bugün
- jaws filmindeki sikko balik15
- iltica20
- yemene asker gönderilme meselesi5
- arda güler6
- yetkisi alınan yetkili5
- haftanın gammazlarında birinci olan user6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı23
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- ritmik cimnastik yarışması2
- atatürk ün hataları4
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- moralin çok bozuk olması6
- asansörde konuşmama kuralı3
- sözlüğün kralı8
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- doğru don seçimi5
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- fetöcü ünlüler3
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- yalnız yaşamak6
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- insan sevmemek4
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- fon vurgunu50
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması2
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- betray me7
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- oktay saral6
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- aç uyumak10
- metamfetamin7
- sevgi vs aşk9
- forma7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sözlüğün kraliçesi5
- irana gelin gitmek2
- salçalı makarna10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ırak5
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı2
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
sevgili zall;
bundan tam 1 yıl önce, ironi nedir bilmeyen, nesil farkı nedir aylar sonra idrak eden, ayar verilir mi alınır mı sorusunun cevabını veremeyen, sol frame-entry-nickaltı-şukela gibi terimleri hayatında ilk defa görmüş bir acemi olarak gelmiştim sözlüğüne.
hatırlar mısın bir keresinde radyo uluydağ'da sen 1.nesillerle muhabbetin damına koyarken bende muhabbete girmek için sana birkaç soru yöneltmiştim. ziklememiştin beni. "zall kardeş, türkçe karakterlerle ilgili bi sorun mu var?" diye sorduğumda ise "ya zikerim engelleyin şu salağı" demiştin bir moderatöre. o da acımadan beni banlamıştı sohbetten. kızmadım, kızamadım sana. zaten kimse de benimle konuşmadığı için hayatımda pek bir şey değişmemişti...
2 gün geçtikten sonra o beni banlayan moderatör arkadaşa bi mesaj atmıştım, bilmem haberin var mı? "ya benim banı açar mısınız? lütfen! bakın, benim gibi genç yazarların geleceğiyle oynuyorsunuz, beni sözlükten soğutuyorsunuz, öteki yazarlarla kaynaşıp çevre edinmem lazım, kimse artı martı vermiyor yoksa" diyerek, moderatör olabilirsin ama bende sözlük için gelecek vadeden yazarlar arasındayım, uludağ sözlüğe en iyi giriş yapan yazarlardan biriyim, harcamayın bu genç yeteneği havası estirmiştim. "evet aslında ben sizi banlarken hiç de isteyerek yapmadım biliyor musunuz? sizin gibi değerli yazarları sözlükten soğutuyor böyle yaklaşımlar, zaten zall bu konularda biraz fevri davranıyor ve hep mantıksız kararlar veriyor, hemen banınızı açıyorum" diyerek her gün yüzüne güldüğü adamı dakikasında satmıştı. bu durum çok zoruma gitmişti canım dostum zall. "açma ban falan arkadaş, açma! banımı açıp da beni o riya yuvasına sokma, sen ve senin gibi ikiyüzlülerle beni muhatap etme, o arkasından konuştuğun adam burada kaç kişiye ekmek veriyor farkında değil misin?" dedim ve tavrımı koydum. "artizlik yapma lan" dedi. korktum. sustum.
hep senin sağ kolun olmayı hayal etmiştim. bir "zall" olmam imkansızdı ama en azından "zall gibi" olmaya çalışıyordum. kritik anlarda verdiğin mantıklı kararlarla sözlüğü kaç kere ipten aldığına hep beraber şahit olmuştuk. her hareketin sana olan hayranlığımı gün be gün arttırıyordu. bir gün ofise geldiğinde klavyenin temizlenmediğini görüp "hypeeeer, la namına koduğum 50 kere dedim şu klavye her gün temizlenecek diye ama yine pis yine pis, sözlük yönetiyoz şurda dalyarağı bu iş şakaya gelmez" diye bağırmandan sonra sana olan hayranlığım gittikçe arttı. kendini değil sözlüğü düşünmen gözlerimi yaşartmıştı. o an verdiğin hayat dersi beni adam etti desem yeridir. o kadar yazarı, o kadar moderatörü sırf kendi tembelliğim yüzünden riske atmıştım. artık çevreme karşı daha duyarlıyım. sağol dostum. iyi ki varsın...
yine bir gün sohbette sözlüğün taşaklı yazarlarından biriyle tartışıyordum. feci şekilde ezilip altta kalmaya başlamıştım. sen bunu gördüğünde öteki yazara "ya bırak olum salağın teki, uğraşmaya değmez" demiştin. o an seninde beni ne kadar sevdiğini anladım. beni o zor durumdan kurtarmak için, sırf o ortamda rezil olmamam için yapmıştın bunu. aslında orada bana salak diyormuşsun gibi görünsede öteki yazara dediğini biliyordum. "arkadaş bi insan ironi yapar ama bu kadar da olmaz, pes valla" dedirtmiştin bana.
işte böyle pek sevgili dostum zall. isterdim ki ilişkimiz admin-yazar ilişkisinden daha öte olsun, seninle daha çok vakit geçirip hayata dair, aşktan, sevgiden, dostoyevskiden, oblomov karakterlerinden, küresel ısınmadan... konuşup sohbet edelim. belki de sen bu mektubu okuduğun zaman ben çoktan uludağ sözlüğü satıp başka sözlüklerde "uludağsözlük" başlığı altında ağza alınmayacak derecede kötü sözler sarfedeceğim. "uludağsözlük moderatörlerinin bitmek bilmeyen sanal seks mesajları" diye başlıklar açacağım. belli mi olur belki de bu mektubu okuduğun zaman seninle çoktaaan kanka olup "kızılay'da güneş tutulması eşliğinde sevişiyoruz zirvesinde" beraber abaza abaza takılıp biralarımızı yudumlarız.
dostun hyper
29.10.2007
bundan tam 1 yıl önce, ironi nedir bilmeyen, nesil farkı nedir aylar sonra idrak eden, ayar verilir mi alınır mı sorusunun cevabını veremeyen, sol frame-entry-nickaltı-şukela gibi terimleri hayatında ilk defa görmüş bir acemi olarak gelmiştim sözlüğüne.
hatırlar mısın bir keresinde radyo uluydağ'da sen 1.nesillerle muhabbetin damına koyarken bende muhabbete girmek için sana birkaç soru yöneltmiştim. ziklememiştin beni. "zall kardeş, türkçe karakterlerle ilgili bi sorun mu var?" diye sorduğumda ise "ya zikerim engelleyin şu salağı" demiştin bir moderatöre. o da acımadan beni banlamıştı sohbetten. kızmadım, kızamadım sana. zaten kimse de benimle konuşmadığı için hayatımda pek bir şey değişmemişti...
2 gün geçtikten sonra o beni banlayan moderatör arkadaşa bi mesaj atmıştım, bilmem haberin var mı? "ya benim banı açar mısınız? lütfen! bakın, benim gibi genç yazarların geleceğiyle oynuyorsunuz, beni sözlükten soğutuyorsunuz, öteki yazarlarla kaynaşıp çevre edinmem lazım, kimse artı martı vermiyor yoksa" diyerek, moderatör olabilirsin ama bende sözlük için gelecek vadeden yazarlar arasındayım, uludağ sözlüğe en iyi giriş yapan yazarlardan biriyim, harcamayın bu genç yeteneği havası estirmiştim. "evet aslında ben sizi banlarken hiç de isteyerek yapmadım biliyor musunuz? sizin gibi değerli yazarları sözlükten soğutuyor böyle yaklaşımlar, zaten zall bu konularda biraz fevri davranıyor ve hep mantıksız kararlar veriyor, hemen banınızı açıyorum" diyerek her gün yüzüne güldüğü adamı dakikasında satmıştı. bu durum çok zoruma gitmişti canım dostum zall. "açma ban falan arkadaş, açma! banımı açıp da beni o riya yuvasına sokma, sen ve senin gibi ikiyüzlülerle beni muhatap etme, o arkasından konuştuğun adam burada kaç kişiye ekmek veriyor farkında değil misin?" dedim ve tavrımı koydum. "artizlik yapma lan" dedi. korktum. sustum.
hep senin sağ kolun olmayı hayal etmiştim. bir "zall" olmam imkansızdı ama en azından "zall gibi" olmaya çalışıyordum. kritik anlarda verdiğin mantıklı kararlarla sözlüğü kaç kere ipten aldığına hep beraber şahit olmuştuk. her hareketin sana olan hayranlığımı gün be gün arttırıyordu. bir gün ofise geldiğinde klavyenin temizlenmediğini görüp "hypeeeer, la namına koduğum 50 kere dedim şu klavye her gün temizlenecek diye ama yine pis yine pis, sözlük yönetiyoz şurda dalyarağı bu iş şakaya gelmez" diye bağırmandan sonra sana olan hayranlığım gittikçe arttı. kendini değil sözlüğü düşünmen gözlerimi yaşartmıştı. o an verdiğin hayat dersi beni adam etti desem yeridir. o kadar yazarı, o kadar moderatörü sırf kendi tembelliğim yüzünden riske atmıştım. artık çevreme karşı daha duyarlıyım. sağol dostum. iyi ki varsın...
yine bir gün sohbette sözlüğün taşaklı yazarlarından biriyle tartışıyordum. feci şekilde ezilip altta kalmaya başlamıştım. sen bunu gördüğünde öteki yazara "ya bırak olum salağın teki, uğraşmaya değmez" demiştin. o an seninde beni ne kadar sevdiğini anladım. beni o zor durumdan kurtarmak için, sırf o ortamda rezil olmamam için yapmıştın bunu. aslında orada bana salak diyormuşsun gibi görünsede öteki yazara dediğini biliyordum. "arkadaş bi insan ironi yapar ama bu kadar da olmaz, pes valla" dedirtmiştin bana.
işte böyle pek sevgili dostum zall. isterdim ki ilişkimiz admin-yazar ilişkisinden daha öte olsun, seninle daha çok vakit geçirip hayata dair, aşktan, sevgiden, dostoyevskiden, oblomov karakterlerinden, küresel ısınmadan... konuşup sohbet edelim. belki de sen bu mektubu okuduğun zaman ben çoktan uludağ sözlüğü satıp başka sözlüklerde "uludağsözlük" başlığı altında ağza alınmayacak derecede kötü sözler sarfedeceğim. "uludağsözlük moderatörlerinin bitmek bilmeyen sanal seks mesajları" diye başlıklar açacağım. belli mi olur belki de bu mektubu okuduğun zaman seninle çoktaaan kanka olup "kızılay'da güneş tutulması eşliğinde sevişiyoruz zirvesinde" beraber abaza abaza takılıp biralarımızı yudumlarız.
dostun hyper
29.10.2007
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar