bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz15
- yazarların fotoğrafları10
- yazarların işlediği günahlar6
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi5
- günlük tutmak3
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- durduk yere tribe girmek5
- psikoloğun incinmişsin demesi3
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- zaman makinesi planı3
- kadın tır şoförleri6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- profdrekremculfa3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- paşaa dut olum2
- hasta yakınları2
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- isa'nın doğumundan bilmem kaç yıl sonra2
- xiaomi 17 pro max4
- şimdi ne yapsam acaba7
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- bu ne hal yahu9
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- kanal 7 gelin dizisi5
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- çoban salatasını ilk kim yaptı sorunsalı3
- yarma şeftali7
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- bir allah'a can borcum var diyen dayı2
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- akşama ne yemek yapsam10
- manken gibi kadınla evlenmek5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- mafyanın parasının fonda batması3
- ak parti4
insanı her yönüyle etki altında bırakan filmdir.
--spoiler--
evet, iskenderiye kütüphanesini yok edişleri, hypatia'yı recmetmeleri akıllarda en derin izler bırakan sahnelerdi ancak bu filmde bir de davus karakteri vardı ki, üzerine en büyük yorumların yapılabileceği, en "tehlikeli" insan tipi olan karakterdi. halkımızın %60'ını yansıttığı için diğerlerinin aksine ben bu yazımda davus'u yazacağım. ha unutmadan, davus için sempatik bir yazı yazmıyorum, sonu sürpriz olmasın.
düşünün, kölesiniz. yalnız farklı inançlara sahipler diye yanınızdaki köle arkadaşlarınızın kırbaçlandığı bir ortam. onları savunursanız daha kötü bir ceza alıyorsunuz. efendinize göre "cinsiyetsiz"siniz, yanınızda soyunabilir, size emirler yağdırabilir. konuşmaya çekindiğiniz bir ortam. işte davus böyle bir köle.
sonra bir gün karşısındaki hristiyan ona gerçek "mucize"yi göstereceğini söylüyor. ekmeklerini fakirlere dağıtıyor. "merhamet"i, "yardım"ı hissediyor. gerçek mucize bu çocuk için hangisidir a dostlar? kendini bir köleden yüce hissettiği an mıdır? yoksa dünya'nın dönüş ekseni midir?
sanırım filmi izleyen herkes davus'un kütüphane yakılırken hristiyanlara karşı savaşacağını, o kılıcı meczuba saplayacağını düşünmüştür. ama beklenmeyeni yaptı ve puta saldırdı o kılıçla. kendi elleriyle yok etti kütüphaneyi. özgürlük hissini daha mucizevi buldu çünkü.
ve sırf bu özgürlük hissini kaybetmemek için kendine denilenleri harfiyen yaptı. sorgulamayı bıraktı. çıkarlarına göre dünya düz bile olabilirdi davus için.
--spoiler--
şimdi davus'un türkiye'deki şubesi hamza abi'ye dönelim.
düşünün, fakir bir ailede yetişmişsiniz. leş gibi kokan bir sokağın leş gibi kokan bir okulunda öğrenim görüyorsunuz. arkadaşınız diğerlerinden farklı bir şey söylerse ceza alıyor. eğer onu savunursanız "avukatı mısın" yaftası yiyerek safdışı bırakılıyorsunuz. öğreniminizi bitiriyorsunuz. çok istisna değilseniz o ortamda garson, çırak, hamal vesaire oluyorsunuz. üstleriniz veya efendileriniz size emirler yağdırabilir, üst tabaka insanlar size sadece çalıştığınız iş sebebiyle uzak davranabilir. konuşmaya çekindiğiniz bir ortam yani. işte hamza abi de böyle bir 21. yüzyıl kölesi.
sonra bir gün karşısına bir adam çıkıyor hamza abeyin, "gel mübarek gel" diyor. adama ilk defa "adam" gibi davranıyor. "merhamet"i, "yardım"ı hissediyor. bu adam oturup neyi düşünecek şimdi a dostlar? "siyaset"i mi, "eğitim"i mi?
kendini ilk defa bir şeyin parçası gibi hissediyor hamza abey. ilk defa söz hakkının olduğunu hissediyor davus gibi.
o yüzden en tehlikeli insan türüdür hamza abey. bu sistemde "bilmeden" değil, "bile bile" hizmet eder sırf o ezilmişliğin acısıyla onu ezmeyenlere. "inandığı" şeyin çıkarı için "kütüphane" de yakar yanlış olduğunu bile bile.
--spoiler--
evet, iskenderiye kütüphanesini yok edişleri, hypatia'yı recmetmeleri akıllarda en derin izler bırakan sahnelerdi ancak bu filmde bir de davus karakteri vardı ki, üzerine en büyük yorumların yapılabileceği, en "tehlikeli" insan tipi olan karakterdi. halkımızın %60'ını yansıttığı için diğerlerinin aksine ben bu yazımda davus'u yazacağım. ha unutmadan, davus için sempatik bir yazı yazmıyorum, sonu sürpriz olmasın.
düşünün, kölesiniz. yalnız farklı inançlara sahipler diye yanınızdaki köle arkadaşlarınızın kırbaçlandığı bir ortam. onları savunursanız daha kötü bir ceza alıyorsunuz. efendinize göre "cinsiyetsiz"siniz, yanınızda soyunabilir, size emirler yağdırabilir. konuşmaya çekindiğiniz bir ortam. işte davus böyle bir köle.
sonra bir gün karşısındaki hristiyan ona gerçek "mucize"yi göstereceğini söylüyor. ekmeklerini fakirlere dağıtıyor. "merhamet"i, "yardım"ı hissediyor. gerçek mucize bu çocuk için hangisidir a dostlar? kendini bir köleden yüce hissettiği an mıdır? yoksa dünya'nın dönüş ekseni midir?
sanırım filmi izleyen herkes davus'un kütüphane yakılırken hristiyanlara karşı savaşacağını, o kılıcı meczuba saplayacağını düşünmüştür. ama beklenmeyeni yaptı ve puta saldırdı o kılıçla. kendi elleriyle yok etti kütüphaneyi. özgürlük hissini daha mucizevi buldu çünkü.
ve sırf bu özgürlük hissini kaybetmemek için kendine denilenleri harfiyen yaptı. sorgulamayı bıraktı. çıkarlarına göre dünya düz bile olabilirdi davus için.
--spoiler--
şimdi davus'un türkiye'deki şubesi hamza abi'ye dönelim.
düşünün, fakir bir ailede yetişmişsiniz. leş gibi kokan bir sokağın leş gibi kokan bir okulunda öğrenim görüyorsunuz. arkadaşınız diğerlerinden farklı bir şey söylerse ceza alıyor. eğer onu savunursanız "avukatı mısın" yaftası yiyerek safdışı bırakılıyorsunuz. öğreniminizi bitiriyorsunuz. çok istisna değilseniz o ortamda garson, çırak, hamal vesaire oluyorsunuz. üstleriniz veya efendileriniz size emirler yağdırabilir, üst tabaka insanlar size sadece çalıştığınız iş sebebiyle uzak davranabilir. konuşmaya çekindiğiniz bir ortam yani. işte hamza abi de böyle bir 21. yüzyıl kölesi.
sonra bir gün karşısına bir adam çıkıyor hamza abeyin, "gel mübarek gel" diyor. adama ilk defa "adam" gibi davranıyor. "merhamet"i, "yardım"ı hissediyor. bu adam oturup neyi düşünecek şimdi a dostlar? "siyaset"i mi, "eğitim"i mi?
kendini ilk defa bir şeyin parçası gibi hissediyor hamza abey. ilk defa söz hakkının olduğunu hissediyor davus gibi.
o yüzden en tehlikeli insan türüdür hamza abey. bu sistemde "bilmeden" değil, "bile bile" hizmet eder sırf o ezilmişliğin acısıyla onu ezmeyenlere. "inandığı" şeyin çıkarı için "kütüphane" de yakar yanlış olduğunu bile bile.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com