna giderek almışlar.
Bu muhabbetten sonra çatalımı tam peteğin ortasına daldırıp ekmeksiz yedim. Normalde bunu asla yapmam ve yapmak da istemem. Balı yerken kendimden geçtim. ilk defa böyle bir bal yemiştim. Tadı karşısında büyük hayretlere uğradım. Tabakta baya da bal vardı. Tamamına yakınını bitmek tükenmek bilmeyen delicesine bir iştahla yedim. Tabakta son bir kutu büyüklüğünde petek bal kalmıştı. Artık onu da dokunabilir diye korktuğumdan yemedim. Tabi ertesi gün sabaha kadar o balın aşkıyla, hasretiyle yanıp tutuştum...
Uzun lafın kısası; eğer ki birgün bir yerde gerçek bala rastlarsanız "ben bal sevmiyorum!" filan demeyin, çatalınızı peteğin tam ortasına saplayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar