bugün
- mazotun litresi 101 lira30
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler14
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- chpli biriyle siyaset tartışmak5
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sıkıldım4
- claudian clouds4
- bitmeyen kriz5
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak4
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- asansör aynasıyla flört etmek4
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu3
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek3
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- iltica7
- otobüste uyuyup tam kendi durağında uyanmak3
- kural bağımlılığı ve otorite arzusu3
- akp iktidarı3
- eski fotoğraflardaki saç modelleri2
- akp nin iktidardan düştüğü gün2
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- akp nin gerçek yüzü2
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı3
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yazarların fobileri15
- iki zıt karaktere sahip olmak normal midir2
- israil3
- yazarların en malımsı özellikleri12
- ismet gürbüz6
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- yeşil beyaz turuncu3
- yapay zekanın kod yazması4
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- sözlüğün reisi kim anketi19
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- seçil erzan2
- çalar saat sadakati2
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- 174 kaslı mühendis9
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- 195 kaslı pilot10
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
ahmet haşim'in bağdat'ı, çocukluğunu, annesini anlattığı, piyâle'deki şi'r-i kamer'den biri:
"Akşam Sarı bir hasta semâ Bir gam-ı mechûl
Sisler gibi tutmuş yine sahilleri eylûl.
Bir hüzn-i müzehheb gibi durgun yine Dicle,
Sessizliği olmuş yine rûyâlara hacle.
Faslın yeni lerzişleri her sâyede mahsûs,
Gûyâ ki uyur kalb-i tabîatte bir efsûs!"
Her şey o kadar gamlı, soluk, mübhem ü bîfer,
Gûyâ ki ölür hüzn-i sevâhilde perîler
Çıkmıştık o gün Dicleye, sessizce kürekler
Nehrin zehebî sîne-i emyâhını yırtar,
Ağlardı o altın suyun üstünde bir âhenk,
Serperdi o bîkes sese akşam sarı bir renk,
Gûyâ ki o gün Diclenin üstündeki mâtem
Âfâka sürükler sarı güller, kırizantem
Solmuştu onun hüzn ile simâ-yi berîni,
Bir ince tül altında duran zülf-i zerîni
Akşamları enfâsına düşmüş uçuşurken.
Sarmıştı o sâkin yüzü bir gölge semâdan,
Dalmıştı o gözler ebediyyetlere Yorgun,
Yorgundu o gözlerle bakan rûh-ı melûlun
Akşam gibi âsâbı geren reng-i garîbi
Gûyâ ki, kamer, sendin onun rûh-ı necîbi
Sendin ki eden hüznünü mehtâba müşâbih,
Her şey o nazarlarda semâlarla müşâfih,
Her şey sana bir parça yakın, sâf, ebedîydi.
Sâhilde ezân seslerinin aks-i medîdi
Bîtâb uzanırken dönüyordun Yine sâkin
Mübhem, sarı yıldızları bir leyl-î hazânın,
Tenhâ sular üstünde açıp titreşiyorken
Artık daha vâzıhtın o gözlerde kamer, sen!
Ey sen, ey onun rûhu ve ey mâtem-i seyyâl
Ey şimdi bakan hüznüme, âh ey kamer-i lâl."
"Akşam Sarı bir hasta semâ Bir gam-ı mechûl
Sisler gibi tutmuş yine sahilleri eylûl.
Bir hüzn-i müzehheb gibi durgun yine Dicle,
Sessizliği olmuş yine rûyâlara hacle.
Faslın yeni lerzişleri her sâyede mahsûs,
Gûyâ ki uyur kalb-i tabîatte bir efsûs!"
Her şey o kadar gamlı, soluk, mübhem ü bîfer,
Gûyâ ki ölür hüzn-i sevâhilde perîler
Çıkmıştık o gün Dicleye, sessizce kürekler
Nehrin zehebî sîne-i emyâhını yırtar,
Ağlardı o altın suyun üstünde bir âhenk,
Serperdi o bîkes sese akşam sarı bir renk,
Gûyâ ki o gün Diclenin üstündeki mâtem
Âfâka sürükler sarı güller, kırizantem
Solmuştu onun hüzn ile simâ-yi berîni,
Bir ince tül altında duran zülf-i zerîni
Akşamları enfâsına düşmüş uçuşurken.
Sarmıştı o sâkin yüzü bir gölge semâdan,
Dalmıştı o gözler ebediyyetlere Yorgun,
Yorgundu o gözlerle bakan rûh-ı melûlun
Akşam gibi âsâbı geren reng-i garîbi
Gûyâ ki, kamer, sendin onun rûh-ı necîbi
Sendin ki eden hüznünü mehtâba müşâbih,
Her şey o nazarlarda semâlarla müşâfih,
Her şey sana bir parça yakın, sâf, ebedîydi.
Sâhilde ezân seslerinin aks-i medîdi
Bîtâb uzanırken dönüyordun Yine sâkin
Mübhem, sarı yıldızları bir leyl-î hazânın,
Tenhâ sular üstünde açıp titreşiyorken
Artık daha vâzıhtın o gözlerde kamer, sen!
Ey sen, ey onun rûhu ve ey mâtem-i seyyâl
Ey şimdi bakan hüznüme, âh ey kamer-i lâl."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar