bugün
- kabak yemeği vs hamburger9
- 186 boyundaki erkek17
- bursalı erkekler9
- istanbullu erkekler5
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- kürt erkek5
- cezayir erkekği4
- alevi erkek5
- sivaslı yiğidolar6
- erzincanlı erkekler5
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- 32 yaşına girmek12
- din tartışması7
- izmirli kızlar4
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler4
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- g'i l d'e d l'i l y20
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- geceye bir tavsiye bırak3
- zengin olsanız ne yapardınız9
- kadının kadından hoşlanması3
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- nervionun merak ettiği yazar19
- terlik giyen erkek5
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- en büyük korkunuz4
- norveçte bok olsam9
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- doların düşmesi3
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- ölüm2
- seat leon fr2
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- rte'nin fethettiği topraklar6
- nevriye binti gammaz3
tek başına olsa pek güzel olamayacak bir filmken, üçleme içinde ait olduğu yerde tüm güzelliğiyle var olmaktadır. diğer iki filmin zarafetine yaklaşamıyor tabii, manzaradan ziyade diyaloglara ve karakterlere odaklanıyoruz. yönetmen yaşlanmış, julie delpy ve ethan hawke yaşlanmış, karakterlerin arasındaki ilişki yaşlanmış. ama kötü mü olmuş, hayır. tam aksine filmden bir şeyler götürmüş ama gerçeklik katmış. filmden bir replikle özetlemek gerekirse "it's not perfect but it's real" olmuş.
filmde gözümüze gözümüze sokulan julie delpy'nin memeleri mevzusuna girmeye gerek bile duymuyorum. ne gerek vardı? kadın gençken ve çok daha güzelken bile dahil edilmemiş çıplaklığın filmde yeri yoktu sanki. en azından bu kadar uzun süre için yoktu.
edit: belirtmeden geçemeyeceğim, filmde içine düştüğü sylvia plath sendromunda celine'e oldukça hak versem de bir süre sonra o kadar şirretleşti ki jesse'ye acımadım değil.
filmde gözümüze gözümüze sokulan julie delpy'nin memeleri mevzusuna girmeye gerek bile duymuyorum. ne gerek vardı? kadın gençken ve çok daha güzelken bile dahil edilmemiş çıplaklığın filmde yeri yoktu sanki. en azından bu kadar uzun süre için yoktu.
edit: belirtmeden geçemeyeceğim, filmde içine düştüğü sylvia plath sendromunda celine'e oldukça hak versem de bir süre sonra o kadar şirretleşti ki jesse'ye acımadım değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar