bugün

twitter

çoğunlukla kendini nimetten sayan/ saymaya çalışan/ başkalarının kendini nimetten saymasını isteyen insanların kullandığı sosyal bıdı. nice insan telef oluyor yazdıklarının hiçbir boka değmeden, göze çarpmadan, akılda kalmadan silinip gitmeleriyle.

aklınca bir aforizma patlatıyor, yazıyor bir şey. büyük ihtimalle takipçi sayısı facebook'unda twitter kullanan insanların yüzde 70'i kadar. onlar da ayıp olmasın diye takip ediyor. yazdığı şeyin retweet edilmesini gerektirecek hiçbir şey yok. herkesin bildiği, fark yaratmayan, kayda değer olmayan bişeyler saçmalıyor. aslında böyle olmasına gerek yok, eğer selebriti değilse tabi. öyleyse iş değişir; ojemin rengiyle aynı renk boku sıçtım dese kıyamet kopar, utanmasa tt olacak. ama değilse, söylediği şeyin en azından fark yaratan bir şey olması lazım. genelde de olmuyor dedik ya, öyle boşu boşuna yazıyor.

peki neden, bilmiyor mu yazdığı şeyin bir bok olmadığını. çoğunluk bilmiyor, şöyle afilli bir şeyler kasayım da belki bi rt alırım, ilgi çekerim diye düşünüyor. o yolda da aklına ne gelirse, orada burada ne görürse hemen yazıveriyor. dedim ya fark yaratmıyor diye, bu sefer de ünlü birisine çemkiriyor. göt etme çabaları, amaç aynı ama; dikkat çekmek, ilgi toplamak.

başka bir kesim de var tabi, sevdiği ama başka türlü iletişime geçemeyeceği insanlara ulaşması için sayılı seçeneklerden birisi olan twitter'ı bu yüzden kullanan kesim. onlar daha masum, hayran olduğu kişinin kendisiyle bir şekilde iletişmesini istiyor. ama bunların büyük bir kısmı da hayran olduğu kişinin kendisini iplemediği zamanlarda yukarıda bahsettiğim saçmalıkları yapıyor.

bir insan twitter'ı etrafındakilerle sohbet etmek için kullanmaz, onlarla iletişime geçmek için kullanmaz; o amaçla yapılmış bir yer değil çünkü bu bıdı. burada amaç kendini göstermek, gösteriş yapmak, birilerinin dikkatini çekmek ve bilumum fasa fiso.

insanlar soruyor* neden twitter kullanmıyorsun diye. ben de diyorum; bir insan beni neden takip etsin ki. kimim ben, neyim, ne yazıyorum, ne yapıyorum ki insanlar beni takip etsin. yaptıklarım, yediklerim kimi, neden bu kadar ilgilendirsin ki. peki ya sen twitter bebesi; takipçilerin seni niye takip etsin, hiç düşündün mü bunu?

büyük ihtimalle düşünmedin, o yüzden bir düşün derim.

bu entry baştan sona öznellik kokan, taraflı ve at gözlüklü bir bakış açısı sonucu ortaya çıkmıştır, twitter bebeleri kesinlikle üzerlerine alınabilir.
© copyright 2005 - 2026