bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle49
- türk pornoları14
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara4
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir5
- coca cola'yı boykot etmek2
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy7
- gocu40
- iki cahil çocuk4
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması4
- şöyle güzel bir uyku çekmek5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay3
- kadınları itici yapan detaylar12
- sözlüğün en kötü yazarları12
- arkadaşlar mangal yaktım sikimde değilsiniz2
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- vincenzo italiano9
- neden uludağ anlatsana biraz4
- en saçma yiyecek isimleri5
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- manyak birader4
- kusurlarına rağmen sevmek6
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- nickli başlık açan yazar2
- 50 tl vs true ile bir gün7
- edebiyatın felsefe ve bilimden üstün olması3
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- zaman baba6
- gelişin yaşamak kadar güzel bana3
- sickli başlık açan yazar2
- sevişmek istediğiniz ünlüler5
- gül suyu2
- vadesini doldurmuş kibir7
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- sözlüğün kırbacı3
- en sevilen tatlı4
- yasemin sakallıoğlu7
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- küçük memedeki hayat doluluk6
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- 6 haziran 20265
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- sednaya hapishanesi3
- gammaz olmuşum14
- rümeysa eker11
sevgili zall;
bundan tam 1 yıl önce, ironi nedir bilmeyen, nesil farkı nedir aylar sonra idrak eden, ayar verilir mi alınır mı sorusunun cevabını veremeyen, sol frame-entry-nickaltı-şukela gibi terimleri hayatında ilk defa görmüş bir acemi olarak gelmiştim sözlüğüne.
hatırlar mısın bir keresinde radyo uluydağ'da sen 1.nesillerle muhabbetin damına koyarken bende muhabbete girmek için sana birkaç soru yöneltmiştim. ziklememiştin beni. "zall kardeş, türkçe karakterlerle ilgili bi sorun mu var?" diye sorduğumda ise "ya zikerim engelleyin şu salağı" demiştin bir moderatöre. o da acımadan beni banlamıştı sohbetten. kızmadım, kızamadım sana. zaten kimse de benimle konuşmadığı için hayatımda pek bir şey değişmemişti...
2 gün geçtikten sonra o beni banlayan moderatör arkadaşa bi mesaj atmıştım, bilmem haberin var mı? "ya benim banı açar mısınız? lütfen! bakın, benim gibi genç yazarların geleceğiyle oynuyorsunuz, beni sözlükten soğutuyorsunuz, öteki yazarlarla kaynaşıp çevre edinmem lazım, kimse artı martı vermiyor yoksa" diyerek, moderatör olabilirsin ama bende sözlük için gelecek vadeden yazarlar arasındayım, uludağ sözlüğe en iyi giriş yapan yazarlardan biriyim, harcamayın bu genç yeteneği havası estirmiştim. "evet aslında ben sizi banlarken hiç de isteyerek yapmadım biliyor musunuz? sizin gibi değerli yazarları sözlükten soğutuyor böyle yaklaşımlar, zaten zall bu konularda biraz fevri davranıyor ve hep mantıksız kararlar veriyor, hemen banınızı açıyorum" diyerek her gün yüzüne güldüğü adamı dakikasında satmıştı. bu durum çok zoruma gitmişti canım dostum zall. "açma ban falan arkadaş, açma! banımı açıp da beni o riya yuvasına sokma, sen ve senin gibi ikiyüzlülerle beni muhatap etme, o arkasından konuştuğun adam burada kaç kişiye ekmek veriyor farkında değil misin?" dedim ve tavrımı koydum. "artizlik yapma lan" dedi. korktum. sustum.
hep senin sağ kolun olmayı hayal etmiştim. bir "zall" olmam imkansızdı ama en azından "zall gibi" olmaya çalışıyordum. kritik anlarda verdiğin mantıklı kararlarla sözlüğü kaç kere ipten aldığına hep beraber şahit olmuştuk. her hareketin sana olan hayranlığımı gün be gün arttırıyordu. bir gün ofise geldiğinde klavyenin temizlenmediğini görüp "hypeeeer, la namına koduğum 50 kere dedim şu klavye her gün temizlenecek diye ama yine pis yine pis, sözlük yönetiyoz şurda dalyarağı bu iş şakaya gelmez" diye bağırmandan sonra sana olan hayranlığım gittikçe arttı. kendini değil sözlüğü düşünmen gözlerimi yaşartmıştı. o an verdiğin hayat dersi beni adam etti desem yeridir. o kadar yazarı, o kadar moderatörü sırf kendi tembelliğim yüzünden riske atmıştım. artık çevreme karşı daha duyarlıyım. sağol dostum. iyi ki varsın...
yine bir gün sohbette sözlüğün taşaklı yazarlarından biriyle tartışıyordum. feci şekilde ezilip altta kalmaya başlamıştım. sen bunu gördüğünde öteki yazara "ya bırak olum salağın teki, uğraşmaya değmez" demiştin. o an seninde beni ne kadar sevdiğini anladım. beni o zor durumdan kurtarmak için, sırf o ortamda rezil olmamam için yapmıştın bunu. aslında orada bana salak diyormuşsun gibi görünsede öteki yazara dediğini biliyordum. "arkadaş bi insan ironi yapar ama bu kadar da olmaz, pes valla" dedirtmiştin bana.
işte böyle pek sevgili dostum zall. isterdim ki ilişkimiz admin-yazar ilişkisinden daha öte olsun, seninle daha çok vakit geçirip hayata dair, aşktan, sevgiden, dostoyevskiden, oblomov karakterlerinden, küresel ısınmadan... konuşup sohbet edelim. belki de sen bu mektubu okuduğun zaman ben çoktan uludağ sözlüğü satıp başka sözlüklerde "uludağsözlük" başlığı altında ağza alınmayacak derecede kötü sözler sarfedeceğim. "uludağsözlük moderatörlerinin bitmek bilmeyen sanal seks mesajları" diye başlıklar açacağım. belli mi olur belki de bu mektubu okuduğun zaman seninle çoktaaan kanka olup "kızılay'da güneş tutulması eşliğinde sevişiyoruz zirvesinde" beraber abaza abaza takılıp biralarımızı yudumlarız.
dostun hyper
29.10.2007
bundan tam 1 yıl önce, ironi nedir bilmeyen, nesil farkı nedir aylar sonra idrak eden, ayar verilir mi alınır mı sorusunun cevabını veremeyen, sol frame-entry-nickaltı-şukela gibi terimleri hayatında ilk defa görmüş bir acemi olarak gelmiştim sözlüğüne.
hatırlar mısın bir keresinde radyo uluydağ'da sen 1.nesillerle muhabbetin damına koyarken bende muhabbete girmek için sana birkaç soru yöneltmiştim. ziklememiştin beni. "zall kardeş, türkçe karakterlerle ilgili bi sorun mu var?" diye sorduğumda ise "ya zikerim engelleyin şu salağı" demiştin bir moderatöre. o da acımadan beni banlamıştı sohbetten. kızmadım, kızamadım sana. zaten kimse de benimle konuşmadığı için hayatımda pek bir şey değişmemişti...
2 gün geçtikten sonra o beni banlayan moderatör arkadaşa bi mesaj atmıştım, bilmem haberin var mı? "ya benim banı açar mısınız? lütfen! bakın, benim gibi genç yazarların geleceğiyle oynuyorsunuz, beni sözlükten soğutuyorsunuz, öteki yazarlarla kaynaşıp çevre edinmem lazım, kimse artı martı vermiyor yoksa" diyerek, moderatör olabilirsin ama bende sözlük için gelecek vadeden yazarlar arasındayım, uludağ sözlüğe en iyi giriş yapan yazarlardan biriyim, harcamayın bu genç yeteneği havası estirmiştim. "evet aslında ben sizi banlarken hiç de isteyerek yapmadım biliyor musunuz? sizin gibi değerli yazarları sözlükten soğutuyor böyle yaklaşımlar, zaten zall bu konularda biraz fevri davranıyor ve hep mantıksız kararlar veriyor, hemen banınızı açıyorum" diyerek her gün yüzüne güldüğü adamı dakikasında satmıştı. bu durum çok zoruma gitmişti canım dostum zall. "açma ban falan arkadaş, açma! banımı açıp da beni o riya yuvasına sokma, sen ve senin gibi ikiyüzlülerle beni muhatap etme, o arkasından konuştuğun adam burada kaç kişiye ekmek veriyor farkında değil misin?" dedim ve tavrımı koydum. "artizlik yapma lan" dedi. korktum. sustum.
hep senin sağ kolun olmayı hayal etmiştim. bir "zall" olmam imkansızdı ama en azından "zall gibi" olmaya çalışıyordum. kritik anlarda verdiğin mantıklı kararlarla sözlüğü kaç kere ipten aldığına hep beraber şahit olmuştuk. her hareketin sana olan hayranlığımı gün be gün arttırıyordu. bir gün ofise geldiğinde klavyenin temizlenmediğini görüp "hypeeeer, la namına koduğum 50 kere dedim şu klavye her gün temizlenecek diye ama yine pis yine pis, sözlük yönetiyoz şurda dalyarağı bu iş şakaya gelmez" diye bağırmandan sonra sana olan hayranlığım gittikçe arttı. kendini değil sözlüğü düşünmen gözlerimi yaşartmıştı. o an verdiğin hayat dersi beni adam etti desem yeridir. o kadar yazarı, o kadar moderatörü sırf kendi tembelliğim yüzünden riske atmıştım. artık çevreme karşı daha duyarlıyım. sağol dostum. iyi ki varsın...
yine bir gün sohbette sözlüğün taşaklı yazarlarından biriyle tartışıyordum. feci şekilde ezilip altta kalmaya başlamıştım. sen bunu gördüğünde öteki yazara "ya bırak olum salağın teki, uğraşmaya değmez" demiştin. o an seninde beni ne kadar sevdiğini anladım. beni o zor durumdan kurtarmak için, sırf o ortamda rezil olmamam için yapmıştın bunu. aslında orada bana salak diyormuşsun gibi görünsede öteki yazara dediğini biliyordum. "arkadaş bi insan ironi yapar ama bu kadar da olmaz, pes valla" dedirtmiştin bana.
işte böyle pek sevgili dostum zall. isterdim ki ilişkimiz admin-yazar ilişkisinden daha öte olsun, seninle daha çok vakit geçirip hayata dair, aşktan, sevgiden, dostoyevskiden, oblomov karakterlerinden, küresel ısınmadan... konuşup sohbet edelim. belki de sen bu mektubu okuduğun zaman ben çoktan uludağ sözlüğü satıp başka sözlüklerde "uludağsözlük" başlığı altında ağza alınmayacak derecede kötü sözler sarfedeceğim. "uludağsözlük moderatörlerinin bitmek bilmeyen sanal seks mesajları" diye başlıklar açacağım. belli mi olur belki de bu mektubu okuduğun zaman seninle çoktaaan kanka olup "kızılay'da güneş tutulması eşliğinde sevişiyoruz zirvesinde" beraber abaza abaza takılıp biralarımızı yudumlarız.
dostun hyper
29.10.2007
güncel Önemli Başlıklar
