bugün
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata14
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı18
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- üşümek hiç ısınmamak3
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- coskuyla sabunlanan pipi8
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- akşam yemeğinden sonra uyumak3
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- zorda kalsanız kendinizden küçükle sevişir misiniz3
- kolye140
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- salata bile yapamayan tip5
- herhangi bir arkadaşa ihtiyaç duymamak3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- sözlük yazarlarının salataları15
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- bdsm ci kadın yazar12
- mandalinanın yanında ekmek yemek3
- egzotikbirkul6
- 20583
- uzaylıların beyini bizden büyük mü2
- uzaylılarda düğün geleneği var mı2
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- arkadaşlar cenabet kim3
- moonlight'ın külo vermesi2
- kale3112 ifşa2
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- ortadoğu haritasını kim çizdi2
- türkiye nin en büyük sorunu13
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- güzellik göreceli değildir3
- kalp krizi2
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- fon vurgunu34
- yapay zekanın saracadan intikamı3
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- tuttuğunu koparan kadın3
gerçeklikle alakalı olmamak sanırım bir sinema türü. kesişen hayatlar türü gibi.
daha dakika bir, gol bir bir dövüş sahnesiyle alaycı sırıtışlarım baş göstermiştir. cüneyt arkın'ın malkoçoğlu'sunun 21. yüzyıl polis versiyonuydu karşımdaki.
dövüş sahnelerinde öteden beri sakil ve itici bulduğum nokta işte bu.başrolün herkesi dövebilmesi. üstelik başrol, filmdeki gibi 60'lı yaşlarında , yürürken bile her an düşecekmiş gibi duran biri olsa da. o atletik olmayan fizikten çıkan''önüme gelene bin tekme''fırlatışlarına sırıttım taa derinden.
gerçi başta da belirttiğim gibi bu tür filmlerin sanırım sinema tekniği ve/veya sanatsal açıdan bir anlamı var.fakat ben filmde gerçeklik aradığım için böyle absürt, sürrealist filmlerden zevk almıyorum. ve yerdikçe yeriyorum.
bir kere oradan buradan kopyala yapıştır gibi bir film. özellikle de kill bill'den.
filmin müziklerinde bile yer yer aşırmalar var.ayrıca bazı müzikleri, bazı sahnelere yakıştıramadım. rap müzik var mesela arada. ne alaka çözemedim. gerçi ben filmin genelini çözemedim.
bir de şu noktayı belirtmek isterim.
--spoiler--
musa rami'nin çocuklarından biri istanbul'u terkediyor ya. işte yolu dolanarak gidecekler mafyaya yakalanmamak için. ama tabi yakalanıyorlar ve öldürülüyorlar, trafik kazası süsü verilerek. işte bu trafik kazası televizyonda gösteriliyor. ama bütün ölüler, mozaiklenmemiş bir şekilde , kanlı kanlı , ayan beyan gözüküyor. hiçbir tv kanalı ölüleri bu şekilde göstermez. bu bir.
musa rami, arabada annesi deli olan torunu ile konuşuyor:
torun:sınıfta bir çocuk var, sürekli saçımı çekiyor.
musa rami: belki sevdiğindendir.
torun: sevdiğinden mi? seviyorsa niye saçımı çekiyor?
musa rami: bunu anlayamazsın.
torun: büyüyünce anlarım herhalde.
yeter, artık yeter. vallahi burama kadar geldi. bıktım artık dizilerde, filmlerde boyundan büyük laf eden veletlerden. şimdi bütün senaristler, yönetmenler ve yapımcılar. hepiniz beni dinleyin. yok kardeşim, böyle çocuk yok, olmaz. 8 yaşındaki veletlerden böyle akıllıca laflar çıkmaz. sizin bu yaptığınız, düğünlerde 5 yaşındaki kız çocuğuna gelinlik, erkek çocuğuna takım elbise giydirmek gibi.sırıtıyorum mütemadiyen.*
--spoiler--
filmi bir kez izlediğim için çok net hatırlayamıyorum ama filmde sanki fon yoktu. yani arka planda bir tane insan yoktu. hani yoldan geçen adam falan. ı-ıh. işte o zaman düşündüm bir ara, hani bu musa rami'nin beyninde ur var ve ara ara bilinci gidebilirmiş ya, acaba dedim onun iç dünyasında mıyız?ama bu dediğimin cevabını bulamadım.
bu arada beynindeki urdan söz etmişken, 2 aylık ömrü kalan adamın yapabileceği en doğru şeyi yaptı kendisi. namaza başladı. ben de misal bikaç aylık ömrüm kaldığını öğrensem hemen dünya işlerinden elimi eteğimi çeker, kendimi dine imana verir, günahlarımın affı için yalvarırdım. gerçi şu an bile birkaç aylık ömrüm kalmadığını kimse iddia edemez ya neyse, o başka bir konu.
şimdi türk filmlerine çamur atarak karizma yaptığını sanan insan modeli yaftasına hazırım, ve diyorum ki beğenmedim. ama şunu da belirteyim. türk sineması açısından iyi bir adım denebilir. güzel şeyler bunlar. siz çekeceksiniz, biz eleştireceğiz, siz çekeceksiniz, biz yine eleştireceğiz.eleştireceğiz ve sonunda bakacağız ki türk sineması almış başını yürümüş, hollywood'a parmak ısırtmış.
daha dakika bir, gol bir bir dövüş sahnesiyle alaycı sırıtışlarım baş göstermiştir. cüneyt arkın'ın malkoçoğlu'sunun 21. yüzyıl polis versiyonuydu karşımdaki.
dövüş sahnelerinde öteden beri sakil ve itici bulduğum nokta işte bu.başrolün herkesi dövebilmesi. üstelik başrol, filmdeki gibi 60'lı yaşlarında , yürürken bile her an düşecekmiş gibi duran biri olsa da. o atletik olmayan fizikten çıkan''önüme gelene bin tekme''fırlatışlarına sırıttım taa derinden.
gerçi başta da belirttiğim gibi bu tür filmlerin sanırım sinema tekniği ve/veya sanatsal açıdan bir anlamı var.fakat ben filmde gerçeklik aradığım için böyle absürt, sürrealist filmlerden zevk almıyorum. ve yerdikçe yeriyorum.
bir kere oradan buradan kopyala yapıştır gibi bir film. özellikle de kill bill'den.
filmin müziklerinde bile yer yer aşırmalar var.ayrıca bazı müzikleri, bazı sahnelere yakıştıramadım. rap müzik var mesela arada. ne alaka çözemedim. gerçi ben filmin genelini çözemedim.
bir de şu noktayı belirtmek isterim.
--spoiler--
musa rami'nin çocuklarından biri istanbul'u terkediyor ya. işte yolu dolanarak gidecekler mafyaya yakalanmamak için. ama tabi yakalanıyorlar ve öldürülüyorlar, trafik kazası süsü verilerek. işte bu trafik kazası televizyonda gösteriliyor. ama bütün ölüler, mozaiklenmemiş bir şekilde , kanlı kanlı , ayan beyan gözüküyor. hiçbir tv kanalı ölüleri bu şekilde göstermez. bu bir.
musa rami, arabada annesi deli olan torunu ile konuşuyor:
torun:sınıfta bir çocuk var, sürekli saçımı çekiyor.
musa rami: belki sevdiğindendir.
torun: sevdiğinden mi? seviyorsa niye saçımı çekiyor?
musa rami: bunu anlayamazsın.
torun: büyüyünce anlarım herhalde.
yeter, artık yeter. vallahi burama kadar geldi. bıktım artık dizilerde, filmlerde boyundan büyük laf eden veletlerden. şimdi bütün senaristler, yönetmenler ve yapımcılar. hepiniz beni dinleyin. yok kardeşim, böyle çocuk yok, olmaz. 8 yaşındaki veletlerden böyle akıllıca laflar çıkmaz. sizin bu yaptığınız, düğünlerde 5 yaşındaki kız çocuğuna gelinlik, erkek çocuğuna takım elbise giydirmek gibi.sırıtıyorum mütemadiyen.*
--spoiler--
filmi bir kez izlediğim için çok net hatırlayamıyorum ama filmde sanki fon yoktu. yani arka planda bir tane insan yoktu. hani yoldan geçen adam falan. ı-ıh. işte o zaman düşündüm bir ara, hani bu musa rami'nin beyninde ur var ve ara ara bilinci gidebilirmiş ya, acaba dedim onun iç dünyasında mıyız?ama bu dediğimin cevabını bulamadım.
bu arada beynindeki urdan söz etmişken, 2 aylık ömrü kalan adamın yapabileceği en doğru şeyi yaptı kendisi. namaza başladı. ben de misal bikaç aylık ömrüm kaldığını öğrensem hemen dünya işlerinden elimi eteğimi çeker, kendimi dine imana verir, günahlarımın affı için yalvarırdım. gerçi şu an bile birkaç aylık ömrüm kalmadığını kimse iddia edemez ya neyse, o başka bir konu.
şimdi türk filmlerine çamur atarak karizma yaptığını sanan insan modeli yaftasına hazırım, ve diyorum ki beğenmedim. ama şunu da belirteyim. türk sineması açısından iyi bir adım denebilir. güzel şeyler bunlar. siz çekeceksiniz, biz eleştireceğiz, siz çekeceksiniz, biz yine eleştireceğiz.eleştireceğiz ve sonunda bakacağız ki türk sineması almış başını yürümüş, hollywood'a parmak ısırtmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar