bugün
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata9
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı16
- coskuyla sabunlanan pipi9
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz18
- mandalinanın yanında ekmek yemek3
- 20583
- salata bile yapamayan tip5
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız7
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- arkadaşlar cenabet kim3
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi2
- egzotikbirkul6
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar8
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- kolye140
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- tuttuğunu koparan kadın3
- aferin forte2
- lise eteğini saklayan 35 lik abla2
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- türkiye nin en büyük sorunu13
- anto'nun beyaz çorabı3
- dm den mesaj atılan kızın alet fotosu atması3
- trabzonspor bu sene çok can yakar3
- arkadaşlar ben sapık mıyım4
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- fon vurgunu34
- uzaylılar gözlük takıyor mu4
- atatürk ekber atatürk ekber3
- bir gun belki hayattan2
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- gina'ya sımsıkı sarılmak2
- zorunlu askerlik ve negatif özgürlük2
- yazarların hayattaki başarıları9
--spoiler--
Onur Ünlü tarafından yönetilen, başrollerinde Haluk Bilginer, Özgü Namal, Ragıp Savaş ve Sermiyan Midyat'ın bulunduğu film. Onur ünlü'nün ilk yönetmenlik denemesidir.
Filmde, musa rami adındaki polis memurunun yaşadıkları anlatılır. Musa rami, bir yandan izmitliler adındaki mafya ailesinin peşinden koşturur, bir yandan kendisinden bir hayli genç üniversite öğrencisi funda nın peşinden koşturur, bir yandan da ailesiyle ilgilenirken beyninde ur olduğunu ve iki ay içerisinde öleceğini öğrenir. Filmde bu noktadan sonra yaşananları izleriz.
Onur ünlü film boyunca iyi bir atmosfer yakalamış, bu atmosfer izleyiciyi sürekli olarak filmin bir yerlere varacağı konusunda motive ediyor. Işık ve ses kullanımları ve oyunculuklar da bu düşünceyi pekiştiriyor.
Bu durumun yanında filmde kasıtlı olarak konulduğu düşünülen absürtlükler var. Kimi oyuncular durup dururken dans etmeye başlıyor, haluk bilginer sinema tarihindeki en saçma ve gerçekçilikten uzak dövüş sahnelerine imzasını atıyor, burunlarda sigara söndürülüyor, kollar kopuyor, içinden uyuşturucu dökülüyor, birileri denize atılıyor vs. vs. . .
Tüm bu anlatılanlar kendi içinde bir mantık ya da mantıksızlık çerçevesine otursa amenna. Ama filmin sonunda tüm bunların filmin ana unsuru olduğu birilerinin hayal ürünü ya da bilinçaltından çıkmadığı ortaya çıkınca polis filmi de bir anda berbat bir film olarak sinema tarihindeki yerini alıyor. Bu arada izleyicisinin iki saate yakın zamanını ve bir miktar parasını çalmış olarak.
Film boyunca, benim kişisel görüşüm, filmde anlatılanların musa rami karakterinin düş ürünleri olabileceği yönündeydi, musa rami emniyette basit bir polis, ya da sakat birisi filan olabilirdi ve tüm anlatılanlar onun beyninin ürünleri olabilirdi. Bir ara bu sonu herkesin tahmin edebileceğini düşünerek senaryo yazanların numaralar çevirme ihtimalini göz önüne aldım ve bu anlatılanların, musa rami nin çocuk olan torununun büyüyünce kurduğu şizofrenik hayaller olabileceğini de düşündüm. Çünkü film boyunca bu yönde verilen çeşitli ipuçları da vardı.
Sonuçta yanılmıştım. Onur ünlü film boyunca bize izlettiği saçmalıklarını gerçek bir öykü olarak sunmuştu bize. Belki de amaç budur. O kadar çok lynchvari filmler çekiliyorki, onur ünlü bunlarla dalga geçmek istemiş olabilir.
Filmin en iyi yanı, intiharın eşiğindeki raminin kuran dan okunan sureleri duyduğu sahneydi. Filme iyi yedirilmiş bir dini motif örneği görmeyeli çok zaman olmuştu.
Sonuç olarak, sanırım, onur ünlü, bir gün otururken şiddete meyyalim vallahi dertten sözünü bulmuş ve
- ulan ben bu söz üzerine bir film çekmezsem, okuduğum onca okula yazıklar olsun.
Demiş olabilir.
--spoiler--
Onur Ünlü tarafından yönetilen, başrollerinde Haluk Bilginer, Özgü Namal, Ragıp Savaş ve Sermiyan Midyat'ın bulunduğu film. Onur ünlü'nün ilk yönetmenlik denemesidir.
Filmde, musa rami adındaki polis memurunun yaşadıkları anlatılır. Musa rami, bir yandan izmitliler adındaki mafya ailesinin peşinden koşturur, bir yandan kendisinden bir hayli genç üniversite öğrencisi funda nın peşinden koşturur, bir yandan da ailesiyle ilgilenirken beyninde ur olduğunu ve iki ay içerisinde öleceğini öğrenir. Filmde bu noktadan sonra yaşananları izleriz.
Onur ünlü film boyunca iyi bir atmosfer yakalamış, bu atmosfer izleyiciyi sürekli olarak filmin bir yerlere varacağı konusunda motive ediyor. Işık ve ses kullanımları ve oyunculuklar da bu düşünceyi pekiştiriyor.
Bu durumun yanında filmde kasıtlı olarak konulduğu düşünülen absürtlükler var. Kimi oyuncular durup dururken dans etmeye başlıyor, haluk bilginer sinema tarihindeki en saçma ve gerçekçilikten uzak dövüş sahnelerine imzasını atıyor, burunlarda sigara söndürülüyor, kollar kopuyor, içinden uyuşturucu dökülüyor, birileri denize atılıyor vs. vs. . .
Tüm bu anlatılanlar kendi içinde bir mantık ya da mantıksızlık çerçevesine otursa amenna. Ama filmin sonunda tüm bunların filmin ana unsuru olduğu birilerinin hayal ürünü ya da bilinçaltından çıkmadığı ortaya çıkınca polis filmi de bir anda berbat bir film olarak sinema tarihindeki yerini alıyor. Bu arada izleyicisinin iki saate yakın zamanını ve bir miktar parasını çalmış olarak.
Film boyunca, benim kişisel görüşüm, filmde anlatılanların musa rami karakterinin düş ürünleri olabileceği yönündeydi, musa rami emniyette basit bir polis, ya da sakat birisi filan olabilirdi ve tüm anlatılanlar onun beyninin ürünleri olabilirdi. Bir ara bu sonu herkesin tahmin edebileceğini düşünerek senaryo yazanların numaralar çevirme ihtimalini göz önüne aldım ve bu anlatılanların, musa rami nin çocuk olan torununun büyüyünce kurduğu şizofrenik hayaller olabileceğini de düşündüm. Çünkü film boyunca bu yönde verilen çeşitli ipuçları da vardı.
Sonuçta yanılmıştım. Onur ünlü film boyunca bize izlettiği saçmalıklarını gerçek bir öykü olarak sunmuştu bize. Belki de amaç budur. O kadar çok lynchvari filmler çekiliyorki, onur ünlü bunlarla dalga geçmek istemiş olabilir.
Filmin en iyi yanı, intiharın eşiğindeki raminin kuran dan okunan sureleri duyduğu sahneydi. Filme iyi yedirilmiş bir dini motif örneği görmeyeli çok zaman olmuştu.
Sonuç olarak, sanırım, onur ünlü, bir gün otururken şiddete meyyalim vallahi dertten sözünü bulmuş ve
- ulan ben bu söz üzerine bir film çekmezsem, okuduğum onca okula yazıklar olsun.
Demiş olabilir.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar