bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse11
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- trakya'dan slovakya'ya gitmek4
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi3
- barça bu galatasaray'a kaç atar4
- fener şampihahahaha3
- müslüman vikingler2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi2
- osimhensiz galatasaray5
- 0 0 713
- ceketimizi koysak kazanırız zaten2
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- islami nato2
- atatürk diyor ki2
- claudian clouds33
- iltica16
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- anneanne4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- sözlük kızlarının kekleri24
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- okan buruk8
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- insan ne ister6
- 20 eylül 20262
- salah ne koydu ama2
- kadınlar8
- kuçukuçuokanınçükü2
- yaşanmamışların yası6
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- anın görüntüsü25
- islamda namaz yoktur30
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- cok da abartmaya gerek uok6
"Derkenar"
"Sevdiğini başkasından kıskanan biri"
Sadî anlatıyordu:
'Henüz toy bir delikanlıydım. Siraz'da bir kızı sevmiştim. O da bana ilgisiz değildi. Birkaç kez de buluşup konuştuk. Sonra araya ayrılık girdi. Ben gurbetlere gittim. On yıl onun aşkıyla coşup taştım, hasretiyle yanıp kavruldum. Nihayet yurduma geri döndüğüm vakit ilk işim onu aramak oldu. Beni görür görmez başladı siteme:
- A Sadî! Meğer ne kadar vefasızmışsın! Bunca yıl geçti aradan, ne bir haber, ne bir mektup!..
Ona dedim ki:
+ Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu! Senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..
Bu aşktır.
Aşk denilen kavram karmaşası veya duygu karmaşası hakkında milyonlarca şiir milyonlarca söz yazılmıştır.
Hepsi nicel tanımlar nicel yazılardır.
Çünkü duygular hakkında yapılan herhangi bir yorum yüzde yüz kişiseldir.
Aşkın belli bir metası vardır.
Belli bir işleyişi yoktur ama.
Her an her yerde ortaya çıkabilecek bir duygu iken reenkarnasyona da inansa kişi belki de hiç gelmeyecek bir duygudur.
Yüzyıllar geçtikçe aşk denilen şey saydamlaşmaya başladı.
Önceden kapalı sürgülü bir kapı iken şimdi cam gibi.
Günümüzde aşk denilen şeyin seks ile anıldığı, Sevişmenin aşk olduğu bir anlayış var. Yok mu? Var amina koyim.
Etrafınıza bir bakın!
Sizce o el ele tutuşup birbirlerine sarılan insanların birbirine aşık olduğunu mu saniyorsunuz? Ben sanmıyorum.
Hani diyorlar ya ön yargılar kötüdür.
Bazen ön yargılı olmanız gereken yerler vardır. Sürekli iyimser olmayın kötümser de olun. işte o zaman o yosun tutmuş aptalliktan kurtulursunuz.
Aşk? Ne kadar saçma bir şey olmuş.
Sosyal medyaya bakıyorum.
Herkes aşk acısı çekiyor.
Hayata bakıyorum.
herkesin sevgilisi var.
O zaman;
Kim ulan bu aşk acısı çeken pzevenkler?
"Sevdiğini başkasından kıskanan biri"
Sadî anlatıyordu:
'Henüz toy bir delikanlıydım. Siraz'da bir kızı sevmiştim. O da bana ilgisiz değildi. Birkaç kez de buluşup konuştuk. Sonra araya ayrılık girdi. Ben gurbetlere gittim. On yıl onun aşkıyla coşup taştım, hasretiyle yanıp kavruldum. Nihayet yurduma geri döndüğüm vakit ilk işim onu aramak oldu. Beni görür görmez başladı siteme:
- A Sadî! Meğer ne kadar vefasızmışsın! Bunca yıl geçti aradan, ne bir haber, ne bir mektup!..
Ona dedim ki:
+ Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu! Senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım?!..
Bu aşktır.
Aşk denilen kavram karmaşası veya duygu karmaşası hakkında milyonlarca şiir milyonlarca söz yazılmıştır.
Hepsi nicel tanımlar nicel yazılardır.
Çünkü duygular hakkında yapılan herhangi bir yorum yüzde yüz kişiseldir.
Aşkın belli bir metası vardır.
Belli bir işleyişi yoktur ama.
Her an her yerde ortaya çıkabilecek bir duygu iken reenkarnasyona da inansa kişi belki de hiç gelmeyecek bir duygudur.
Yüzyıllar geçtikçe aşk denilen şey saydamlaşmaya başladı.
Önceden kapalı sürgülü bir kapı iken şimdi cam gibi.
Günümüzde aşk denilen şeyin seks ile anıldığı, Sevişmenin aşk olduğu bir anlayış var. Yok mu? Var amina koyim.
Etrafınıza bir bakın!
Sizce o el ele tutuşup birbirlerine sarılan insanların birbirine aşık olduğunu mu saniyorsunuz? Ben sanmıyorum.
Hani diyorlar ya ön yargılar kötüdür.
Bazen ön yargılı olmanız gereken yerler vardır. Sürekli iyimser olmayın kötümser de olun. işte o zaman o yosun tutmuş aptalliktan kurtulursunuz.
Aşk? Ne kadar saçma bir şey olmuş.
Sosyal medyaya bakıyorum.
Herkes aşk acısı çekiyor.
Hayata bakıyorum.
herkesin sevgilisi var.
O zaman;
Kim ulan bu aşk acısı çeken pzevenkler?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar